Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu'nun 5. oturumu düzenlendi - Haberler
Haberi Paylaş

Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu'nun 5. oturumu düzenlendi

AA - Mehmet Şah Yılmaz - Güncel
 - Güncelleme:
Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu'nun 5. oturumu düzenlendi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Tanrısever, Türkiye'nin ve Türk dünyasının önünün çok açık olduğunu belirtti.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Tanrısever, Türkiye'nin ve Türk dünyasının önünün çok açık olduğunu belirtti.

Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 30. yıl dönümü dolayısıyla Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi tarafından, "Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu"nun 5. oturumu çevrim içi düzenlendi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Yılmaz'ın oturum başkanlığı yaptığı sempozyumda, "Yükselen Asya'nın Yeni Jeo-Politik Ekseni Türk Dünyası" konusu ele alındı.

İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı İlyas Topsakal, Türk dünyasının son 30 yılın meselesi olmadığını, bunun bir tarihi yönünün olduğunu söyledi.

Sovyetler'in dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının ardından dünya sistemine entegre olma problemlerinin ortaya çıktığını anlatan Topsakal, "Bu problemde en büyük rol NATO'nun en stratejik, bu bölgeyle ilgili görev alan birimi Türkiye görev yaptı ama dünyadaki algı değişti. İkili sistem bitti, Amerika karar verme mekanizması olarak tek devlet geldi bölgeye." diye konuştu.

Topsakal, o dönemlerde bölgede yeni devlet olma sürecini yakinen takip ettiklerini aktararak, bölgedeki devletlerin durumuyla ilgili sunum yaptı.

Türkistan, Kafkasya, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'ya yönelik yeni stratejiler oluşturulması gerektiğinin altını çizen Topsakal, kardeşlik, güvenlik, estetik ve zarafet üzerine yeni bir strateji kurulacağına şahsen inandığını vurguladı.

"Türk Cumhuriyetleri Türkiye'nin özveriye dayalı olarak izlediği politikaları artık gördü"

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Oktay Tanrısever, Türk dünyasındaki ülkelerin bir araya geldiklerinde dünyaya katkıda bulunabilecek ülkeler grubu olduğunu dile getirdi.

Tanrısever, Sovyetler'in dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetlerinin bu kültürü terk etmelerinin ve yeni bir siyasi ve ekonomik kültür oluşmasının zaman aldığını söyledi.

Türkiye'nin bu ülkelere samimi bir yardım ve pozitif duyguyla yaklaştığını kaydeden Tanrısever, "Türk Cumhuriyetleri, Türkiye'nin özveriye dayalı olarak izlediği politikaları artık gördüler. Anladılar ki Türkiye gerçekten kardeş bir ülke." şeklinde konuştu.

Tanrısever, Afganistan'daki istikrarsızlıktan dolayı bölgedeki Türk Cumhuriyetlerinin güçlenmesinin öneminin arttığını belirterek, "Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması konusunda çok etkin yardım verdi. Hala Türkiye bu bölgeyi istikrara kavuşturabilecek en önemli ülkelerden birisi çünkü Türkiye askeri konulara girmeden, sosyo-ekonomik kalkınmaya önem verdi. Yani herkesin kazanacağı bir çözümü buraya sundu." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin ve Türk dünyasının önünün çok açık olduğunu belirten Tanrısever, "Türkiye, 'Yeniden Asya' stratejisini geliştirdi. Bu çerçevede de Orta Asya'nın çok kritik bir rolü var. Bu bölgenin istikrarı gelişimi konusunda Türkiye, bütün dünya ile iş birliği yapıp, kimseyle de çatışma içine girmeden burada iş birliğini artırmak istiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya da Sovyetler ile beraber Yugoslavya'nın da aynı dönemde yıkıldığını kaydederek, Türkiye'nin iki farklı bölgeyle ilgilenmek zorunda kaldığına dikkati çekti.

"Kuşak-Yol projesi 21. yüzyılın çok önemli bir gücü"

Ahmet Yesevi Üniversitesinin Almatı'da faaliyet gösteren Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Vakur Sümer ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ifade ettiği gibi, "Tarihin sarkacının yeniden Asya'ya yöneldiği bir dönemden geçtiklerini" vurgulayarak "Yani özellikle Çin ve çevresindeki ülkelerin yükselişi bu çerçevede çok büyük önem taşıyor ve aynı şekilde 'Kuşak-Yol' projesinin Orta Asya, Türk devletleri eksenli olarak Batı dünyasına, tüketici merkezlere ulaşması ve bunların arasındaki artan her türlü ticaretin Türk dünyası üzerinden geçecek olması 21. yüzyılın çok önemli bir gücü Türk dünyası açısından." dedi.

AA / Mehmet Şah Yılmaz - Güncel

Öğretim Üyesi Türkiye Asya Türk Güncel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title