Bakan Fidan: New York'taki Gazze Toplantısına Katılan Ülkelerin Dışişleri Bakanları ile İstanbul'da Toplantı Gerçekleştireceğiz
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "New York'ta Sayın Trump ile beraber bir araya gelen ülkelerin Dışişleri Bakanları ile pazartesi günü inşallah İstanbul'da bir toplantı gerçekleştireceğiz. Bu toplantı bizim açımızdan oldukça önemli. Biliyorsunuz bu sekiz ülkenin siyasi liderleri Sayın Trump ile New York'ta bir araya gelerek çok önemli bir tarihi anlaşmanın zeminini oluşturmuşlardı" dedi.
(ANKARA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, " New York'ta Sayın Trump ile beraber bir araya gelen ülkelerin Dışişleri Bakanları ile pazartesi günü inşallah İstanbul'da bir toplantı gerçekleştireceğiz. Bu toplantı bizim açımızdan oldukça önemli. Biliyorsunuz bu sekiz ülkenin siyasi liderleri Sayın Trump ile New York'ta bir araya gelerek çok önemli bir tarihi anlaşmanın zeminini oluşturmuşlardı" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ile görüştü. İki Bakan görüşmelerinin ardından Bakanlık'ta ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, şöyle konuştu:
"İkili ticaret hacmimiz 520 milyon dolar civarında ama inşallah bunu en kısa zamanda 1 milyar dolar mertebesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu açıdan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi'nin ilk toplantısını en kısa süre içinde ülkemizde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Savunma sanayi, iş birliğimizi geliştirmeyi hedeflediğimiz alanlardan birini oluşturuyor. Teknoloji, dijitalleşme, siber güvenlik ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda ortak çalışmalar gerçekleştirmek istiyoruz. Görüşmelerimizde bölgemizdeki bağlantısallığın geliştirilmesinde sunabileceğimiz katkıları da ele alıyoruz. Bildiğiniz gibi, Türkiye geçtiğimiz nisan ayında Üç Deniz Girişimi'ne stratejik ortak oldu. Üç Deniz Girişimi çerçevesinde Estonya ile beraber geliştirebileceğimiz projelere ayrıca önem atfediyoruz.
"Avrupa güvenlik mimarisi caydırıcı kapasiteye ulaşmak zorunda"
Görüşmelerimizde NATO kapsamındaki iş birliğimizi ve Avrupa Atlantik Bölgesi'nin güvenliği konusunu da ele alıyoruz. Türkiye NATO'nun doğu kanadındaki müttefikleriyle dayanışma içinde hareket etmektedir. Bu çerçevede NATO Baltık Hava Polisliği misyonunda önümüzdeki yıl görev almayı planlıyoruz. Sürekli olarak vurguladığımız gibi, Avrupa güvenlik mimarisi caydırıcı kapasiteye ulaşmak zorundadır. Bu bakımdan dar siyasi hesaplar yerine stratejik bir bakış açısıyla hareket edilmesi tüm tarafların çıkarınadır.
Türkiye'nin SAFE mekanizmasına katılımı kritik önem taşımakta"
Türkiye olarak Avrupa Birliği'nin (AB) savunma ve güvenlik alanındaki girişimlerinin NATO'yu tamamlayıcı nitelikle olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu alanda atılacak adımların AB üyesi olmayan müttefikleri de kapsayacak şekilde yürütülmesini açıkçası bekliyoruz. Keza Türkiye'nin Security Action for Europe (SAFE) mekanizmasına etkin katılımı hem ikili ilişkilerimiz hem de Avrupa'nın güvenliği açısından kritik önem taşımaktadır.
Zamanın ruhu, Türkiye-AB ilişkilerine uzun vadeli çıkarlarımız açısından bakılmasını gerekli kılmakta. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konudaki irademizi ortaya koymuştur, her fırsatta da koymaya devam etmektedir. Aynı kararlılığı AB tarafının da göstermesi halinde Türkiye'nin adaylık sürecinde yaşanan tıkanıklıkların aşılabileceğine inanıyoruz. Bu vesileyle Estonya'nın ülkemizin AB üyeliğine uzun yıllardır verdiği destek için ayrıca huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Bugün Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğunun yeniden canlandırılması gibi konuları da ele almaktayız. Ayrıca vatandaşlarımızın vize başvurusu süreçlerinde yaşadığı zorluklar da gündemimizde yer almakta. Bu konulardaki beklentilerimizi her fırsatta dile getiriyoruz ve somut çözümler bulunması için çaba harcıyoruz.
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gerekmektedir. Savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelerin önünde bazı zorluklar var. Ancak bu zorluklar diplomatik çözüm arayışlarını asla engellememeli. Türkiye olarak müzakereleri desteklemeyi sürdüreceğiz.
"Netanyahu, soykırımı yeniden başlatmak için bahane aramakta"
Netanyahu, bütün dünyanın gözleri ateşkesi ihlal etmek ve soykırımı yeniden başlatmak için bahane aramakta, bu görünüyor. Kalıcı barış umudunun korunması ve bölgesel güvenliğin tesisi bakımından İsrail'in ateşkese riayet etmesi şarttır. Türkiye olarak Şarm el-Şeyh Deklarasyonu'na imza atarak önemli bir sorumluluk üstlendik. Bugün de ilgili tüm ülkelerle yakın temas ve iş güdüm halinde ateşkesin kalıcı olması için çaba harcamaktayız. Uluslararası toplumun da İsrail'e gerekli mesajları vermesi bu açıdan önem taşımaktadır.
Gazze'ye yönelik insani yardımlarımız da aralıksız devam etmekte. Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığı, AFAD ve Kızılay yetkilileri Refah'ta yardım çalışmalarımızı yürütüyorlar. 900 ton malzeme taşıyan insani yardım gemimiz 17 Ekim günü El Ariş Limanı'na ulaştı. Müteakip insani yardım seferinin hazırlıkları da inşallah yakında tamamlanacak. Ayrıca Filistinli kardeşlerimizi tedavi amacıyla ülkemize getirmek için tüm imkanlarımızı da halihazırda seferber etmiş durumdayız. Gazze'nin yeniden inşası için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. İnanıyoruz ki sabır ve dayanışma yoluyla Gazze yeniden ayağa kalkacaktır.
"10 Mart Mutabakatı'nın tümüyle uygulanması elzem"
Suriye'de barış, huzur ve istikrarın tesisi için de desteğimizi sürdürmekteyiz. Ulaştırma, sağlık, enerji gibi konularda somut projeler yürütüyoruz. Tabiatıyla sürdürülebilir kalkınma ancak gerekli güvenlik koşullarının sağlanmasıyla mümkün olacaktır. Bunun için ise Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliği bakımından önem taşıyan 10 Mart Mutabakatı'nın tümüyle uygulanması elzemdir. Bu entegrasyon fırsatının gerçekçi bir yaklaşımla değerlendirilmesi Suriye'nin geleceği bakımından anlamlı bir gelişme olacaktır."
Tsahkna: Türkiye, güçlü bir ortak olmaya devam ediyor
Konuşmasına geçmiş Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Estonya Dışişleri Bakanı Tsahkna ise şunları kaydetti:
"Türkiye, Estonya için son derece değerli ve güçlü bir ortak olmaya devam ediyor. İlişkilerimiz ikili anlamda hızlı bir biçimde ilerliyor. Aynı zamanda toprak bütünlüğü ilkeleri bizim için önemli. Bir kez daha ifade etmek istiyorum, Rusya bizim toprak bütünlüğümüzü ihlal ettiğinde ve Rus uçakları Estonya hava üssüne ve NATO hava sahasına girdiğinde gerçekten net mesajlar verildi. Bu anlamda dördüncü maddeyle ilgili konsültasyon sürecini devreye soktuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Türkiye her zaman bizim yanımızdaydı. İhlal ilk gerçekleştiği andan itibaren de bizi destekledi.
NATO'nun doğu kanadına baktığımızda Türkiye gerçekten son derece önemli bir rol oynuyor. Önümüzdeki yıl Hava Polisliği misyonunda Türkiye yer alacak. Bu pratiğe yönelik çok önemli bir iş birliği olacak. Savunma sanayi açısından bakıldığında Estonya önemli satın alımlar gerçekleştiriyor. Estonya, Türkiye'den de satın alımları gerçekleştiriyor. Çünkü Türkiye bizim için son derece güvenilir bir ortak.
Ukrayna'ya bu savaşta verdiğiniz destekten dolayı teşekkür etmek istiyorum. Rusya söz konusu olduğunda barıştan bahsetmek çok kolay değil. Eğer Putin barış istemezse müzakere yürütmek, ateşkes gerçekleştirmek çok zor. Avrupa'da Putin ve Rusya üzerine 19'uncu yaptırım paketi uygulanarak bu baskı sürdürülmeye çalışılıyor. Rusya'nın dondurulmuş varlıklarından da bahsettim.
"Estonya, her zaman Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen bir ülke oldu
Estonya, her zaman AB'nin genişleme sürecini ve özellikle Türkiye'nin üyeliğini ve iş birliğinin devam etmesini destekleyen bir ülke oldu. Ancak Avrupa'nın birlikte çalışması gerekiyor.
Gazze ile ilgili olarak bir kez daha size bu konudaki çabalarınızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Barış girişimi ateşkesle birlikte başladı, esirlerin serbest bırakılması süreci başladı. Estonya her zaman iki devletli çözümü destekleyen bir ülke oldu. Birleşmiş Milletler'de Filistin ile ilgili alınan kararları destekliyoruz. New York'taki konferans ve deklerasyona taraf olduk. Estonya, UNRWA ve diğer örgütler aracılığıyla insani yardım sağlamaya devam ediyor. Çünkü bölgedeki insani durum gerçekten felaket seviyesinde. Bu anlamda İsrail'e baskı yapılması gerekiyor."
"Estonya, Türkiye'nin SAFE mekanizmasına katılması gerektiği görüşünü paylaşıyor"
Ortak açıklamanın ardından Bakanlar gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tsahkna, Türkiye'nin AB adaylık sürecine ilişkin değerlendirmesi ve Türkiye'nin SAFE mekanizmasına katılımına ilişkin Estonya'nın tutumunun ne olduğu sorulması üzerine şunları kaydetti:
"SAFE mekanizmasından bahsediyorsanız bir sonraki AB bütçesinde Estonya net bir biçimde Türkiye'nin katılması gerektiği görüşünü paylaşıyor. Türkiye'nin ve AB dışındaki ülkelerin buna dahil edilmesi gerekiyor. Neden diye soracak olursanız, biz ulus olarak çok pratik bir ulusuz. Bu anlamda savunma alanında harcamalarımızı artırıyoruz, AB dışında iş birliğine ihtiyacımız var. Bu iş birliğine kesinlikle ihtiyaç duyuyoruz. Türkiye gibi, güvenilir ortaklarla birlikte hareket etmek istiyoruz. Türkiye bölgede bir istikrar unsuru ve çok önemli bir ülke. Eğer Türkiye olmazsa bu program tam olmayacaktır. Aynı hedefleri paylaşıyoruz. Dolayısıyla kapasitelerimizi genişletmek istiyoruz."
"Yüksek düzeyli temasların başlatılması, mekanizmaların işletilmesi fevkalade önemli"
AB üyesi olmayan ülkelerin Avrupa güvenliğine katkılarının neler olabileceği ile Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin öngörüsü sorulan Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Dün Sayın Şansölye Merz tarafından yapılan ziyaret önemliydi. Toplantılar sonrası Cumhurbaşkanımızın ve Şansölye Merz'in Türkiye'nin AB üyeliği konusunda iradelerini yeniden beyan etmeleri aslında yani son zamanlarda AB ile ilişkilerimiz açısından en önemli gelişmelerinden birisi diye düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız Bu konudaki Türkiye'nin stratejik hedefinin AB üyeliği olduğu konusundaki iradelerini beyan etmişlerdir. Şansölye Merz de Almanya'nın Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda pozitif görüşünü ve desteğini ifade etmişlerdir. Bu bence kıymetli.
Bundan sonra ne yapılabilir? Bundan sonra tabii epey zamandır yapılmayan, dondurulan yüksek düzeyli temasların başlatılması, mekanizmaların işletilmesi fevkalade önemli. Bunlar tabii üyelikle ilgili konular. Üyeliğe gidilirken arada atılması gereken bazı konular var. Vize serbestisi, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve başka birkaç teknik konu daha var. Bu konudaki görüşmelerimiz devam ediyor. Bütün bunlar olurken, Türkiye-AB ilişkilerini yeni dönemde yeni bir ruhla, mevcut jeopolitik ortamın oluşturduğu yeni atmosferde ele alıyoruz. Burada İngiltere, AB, Türkiye, Norveç gibi, doğu, batı, kuzey kanadı bütün bunların bir araya gelip Avrupa bölgesinin genel manada, yani AB'yi de aşan bir Avrupa bölgesi var, İngiltere'nin, Türkiye'nin içinde olduğu, yeni bir güvenlik mimarisi anlayışı nasıl olabilir, bölgemiz güvenlik mimarisinin altında daha nasıl istikrar, refah, huzur üretebilir, sadece bölge halkları için değil, bölgenin etki ettiği bütün coğrafyalar için, Türkiye bu çalışmaların, bu arayışların içerisindedir, içinde olmaya da devam etme yönünde bir irade beyanı mevcuttur."
"Ateşkesin devam ettirilmesi yönünde kaygılarımız var"
Gazze'deki son duruma ilişkin değerlendirmesi sorulan Fidan, şöyle konuştu:
"Çok yoğun bir mesai ile ve emekle ulaşılan ateşkesin devam ettirilmesi yönünde kaygılarımız var mı? Var. Özellikle İsrail'in, Netanyahu hükümetinin nihai hedeflerini engelleyecek olan bu ateşkesin ve barış anlaşmasının kırılgan bir zeminde devam etmesi için belli çevrelerin ciddi çalışması olduğunu görüyoruz. Ama buna rağmen uluslararası toplumun kahir ekseriyeti ateşkesin devam etmesi, orada devam eden artık soykırımın yeniden başlaması ve yerlerinden edilmiş insanların ellerine dönmeleri konusunda bir insani mutabakat var. Bu insani mutabakatı siyasi mutabakata, siyasi mutabakatın da fiili uygulamaya dönmesi yönündeki aşamalarda sürekli çalışıyoruz. Şarm el-Şeyh'te atılan imzalar siyasi mutabakatın en üst seviyesiydi. Sayın Trump ile beraber Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer garantör devletlerin imza atmış olması bu açıdan tarihi bir dönüm noktasıydı.
Çok yoğun kurumları da esas alan bir çalışma trafiği var. Tabii ki bu çalışma trafiğinden sürekli Cumhurbaşkanımız bilgilendiriyoruz, onun bir çerçeve talimatı var. O yönde bu çalışmalar koordine edilmekte. Diğer taraftan biz geldiğimiz aşamayı değerlendirmek ve bir sonraki aşamada hep beraber neler yapabiliriz diye New York'ta Sayın Trump ile beraber bir araya gelen ülkelerin Dışişleri Bakanları ile pazartesi günü inşallah İstanbul'da bir toplantı gerçekleştireceğiz. Bu toplantı bizim açımızdan oldukça önemli. Biliyorsunuz bu sekiz ülkenin siyasi liderleri Sayın Trump ile New York'ta bir araya gelerek çok önemli bir tarihi anlaşmanın zeminini oluşturmuşlardı. Orada bir görüş birliği oluştu, o görüş birliğinden sonra da bir barış planı ortaya çıktı ve bu barış planı da gerçekten devam eden krizin çözülmesi için herkes açısından bir umut ışığı oldu."





















