İŞ GÜVENLİĞİNDE 1 TEMMUZ VİRAJI
Ülkemiz, iş kazalarının sıkça yaşandığı ve maalesef ki geçmişte de dünya çapında haberlere konu olan iş kazalarını yaşamıştır. 2012 yılı sonu itibariyle bu alandaki sıkıntıları aşmak, dünya genelindeki gelişmeleri yakalamak, iş kazaları sebebiyle yaşanan kazaları minimum seviyeye indirmek amaçlı İş Güvenliği Kanunu yürürlüğü girmiştir. O tarihteki konjektör gereği kademeli bir geçiş öngörülmüş olup; bütün iş yerlerini kapsaması zamana yayıldı. Özellikle iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve yardımcı sağlık personeli çalıştırma zorunluluğu, iş yerlerinin tehlike sınıflarına bağlı olarak takvime bağlandı. Şu an İSG personeli çalıştırma yükümlülüğü;
Tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerlerinin tamamında,
Az tehlikeli iş yerlerinden ise 50 ve üzeri çalışanı olan iş yerleri için hâlen yürürlükte bulunuyor.
3,5 yıldır yürürlükten olan kanunun ne kadar başarılı olduğu aslında kendi başına bir tartışma konusudur. Yasa sorumluluğu işveren ve İş Güvenliği Uzmanları arasında aylaştırma dışında sahadauygulanabilirliği ve iş kazalarını önlemede ne kadar başarılı olduğu da yine maalesef ki ölçülememektedir. Her ne kadar istatistikler iş kazalarındaki azalışı işaret etse de, saha da kağıt üzeri denetim ve sorumlulukları paylaştırma dışında gelişmiş ülkelerdeki sisteme ulaşmamız çok yol kat etmemiz gerektiğini göstermektedir.
Burada en büyük sorumluluk aslen işçiye düşmektedir. Personellerin iş güvenliği eğitiminin önemini, işin öncelik olsa da güvenliğin işin en önemli parçası olduğunun kanıksanması gerekmektedir. Bilhassa inşaat işlerinde son dönemde ciddi bir düzelme gözükse de, eskiden derme çatma iskelelerde işler yürümekteyken, bu aralar iş güvenliğinin ön planda olduğu iskeleler ve ekipmanlarla işlerin sürdürüldüğünü görmek sevindirici bir durumdur.
Şayet yakın zamanda erteleme olmazsa kademeli geçişin en önemli ayağı da 1.Temmuz.2016'dır. Bu tarih itibariyle, den az çalışanı olan (1-49 arası) az tehlikeli iş yerleri ile kamu kurum ve kuruluşları için İSG personeli çalıştırma yükümlülüğü başlıyor. Bu da başta küçük esnaf olmak üzere, bütün işverenleri ilgilendirmektedir.
İş sağlığı ve güvenliği bilincinin artırılmasını amaçlayan bazı kolaylıklar sayesinde 10’dan az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinin işveren veya işveren vekilleri kendi işyerlerinin uzmanı olabiliyorlar.
Bunun için Anadolu Üniversitesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın imzaladığı protokol çerçevesinde açılmış sertifika programına kendi işyerinin uzmanı olmak isteyen işveren veya işveren vekillerinin katılımı gerekiyor. Program sonunda yapılacak sınavda başarılı olan işveren veya işveren vekilleri kendi işyerlerinin uzmanı olabilecekler. Gözlemlerim dahilinde, bu süreçten haberi olan çok fazla insan bulunmaktadır. Bakanlığın, bu uygulamadan toplumun bütün kesimini haberdar edecek bir reklamasyona gitmesi kanunun uygulama tarihi itibariyle yaşanması öngörülen problemleri ortadan kaldıracaktır.
Hali hazırda iş kazalarını azaltmış gözüken İş Güvenliği Kanunun daha işlevsel hale getirilmesi, uygulamalarının sahada sonuç alınacak düzenlemelerinin yapılması işçi sağlığı; açısından büyük önem taşımaktadır.