Kapalı sınır kapıları ekonomiyi vuruyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Diyarbakır TSO Başkanı Kaya, siyasi nedenlerle kapalı olan Suriye ve Ermenistan sınır kapılarının ekonomik zarar verdiğini belirtti; Alican ve Nusaybin kapılarının açılmasının bölge ticaretine büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Haber : Ahmet ÜN – Kamera: İsmet MİKAİLOĞULLARI

(DİYARBAKIR) - Türkiye'nin Suriye'ye ve Ermenistan'a açılan sınır kapıları uzun yıllardır siyasi nedenlerden dolayı kapalı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, siyasi nedenlerin bir ekonomik cezalandırmaya dönüştürüldüğünü ifade ederek, "Muhakkak komşularla dönem dönem bazı sorunlar yaşanabilir. Ama maalesef Türkiye'de şöyle bir yanlış politika var. Yani komşularla yaşanan sınır sorunları olabilir, siyasi sorunları olabilir. Türkiye ekonomik cezalandırma modeli altında o ülkeyle olan sınır kapılarını kapatarak hem o ülkeye hem de kendi ülkesine ekonomik anlamda büyük zararlar veriyor" dedi.

Mardin'in Nusaybin ilçesindeki ve Şanlıurfa'nın Suruç ve Ceylanpınar ilçesinden Suriye'ye açılan sınır kapıları 2011 yılında başlayan iç savaş nedeniyle güvenlik ve siyasi nedenlerden dolayı halen kapalı. Suriye'nin yanı sıra Ermenistan'a açılan sınır kapıları da 1993 yılından bu yana kapalı bulunuyor. Son dönemlerde Türkiye- Ermenistan ilişkilerinde artan diyalog, 33 yıldır kapalı olan sınır kapılarının açılmasını gündeme getirdi.

ANKA Haber Ajansı'na, Türkiye'nin kapalı sınır kapılarının ekonomiye etkisini değerlendiren Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, gelişmiş ülke olmanın temel koşullarından en önemlisinin komşularla yapılan ticaret hacmi olduğunu söyledi. Kaya, "Bugün Avrupa Birliği'nin oluşum sürecine baktığımızda Avrupa Birliği ülkeleri kendi aralarındaki ticaret hacmini artırdıktan sonra aralarında bir Avrupa Birliği haline dönüştüler. Bu işin temelinde bu. Amerika'nın da bugün toplam ticaret hacminde ihracata dönüp baktığınızda Meksika ve Kanada birinci sırada yer almaktadır" diye konuştu.

"TÜRKİYE HEM O ÜLKEYE HEM DE KENDİ ÜLKESİNE EKONOMİK ANLAMDA BÜYÜK ZARARLAR VERİYOR"

Komşu ülkeler arasında dönem dönem bazı sorunlar yaşanabileceğini aktaran Kaya, "Ama maalesef Türkiye'de şöyle bir yanlış politika var. Yani komşularla siyasi sorunlar olabilir. Türkiye ekonomik cezalandırma modeli altında o ülkeyle olan sınır kapılarını kapatarak, hem o ülkeye hem de kendi ülkesine ekonomik anlamda büyük zararlar veriyor. İşte dönüp baktığınız zaman Ermenistan kapısı 1993'ten beri kapalı bir kapı. Bunca yıl büyük ekonomimizi orayı bir pazar olarak kullanamadık. Dönüp Irak'a da baktığınızda aynı sorunu orada da görebiliyoruz. Yıllar boyudur Habur üzerinden tek bir kapı ile ticaret yapmaya çalışıyoruz. Derecik olsun, Üzümlü olsun. Bu kapılarla ilgili bir çalışma yapılmıyor maalesef. Habur üzerinden gidiyor" ifadelerini kullandı.

"ÖZELLİKLE SINIR İLLERİ EN BÜYÜK CEZAYI ÇEKİYORLAR"

Türkiye'nin Suriye'ye açılan Nusaybin, Mürşitpınar, Ceylanpınar sınır kapılarının da halen kapılı olduğa dikkati çeken Kaya, şöyle devam etti:

"Dönüp baktığımızda kapalı olma nedenlerinin önemli bir kısmı maalesef siyasi nedenler. Siyasi nedenler bir ekonomik cezalandırmaya dönüşüyor. Hem iki ülke ama özellikle sınır illeri en büyük cezayı çekiyorlar. Yani dönüp baktığınızda Iğdır'dan gelin buraya sınır illerimiz normalde bir ülkenin sınır ili sınır ticaretiyle hızla kalkınırken, maalesef bizim sınır illerimiz tam da bu politikadan dolayı gayrisafi gelişmişlik sıralamasında son iller arasında kalıyor. Buradaki bu politikayı değiştirmek, tabii ki öncelikle komşu ülkelerle iyi ilişkiler veya aramızdaki sorunlar olsa bile o sorunları bir müzakere yöntemiyle çözmeye çalışırken aynı zamanda o sorunun çözülmesine katkı koyacak ekonomik ilişkileri geliştirmek lazım."

"ŞİMDİ ERMENİSTAN'LA SON DÖNEMLERDE ÖNEMLİ BİR MESAFE KATEDİLDİ"

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, iki ülke arasında ticaret ve ekonomik iş birliği arttıkça, bunun siyasi ilişkilere de olumlu yansımasının olacağını vurgulayarak, bunun Ermenistan ve Irak örneklerinde görüleceğini söyledi. Kaya, şunları kaydetti:

"Eğer Türkiye komşularıyla, siyasi ilişkilerden etkilemeden sınır ticaretini ve ekonomik ilişkiyi geliştirirse yaşadığı sorun minimize hale gelir. Yani karşı ülke de 'ekonomik ilişkim bozulmasın, benim de bu pastadan payımı azalmasın' diye siyasi ilişkilerde geri adımı daha fazla atmaya başlar. Şimdi Ermenistan'la son dönemlerde önemli bir mesafe katedildi. Bunun farkındayız. Tabii ki burada hem Alican Sınır Kapı Kapısı'nın açılması özellikle doğu illerinde tabii ki Diyarbakır bu anlamda önemli bir ticaret merkezi. Bizi de etkileyecektir. Özellikle bizim yatırımcılarımız dünyanın birçok yerine ürün satıyorlar. O kapı hızlı bir şekilde Ermenistan'a, Nahçıvan olsun, Azerbaycan olsun bu tür ulaşımların çok hızlı olabileceği bir kapı. Beraberinde kısa bir zaman içerisinde demiryolunun da yapılacağı ve bu bağlantıda özellikle lojistikte önemli bir katkı konacağını öğrendik."

"NUSAYBİN, CEYLANPINAR KAPISI GİBİ KAPILAR AÇILDIĞI TAKDİRDE SURİYE'YE OLAN TİCARETİMİZ ÇOK HIZLI ARTACAK"

Aynı sürecin hızlı bir şekilde Suriye'de de hemen gerçekleşmesini istediklerini dile getiren Kaya, şöyle konuştu:

"Evet, Nusaybin Kapısı, Mürşitpınar Kapısı, Ceylanpınar Kapısı'nın da özellikle bölge illerine açılan bu kapıların da hızlı bir şekilde merkezi hükümetle, oradaki bölge yönetimiyle görüşerek açılması çok çok önemli. Bugün Irak'taki Habur'un rakamlarına dönüp baktığımızda evet bugün merkezi hükümet uyguladığı vergi uygulaması nedeniyle günde 4 bin olan tır sayısı 2 binlere kadar düştü ama süreç içerisinde bu tekrar düzelecektir. Irak'la olan ticaret hacmimize baktığımızda da neredeyse 15 milyar dolara varan bir ticaret hacminden bahsediyoruz ve bunu bir tek kapıdan yapıyoruz. Habur'dan yapıyoruz. Şimdi bunu eğer Nusaybin Kapısı, Ceylanpınar Kapısı gibi kapılar açıldığı takdirde hem Suriye'ye olan ticaretimiz çok hızlı bir şekilde artacak. Bugün işte dönüp baktığınızda toplam Türkiye'nin Suriye'yle olan ticaret hacmi 2,5 milyar dolar civarında. Bu oldukça düşük bir rakam. Bu kapılar sağlıklı bir şekilde işletildiği takdirde çünkü Nusaybin kapısı aynı zamanda Semelka Kapısıyla birlikte Irak'a geçişte de çok yakın ve kolay bir yani ha buradaki sıkışıklık olduğu takdirde bypass edilebilecek bu kapı. Hem Irak'ın ihracatına faydası olacak hem de Suriye'nin ihracatına çok önemli faydaları olacak."

"DİYARBAKIR'DAN CİLVEGÖZLÜ KAPISINDAN GİDİP SURİYE'YE MAL SATAMAYIZ"

Komşularla siyasi sorun yaşandığında ticari ilişkilerin kesilmemesi gerektiğini bilderen Kaya, şunları söyledi:

"Kapıları açık tutmak bu biraz ifade ettiğim aynı zamanda o siyasi diye ifade edilen sorunların da minimize olmasını sağlayacak. İnanıyorum ki işte Alican Kapısı'yla başlayan bu süreç Suriye'nin şu an büyük yatırımlara ihtiyacı var. Oradaki iş insanlarının bizlerle diyalogları var. Bizleri arayıp özellikle inşaat sektörünün inşaat sektöründe çok büyük yatırımlara ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Bunu biz 570 kilometre ötede Cilvegözlü kapısıyla yapamayız. Diyarbakır'dan Cilvegözlü kapısından gidip Suriye'ye mal satamayız. Bizim için acil olan bir an önce Nusaybin kapısının hemen açılması bölge ticaretine, Mardin'e, Diyarbakır'a, Batman'a, Siirt'e, Şırnak'a çok büyük katkıları olacaktır."

"KAPILARIN AÇILMASI İÇİN TÜRKİYE'DEKİ YETKİLİLERLE GÖRÜŞÜYORUZ"

Kaya, Türkiye'deki yetkililerin Suriye'deki sınır kapılarının kapalı olmasının nedeni Suriye hükümetinden kaynaklandığını işaret ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bizce gerek Türkiye, gerekse de Suriye'nin şu anki merkezi hükümeti maalesef o bölgedeki Rojava'daki yönetimi biraz da ticaret ile ekonomi ile terbiye etme amaçlı bu engel çıkarılıyor. Biz bunu çünkü uzun zamandan beri Türkiye'deki yetkililerle görüşüyoruz bu kapının açılması ile ilgili. Bugün, Türkiye'den aldığımız cevap daha çok Suriye merkezi hükümetinin, engellediği ifade ediliyor. Ama bence, bu işi Türkiye çözebilir bir güce sahip. Çünkü en fazla bizi etkiliyor. Yani burada Suriye merkezi hükümetinin Rojava yönetimini kapıları kapalı tutarak terbiye etmesi, özellikle insani yardımların geçişine bile izin vermemesi doğrusu bence bu yanlış bir uygulama ki biz bunu Avrupa Birliği ülkelerine de izah ettik, anlattık. Çünkü şu an Suriye'nin onarımında uluslararası birçok ülke onarımı ile ilgili destek verirken Suriye hükümetinin halen Rojava'nın insani yardımına bile geçişine izin vermemesi kabul edilir bir durum değil."

"BÖLGEDE YAŞANAN SAVAŞ EN FAZLA BÖLGE ÜLKELERİNİ TİCARET OLARAK ETKİLİYOR"

Türkiye'de ihracatta yaşanan düşüşlere ilişkin de değerlendirmede bulunan Kaya, "Doğrusu bizde de aynı düşüş devam ediyor. Tabii bu sadece kapılarla sınırlı değil. İşte özellikle bu yıl bölgede yaşanan savaş en fazla bölge ülkelerini ticaret olarak etkiliyor. Yani bir kere ulaşımda önemli sorun var. Irak dışında belki genel anlamda Irak'la ilgili büyük kayıplarımız yok. Bunun temelinde Körfez ülkelerinin Irak'la olan ticaretinde düşüş olmasından kaynaklı Türkiye büyük bir düşüş yaşamadı ama tabii ki bu savaşın, bölgesel savaşın özellikle bölgedeki ekonomiye olum birçok etkisi var" şeklinde konuştu.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.