Dışişleri Bakanı Babacan, Stockholm'de Türk Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı

Dışişleri Bakanı Babacan, Stockholm'de Türk Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı

İsveç'te Yapılan Irak Konferansı'na Katılan Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin, Irak'ın Bir An Önce Barışa ve Huzura Kavuşması İçin Yoğun Çaba Harcadığını Söyledi. Babacan, Suriye -İsrail Barış Görüşmelerinin, Türkiye'de İç Siyasete Malzeme Yapılmaması Gerektiğini Söyledi.

Dışişleri Bakanı Babacan, Stockholm'de Türk Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı

İsveç'te yapılan Irak Konferansı'na katılan Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin, Irak'ın bir an önce barışa ve huzura kavuşması için yoğun çaba harcadığını söyledi. Babacan, Suriye-İsrail barış görüşmelerinin, Türkiye'de iç siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini söyledi.

Bakan Babacan, BM desteğiyle İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenen konferans sırasında ABD Dışişleri Bakanı Condolleezze Rice ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ile ikili temaslarda bulundu. Bakan Babacan, temaslarının ardından Türk basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Babacan, konferansla ilgili bir soru üzerine şunları söyledi;

"Özellikle uluslararası toplumun Irak'taki kalkınma ve inşası ile ilgili verecekleri desteği tartışma fırsatı buluyoruz. Bu ilk 2006 yılının sonlarında başlayan bir girişim ve yıllık gözden geçirme toplantısını gerçekleştirdik. Çok sayıda ülke temsil ediliyor. BM yine burada, Irak'tan çok sayıda bakan burada. Türkiye'nin Irak'a katkıları, çok önemli katkılar. Türkiye Irak'ın bir an önce barışa huzura kavuşması için yoğun faaliyet gösteriyor. Irak'taki -istisnasız olarak- tüm gruplarla konuşuyoruz. Tüm grupların tavsiyesi; muhakkak siyasi sürecin içinde yer alın, bir arada olun, hep beraber Irak için çalışın. Farklı grupların iyi temsil edildiği bir yapı Irak'ı uzun vadeli istikrara kavuşturacak bir yapıdır. Biz de elimizden gelen her türlü desteği verdik, vermeye de devam ediyoruz."

Babacan, "BM'nin Kerkük'teki yerel seçimlerle ilgili desteği olacak mı?" sorusuna ise şöyle cevap verdi;

"Birleşmiş Milletler, Kerkük'le yakından ilgilenmeye başladı. Geçen yıl aralık ayında BM Irak Özel Temsilcisi'nin Kerkük ziyareti ile beraber BM'nin yoğun bir ilgisini görüyoruz. Kerkük'le ilgili BM'nin çalımaları var. Bu çalışmaları yaparkan bizimle istişare halindeler. Burada önemli olan tüm tarafların mutabakatının sağlanmış olması. tek taraflı bir hareket sadece Kerkük'ün istikrarı için değil tüm Irak'ın istikrarına zarar verir. Biz tüm grupların barış içinde yaşamasını istiyoruz. Bizim Kerkük politikamız bu. Şunu da hem BM hem diğer ülkeler iyi bilmelidir ki; Kerkük'ün istikrarı Irak'ın tümünü ilgilediren bir konudur. Özel bir hassasiyele yaklaşılması gerekir."

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI VE BM GENEL SEKRETERİ İLE YAPTIĞI GÖRÜŞMELERİ DEĞERLENDİRDİ

Bakan Babacan, Irak Konferansı sırasında ikili toplantılara da katıldığını kaydederek, Babacan, ''Sabah İngiltere Dışişleri Bakanı, öğle yemeğinde de İran Dışişleri Bakanı ile birlikteydik. Daha sonra ABD Dışişleri Bakanı ile görüşmemiz oldu. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ile bir araya geldik. Arkasından İsveç ve Gürcistan'dan gelen bakanlar ile bir araya geldik.'' dedi.

İkili görüşmelerde, BM Genel Sekreteri ile Kıbrıs ve Irak konusunu konuştuklarını kaydeden Bakan Babacan, ''BM Genel Sekreteri, bizim Suriye ile İsrail arasında başlattığımız yeni barış görüşmeleri süreci hakkında benden bilgi istedi. Bu konuda kendisine bilgi verdik.'' dedi.

Rice ile yine Irak ağırlıklı görüşme gerçekleştirdiklerini kaydeden Babacan, ''Irak'ta bir Amerika varlığı söz konusu, aynı zamanda Irak Türkiye'nin komşusu. Dolayısıyla Irak'ın geleceği ile alakalı konularda ABD yönetimi ile yakın bir istişare içerisindeyiz. Bu görüşmede bölgesel konuları görüştük. İngiltere Dışişleri Bakanı ile Kraliçe'nin en son ziyaretinin sonrasında genel bir değerlendirme yaptık. Onlar da çok çok memnunlar. Gerçekten tarihi bir ziyaretti. Kendilerinin de bu ziyaretten çok memnun kaldığını belirttiler.'' diye konuştu.

"İSRAİL-SURİYE GÖRÜŞMELERİ, TÜRKİYE'DE İÇ MALZEME YAPILMASIN''

Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında yürütülen barış görüşmelerinde Suriye'ye su sözü verdiği ile ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine Babacan, ''Doğru değil. Bunun gerçekle uzaktan, yakından alakası yok. Suriye ile Türkiye arasındaki su konuları kesinlikle İsrail-Suriye barış görüşmelerinin bir unsuru değildir. Farklı dönemlerde farklı görüşmeler yapılmış olabilir, bizim başlattığımız bu yeni süreçte Türkiye ile Suriye arasındaki su konuları bu barış görüşmelerinin bir parçası, bir unsuru kesinlikle değildir. Ve sağlam bilgiye, sağlam veriye dayanmadan yapılan bu açıklamaların, Türkiye'nin uluslararası saygınlığına gölge düşürmemesi gerekiyor. Onun için bütün parlamenterlerimizden hele hele dış politika konusundaki tecrübeli parlamenterlerimizden beklentimiz, bütün dünyanın ilgi ile izlediği ve takdir ile izlediği böylesine önemli bir sürece iç siyasi kaygılar ile iç siyasi yaklaşımlar ile gölge düşürmeye çalışmamasıdır. Tabii ki, iç politikada muhalefet yapılır; ama konu dış politika ise hele hele Türkiye'nin saygınlığıyla Türkiye'nin dünyadaki etkinliğiyle alakalı böyle bir konuda bunun böylesine yanlış, doğru olmayan verilere bilgilere dayanarak, içerde malzeme yapılmaya çalışılması son derece yanlış bir tutumdur.''

"ULUSLARARASI TOPLUM, TÜRKİYE'NİN, IRAK'IN KUZEYİNDEKİ AÇILIMINI SON DERECE OLUMLU KARŞILIYOR

Irak'ta gerçekleştirilen operasyonlar ile ilgili soruyu da yanıtlayan Babacan, ''Uluslararası toplum, Türkiye'nin, Irak'ın kuzeyindeki açılımını son derece olumlu karşılıyor. Uluslararası toplum, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki yönetim ile direkt diyalog içerisine girmesini olumlu karşılıyor. Ancak bizim, Irak'ın kuzeyinde bir terör sorunumuz var. PKK, varlığını Irak'ın kuzeyinde sürdürüyor. Burada önemli olan Irak'ın kuzeyindeki yönetimin sadece söylemler ile değil somut adımlar ile somut bazı eylem ile de gerçekten bu PKK terör örgütünün varlığını sona erdirmeye yönelik bazı adımlar atması gerekiyor. Bunu kendilerine, bu görüşmelerde açıkça ifade ediyoruz. Hem de uluslararası toplumun bu gerçeği görmesi gerekiyor. Yani Irak'ın kuzeyinde bir terör örgütü varlığı müsamaha edilemeyecek bir durumdur. Bizim, Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimden beklentimiz sadece söylemler ile değil eylemle de somut adımlar ile terör örgütünün varlığına son verecek adımları en kısa zamanda atmalarıdır. Bunu bugüne kadar farklı kanallar üzerinden haberleşerek yürüttük. Simdi direkt yüz yüze görüşerek, bu işleri yürütmeye başladık. Ancak bu direkt diyaloğun da kuşkusuz olumlu, somut sonuçlarını da görmemiz gerekiyor Türkiye olarak.'' diye konuştu.