"Kürt İnsanının Bir Sorunu Yoktur"

"Kürt İnsanının Bir Sorunu Yoktur"

İçişleri Bakanı, terörün bitirileceğini belirterek, "Kürt insanı hiçbir zaman bölücü değildir, olmamıştır.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, terörün bitirileceğini belirterek, "Kürt insanı hiçbir zaman bölücü değildir, olmamıştır. Çünkü o bölücü örgüt kürt insanının değerleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Kürt insanının her hangi bir sorunu da yoktur esas itibarıyla" dedi.

Ordu'ya gelen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, AK parti Ordu İl Başkanlığı toplantı salonunda partilerle baydamlaştı. Bakanı Şahin, burada yaptığı konuşmada Türkiye'de vatanın birliği ve bütünlüğü için siyasi partiler varken, sıkıntılı hale getirmek isteyen siyasi partilerin de var olduğunu söyledi. Bakan Şahin, "Bu ülkenin hukukundan yararlanarak bu ülkeyi varlığıyla, birliğiyle sıkıntılı hale getirmek isteyen siyasi partiler de bu ülkede var. Toplum tarafından benimsenmiş mi? Büyük ölçüde benimsenmemişlerdir. Benimsenirler mi? Bana görü mümkün değil. 200 yıl geçse yine benimsenmez. O halde sıkıntı ne? Sıkıntı sinek küçükse de mide bulandırıyor. Bu ülkenin tadını tuzunu bir şekilde kaçırıyor" dedi.

GÜNDÜZ KÜLAHLI, GECE SİLAHLI KAN İÇİCİ ŞEBEKE

Terör örgütlerinin ortadan kaldırılacağını dile getiren İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

"Böyle bir yapıyı veya buna benzer bir yapıyı geçmişte de bu millet bertaraf etti, bu devlet bertaraf etti. Bunun nice benzerleri bu ülkeye tepelleş oldu, yerel tabiriyle bela oldu yani. Ama her defasında biraz belki hızımızdan kaybederek, biraz gücümüzden kaybederek işte o kalkınma yolundaki çabamızdan feragat ederek, gerektiği kadar, gerekirse tümünden feragat ederek bu belalar defedildi. Bugün yine def edilecek ve edilmeye de başlandı."

Bu ülkede gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine herkesin yüreğinde vatan aşkının, yüreğinde millet ve tarih sevgisinin olduğunu söyleyen İçişleri Bakanı Şahin, "Ben bunu biliyorum, hissediyorum. Nerede? Diyarbakır'da. Nerede Hakkari'de, nerede Hatay'da, nerede Muğla'da, nerede Edirne'de, nerede Çankırı'da. Beni doğrulayan nedir? Bir tanesini paylaşalım. 21-22 Ekim tarihlerinde, 24 Mehmetçiğin 19 Ekim gecesi Hakkari'nin Çukurca'sında hunharca, kalleşçe pusu sonucu şehit edilmesi sonucunda işte dedim ya, bu millet affetmez, bu devlet affetmez. Orada teröristlerin eline silah verilmiş, kandırılmış. Bu ülkenin genç, masum insanları, ya da beyni yıkanmış ya da korkutulmuş gençlerinin eline silah verilerek gönderilmişlerden birisi. Orada Silahlı Kuvvetler'in mukabele bilmisil anlayışının gereği olarak icra ettiği hareket sonrasında, etkisiz hale getirilenlerden birisi. Sezer Arslan adı. Memleketi Muş. Babasının adı ne? Mehmet Arslan. Amcası köyünün muhtarı. Çocuk liseyi bitiriyor, üniversiteyi okumak için Hakkari'ye gidiyor. Genç yaşta ve kandırılıyor. Ne yaptı Sezer'in babası Mehmet Arslan, hadi oradan dedi, hadi oradan. Yeter artık düşün yakamızdan, pis yılanlar, zehirli yılanlar, keneler, düşün dedi artık Türk insanının da, bölge insanın da yakasından. Ben söylemedim onu" diye konuştu.

KÜRT İNSANININ BİR SORUNU YOKTUR

Kürt insanının aslında bir sorunu olmadığını söyleyen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, öldürülen teröristin babasına bunu yapmasını kendisinin söylemediğinin de altını çizerek, "Hatta dediler ki bana bu Sezer'in babasını arasanız da tebrik etseniz. Hayır dedim. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, malesef uzaktan Çankaya'dan, Nişantaşı'dan, Etiler'den boğaza bakarak, denizi seyrederek, yeşilliklere bakarak, gökyüzüne bakarak kağıdı kalemi eline almış, muhtemelen de saatine göre içeceğini yudumlayarak yazı yazan birileri benim yaşadığım gerçeği, benim gördüğüm Hakkari'yi, Muş'u oradaki gerçeği farklı yazıyorlar. Bunu da farklı anlatırlar. Ben ertesi gün Mehmet Arslan'ı ararsam, pekala derler ki, diyeceklerinden eminim ki, bu Mehmet Arslan'ı bu İçişleri Bakanı önceden veya sonradan yönlendirdi o da onun için belki bir bayrak astı diyeceklerdir. Bu kadar da gafiller var, bu kadar da ihanete yatkın tutum ve davranış içinde olanlar var bu memleketin acı gerçeği karşısında. Ben Mehmet Arslan'ı gazetelerden öğrendim. Mehmet Arslan memleketini, vatanını çocuğunun sevgisinden daha çok sevdi ki, onu bir baba olarak üzülerek defnini yaptı ama daha çok sevdiği vatan değerini, daha çok sevdiği vatanın bağımsızlığının sembolü bayrağı önce evine, sonra da hislerine hakim olamadı hisleri o bayrağı mezarın başına dikmeye götürdü. İşte gerçek Türk insanının, gerçek kürt insanının mertliği, yiğitliği, imanı, inancı budur. Kürt insanı hiçbir zaman bölücü değildir, olmamıştır. Çünkü o bölücü örgüt kürt insanının değerleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Kürt insanının herhangi bir sorunu da yoktur esas itibarıyla. Hangi özgürlük bu memlekette yok?" dedi.

BÖLMEK İSTEDİĞİ ÜLKENİN, BÖLÜNMESİ İÇİN ÇALIŞACAK KADAR ÖZGÜRLÜK VAR

BDP'lilerin sürekli sorunlardan bahsettiğini ileri süren İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, kendisinin bir sorun bulamadığını ve görmediğini söyleyerek, "Havadan geziyorum bölgeyi şantiye halinde. Karadan geziyorum bölgeyi her taraf imar halinde. Birşey eksik, halka zorla sandık başına yönlendirilerek verdirilen oylarla seçilen belediyelerin pislikleri ortalıkta dolanıyor o bölgede. Hakkari'ye gidiyorum belediye başkanına örgüt, hangi örgüt ezberlediniz artık. KCK ya. Ne demek o KCK bilirsiniz? Kürtleri Cebren Köleleştirme hareketi. Emir veriyor Yüksekova Belediye Başkanı'na, Hakkari Belediye Başkanı'na. İçişleri Bakanı geliyor bölgeyi terk edin. Niye? İçişleri Bakanı gelecek niyeti belli. Hakkari'de kanalizasyon yok. Her tarafı pislik getiriyor. Bende gidiyorum Hakkari'nin kanalizasyonunu birlikte yapalım, Belediye Başkanı'yla konuşalım diye. Tarih veriyorum, 14 Ağustos günü Hakkari'ye gideceğim. Yüksekova'nın içme suyu yok. İnsanlar gayrimedeni bir şekilde yaşıyor onbinlerce insan. Gecekondu şehri. Her tarafı toz, kirlilik götürüyor. Ama orada bir partinin belediyesi var. Halka bakıyorsun masum. Sözüm ona demokrasi. Adı barış, soyadı demokrasi. Barış dedikleri yerde öldürme, demokrasi dedikleri yerde zulüm. Böyle okursanız meseleyi kavrarsınız" dedi.

Devlet memuruyken 22 yıl önce Hakkari'de denetleme yaptığını belirten Bakan Şahin, o zaman ki insanların daha bakımlı olduğunu söyledi. Şahin, "Vali Bey yol yapacak, Vali Bey kaldırım yapacak özel idareden şehrin içinde, karayolları birşeyler yapacak. O müteahhitlere saldıracaklar, onları tehdit edecekler. Baraj müteahhitlerini tehdit edecekler. Nedir istediğin o zaman? Yatırım mı? Fazlasıyla. Üretim mi? Yapmak isteyeni kovuyorsun? Özgürlük mü? Sınırsız. Ne kadar biliyormusunuz? Bölmek istediği ülkenin bölünmesi için çalışacak kadar özgürlük var orada" dedi.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, sıkıntının Kürt halkından kaynaklanmadığını söyleyerek,"Ben Yunus Yılmaz şehidimizin cenazesinde, ömüne çıkan bir Kürt kardeşimle, kürdüm diyen bir kardeşimle farkında olmadan, medya çekim yapmış, şu diyalogda bulundu. O dedi ki, ben artık kürtlüğümden utanıyorum. Bu olaylar karşısında kürtlük bu değil dedi. Gerçekten üzülüyorum. Şuraya Fatiha okumaya geldim ama ben mi Fatiha'yı okudum, Fatiha mı beni okudu bilemiyorum dedi. ve ben de o zaman dedim ki, bak kardeşim bu ne Kürtlük meselesi, ne Türklük meselesi. Biz Kürt-Türk ayrımıyla bu günlere gelmedik" diye konuştu. Örgütünün yapısının sadece Kürtlerden oluşmadığını belirten Bakan Şahin, başka ırklardan özellikle de komşu ülkelerden insanların ortak bir paydada bir araya geldiğini söyledi. Ortak paydanın özelliklerini de antalan Bakan şahin söylerine şöyle devam etti:

"Dinsizlik, inançsızlık. Allah korkusu olan bir kişi birini ensesinden vurabilir mi? Kan akıtabilir mi? Cana kıyabilir mi? Haksızlık yapabilir mi? Allah korkusu olan, inancı olan birisi çocuğu üniversiteden kandırıp, onun okumasını engelleyip Sezer Arslan'ın hayatına mal olacak şekilde onun hayatını söndürüp, sınır ötesi kampa götürüp, onun eline silahı tutuşturup, sonra onu öldürmeye veya ölmeye gönderebilir mi? Allah korkusu olan, herhangi bir inancı olan müslüman olması da şart değil, herhangi bir inancı olan birisi, saygısı olan birisi genç kızdır, ailesinden kopartıp, zorla evini basıp veya kandırıp, dağa götürüp, namusunu kirleterek ona taciz, eziyet etmek suretiyle sonunda ona, gerilla kıyafetini onların tabiriyle giydirip Çukurca dağlarında mağaralara gönderebilir mi? Askeri öldürmek, polisi öldürmek üzere gönderebilir mi? Bir gram inancı olan birisi, 50 tane sivil ölsün önemli değil, yeterki 51'incisi polis olsun devam edin vurmaya diyebilir mi? Bunların ortak paydası, Kürt kökenli olanın da, Ermeni kökenli olanın da, İranlı olanın da, Iraklı olanın da hepsinin ortak paydası inançsızlıktır. İnancın olmadığı yerde ahlaksızlıktır, olmadığı yerde namussuzluktur, olmadığı yerde vicdansızlıktır, yine bir başkası kansızlıktır. Bunların ortak özelliği budur. Benim kürt kardeşim, dindar kürt kardeşim inancına sonuna kadar, sapına kadar sadık, inançlı kardeşim bu yapıyı bugün keşfetti Mehmet Arslan'da olduğu gibi. Bugün artık Trabzon gibi, Ordu gibi, Samsun gibi, Muğla gibi, Çankırı gibi, Hatay gibi, Adana gibi, Şırnak'ta, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Van'da bunlara olan itirazını, hayırını, defol oradan, 'ede bese'sini, hadi git oradan Türkçe, Kürtçe 'ede bese'sini ortaya koyuyor artık, koyacak."

PERDENİN ARKASINDA BAŞKA PERDELER VAR

Türkiye'deki terör sorunuyla uluslarası alanda memnunluk duyanlar olduğunu söyleyen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, "Perdenin arkasında başka perdeler var. Onlar da aralanıyor yavaş yavaş. Hepsiyle birlikte lisan-ı münasiple, tabiki silahsız olanla silahsız, silahlı olanla silahlı mücadele devam edecek, ediyor da. Devletin güçleri, devletin yöneticileri topyekün bu meselenin köküne vakıf bir şekilde gereğini yaparak devam ediyor. İşte o gereğini yapanlardan birisi olarak sizin milletvekiliniz olarak bendeniz de, bu uğraşım ve bu yapıya neşter vurma çabasının içerisinde yer almaktan şikayetçi değilim. Generalimizden, Emniyet Genel Müdürümüze kadar bütün ekiplerimiz tarafından kardeşane, bir vatan savunması ve vatanın birliği bütünlüğü, hassasiyeti anlayışıyla bir dikkatle yürütülmektedir. Bu bizim en büyük teminatımızdır, en büyük güvencemizdir. Dünyanın gözü önünde, başarıyla bu sınavı hep birlikte çözeceğiz, çözmenin kararlılığındayız. Bizi bu yönden hiçbirşey döndüremez" dedi.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Ak Parti Ordu İl Başkanlığı'nda yaptığı konuşmasının ardından kendisini dinleyen partilerle tek tek bayramlaştıktan sonra Ankara'ya gitti.

(İS/SSA) - Ordu/ Merkez