Erdoğan CeBIT Açılışında

Erdoğan CeBIT Açılışında

Başbakan Erdoğan, Uluslararası CeBIT Bilişim Fuarı'nın Açılışında Bir Konuşma Yaptı.

Erdoğan CeBIT Açılışında
28.02.2011 22:11 | Son Güncelleme: 28.02.2011 22:11

Başbakan Erdoğan, Uluslararası CeBIT Bilişim Fuarı'nın açılışında bir konuşma yaptı. Erdoğan konuşmasında ?Bilim ve teknoloji noktasında çok hızlı ilerleme kaydeden, yeniliklere çok hızlı adapte olan ve yatırımlarını artıran bir Türkiye var" dedi.

Türkiye'de son sekiz yılda, eğitimin altyapısını bilişim teknolojileri kullanarak yeniden şekillendirmenin mücadelesini verdiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

?Son 8 yıl içinde160 bin yeni dersliği ve 80 yeni üniversiteyi eğitimin hizmetine sunarken yaklaşık 1 milyon yeni bilgisayarı da öğrencilerimizle okullarımızda buluşturduk. 10 ve daha fazla sınıfı bulunan her okula 1 bilişim teknolojisi sınıfı kurduk. Fatih projesiyle şimdi okulların sınıfların ötesine geçiyor Türkiye genelinde her sınıfa bir bilgisayar ve internet ağı kazandırıyoruz. Ulaştırma ve Milli Eğitim Bakanlığımız sınıflarda kullanılmak üzere eğitim yazılımları üzerinde yoğun şekilde çalışmaya başladılar. Bu yazılımları da en kısa sürede devreye alıyoruz. Şu karşılaştırmalara da burada özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim, 2002 yılında sabit geniş bant noktasında internet abone sayısı yok denecek kadar azdı. Bugün bu sayı 7,5 milyon rakamına ulaştı."

Erdoğan, Türkiye'nin teknolojiyi kullanma yolunda çok hızlı şekilde İlerlediğini söyleyerek, "AR-GE'ye yapılan yatırımlarla eğitim altyapısındaki dönüşümle teknoloji kullanımındaki hızlı yükselişin daha büyük bir ivmeyle devam edeceğini, Türkiye'nin bu alanda çok farklı bir konuma yükseleceğini şimdiden tahmin edebiliyoruz" dedi.

"Şu anda ihracatımız içinde ileri teknoloji ürünlerinin payı yüzde 5. Kısa bir süre içinde, bu payı yüzde 20 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin, teknolojiyi kullanmaya istekli, genç ve eğitimli bir insan kaynağına, çok hızlı büyüyen bir ekonomiye, dinamik bir iç pazara sahip olduğuna; teknoloji alanında da büyük bir yatırım potansiyeli barındırdığına dikkatinizi çekmek isterim. Ülkemizde, gerek kamu kuruluşları, gerek özel sektör, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında ciddi yatırımlar yapılıyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde faaliyet gösteren önde gelen şirketlerimiz sadece Türkiye içinde değil, Türkiye sınırları ötesinde de varlıklarını hissettiriyorlar. Bilim ve AR-GE alanındaki AB 7'nci Çerçeve Programı'na etkin bir şekilde katılan Türk araştırmacılar, program kapsamındaki Belediye İktisadi Teşekkülleri projelerinde Avrupa Birliği mensubu meslektaşlarıyla birlikte çalışıyorlar. Türkiye ayrıca Avrupa Birliğinin Rekabetçilik ve İnovasyon Çerçeve Programı kapsamındaki özellikle de bilişim teknolojileri Politikaları Destek Programı'na da katılıyor. Bu arada, Avrupa Birliği Katılım Müzakereleri kapsamında, Bilim ve Araştırma Faslı'nın ilk olarak ele alındığını, müzakerelerin başarıyla tamamlandığını ve bu faslın geçici olarak da kapandığını hat ırlatmak isterim. Özetle, bilim ve teknoloji noktasında çok hızlı ilerleme kaydeden, yeniliklere çok hızlı adapte olan ve yatırımlarını artıran bir Türkiye var."

-"VİZE KONUSUNDA ARTIK YENİ BİR ANLAYIŞIN HAKİM KILINMASI ZAMANI GELMİŞTİR"

Vize konusunda artık yeni bir anlayışın hakim kılınması zamanının geldiğini söyleyen Erdoğan, "İnanın, iş adamlarımızın, bir haftalık verilen vizeler nedeniyle, ardı ardına zımbalanmış, adeta kalınca bir kitaba dönüşmüş pasaportlara sahip olduklarını görüyorum" dedi.

Şu anda, Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da yaşanan olayların, Türkiye'nin önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyleyen Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye, Doğu, Batı, Kuzey ve Güney'le aynı anda iletişim kurabilen, hem de sağlıklı şekilde iletişim kurabilen, çevresini en iyi şekilde tanıyan ve anlayabilen bir ülkedir. Nitekim, son hadiselerde Türkiye adının ve Türkiye'deki demokrasi tecrübesinin öne çıkması, eminim Avrupalı dostlarımızın da dikkatinden kaçmamıştır. Bölgesindeki etkinliğinin ve gücünün yanı sıra, Türkiye ekonomisinin dinamizmi de son dönemde dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2008 sonunda başlayan küresel kriz, Avrupa Birliği ülkeleri üzerinde etkili olurken, Türkiye üzerindeki etkisi sınırlı olmuş; Türkiye ekonomisi krize rağmen dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında ilk sıralarda yer almıştır. Biz, Avrupa'dan, Türkiye'nin üyeliği noktasında, gündelik politikaları, popülist politikaları değil, orta ve uzun vadeli politikaları, öngörüyü ve uzak görüşlülüğü tercih etmesini bekliyoruz. AB ülkelerinin kamuoylarında ülkemizin AB'ye üyeliğine şüpheyle yaklaşanlara karşı, Türkiye'nin sadece şu son dönemdeki duruşu bile anlamlı bir cevap teşkil ediyor."

Kaynak: DHA

title