Dha yurt bülteni - 6

05.10.2019 11:09 | Son Güncelleme: 05.10.2019 11:09
Dha yurt bülteni - 6

Sahte özürlü raporu aldıran şebekenin şifresi, 'cam balkon'Konya'da 16 kişiye sahte 'özürlü' raporu aldırdığı öne sürülen suç çetesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 22 şüpheliden, 6'sı tutuklandı.

Sahte özürlü raporu aldıran şebekenin şifresi, 'cam balkon'

Konya'da 16 kişiye sahte 'özürlü' raporu aldırdığı öne sürülen suç çetesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 22 şüpheliden, 6'sı tutuklandı. Teknik takipte, şifreli konuşan şüphelilerin sağlık raporunu yerine 'cam balkon' ifadesini kullandıkları saptandı.

Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Kadınhanı ilçesinde Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü'nde çalışan Süleyman B.'nin, bazı kişilerin sahte 'özürlü' raporu almasını sağladığı bilgisine ulaştı. Harekete geçen polis, Süleyman B.'nin, 2016 yılında bir kamu hastanesinde temizlik görevlisi olarak çalışırken sahte özürlü raporu düzenlediği iddiasıyla gözaltına alınıp, tutuklandıktan sonra cezaevinden tahliye olan Harun İ.'nin liderliğini yaptığı şebekeyle ortak hareket ettiğini belirledi. Şebekenin 16 kişiye kent merkezindeki çeşitli hastanelerde sahte 'özürlü' raporu aldırdığı saptandı. 24 Eylül günü düğmeye basan ekipler, düzenlenen operasyonla 22 kişiyi gözaltına aldı.

6 KİŞİ TUTUKLANDI

Şüphelilerden 6'sı polisteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 16 şüpheliden 6'sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 10 şüpheli ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

ENGEL ORANINI YÜZDE 9'DAN YÜZDE 51'E YÜKSELTMİŞLER

Bu arada soruşturma kapsamında ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. Şebeke üyelerinin, rapor alacak kişilerin tahlil ve tetkiklerinin de normal seviyenin üstünde görünmesi için, bu kişilere şekerli su içmeleri, doktorların sağlık sorunlarıyla ilgili sordukları her soruya da olumsuz yanıt vermelerini söyleyerek yönlendirdikleri ileri sürüldü. Bazı tahlil ve tetkik sonuçlarında ise rapor alımını sağlayacak şekilde oynama yaptıkları iddia edildi. Rapor aldıkları her bir kişiden de 10 bin liraya yakın para aldıkları öne sürüldü.

Polisin yaptığı takip sonucu rapor alan 16 kişinin sağlık kurul raporları iptal edildi. Yeniden heyete gönderilen 7 kişinin ise engellilik oranları tamamen değişti. Şebeke tarafından rapor aldırılan bir kişinin yüzde 51 olan engel oranı yüzde 9'a, yüzde 60 olan bir kişinin engel oranı ise yüzde 15'e düşürüldü.

Teknik takipte, şifreli konuştuğu belirlenen şüphelilerin sağlık raporunu 'cam balkon' olarak adlandırdıkları tespit edildi.

Görüntü dökümü:

---------

- Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

- Adliyeden detaylar

Haber-Kamera: Tolga YANIK KONYA DHA))

==================

FUARIN GÖZDESİ 2 BİN LİRAYA SATILAN 'KARA TAVUK'

Kuzu kadar tavşan, gülen horoz ve 2 bin liralık kara tavuk fuara damga vurdu

Çanakkale'nin Biga ilçesinde düzenlenen Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, çok sayıda firmayı buluşturdu. Fuarda, en büyük ilgiyi, bir dernek tarafından evcil ve yabani hayvanların tanıtıldığı stant gördü. Yaklaşık 8 kiloluk ağırlığı ve 24 santimlik kulaklarıyla görenlere, 'Kuzu kadar tavşan' dedirten Alman menşei Velikan cinsi dev tavşan, Endonezya menşei gülen horoz ve 2 bin liralık fiyatıyla kara tavuk görenleri şaşkına çevirdi.

Biga Belediyesi, Biga Ticaret ve Sanayi Odası, Biga Ticaret Borsası ile Biga Ziraat Odası tarafından bu yıl 13'üncü kez düzenlenen Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, Kapalı Pazar Yerinde düzenlenen tören ile açıldı. 6 Ekim Pazar gününe kadar açık kalacak fuarda, tarımsal araç ve gereçler, gıda ürünleri, otomobiller,, inşaat malzemeleri gibi çok sayıda ürün ile hayvanların tanıtıldığı stantlar kuruldu. Çanakkale Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu, Biga Kaymakamı Mustafa Can, Biga Belediye Başkanı AK Partili Bülent Erdoğan ile Biga Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şadan Doğan fuarın açılış töreninde birer konuşma yaparak, katılım gösteren firmalara teşekkür ettiler. Açılış töreninin ardından, protokol ve vatandaşlar stantları gezdi. 

Çanakkale Süs Tavukları Yetiştiriciliği ve Kanatlı Yaban Hayvanlarını Koruma Derneği'nin açtığı ve birbirinden ilginç evcil ve yaban hayvanların sergilendiği stant, 7'den 70'e herkesin ilgi odağı oldu. Aileler, kafeslerdeki ilginç hayvanları çocukları ile tanıştırdı. Minikler, hayatlarında ilk kez gördükleri hayvanları ilgiyle inceleyip, sevme fırsatı buldu. Çocukların en çok sevdiği hayvanların başında ise, tavşanlar geldi. Ancak içlerinden birisi vardı ki, henüz 7 aylık olmasına karşın yaklaşık 8 kiloluk ağırlığı, 24 santimlik kulaklarıyla herkes tarafından ilgiyle izlendi.

HENÜZ YAVRU, AMA 8 KİLO AĞIRLIĞINDA

Çanakkale Süs Tavukları Yetiştiriciliği ve Kanatlı Yaban Hayvanlarını Koruma Derneği Başkan Yardımcısı Engin Akay, kendisine ait Alman menşei Velikan cinsi dev tavşanın özelliklerini anlattı. Akay, "Bu hayvanın özellikleri gösterişli ve tüyünün yumuşak olması. Kulaklarının büyük olmasıyla ünlenen bir tavşan. Şuan 24 santim büyüklüğünde kulakları var. 7 aylık olmasına rağmen yaklaşık 8 kilo ağırlığında. Üretime geçmek için bunun 11-12 kilo olmasını bekliyoruz. Tavuk sevgimiz var, ama tavşan başka bir zevk. Kuzu yemi ve yonca veriyoruz ağırlıklı olarak. Havuç ve elma vazgeçilmezimiz. Az miktarda yeşillik de takviye yapıyoruz. Nasip olursa Çan, Biga, Çanakkale bölgesi olarak baya bir yaygınlaştıracağız bu tavşan cinsini. Değerli bir tavşan, fiyatı bin 500 lira civarında. Ancak üretmek çok zor" dedi.

2 BİN LİRALIK KARA TAVUK VE HOROZ

Dernek Başkan Yardımcısı Engin Akay, horoz, tavuk, ördek, kaz, güvercin, keklik, ve tavşan gibi hem evcil hem de yabani birçok cins hayvanı tanıtmak istediklerini söyledi. Dernek olarak keklik üretip doğaya saldıklarını, anaokullarına kuluçka makineleri koyarak, 'hayvanı seven doğayı da sever, insanı da sever' sloganıyla hayvan sevgisini küçükten aşıladıklarını kaydeden Akay, "Fuara da bu hayvanları tanıtmak amacıyla getirdik. Horoz ve tavuklarımız içinde çok ilginç cinsler var. Bunlardan birisi Endonezya menşei Ayam Cemali. Namı değer karatavuk. Her yeri kara olan bir tavuk, ama yumurtası beyaz. Dünyanın en pahalı tavuğu bunlar. Tanesi 2 bin lira. Tabi ki alan var. Bu iş zevk ve sevda işi" dedi.

GÜLEN HOROZ GÜLDÜRÜYOR

Akay, ilginç horozlardan birisinin de Endonezya menşei Ayam Ketawa olduğunu belirterek, "Bunu biz 4 sene önce getirdik ve Türkiye ile tanıştırdık. Şu anda da üretimini yaparak tüm Türkiye'ye dağıtıyoruz. Bu ötmüyor, gülüyor. Biz de, 'horoz dediğin gülmeli, gülmeyen horozu kesmeli' diyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: Burak GEZEN/Mustafa SUİÇMEZ/BİGA(Çanakkale), -

===================

Meme kanseri farkındalığı için kampüs pembe fiyonkla donatıldı

Atatürk Üniversitesi, 'Meme Kanseri Farkındalık Ayı' sebebiyle kampüse pembe fiyonklar asıldı. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, "Farkındalık ayı kapsamında 31 Ekim'e kadar sosyal güvencesi olsun ya da olmasın tüm kadınlarımıza mamografi tarama testi hizmeti sunacağız" dedi. 

'Meme Kanseri Farkındalık Ayı' etkinlikleri, Atatürk Üniversitesi Kampüs alanındaki ağaçların pembe fiyonklarla donatılmasıyla başladı. Rektörlük binası ve Tıp Fakültesi binasına, meme kanserinde erken teşhisin öneminin anlatıldığı afişler asıldı. Kampüs içindeki aydınlatma sistemi de pembe renge dönüştürülürken, billboardlarda meme kanseriyle ilgili bilgilendirici görseller yer aldı. Toplumun bilinçlendirilmesi ve etkili bir farkındalık oluşturulması için 'Meme kanserini birlikte göğüslüyoruz' sloganıyla yola çıktıklarını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, "Üniversitemizin girişinden itibaren birçok caddede ağaçları pembe fiyonklar ile bezettik. Yine, aydınlatma sistemlerimizi pembe renge dönüştürdük. Bu sayede yerleşkemizde 'Pembe Caddeler' tanzim etmiş olduk. Farkındalık oluşturmak için ayrıca kampüsümüzde yer alan bilboardları, konuyla ilgili görsellerle donattık. Bilgilendirme broşürleri ve kadın çalışanlarımızın kapılarına astığımız kartlar ile dikkat çekmeye çalıştık. Farkındalık ayı boyunca Erzurum'da bulunan 3 alışveriş merkezinde stantlar kurarak halkımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Rektör Çomaklı, 31 Ekim'e kadar sosyal güvencesi olsun ya da olmasın tüm kadınlara mamografi tarama testi hizmeti verileceğini kaydetti.

PEMBE MASA BİRİMİ OLUŞTURULDU

Etkinlikler kapsamında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Poliklinik girişinde pembe masa oluşturuldu. Masada bulunan görevliler, hastaneye gelen kadınları meme kanseri konusunda bilgilendirdi, broşür dağıttı. Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ali Şahin. meme kanserinin ülkemizde ve dünyada arttığına dikkat çekti. Türkiye'de 25 bin vaka bulunan meme kanserinde dünya genelindeki hasta sayısının 2 milyonu bulduğunu ifade eden Prof. Dr. Ali Şahin, erken teşhisin önemli olduğunu söyledi. Ekim ayı boyunca meme kanserine yönelik farkındalık oluşturmak için etkinliklerin devam edeceğini kaydeden Şahin, pembe masanın yanı sıra muayene odasında görevli bir kadın doktorun isteyenleri ücretsiz olarak muayene edeceğini hem de kendini muayenenin yollarını öğreteceğini bildirdi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------

-Pembe fiyonklarla donatılan ağaçlardan detay

-Drone ile çekilen detaylar

-Rektör Ömer Çomaklının konuşması 

-Üniversite hastanesinde broşürler ile vatandaşlara bilgi verilmesi

-Hastanede oluşturulan pembe masadan detay

-Başhekim Ali Şahin ile röp

SÜRE: 06.45 BOYUT: 755 MB

Haber-Kamera: Salih TEKİN / ERZURUM,

=====================

'Yörük' modasını yaşatıyorlar

Samsun'un Vezirköprü ilçesi Tahtaköprü Mahallesi'nde yaşayan kadınlar günlük hayatlarında yörük geleneğinden kalma kıyafetleri giymeyi sürdürüyor. Kırmızı, mavi, sarı, pembe yeşil renkteki çiçekli desenlerden oluşan kumaştan dikilen kıyafetler görenlerin ilgisini çekiyor.

Vezirköprü ilçesinde 2 bin nüfuslu Tahtaköprü Mahallesi'nde kadınlar günlük hayatlarında yörük geleneğinden kalma kıyafetleri giymeyi sürdürüyor. Kırmızı, mavi, sarı, pembe ve yeşil renkteki çiçekli desenlerden oluşan kumaşlardan dikilen üç parça halindeki kıyafetler, libada, fistan ve belleme adını taşıyor. Mahallede bulunan atölyelerde geleneksel dokuma teknikleriyle kilim, heybe gibi ürünlerde dokuyan kadınlar, yörük kıyafetlerini dikiyor. Mahallede kadınların günlük hayatlarında giydikleri yörük kıyafetleri fotoğraf sanatçıları, gezginler ve araştırmacılarında ilgisini çekiyor.

'BU BİZİM ÖZ KÜLTÜRÜMÜZ'

Mahalle sakinlerinden 6 çocuk annesi Şehri Doğan (46), yörük geleneklerini yaşattıklarını belirterek "Kumaşını alıp biz köyde biçip dikiyoruz. Atalarımızdan böyle gördük çocuklarımızı da böyle yetiştiriyoruz. Benim çocuklarım üniversitede okuyorlar. Eve geldiklerinde hemen bu kıyafetleri giyiyorlar.  Bu bizim kültürümüz ve değerlerimizi yaşatmak istiyoruz, çocuklarımıza öğretiyoruz. İnşallah bu kültürümüzü de kaybetmeyip yaşatacağız. Dışarıdan gelenler bu kıyafetlerden diktirebiliyor" dedi.

Genelde kırmızı ve mavi renklerde kıyafetleri diktiğini söyleyen 4 çocuk annesi Gülaser Doğan (55) ise "Biz çiçek motifini çok severiz. Başımıza örttüğümüz 'yaşmak' isimli başörtümüzü de kıyafetimize uygun renkli seçeriz. Renkli olması daha iyidir. Biz öyle seviyoruz. Annelerimizden böyle gördük böyle de devam ediyoruz. Bu bizim öz kültürümüz. Şehirden çocuklarımız geldiğinde hemen bu kıyafetleri giyerler. Her yere giderken bu kıyafetlerimizi giyeriz. Herkes elbisesini kendisi diker. Kendisi yapamayan komşusuna diktirir" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------

-Mahalleden drone ile detaylar

-Yörük kıyafetli kadınlardan detaylar

-Kıyafetten detaylar

-Kumaştan detaylar

-Röportajlar

-Muhabir anonsu

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/VEZİRKÖPRÜ(Samsun),  

======================

İstanbul'dan köyüne döndü, şimdi yumurta satıyor  

İstanbul'da uzun yıllar yaşadıktan sonra işsiz kalınca köyüne dönme kararı alan Turhan Taşçı (33), oğlunun civciv merakıyla başlayan kümes hayvanı yetiştirme işini gelir kapısına dönüştürdü. Elektrik ustası olan Taşçı, oğlunun aldığı 2 civciv ile başladığı işte 250 tavuk sahibi oldu. Taşçı, şu anda yumurta siparişlerine yetişemiyor.

Turhan Taşçı, 1993 yılında ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. Taşçı, Sevda Taşçı ile evlendikten sonra 4 yıl bir mobilya atölyesinde usta olarak çalıştı. Sonrasında işsiz kalan Taşçı, Büyükşehir'in yaşantısından da sıkılarak eşiyle, 9 ve 4 yaşlarında erkek çocuklarını da alarak, 3 yıl önce Bartın'ın Ulus ilçesi Abdipaşa Beldesi'ne yerleşti. Burada bir süre çeşitli işlerde çalışan Taşçı, 1,5 yıl önce büyük oğlu Baran'a bakması için 2 civciv aldı. Baba Taşçı daha sonra civcivlerin yanına 18 civciv daha alarak beraberce büyütmeye başladı.

HER SABAH KÜMESTEN 150-200 ARASINDA YUMURTA ALIYOR

Başlarda hobi olarak başladığı işi bir gelir kapısına dönüştüren Turhan Taşçı, evinin yanında 50 metrekarelik bir bahçeyi kiralayarak, kendi imkanlarıyla burayı bir kümes haline getirdi. 1, 5 yıl önce 2 civciv ile işe başlayan Taşçı'nın şu anda 250 tavuğu bulunuyor. Her gün ortalama 150-200 arasında yumurta alan Taşçı ve eşi Sevda tavukların bakımını birlikte yapıyor. Sabah saatlerinde kümesteki yumurtaları toplayan Taşçı ailesi siparişlerle kendilerine kazanç sağladılar. Özellikle Abdipaşa beldesi ile çevre illerden ve ilçelerden yoğun yumurta siparişi alan Taşçı ailesi ayrıca bir zamanlar işsiz kalarak geldiği İstanbul'daki tanıdıklarının siparişiyle de yumurta satıyor.

'MERAKLA BAŞLADIĞIMIZ İŞİ BÜYÜTTÜK'

İstanbul'da şehir hayatından bunaldıktan ve işsiz kaldıktan sonra radikal bir karar aldığını söyleyen Taşçı, "İstanbul aslında bize göre değildi. Trafiği keşmekeşliği, hayat pahalılığı beni çok yormuştu. Bir gün karar aldım. Ailemle birlikte köyüme, doğduğum topraklara geldim. 1 yıl da köyde kaldım. Orada kalırken, benim büyük oğlum 2 adet civciv aldı. Bende onların yanına 18 civciv daha aldım. Sonra 20 civcivi büyüttük. Merakla başladığımız bu iş daha sonra büyüdü ve bu bahçeyi kiraladım. Sonra bir gün bir abla geldi. Bana 'Tavuk satıyor musun?' dedi. Ben de 'Satarım' dedim. Kısacası 2 tavuk satarak başladım. Sonra bir kuluçka makinesi aldım. Bin yavrumuz oldu ama şu anda bizim burada 250 tavuğumuz var. ve ortalama günlük 150-200 yumurta alıyoruz. ve siparişlere yetişemiyoruz. İstanbul'da yaşayan insanlara ise tavsiyem, eğer İstanbul'da eviniz yoksa, her gün işe otobüsle gidiyorsanız, ben derim ki 'Köyünüze geri dönün ve huzuru bulursunuz.' Burada her şey çok güzel, deniz dersen ayağının dibinde, yeşillik dersen arkanda. Kısacası burada insanlık var, huzur var" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Tavuk kümesinden detay

-Tavuklardan detay

-Turhan Taşçı ve eşinin yumurta toplaması

-Detay görüntüler

-Turhan Taşçı ile röp.

Süre: 7.08 Boyut: 219 MB

Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,

===================

Babalar boş pusetlerle yarıştı 

Burdur'da düzenlenen yarışmada babalar boş pusetlerle birinci olmak için ter döktü.

Burdur'da 1-7 Ekim Dünya Emzirme Günü etkinlikleri kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü İstasyon Caddesi'nde stant açarak annelere emzirmenin önemini anlatan bilgilendirme broşürleri dağıttı. Etkinlik kapsamında düzenlenen ve babaların boş bebek pusetleriyle girdiği yarışta renkli anlar yaşandı. Babalar birinci olmak için ter dökerken izleyenler kahkahaya boğuldu. 

Yarışmada dereceye girenlere İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Sevinç Sütlü tarafından madalya verildi.

Görüntü Dökümü

--------------

- Yarışmadan (Cep tel görüntüsü)

- Ödüllerin verilmesi (Cep tel görüntüsü)

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,

=======================

Hatay'da muz kesimi başladı

Türkiye'nin üçüncü büyük muz üretim merkezi Hatay'ın Arsuz ilçesinde ilk kesim törenle başladı.

Arsuz'un Üçgüllük mahallesinde muz üreticisi Rasim Satmaz'ın bahçesinde düzenlenen ilk kesim törenine Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Hatay İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Çolakoğlu, Arsuz İlçe Tarım ve Orman Müdürü Serkan Yılmaz, İlçe Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü Celile Tuğba Cengiz, Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Nal ile muz üreticileri katıldı. Kaymakam Sarı ile beraberindeki heyet, seradan ilk muzların kesimini yaptı. Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz'un turizm şehri olarak tanınsa da balıkçılığın, doğa ve su sporlarını merkezi olduğu gibi tarımın da cenneti olduğunu belirterek, "Türkiye'nin maydanoz ihtiyacının yüzde 30'unu karışlıyor. Bunun yanı sıra her geçen yıl gelişen büyüyen bir de muz üretimimiz var. Belki Antalya'ya rakip olmaya başladık. Muzlarımız ithal muz ayarında kaliteli ve piyasa sorunu yok. Şuanda 28 üreticimizle  600 dönüme yakın muz üretim alanımız var. Her geçen yıl da gelişiyor. Kalkınma Ajansı ve Ziraat Bankasının çeşitli desteklerinden de yeni sera kurulumları ile modernizasyon çalışmaları yapılıyor" dedi.

YILLIK ÜRETİM 4 BİN TONUN ÜZERİNDE

 İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Çolakoğlu, Arsuz ilçesi sınırlarının dışında Reyhanlı ve Kırıkhan bölgelerinde de muz seralarının kurulmaya başlandığını söyledi. Çolakoğlu, Antalya ve Mersin'in ardından Hatay'ın Türkiye'nin üçüncü muz üretim merkezi olduğunu belirterek, "Her geçen yıl üretim alanlarımız genişliyor ve artıyor. Şuanda ağacındaki fiyatı 5-6 TL. Hatay'da  4 bin tonun üzerinde muz üretimimi bekliyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

--------------

-Kaymakam ve beraberidekilerin muz serası içerisinde görüntüsü

-Kaymakam Musa Sarı'nın konuşması

-İl Tarım Müdürün konuşması

-İlk muzun kaymakam tarafından kesilmesi

-Muz serası ve muzlardan görüntü

-Kesim haneye gelen muzlar ve kesilmesi

-Kesilen muzların suda yıkanması

-Kasalara konulan muzlar ve soğuk hava deposunda ilaçlanan muz görüntüleri

-Satışa hazır muz kasası

SÜRE: 01'09" BOYUT : 188 MB

Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Dha yurt bülteni - 6 - Konya
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 20.10.2020 04:14:11. #1.15#
title