Zorunlu Eğitimi 12 Yıla Çıkaran Teklif Genel Kurul'da
Haberler » Politika » Zorunlu Eğitimi 12 Yıla Çıkaran Teklif Genel Kurul'da - Haberler

Zorunlu Eğitimi 12 Yıla Çıkaran Teklif Genel Kurul'da

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, FATİH Projesi'nin, Kamu İhale Kanunu (KİK) dışında tutulmasına yönelik eleştirilere, "Henüz ortada öküz bile yokken buzağı aramanın manası yok."

Zorunlu Eğitimi 12 Yıla Çıkaran Teklif Genel Kurul'da

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, FATİH Projesi'nin, Kamu İhale Kanunu (KİK) dışında tutulmasına yönelik eleştirilere, "Henüz ortada öküz bile yokken buzağı aramanın manası yok. Lütfen daha soğukkanlı, rasyonel analizler yapalım" yanıtını verdi.

Dinçer, zorunlu eğitimi kademelendirerek 12 yıla çıkaran kanun teklifinin, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde Hükümet adına söz aldı.

Dinçer'in kürsüye gelmesiyle birlikte CHP Grup Başkanvekilleri Akif Hamzaçebi ve dışındaki CHP milletvekilleri, salonu terk etti.

Bu sırada konuşmasına devam eden Dinçer, FATİH Projesi'nin, bugüne kadarki en kapsamlı ve büyük projelerden biri olduğunu belirtti. Dinçer, bu projenin, teknolojik özellikler nedeniyle ülkede henüz oluşmamış sektörleri teşvik edecek, bir alan yaratabilecek bir proje olduğunu söyledi.

Dinçer, FATİH Projesi'nin, eğitim sisteminde fırsat eşitliği yaratmanın yanı sıra 'de bilişim teknolojisi yaratma gücüne sahip bir içerik taşıdığını vurguladı. Dinçer, projenin, sadece Milli Eğitim Bakanlığı için değil, bütün alanlar için çok önemli olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de tablet bilgisayar üretildiğini, yerli firmanın olduğunu ancak yerli ürünün bulunmadığını belirten Dinçer, "Akıllı tahtanın bazı ögelerini, ülkemizde elektrik, elektronik sanayide çalışan firmalar üretiyor. Ama komple akıllı tahta üretimiyle ilgili altyapı yok. 15 Nisan'dan itibaren üretime geçebilecek şekilde, bizden ihaleyi alan firmanın hazırlıkları var" dedi.

Sadece firmanın değil, ürünün de yerli olmasına önem verdiklerini ifade eden Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Katma değer yaratmanın, sektör oluşturmanın en önemli tarafı burada oluşuyor. Bakanlık olarak, bu işin tek başına altından kalkacak durumda değiliz bu nedenle bakanlıklar olarak birlikte çalışıyoruz. 2014'e kadar tablet bilgisayarlarda en az yüzde 55, akıllı tahtada ise en az yüzde 79 yerlilik oranına çıkmayı hedefleyen bir strateji belirledik. Tablet bilgisayarla ilgili şunu arzu etmez miyiz; bu ülkede üretilsin ve alalım.

KİK'de yerli firmaları teşvik eden bir düzenleme var. Yerli firmaların teşvikiyle ilgili yüzde 15'e kadar fiyat avantajı sağlama imkanı getiriliyor. 100 liralık ürün için 85 liraya kadar yerli firma fiyat verirse, ihaleyi alabiliyor. Ama 84 liraya yabancı firma fiyat veriyorsa, o alıyor. Bu düzenlemeleri inceledik, yerli firmaların bu tür ihaleleri alma oranı yüzde 2.

Bütün okullarda çocuklar radyasyondan korunsun diye sınıflarımıza kabloyla internet hizmeti götüreceğiz. Bu ciddi yatırım gerektirmektedir. Sadece internet hizmetleri için şu anda yılda 90 milyon liraya yakın bedel ödüyoruz. Türkiye'de 42 bin okula, 503 bin dersliğimize internet hizmeti gitmeye başladığında, altyapı için ciddi kaynak gerekiyor. Bu kaynağı internet hizmeti üretecek firmalara devretmek, yap-işlet-devret modeli üzerinden almak istiyoruz. Ama internet hizmetleri cari, diğeri yatırım hizmetleri. 5018 sayılı kanunda, normal şartlarda ancak 3 yıl süreyle ihaleye çıkma şansımız var. Yatırımın da içine girmesi halinde hiçbir firmanın, 3 yıllık sözleşmeyle işin içine girebileceğini düşünmüyoruz. Bu yüzden 15 yıla kadar sözleşme yapabilecek bir yetki talep ediyoruz."

-"İstediği işi vereceği anlamına gelmez"-

Bakan Dinçer, FATİH Projesi'nin bir AR-GE projesi olduğuna işaret ederek, Ar-Ge projelerinde TÜBİTAK, TÜRKSAT'ta pek çok düzenlemeyle KİK'in dışına çıkan uygulamalar bulunduğunu belirtti.

AR-GE projesi olan bu projenin, KİK süreçlerine tabi olmasının, süreçleri yönetmelerine engel bir sonuç doğuracağını kaydeden Dinçer, KİK'in 3. maddesinde çok sayıda istisna bulunduğunu anımsattı. Dinçer, "Bunun dışına çıkması, hukuksuz, bakanlığın tek başına istediği işi, istediği kişiye vereceği anlamına gelmez. Ulaştırma Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, bunun hukukunu birlikte düzenleyecek. Bu düzenlemeler çerçevesinde ihaleye çıkacaklar. Bunları da açıkça siz de takip edebileceksiniz, çünkü çok şeffaf, açık şekilde ortaya koyacağız" diye konuştu.

"Öküzün altında buzağı aramak" atasözüne işaret eden Dinçer, "Henüz ortada öküz bile yokken buzağı aramanın manası yok. Lütfen daha soğukkanlı, rasyonel analizler yapalım. Yaptığımız düzenlemede ikazlarınızı yapın ama ortada bir şey yokken belirli kurum ve kişileri töhmet altında bırakacak açıklamalardan kaçınalım" dedi.

Bakan Dinçer'in konuşmasının ardından CHP milletvekilleri, yeniden salona geldi.

-"20 milyar dolara göz dikmiş Hükümet"-

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sataşma olduğu gerekçesiyle Dinçer'e yanıt verdi. Hamzaçebi, teklife, neden "KİK'e tabi olmaksızın ancak yerli sermaye arasında rekabete açık şekilde yapılır" şeklinde yazılmasından kaçınıldığını sordu. Hamzaçebi, "20 milyar dolarlık bir alım var; bir bölümünü devlet, önemli bir bölümünü aileler yapacaktır. 20 milyar dolara göz dikmiş bir Hükümet var, niye kaçıyorsunuz, karanlık alanlar yaratıyorsunuz- Eğer, 'rekabete açık şekilde' diye eklemezseniz, 20 milyar doları, Hükümet kendi yandaşlarına paylaştıracaktır demektir" görüşünü savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de Hamzaçebi'nin sözlerine cevap vererek, böyle bir ihale yapıldığında, uluslararası bir firmanın alacağını söyledi. Canikli, mevcut şartlara göre ihale yapılması halinde ya İngiliz ya ABD ya da İsrail firmasının bunu alacağını belirterek, "Bu sistemi savunarak, yabancı firmaların avukatlığını mı yapıyorsunuz- Şu andaki şartlara göre ihale yapıldığında hiçbir yerli firmanın alma şansı yok" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi ise "Hükümetiniz, hangi yerli sermaye grubunun burada temsilcisidir-" diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, kimseden ahlak dersi alacak hallerinin olmadığını belirterek, "Ahlak; yetim hakkı yememektir, ihale takip etmemektir, bir kanun çıkarılırken çocuklara verilecek bilgisayarların alımını KİK dışına çıkarmamak, helal, haramı bilmektir, kısa yoldan zengin olmamaktır, fakir fukaranın fitre ve zekat paralarına göz dikmemektir, Bosna paralarını yememektir. Sizden alacak ahlak dersimiz yok, sizin çok iyi bir ders almaya ihtiyacınız var" diye konuştu.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, meslek lisesinden katsayının kaldırılması haberinin bile meslek liselerine talebi arttırdığını, 28 Şubat öncesinin rakamlarına ulaştığını söyledi.

Dünyanın, dijital çağı yaşadığını dile getiren Işık, "Türkiye olarak ya geçmişte uçak ve otomobilde olduğu gibi dijital çağı ıskalayacağız, uzaktan bakacağız ya da dijital çağın efendileri mi olacağız; temel soru budur, bu milli bir davadır. Yerli tablet markası oluşturmak istiyorsak KİK dışında tutmak zorundayız" dedi.

Teklifin görüşmeleri devam ediyor.

- TBMM

Kaynak: AA

Manşet

Haberler