Dha Yurt Bülteni-5 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha Yurt Bülteni-5

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha Yurt Bülteni-5

1)ELİTAŞ: CHP SAHADA KAYBETTİĞİNİ, MASADA KAZANMAK İÇİN GAYRET GÖSTERİYOREKONOMİ eski Bakanı ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) referandum sonuçlarına itiraz etmesiyle ilgili olarak, "Cumhuriyet Halk Partisi sahada kaybettiğini, masada kazanmak...

1)ELİTAŞ: CHP SAHADA KAYBETTİĞİNİ, MASADA KAZANMAK İÇİN GAYRET GÖSTERİYOR

EKONOMİ eski Bakanı ve Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) referandum sonuçlarına itiraz etmesiyle ilgili olarak, "Cumhuriyet Halk Partisi sahada kaybettiğini, masada kazanmak için gayret gösteriyor" dedi. AK Parti Kayseri İl Başkanlığında gündemi değerlendiren Ekonomi eski Bakanı ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP'nin referandum sonuçlarına itiraz etmesiyle ilgili olarak, "16 Nisan'da Türkiye'nin en önemli anayasa değişikliklerinden birini gerçekleştirmiş olduk. Bundan önceki dönemde hükümetler aracılı bir sistemle seçiliyor, vatandaş önce parlamentoyu seçiyor. Cumhurbaşkanı da bu parlamento içinde Başbakan ve Bakanlar Kurulunu tayin ediyordu. Şimdi doğrudan Türk milleti kendisi seçecek. Cumhuriyet Halk Partisi sahada kaybettiğini, masada kazanmak için gayret gösteriyor. Bütün girişimleri nafile. Cumhuriyet Halk Partisi sanki 48,6'nın tek temsilcisiymiş gibi hareket etme gayretinde. Bu hareket yüzde 51,4'ü incittiği gibi yüzde 48,6'lık kesimi de rahatsız etmektedir. Umuyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi iç çekişmelerinin genel başkanlık adaylığı sürecindeki kavgaların yansımasını milli iradenin tecellisi konusunda rahatsız edici boyutlara çıkmasını engelleyebilir diye düşünüyorum. Hem anayasa Mahkemesi bu konuda kararını verdi hem de Yüksek Seçim Kurulu net bir şekilde ifade etti. Anayasamıza göre seçimlerle ilgili tek söz sahibi Yüksek Seçim Kuruludur. Yüksek Seçim Kurulu da gerekçeli kararını dün açıkladı. Seçim sonuçları resmi gazetede yayınlanarak kesinleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Referandum sonuçlarının kesinleşmesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın zamanda partiye üye olacağını belirten Elitaş, "Cumhurbaşkanımızın artık kurucusu olduğu partisine dönmesine engel kalmadı. Bizim için kurucu genel başkanımızın partimize gelmesi büyük bir şereftir. Başbakanımız zaten Cumhurbaşkanımızı partiye davet etmişti. Cumhurbaşkanımız da bir televizyon programında (Partime üye olup, hasreti ortadan kaldıracağım) diye açıklama yaptı. İnşallah önümüzdeki hafta bu hasret bitecek. Önümüzdeki günlerde Genel Başkanımız olağanüstü kongreyi toplamak için çağrı yapacaktır. O çağrıyla kongremizin tarihi netleşmiş olacaktır. Bu tarihin de 21 Mayıs olma ihtimali yüksektir. Hasret, 21 Mayıs'ta bitiyor deme imkanımız mevcut" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Sincar'a yaptığı operasyon sonrası Amerika Birleşik Devletleri tarafından yapılan açıklamayı da değerlendiren Elitaş, "PKK ve uzantısı PYD bizim için terör örgütüdür. 911 kilometrelik sınırımızda Türkiye'nin menfaatlerine karşı, Türkiye'nin bekası ile ilgili yapılanmalara hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimizi ifade etmiştik. Dost ve müttefik olduğuna inandığımız Amerika'nın, Türkiye'nin dış tehlikelere karşı haklı müdafaasını terörist unsurlarla birlikte olarak değil, müttefik olduğu ülkeyle birlikte hareket etmesinin doğru olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Ekonomi eski Bakanı ve AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'ın açıklaması

-Genel detay

Haber -Kamera: Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ, DHA)

5 dakika 50 saniye/185 MB

======================================================

2)BATMAN'DA YÜZLERCE EKİLİ ARAZİ YÜKSELEN SULAR ALTINDA KALDI

BATMAN Barajı'nde yükselen suları tahliye etmek için baraj kapaklarının açılması, yüzlerce dönüm buğday, mısır, pamuk ekili tarlalar yükselen Batman Çayı suları altında kaldı. Tarla sahibi çiftçiler, DSİ yetkililerini göreve davet ederek, hasar tespitinin yapılmasını istedi. Bölgede son günlerde artan yağışlarla dolan Batman Baraj Gölü'nde biriken sular, bugün sabah saatlerinde baraj kapakları açılarak tahliye edildi. Bu yüzden Batman Çayı'nda biranda yükselen sular, güzergahta bulunan ekili tarlaların sular altında kalmasına yolaçtı. Dövecik Köyü'nde yaşayan çiftçiler, yaşadıkları mağduriyeti göstererek Devlet Su İşleri (DSİ) yetkililerini göreve davet etti. Dövecik Köyü Muhtarı Ahmet Turan, baraj havzasında, tarlalarını sulamakta kullandıkları 15 metre yükseklikteki kanalın, yükselen sularla birlikte yıkıldığını belirterek, yüzlerce dönüm ekili alanın sular altında kaldığını söyledi. Zararlarının tespit edilmesi amacıyla DSİ yetkililerini göreve çağıran Muhtar Turan, "Köyümüz zor durumda. Buğday, mısır ve pamuk ekili alanları, baraj suyu nedeniyle hasar gördü. Zararımız büyük. Yetkililerin biran önce gelerek hasar tespiti yapması gerekiyor" dedi.

Dövecik Köyü sakinlerinden Burhan Ekinci de, DSİ'nin kanaldaki yarıkları onarmasını istedi. 3 yıl önce Batman Çayııslah projesinin durması nedeniyle çay yatağında bir çok arazinin su altında kaldığını ifade eden Ekinci, "Ekinlerimiz hala su altında. DSİ'nin su kanalında kalıcı bir çözüm bulmasını istiyoruz. Baraj kapakları açılınca su seviyesi, Batman Çayı'nın taşmasına neden oldu. Kanal çevresinde zarar oluştu. Islah projesinin tamamlanmasını beklerken böyle bir manzarayla karşılaştık" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------------

Çiftçilerin konuşmaları

Suların tarlaya basması

Tarladan görüntü

Batman çayından görüntü

Muhtar Ahmet Turan'ın konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber -Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/BATMAN, -

==================================================

3)HAVA ISINDI SULAMA KANALLARI ÇOCUKLARLA DOLDU

ADANA'da hava sıcaklığı 27 dereceye kadar çıkınca çocuk ve gençler kendilerini sulama kanallarına attı. Her yaz onlarca kişinin boğularak hayatını kaybettiği kanallarda yüzen çocuklar uyarılara aldırmadı. Sert akıntıya rağmen suya girmekten çekinmeyen gençler, eğlenceli ve imkansızlık nedeniyle kanallarda yüzdüklerini söyledi. Kent genelinde birçok kanalın çevresine tel korkuluk çekilmesi ve sürekli polis ekiplerin devriye gezmesinin de engelleyemediği gençler, uzun sürede suda kaldı.Çocuk ve gençler, vatandaşların şikayeti üzerine olay yerine gelen polisleri görünce kanal kenarına çıkarttıkları kıyafetlerini alıp kaçtı.

Görüntü Dökümü

------------------------

Kanala atlayan çocuklar

Kanal içindeki ipe tutunarak yüzen çocuklar

Kanalda yüzen bir çocuğun konuşması

Kanalın duvarındaki iplere tutunarak yukarı çıkmaları

Eşyalarını toplayarak kaçan çocuklar

Sudan çıkan çocukların kağıt topladıkları arabaları ile görüntüleri

SÜRE: 01'46"    BOYUT: 108 MB

Haber : Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

=========================================================

(GÖRÜNTÜ EKİYLE YENİDEN

4)TARİHİ KÜMBETİN SİLÜETİNİ BOZAN YURT HALEN YIKILMADI

VAN'ın Gevaş İlçesi'nde bulunan ve Selçuklular tarafından 700 yıl önce yaptırılan Halime Hatun Kümbeti'nin bulunduğu SİT alanına 10 yıl önce yapılan öğrenci yurdu, silüeti bozduğu gerekçesiyle tepkiyle karşılandı. Tepkiler üzerine Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencilerinin kaldığı yurt binasının yıkımı için belediye ve Milli Eğitim yazışmalar yaptı. Ancak tüm yazışmalara rağmen sonuç alınamayınca, yurt binası yıkılamadı.

Gevaş İlçesi'nin önemli tarihi yerlerinden olan Selçuklu Mezarlığı ve hemen yanında bulunan Melik İzzeddin tarafından 700 yıl önce kızı Halime Hatun için yaptırılan kümbet turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Fakat Halime Hatun Kümbeti'nin hemen arkasına 2007 yılında yaptırılan Gevaş Çok Programlı Anadolu Lisesine ait yurt binası, tarihi dokuya görüntü açısından zarar verdiği için tepkiye neden oldu. SİT alanında yapılan ve ruhsatsız olan yurt binası 2011 yılında meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremde de hasar gördü. Halen faaliyette olan, 200 kapasiteli yurt binasında şu anda yaklaşık 140 öğrenci kalıyor. Ruhsatsız olduğu için yurdun onarımının da yapılamadığı belirtilirken, bina öğrenciler için de büyük tehlike oluşturuyor.

VERİLECEK KARARI BEKLİYORUZ

Yurt binasının yıkılması için büyük çaba harcayan Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, tepkiler üzerine ilgili kurumlarla gerekli yazışmaların yapıldığını, fakat halen yurdun yıkılması için karar verilmediğini söyledi. Başkan Hakan şöyle dedi:

"Bürokratik süreç tamamlandıktan sonra yurdu yıkacağız. Milli Eğitimin kendi içinde bir hukuki süreci var. Bu sürecin biran önce tamamlanmasını diliyoruz. Zira orda tarihimize saygı konusunda çok yanlış planlamayla gerçekleşen bir yatırım var. Bundan geri dönülmesi gerekir. Biz gerekli yazışmaları yaptık. Verilecek kararı bekliyoruz. Ümit ediyoruz ki güzel sonuçlar alırız."

'YENİ BİNA YAPILMADAN YIKILAMAZ'

Gevaş Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mihail Atik ise yurdun yıkılması için yeni bir yurt inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Yetkililerin bir yurt yapması halinde yurdun yıkımının yapılabileceğini belirten Atik, "Yurt binası ruhsatsız olduğu için belediye yıkım kararı verebilir. Fakat şu anda orda kalan öğrenciler var. Onların mağdur olmamaları için yeni bir yurt binasının yapılması gerekiyor. Yurt binası depremde de hasar gördü. Ruhsatsız olduğu için güçlendirme de yapılamıyor. Yurdun biran önce yıkılması gerekiyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Tarihi Kümbet ve arkasındaki yurt

-Kümbeti ve yurttan detaylar

-Kümbetin çevresindeki Selçuklu Mezarlığı

-Kümbetin içinden

-Kümbetin çevresinden genel ve detaylar

-Kümbet ve çevresinde başlatılan çevre düzenlemesi çalışmaları

-Gevaş Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mihail Atik ile röportaj

-Genel ve detaylar

BOYUT: 199 MB-  SÜRE: 2 DK 57 SNY

Gülay KUYUCU- Murat ÇAĞLAR/ VAN, -

======================================================

5)ÖLDÜRÜLEN GENÇ KIZIN ANNESİ: SİLAH SESİNİ DUYUNCA KIZIMIN VURULDUĞU İÇİME DOĞDU

BURSA'nın Gemlik İlçesi'nde, 25 yaşındaki Tuğçe Uludağ'ı evinin önünde pompalı tüfekle vurup öldürdükten sonra aynı silahla intihara kalkışan ve tedavisinin ardından tutuklanan 26 yaşındaki Aykut Ertunç'un yargılanmasına başlandı. Hakkında 'Tasarlayarak adam öldürmek' suçunda ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen Ertunç suçunu kabul ederek, "Bana hakaret edip, evine doğru giderken arabadaki av tüfeğini alıp 'Tuğçe'diye seslenip, üç el ateş ettim. Aynı tüfekle kendime de ateş ettimö dedi. Tuğçe'nin annesi Tülay Uludağ ise mahkemede sanıkla yüz yüze gelince "Cani kızımı tehdit ediyordu. Bunu biliyordum. Silah sesini duyunca Tuğçem'in vurulduğu içime doğdu. Balkona çıkınca katil ile göz göze geldim. ve kaçtı" dedi.

Olay, geçen yıl 2 Aralık günü Gemlik'e bağlı Umurbey Mahallesi'nde meydana geldi. Tülay ve Özden Uludağ çiftinin iki çocuğundan büyüğü Tuğçe, Pamukkale Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü'nü bitirdikten sonra ailesinin yanına geldi. İş buluncaya kadar Gemlik Halk Eğitim Müdürlüğü'nün açtığı Bilgisayar Kursu'na devam eden genç kız, kendisini platonik aşk ile seven çiftçi Aykut Ertunç'un arkadaşlık teklifini kabul etmedi.

REDDEDİLMEYİ KABULLENEMEDİ

İddiaya göre reddedilmeyi kabullenemeyen Ertunç, cep telefon numarasını öğrendiği Tuğçe Ertunç'u rahatsız etmeye başladı. Şikayet üzerine savcılık, Aykut Ertunç hakkında genç kıza yaklaşmaması konusunda koruma tedbirli uzaklaştırma kararı verdi. Uzaklaştırma kararına rağmen Tuğçe Uludağ'ın oturduğu binanın önüne kadar gelen Aykut Ertunç, yanında getirdiği av tüfeği ile Tuğçe'ye ateş ederek öldürdü. Kendisi de aynı tüfekle intihara kalkışan Ertunç, yaralı halde otomobiline binerek hastaneye gitti. Tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Aykut Ertunç'un Bursa 5'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Tasarlayarak adam öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

Duruşmaya öldürülen Tuğçe Uludağ'ın annesi Tülay ile babası Özden Uludağ katıldı. Duruşmayı CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri izledi. Anne Tülay Uludağ, mahkemede sanıkla yüz yüze gelince "Allah belanı versin, şerefsiz. Bu caniye en ağır cezayı verinö diye bağırdı.

ÇOK SEVİYORMUŞ

Mahkeme karşısında ifade veren Aykut Ertunç, Tuğçe Uludağ ile 1,5 yıldır arkadaş olduklarını, arkadaşlarını resmileştirmek için ailelerin görüştüğünü öne sürerek kendini şöyle savundu:

"Ailelerimizin görüşmesinden iki hafta sonra benimle görüşmek istemediğini söyledi. Yine iki defa oturup konuştuk. Tekrar bir gün karşılaştığımızda bu işin olmayacağını belirtti. Olay günü Gemlik'te ayak üstü görüştük. Yine olmayacağını tekrarladı. Ben de iki kutu bira aldım. Biraları içerek Umurbey Mahallesi'ne arkadaşlarımı görmeye gittim. Gemlik Avcılar Kulübüne üye olduğum için sürekli arabamda tüfek bulunuyordu. Tuğçe'nin evinin yakınına park ettim. Tuğçe'nin gece saat 21.00 sıralarında otobüs durağından evine doğru geldiğini gördüm. Arabadan indi yeniden konuşmak istedim. 'Babam öldü, sen ayrılınca psikolojim bozuldu' dedim. 'Bana ne' diyerek hakaret etti. Arabaya gidip tüfeği aldım. Evine doğru yürürken 'Tuğçe' diye seslenerek üç el ateş ettim. Yüzünün bana dönük olup olmadığını bilmiyorum. Karşılaşmamız tesadüfen oldu. Sonra zeytinlikte kendi göğsüme tüfeği dayayıp ateş ettim. Onu çok seviyordum.ö

'EN AĞIR CEZAYI VERİN'

Olay günü zeytin bahçesinden eve döndüklerini belirten anne Tülay Uludağ ise ifadesinde şunları anlattı:

"Eşim, kahveye gidip bir çay içip geleceğini söylemişti. Ben de oğlumla evde kahve içecektik. Bir patlama sesi duydum. Önce doğalgaz patlaması zannettim. Daha önceden Aykut'un kızımı tehdit ettiğini, mesajlar attığını bildiğimden 'Ah Tuğçe'm gitti' dedim. Balkona çıktığımda sanıkla göz göze geldik. Evin önünden uzaklaştı. Aşağıya indiğimde kızım yerde kanlar içinde yatıyordu. Bu caniye en ağır cezayı verin.ö

Kızının Gemlik'de Halk Eğitim Müdürlüğü'ne kursa gittiğini, her akşam saat 21.00 sıralarında döndüğünü, geç gelecekse telefon ettiğini söyleyen baba Özden Uludağ da, "Kahvede otururken, bir genç gelerek 'Tuğçe'yi vurmuşlar' dedi. Koşa koşa eve gittiğimde kızımı yerde gördüm. Sanık kızımı tasarlayarak öldürdü. Ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorumö dedi.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, diğer tanıkların dinlenmesi ve eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı erteledi.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Duruşma sonrası açıklamalar

-Detay görüntüler

-CHP Milletvekili Erkan Aydın'ın konuşması

-Anne ve babanın açıklaması

Halil ÖZÇOBAN/ BURSA, -

========================================================

6)TÜRKİYE'NİN İLK YAŞAYAN HEYKELİ BAYINDIR'DA SERGİLENECEK

EGE Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Moda Tasarımı programı Öğretim Görevlisi Kemal Yanmaz ve öğrencileri tarafından bitkiler kullanılarak hazırlanan Türkiye'nin ilk yaşayan heykelinin, 20. Bayındır Çiçek Festivali'nde sergileneceği bildirildi. Antalya'da çiçek ve çocuk teması ile düzenlenen Expo 2016, Türkiye'nin bitkiler kullanılarak hazırlanan ilk yaşayan heykeline ilham verdi. Bayındır Belediyesi'nin desteği ile Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu (MYO) Moda Tasarımı Programı Öğretim Görevlisi Kemal Yanmaz ve öğrencileri, 3 ayda, galvaniz konstrüksiyonundan damlama sulamasına ve alçısına kadar el emeği ile Türkiye'nin bitkilerle bezenen ilk yaşayan heykelini hazırladı. 3,5 metre yükseklğindeki yaşayan heykel, 3-7 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan 20. Bayındır Çiçek Festivali'nde sergilenecek. Yaşayan heykel çalışmalarını hazırlık aşamasında ziyaret eden Ege Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, bilim, sanat ve uygulamalı eğitimi bir araya getiren yaşayan heykel çalışmasının Türkiye çapında ilgi görecek bir proje olduğunu, Ege Üniversitesi'nin gelecekte de benzeri çalışmalar gerçekleştireceğini söyledi.

BİTKİ ESTETİKLE BULUŞTU

Bayındır Meslek Yüksek okulunda Moda Tasarımı ve Giyim Üretim Teknolojisi gibi programların yanı sıra Seracılık, Peyzaj ve Süs Bitkileri, Çim Alan Tesisi ve Üretimi gibi programlarda da eğitim verildiğini hatırlatan Öğretim. Görevlisi Kemal Yanmaz da disiplinlerarası bir çalışmayı öğrencileri ile gerçekleştirmenin uygulamalı eğitime büyük katkı sağladığını belirtti ve bitkiyi estetikle buluşturduklarını söyledi. Betonlaşmanın günümüzde şehirlerin en önemli sorunu olduğunu hatırlatan Yanmaz, "Bakır, kurşun, alüminyum veya paslanmaz çelik yerine gelecek günlerde şehirlerimizin bitkilerle bezenen yaşayan heykeller ile renklenmesini, şehirlerimizin doğa ile biraz olsun yakınlaşmasını istiyoruz" dedi.

ZEYNEP TEYZEDEN İLHAM ALDI

Çiçek festivali öncesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Aslı Güneş ve Öğretim Görevlisi Kemal Yanmaz ve öğrenciler ile bir araya gelen CHP'li Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, çiçekçilikten Bayındır'da 5 binden fazla kişinin ekmek yediğini hatırlatıp, "Bayındır'da bahçesinde yetiştirdiği fesleğenlerle çiçekçiliği başlatan Zeynep Çakır teyzemizden ilham alarak 20'inci yıla özgü bir etkinlik yapmak istedik. Bugüne kadar ancak yurt dışı fuarlarında görebildiğimiz bu çalışmayı Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu ile gerçekleştirmek ve Türkiye'nin ilk yaşayan heykelini festivalimizde sergileyecek olmak büyük onur" diye konuştu. Başkan Sesli, gelecekte de yaşayan heykel projelerinde, Bayındır Meslek Yüksekokulu ile ortak çalışmalar yapmak istediklerini ifade etti. Çiçeğin başkenti Bayındır'da uygulamalı eğitimin yeni bir ekonomik katkıya dönüştüğünü belirten Bayındır Meslek Yüksekolu Müdürü Doç. Dr. Aslı Güneş ise "Yaşayan heykelin sergilenmesinin ardından gerek devlet kurumlarından, gerekse de özel sektörden talep göreceğini tahmin ediyoruz. Üniversitemizin döner sermayesi çerçevesinde gelecek talepler gelecekte eğitimimize ekonomik katkı olarak değerlendirilebilir" diye konuştu.

ÖMÜRLÜK HEYKEL

Heykel için bitki seçiminin Bayındır'ın iklim şartlarına uygun olarak gerçekleştirildiğini ifade eden Yanmaz, "Alternantera, sedum, gül sedum ve gras kullanarak hazırladığımız heykelimiz dört mevsim yaşayacak. Yıllar boyunca zarar gören ve bozulan bitkilerin yerine yenilerini ekerek heykelimizi yıllarca sergileyebileceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Yaşayan heykelin görüntüsü

-Yaşayan heykeli öğrencileri ile yapan Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Moda Tasarımı Programı Öğretim Görevlisi Kemal Yanmaz ile röp.

-Öğrencilerden Ayşe Öztürk ile röp.

-Öğrencisi Hasibe Kuvvet ile röp.

-CHP'li Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli ile röp.

-Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Müdürü Aslı Güneş ile röp.

-Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Çim Alan Tesis Yönetimi ve Koordinatörü Ali Salman ile röp.

-Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin yaşayan heykel çevresinde çalışırken görüntüleri

-Çiçeğin Bayındır'da hikayesini başlatan Zeynep Teyze heykelinden görüntü

-Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu'nun görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

( Haber -Kamera: Faruk ÇARK/BAYINDIR (İzmir),

======================================================

7)BEKÇİYİ GÖNDERİP İNŞAATA ATEŞ ETTİ

ADANA'da şantiyeyi basan yüzü maskeli saldırgan, tehdit ettiği bekçiyi kulübeden çıkartıp etrafa pompalı tüfekle ateş açıp kaçtı.Merkez Seyhan İlçesi Mithatpaşa Mahallesi'nde bir inşaat şirketine ait şantiyeye gelen yüzü maskeli bir kişi, iddiaya göre bekçi Mustafa D.'yi silahla tehdit ederek, "Dayı seninle işim yok" deyip bekçi kulübesinden uzaklaştırdı. Ardından da bekçi kulübesi ve çevresindeki malzemelere pompalı tüfekle ateş açtı. Havlayan köpekleri de korkutmak için ateş eden saldırgan, bekçi kulübesi ve inşaattaki malzemelere zarar verdikten sonra, karanlıktan yararlanarak kaçtı.

Bekçi Mustafa D., saldırganın uzaklaşmasının ardından polise ihbarda bulundu. Olay yerine gelen ekiplerin yaptığı incelemede, av tüfeğine ait çok sayıda boş kartuş bulundu. Saldırganın hedefinin çevredeki inşaatlar olduğunu söyleyen bekçi Mustafa D., "Aynı olay yan tarafta bulunan başka bir inşaatta da yaşandı. Oradaki bekçi arkadaşı da tehdit etmişlerdi" dedi.Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis, eşkalini belirlediği silahlı saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü

------------------------

***Güvenlik Kamerası***

Köpeklerin havlaması

Elinde silah olan şahsın bekçi kulubesine gelişi

İnşaata girişi

Şahsın gidişi

Köpeğin sağa sola koşması

***

Polis aracı ve inşaat alanından genel görüntü

Camı kırık kulübenin görüntüsü

Polislerin görgü tanıkları ile konuşması

Bekçinin konuşması

Yerdeki boş kovandan görüntüler

Kırık camın yakın görüntüleri

İnşaat alanındaki köpekten detay görüntü

SÜRE: 01'56"    BOYUT: 118 MB

Haber -Kamera: Fatih KARAÇALI/ ADANA,

==================================================

8)AKŞAM YEMEĞİ KARAKOLDA SON BULDU

ADANA'da 'dur' uyarısına karşın kaçan otomobil, polisin takibi sonucu yakalandı. Gözaltına alınan sürücü 27 yaşındaki Çağrı Akın arkadaşlarıyla yemeğe çıktıklarını, otomobilin muayenesi olmadığı için kaçtıklarını söyledi.

Merkez Seyhan İlçesi'nde devriye gezen polis ekipleri, içerisinde  4 kişinin bulunduğu 01 BG 468 plakalı otomobilden şüphelenerek kontrol etmek istedi. Polisin  uyarıda bulunduğu otomobil kaçmaya başladı. Sokak aralarında hızla giden otomobil, Mithatpaşa Mahallesi'nde durduruldu. Otomobilden inip kaçmak isteyen Çağrı Akın ile 31 yaşındaki Duran Güler'i yakalandı. Polise direnen Güler biber gazı sıkarak etkisiz hale getirildi. 2 şüpheli kelepçelenerek gözaltına alındı. Kaçmayan arkadaşları için ise bir işlem yapılmadı. Otomobilin sürücüsü Çağrı Akın, aracın muayenesi olmadığı için kaçtığını ileri sürdü. Akın, "Ben evli barklı insanım. Kaportacıda çalışıyorum, araba ustamın. Muayenesi yok, yakalanırsam bağlanacağını düşündüğüm için kaçtım, arkadaşlarımla yemeğe çıkmıştık" diye konuştu.

Trafiğe çıkması sakıncalı olduğu belirlenen otomobil, çekici tarafından emniyet otoparkına gözaltına alınan Çağrı Akın ile Duran Güler, işlem yapılmak üzere karakola götürüldü.

Görüntü Dökümü

------------------------

Polis tarafından durdurulan araç ve içindeki şahısların görüntüsü

Erkek şahısların kelepçelenmesi

Aracın içinden çıkan kadının polisle konuşması

Polisin fenerle aracın içini incelemesi

Tek farı yanmayan aracın genel görüntüsü

Şahıslardan detay görüntüler

Aracın koltuğunun altındaki demir kesme makası

Araçtan detay görüntüler

Şahısların polis aracına bindirilmesi

SÜRE: 02'07"    BOYUT: 130 MB

Haber -Kamera: Fatih KARAÇALI/ ADANA,

====================================================

9)ENGELLİLER BOCCEDE ENGEL TANIMIYOR

ANTALYA'nın Kemer İlçesi'nde düzenlenen Şehit Halil Kantarcı Türkiye Bocce Şampiyonası'na, ilk defa engellilerden oluşan bir takım da katıldı. Aktif Engelliler Gençlik Spor Kulübü Derneği'nin 7'si engelli 8 sporcusu turnuvada mücadele etti. Derneğin Spor Eğitim Kültür ve Örgütlenme Sekreteri Mehmet Karavural, ilk defa Türkiye Şampiyonası'na bir engelli kulübünün katıldığını söyledi.

Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonu (TBBDF) tarafından Kemer'de düzenlenen Şehit Halil Kantarcı Türkiye Bocce Şampiyonası, 20-23 Nisan tarihleri arasında yapıldı. 400'ü kadın 1000 sporcunun katıldığı petank disiplinindeki müsabakalarda ilk defa engellilerden oluşan bir takım da mücadele etti. Aktif Engelliler Gençlik Spor Kulübü Derneği'nin 7'si engelli 8 sporcusu şampiyonaya katıldı. 4'ü turnuvada tekerlekli sandalyede mücadele etti. Turnuva sonunda 4 kişiden oluşan kadın takımı ilk 16'ya girmeyi başardı.

"AVRUPA BİRLİĞİ PROJESİYLE BAŞLADI"

Derneğin Spor Eğitim Kültür ve Örgütlenme Sekreteri, Türkiye Sakatlar Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Karavural, ilk defa Türkiye Şampiyonası'na bir engelli kulübünün katıldığını belirten Mehmet Karavural, 2012 yılında tescil edilmiş bir kulüp olduklarını söyledi. Avrupa Birliği projesiyle bocceyle tanıştıklarını aktaran Karavural, "Bocce serüvenimiz Türkiye Sakatlar Derneği Aktif Engelliler, Avrupa Birliği projesiyle başladı. Orada bir sosyal aktivite olarak bocce ile tanıştık. Engellilerin katıldığı sahalarımızı oluşturduk. Kendi aramızda oynadığımız bir oyundu daha sonra baktık ki bocce 7'den 70'e herkesin birlikte yapabileceği bir oyun. Bu konuda profesyonelleşmeye karar verdik ve federasyona başvurduk" dedi.

"ENGELLİ OLDUĞUMUZ İÇİN OYNAYAMAYACAĞIMIZI SÖYLEDİLER"

Sürecin ilk başlarda zorlu geçtiğini kaydeden Karavural, çevrelerinden olumsuz tepkiler aldıklarını vurguladı. Bu algıyı yıkmak için çok çaba sarf ettiklerine dikkati çeken Karavural, "Engelli olduğumuz için ne yazık ki oynayamayacağımızı söylediler. Yani 'Engellilerin olduğu bir federasyonda oynayın' gibi bir dirençle karşılaştık. Tabi biz bu algıyı yıkmak için uzun süre mücadele ettik. Daha sonra geçen senelerde Merve Timur, Bocce Milli Takımı'nda oynamış, dereceleri olan ve Akdeniz Üniversitesi'nde öğrenim gören antrenörümüzü bulduk. Onunla birlikte tekrar tüzükte bir değişiklik yapıp branş ekledik, engelli olmayanlar ile ilgili lisanslarımızı tekrar çıkarttık. Şimdi 34 sporcumuz var. Tabi bunlar engelli ama biz bu Bocce ve Dart Federasyonu'na tescil işlemlerimizi tamamladık. Türkiye Şampiyonası'nda 8 sporcumuzla katılıyoruz" diye konuştu.

"HEDEFİMİZ LİGE DAHİL OLMAK"

Engelli ve engelli olmayan sporcuların gerekli teknik altyapılar sağlandığı takdirde birlikte spor yapabileceklerini de belirten Mehmet Karavural, amaçlarının böyle bir algıyı insanlara kazandırmak olduğunu söyledi. Lige dahil olmayı hedeflediklerini de anlatan Karavural, şöyle dedi:

"Engelliler engelli olmayanlarla birlikte, alt yapısı düzenlenmiş mekanlarda, birlikte spor da yapabilir, yaşama aktif katılabilir. Onlar için ayrıca pozitif bir ayrımcılığa gerek yok. Yalnızca doğru tesisler, doğru altyapılarla bunun aşılabileceğini gösterdik. Boccenin petank kısmını tamamen engellilerden oluşturuyoruz. Yani tekerlekli sandalyede farklı engelleri olanlardan ama raffa ile voloda, mesela volo koşarak yapılması gerekiyor. Volo takımlarını bizim gönüllülerimiz ya da kendi çocuklarımız oluşturuyor. Yani engelli değil volo takımı ama rafa takımı engelli ve ayakta olan yani kol engeli olan arkadaşlar raffayı da yapabiliyor. Kurgularken takımı petankı tamamen engellilerden kuruyoruz. Raffayı karma olarak kurguluyoruz. Voloda da gençlerimiz, çocuklarımızla birlikte gönüllülerimizle yarışıyoruz."

Görüntü Dökümü

------------------------

Engellilerin maçlarından detay

Topların ölçümü detay

RÖP: Mehmet Karavural

Kadın engelliler maçlarından detaylar

Yerden bocce topunun alınması detay

Maçtan detay

161 MB/// 05.03"

( Haber -Kamera: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),

====================================================

10)LİSELİ GİRİŞİMCİLER UÇAK SİMÜLATÖRÜ YAPTI

TÜRKİYE'deki uçak bakım alanında ilk ve tek devlet okulu olan Antalya Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin 15 yaşındaki iki öğrencisi, kendi çabalarıyla uçak simülatörü ve yazılımı üretti.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bu yıl 3'üncüsünü düzenlediği Bilim Festivali'nde standıyla yer alan Türkiye'nin ilk tematik okulu Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, projeleriyle dikkati çekiyor. Ali Buğra Büyüktatlı ile sınıf arkadaşı Oğulcan Uluç'un profesyonel destek almadan kendi çabalarıyla ürettiği uçak simülatörü ve yazılımı, fuarda en çok ilgi çeken buluş oldu.

5 AYDA TAMAMLADILAR

Okul müdürü Haldun Çevik, bu çalışmanın, 9'uncu sınıfta okuyan 2 öğrencinin 5 aylık emeğiyle ortaya çıktığını söyledi. Öğrencilerinin kendi çabalarıyla havalanabilen, uçabilen, tekrar piste inebilen ve okulun bahçesinde 360 derece dönebilen uçak yazılımı geliştirdiğini belirten Çevik, "Amacımız Türk uçak sanayisine en iyi kalifiye elemanları yetiştirmek. Kendi uçağımızı yapmayı planladığımızda bu eksiklikleri bu tür yazılımlarla görebileceğiz. Aksamları değiştirebileceğiz ya da yeni parçalar ekleyebileceğiz. Yazılım eğitimlerde de kullanılabilecek. Öğrencilerimizin uçağın altyapısını bilmeleri gerekiyor. Bu tür simülatörlerle bunu öğrenebilirler. İşin güzel yanı kendi yazılımlarıyla bunu öğrenebilecekler" diye konuştu.

OKULA KATKIMIZ OLSUN İSTEDİK

Çalışmanın ortaklarından Oğulcan Uluç, bu işlere küçük yaşlarda merak sardığını söyledi. Uluç, şöyle konuştu:

"Bu okula gelince de hem okula katkımız olsun hem de bizim ilk büyük işimiz olsun istedik. Önce arkadaşımla uçakların modellenmesi ve kodlanması aşamasını gerçekleştirdik. Daha sonra bunu bir program üzerinde kodlayıp uçağın hareket etmesini ve uçmasını sağladık. Uçağı hem yakından incelebiliyoruz hem de uçurabiliyoruz. Yakında yolcuları eklemeyi düşünüyoruz ve uçağımızın göstergeleri olacak."

UÇAK KULLANMAYI TEST EDECEKLER

Diğer mucit Ali Bora Büyüktatlı ise simülasyonla hiç uçak kullanmamış olanların da bu yazılımla uçak kullanmayı test edebileceklerini dile getirdi. Büyüktatlı, "Okulumuz uçakla ilişkili olduğu için neden yapmayalım dedik. Kimseden destek almadık, araştırarak yaptık" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

RÖP 1: Hakan Çevik  ( Okul Müdürü )

Öğrencilerin görüntüsü

RÖP 2: Oğulcan Uluç

RÖP 3: Ali Bora Büyüktatlı

Detaylar

74 MB --02.20

Haber : Hasan DEMİRBAŞ-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

======================================================

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri
title