AK Parti'den İsrail'e Sert Tepki

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ilişkin 'tepkisiz kalmanın suça ortak olmak olduğunu' söyledi. TBMM'deki grup konuşmalarında ayrıca kadın cinayetleri, ekonomi ve maden ruhsatları gibi konular da gündeme geldi.

Ak Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları ve soykırımına ilişkin, "İnsanlık onurunu, evrensel hukuk ilkelerini hiçe sayan ve tüm insanlığı tehdit eden bu hukuksuzluk karşısında tepkisiz kalmak suça ortak olmaktan farksızdır." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Nahda Hareketi lideri ve eski Tunus Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi'nin sağlık durumuna dikkati çekerek, cezaevinden çıkarılması için Türkiye'nin harekete geçmesini istedi.

Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin daha önce hiç normalleşmediğini, bu dönemde ilk kez normalleşmeye başladığını anlatan Özdağ, "Ermeni soykırımı iddiaları... Böyle bir şey yoktur. İngiltere, Fransa, ABD kendi işine baksın. Bunlar tarihçilerin işidir. Burada çeşitli olaylar olmuştur ama soykırım olmamıştır. Türkiye-Ermenistan ilişkileri normalleşirken de bu kapının açılması lazım. Bir yandan ticaret yapılıyor, ama ticaret kapısı kapalı. Bu kapının açılması lazım." diye konuştu.

Staj ve çıraklık konusunda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini isteyen Özdağ, "Yapmanızı bekliyoruz. Bu, insanların büyük bir beklentisi." dedi.

Selçuk Özdağ, asgari ücrete yılda iki kez zam yapılması gerektiğini dile getirerek, bu yapılırken işverenlerin yükünün azaltılmasını istedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Doruk Madencilik'in "işçilere zulmettiğini" öne sürerek, buna rıza gösterilmemesi gerektiğini anlattı.

Doruk Madencilik'e 2 bin 364 maden ruhsatı verildiğini söyleyen Çömez, "Bu kadar da olmaz ki Allah aşkına. Adama Ankara'nın büyüklüğünden daha fazla geniş alanda maden ruhsatı vermişsiniz, 29 bin 694 kilometrekare. Böyle bir rezalet, kepazelik olur mu? Cumhuriyet döneminde bile toplamda bu kadar maden ruhsatı verilmedi. 100 milyonlarca liralık teşvik vermişsiniz. Umurunuzda değil, desteklemişsiniz." ifadelerini kullandı.

Açıklanan ihracat rakamlarında büyük bir çelişki olduğunu iddia eden Çömez, "Hiç durmadan artan bir dış ticaret açığı var. Sizin iki gün önce 'rekor kırdık' dediğiniz ayda baktım, tam 10 milyar 375 milyon dolarlık dış ticaret açığımız var ve bu dış ticaret açığını kapatmak için de Hazine ve Maliye Bakanı'nız küresel tefecilerin kapısını çalıyor." dedi.

Turhan Çömez, et ithalatının sona erdirilmesini isteyerek, bu yöntemle hayvancılık sektörünün ayakta tutulamayacağını kaydetti.

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Türkiye'deki kadın cinayetlerine dikkati çekerek, bu yılın ilk 6 ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının da şüpheli biçimde ölü bulunduğunu aktardı.

Kadın cinayetlerinin, tehditlerin küçümsenmesinin, koruma kararlarının etkili bir şekilde uygulanmamasının ve şiddetin önlenmesinde geç kalınmasının sonucu olduğunu söyleyen Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:

"Tam da bu nedenle İstanbul Sözleşmesi çok anlamlı ve yaşamsaldır. Çünkü sözleşme, şiddet ortaya çıktıktan sonra değil riski önceden görmeyi, kadını etkin biçimde korumayı ve bütün kamu kurumlarına açık bir sorumluluk yüklemeyi öngörmektedir. O yüzden İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması kadınların yaşam hakkını koruyan bütüncül bir güvenceden vazgeçilmesi anlamına gelmiştir. Bir an önce bu yanlış karardan dönülmesi gerekmektedir."

Sevda Erdan Kılıç, Roman yurttaşların yılda iki gün hatırlanmak değil, yılın 365 günü eşit yurttaş olarak yaşamak istediklerini belirtti.

Çocukların hayattayken korunamadığını, öldükten sonra onlar adına yeni cezalar oluşturulduğunu vurgulayan Kılıç, "Her biri bize aynı soruyu soruyor, 'biz öldürülmeden önce bu devlet neredeydi?' diyorlar." dedi.

"Aynı bayrağın altında aynı dualara amin demeye devam edeceğiz"

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, terör meselesinin sadece "dağdaki mesele" olmadığının net bir şekilde görüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:

"Asıl amaç ortak değerleri parçalamak, eti tırnaktan ayırmak, etnik farklılıklar üzerinden suni tartışmalarla bizi birbirimize düşüreceğini sananlar, bu milletin mayasını hiç ama hiç anlamamış olanlardır. Terörsüz Türkiye bizim için sadece bir güvenlik sorununun çözümü değil, doğunun, batının, kuzeyin, güneyin bir arada yaşama iradesinin savunma meselesidir. Bölücülüğe inat safları daha çok sıklaştırarak, aynı bayrağın altında aynı dualara amin demeye devam edeceğiz."

Devletin aklı ve binlerce yıllık hafızası bulunduğunu belirten Kılıç, "1299'lara gittim, çok daha öncesine gitmemiz mümkün. Kuralımız bellidir, demir eritilinceye kadar sabredeceğiz. Ama o demir eridiğinde bu millete pusu kuranların başına nelerin yıkılacağını da cümlealem görecek inşallah. Zor günlerden geçiyoruz belki. Ama umutsuzluğa asla ve asla yer yok. Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Biz buna canıyürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Terörsüz Türkiye sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunarak, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi'nin önemine dikkati çekti.

"Artık Türkiye toplumu geçmişin toplumu değildir. Artık Türkiye toplumuna bu tür baskılarla başka bir yol çizmenizin, başka bir güzergah belirlemenizin olanağı yoktur. Artık Türkiye'nin yolu barıştan geçen bir yoldur." diyen Temelli, Türkiye'nin ciddi bir ekonomik kriz içinde bulunduğunu, bunda terörle mücadeleye ayrılan kaynağın etkisi olduğunu söyledi.

Üniversite öğrencilerine sağlanan hizmetlerin eksik kaldığını anlatan Temelli, öğrencilerin maddi zorluklar nedeniyle eğitimlerine başlayamadığını veya eğitimlerini sürdürmekte zorlandığını öne sürdü.

"Herkes ihtiyaç kredisi çekmek zorunda"

Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, partisinin Manisa İl Başkanı İlksen Özalper'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Demokrasiye, adalete ve hukukun üstünlüğüne "ciddi bir saldırı" yapıldığını ileri süren Başarır, Özalper'in serbest bırakılmasını istedi.

Türkiye'nin borçla ayakta kalmak zorunda olduğunu iddia eden Başarır, bireysel borçlara, kredilere ve kredi kartı borçlarına değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu Meclis, bu kutsal çatı bunları konuşmuyor. Bunlara çözüm veremiyoruz, gelen teklifler reddediliyor. Bir daha soruyorum AK Parti Grubu'na, nasıl olacak? Ne yazıktır ki herkes ihtiyaç kredisi çekmek zorunda. Özellikle emekli ve işçi. 100 bin liralık ihtiyaç kredisinin maliyeti yüzde 110'a ulaşıyor. Aylık 6,4 faiz var. Kabul edilebilir bir durum değil. Hem devlet hem millet, halk faize düşmüş. İnsanlar trilyonlarca faiz ödemek zorunda kalıyor ve biz bunu konuşmuyoruz, bunu çözemiyoruz."

Ali Mahir Başarır, şehit aileleri ve gazilerin, dünkü Milli Savunma Komisyonu toplantısına alınmamasını eleştirerek, "Eğer siz şehit yakınları ve gazileri dinlemekten bile imtina ediyorsanız niye bu koltuklarda oturuyorsunuz. Neyi sakladınız? Eğer bu Meclis'te bir komisyona şehit aileleri ve gaziler gelip konuşamıyorsa burası milletin Meclisi değildir. Yazık, gerçekten utanılacak bir mesele." diye konuştu.

"Uluslararası hukuku hiçe sayan tutum insanlığın ortak değerlerini çiğnemektedir"

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, "açıklanan ihracat rakamlarının gerçeği yansıtmadığı" iddialarına ilişkin, "İhracatın artması gerçeği ile dış ticaret dengesine ilişkin birbirinin alternatifi olamaz, birbirini tamamlayan farklı göstergeler olarak algılanır." dedi.

Ekonomik hedeflerin büyüklüğüne işaret eden Yenişehirlioğlu, dış ticaret dengesini daha da güçlendirmek, katma değerli üretimi artırmak ve cari dengeyi kalıcı şekilde iyileştirmek için çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.

Bahadır Yenişehirlioğlu, elde edilen başarıların hakkının teslim edilmesi gerektiğini söyledi.

İsrail'in Filistin halkına yönelik sürdürdüğü "sistemli zulüm ve soykırım politikalarının" yalnızca bölge istikrarını yok etmekle kalmayıp küresel vicdanı da kanattığını, dünya barışının önündeki en büyük tehlike haline geldiğini vurgulayan Yenişehirlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uluslararası hukuku hiçe sayan bu saldırgan tutum insanlığın ortak değerlerini de çiğnemektedir. Bu vahşetin ve hukuk tanımazlığın acı örneklerinden biri Gazze'de yaşanan dramda bir kez daha dünyanın gözü önüne serildi. 2024 yılının Aralık ayında alıkonulan Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Husam Ebu Safiyye'nin İsrail hapishanesinde ağır darp ve işkence sonucu kaburgalarının kırıldığı bildirildi. Bu barbarlık, İsrail'in insanlık dışı yüzünü bir kez daha bütün dünyada ortaya koymuş bulunuyor. İnsanlık onurunu, evrensel hukuk ilkelerini hiçe sayan ve tüm insanlığı tehdit eden bu hukuksuzluk karşısında tepkisiz kalmak suça ortak olmaktan farksızdır."

Kaynak: AA