TBMM Genel Kurulunda Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçeleri görüşülüyor - Haberler
Haberi Paylaş

TBMM Genel Kurulunda Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçeleri görüşülüyor

AA / Ahmet Alp Özden - Haberler | Politika
TBMM Genel Kurulunda Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçeleri görüşülüyor

TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların 2021 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların 2021 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

Bütçe görüşmelerinde AK Parti Grubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Mehmet Sait Kirazoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yerli kaynaklara yönelerek ve sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, arz güvenliğinin tahkimi, enerji altyapısının güçlendirilmesi ve enerji verimliliğinin önceliklendirilmesi stratejisiyle çalışmaların yoğun olarak sürdürdüğünü söyledi.

Türkiye'nin büyümesine paralel olarak Türkiye'de enerji talebinin artış gösterdiğini belirten Kirazoğlu, şunları belirtti:

"2000-2018 yılları arasında yıllık elektrik enerjisi talebi dünyada ortalama yüzde 3 artış gösterirken ülkemizde bu oran yüzde 5 olarak gerçekleşmiştir. Yine, yenilenebilir enerjiye yönelik politikalarla 2020 yılının ilk yarısında toplam elektrik üretimimizin yarısından fazlası bu kaynaklardan elde edilerek günlük üretimde yeni bir rekora imza atılmıştır. Yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa'da 6'ncı, dünyada 13'ncü sıraya yerleşmiş, rüzgar enerjisi kurulu gücünde Avrupa'da 7'nci, dünyada 12'nci, güneş enerjisi kurulu gücünde ise Avrupa'da 7'inci, dünyada 13'üncü sırada yer almaktayız." dedi.

Kirazoğlu, Türkiye'de madencilik sektörünün 2002 yılında 382 milyon dolar ihracat yaparken 2019 yılı itibarıyla bu rakamın 3,2 milyar doları aştığını bildirdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, sanayisi, ekonomisi ve nüfusuyla hızla büyümekte olan Türkiye'nin enerji ihtiyacının sürekli arttığını ifade etti.

Hidrokarbon kaynakları açısından dışa bağımlı olan Türkiye'nin, bu bağımlılığının doğurduğu sonuçlardan en önemlisi olan cari açık ve dış ticaret açığının ortaya çıkardığı tabloyu kendi lehine dönüştürmek adına kararlı adımlar attığını dile getiren Arınç, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede, iktidarımız döneminde temelleri atılan milli enerji politikamız kapsamında ülkemize kazandırdığımız derin deniz sondaj gemilerimiz ve sismik arama gemilerimizle yaptığımız çalışmalardan yakın geçmişte müjdeli haberler aldık, halihazırda devam eden çalışmalardan da müspet haberler bekliyoruz.

Bilhassa milli enerji politikamız hakkında mütalaada bulunurken değinilmesi gereken bir konu da dış politika ve enerji arasındaki ilişkidir. Burada bir hususu çok net ifade etmek gerekir diye düşünüyorum. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege'deki meşru ve hukuki haklarını korumak adına tüm imkanlarını kullanmaktan çekinmiyor ve çekinmeyecektir. Bu bölgelerdeki hidrokarbon kaynaklarının tüm taraf ülkeler tarafından hakça ve adil bir şekilde paylaşılması gerekmektedir. Uluslararası hukuka ve vicdana sığmayan bazı tezlerin ve sözde haritaların kabul edilmesi mümkün değildir. Nasıl, dün, mavi vatandaki çıkarlarımızı korumak adına Libya'yla Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı imzaladıysak, gelecekte de meşru haklarımızı savunmak adına gerekenleri yapmaktan geri durmayacağız."

AK Parti Artvin Milletvekili Ertunç Erkan Balta, bugün Türkiye elektrik piyasasının 300 terevatsaatin üzerinde üretim yaparak Avrupa'nın 4. büyük piyasası haline geldiğini söyledi.

19 yılda, Türkiye'ye elektrik kurulu gücünün 3,5 kat, elektrik talebininse 2,5 kat arttığını dile getiren Balta, "Bu dönemde elektrik piyasasında 120 milyar doların üzerinde sabit sermaye yatırımı yapılmıştır. EPDK'nın faaliyete başladığı günlerde sadece 28 bin megavat düzeyinde olan elektrik kurulu gücümüz, bugün 94 bin megavata ulaştı ve bu rakamın yüzde 50'den fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan oluşuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücümüz yüzde 290 artarak 12 bin megavattan 47 bin megavata ulaşmış durumda." bilgisini verdi.

AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir, Türkiye'nin, AK Parti'nin kararlı enerji politikalarının sonucunda karada ve denizde, arama ve sondaj faaliyetlerini artırdığını; sınıfın önde gelen sismik ve sondaj gemileriyle Akdeniz ile Karadeniz'de deniz yetki alanlarında, uluslararası hukuka uygun olarak önemli çalışmalar yaptığını söyledi.

Bu çalışmalar sonucunda 405 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulunduğunu ve bunun da kısa bir sürede milletin hizmetine sunulacağını belirten Özdemir, "Ayrıca, Tuz Gölü ve Kuzey Marmara Doğal Gaz Depolama projeleriyle herhangi bir kesinti yapılmadan vatandaşlarımızın ve sanayicilerimizin doğal gaz ihtiyacı sorunsuz bir şekilde karşılanmaktadır. Bütün bu çalışmalar elbette ki halkımızın menfaati için yapılmaktadır." dedi.

Bütçe görüşmelerine başlanan günden bugüne kürsüde konuşan bazı hatiplerin "savaş bütçesi, rant bütçesi, faiz bütçesi, cinsiyetçi bütçe" gibi tanımlamalar yaptığını anımsatan Özdemir, "Bu tanımlamalar doğru olsaydı bu millet, 19. bütçeyi yapma yetki ve hakkını AK Parti'ye vermezdi." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili İffet Polat, nükleer enerjinin günümüzde temiz, ekonomik ve güvenilir bir enerji kaynağı olarak dünya enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılan ana kaynaklardan biri olduğunu söyledi.

Dünyanın önde gelen ülkelerinin de aralarında bulunduğu 31 ülkenin, halihazırda işletimde olan 454 santral aracılıyla nükleer enerji ürettiğini, pek çok ülke de gelecekte bu enerjiyi kullanabilmek için çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Polat, "Kim ne derse desin herkesin vicdanında temerküz eden bir gerçek var ki 18 yıl öncesine bakarsak ülkemizi her alanda yeniden ayağı kaldırdık, kadim tarihimizden aldığımız güçle, özümüzde barındırdığımız potansiyelle yeniden bölgesel ve uluslararası anlamda adından söz edilen bir konuma taşıdık. Bütün bunları, dış kaynaklı suni dalgalanmalara, dünyanın içerisinde bulunduğu ekonomik daralmalar ve ticaret savaşlarına, pandemiye, bölgemizde yaşanan istikrarsızlık ortamını derinleştiren çatışmalara rağmen başardık. " dedi.

"Bor, sadece bir maden değil"

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, gelişen ekonomisiyle Türkiye'nin, enerji talebi sıralamasında dünyada ön sıralarda yer aldığını söyledi.

Diğer taraftan, üretici ve tüketici bölgeler göz önüne alındığında, jeopolitik ve jeostratejik konumunun Türkiye'nin enerji sektöründe önemini giderek artırdığını ifade eden Köktaş, "Sektöre ilişkin, dünyadaki bu hızlı değişim sürecini yakalamak ülkemiz adına hayati bir önem taşımaktadır.

AK Parti hükümetleri döneminde, yenilenebilir enerjide, alternatif enerji kaynaklarında, maden sektörlerinde önemli destekler verilmiş ve çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların birçoğu ülkemizin gelişen ekonomisiyle paralel olarak yürütülmüştür. Başta bor madeni olmak üzere, madenciliği yapılandırarak ihracatımız artırılmıştır. Pandemi döneminde gördük ki bor sadece bir maden değil, günlük hayatta kullandığımız deterjanımızdan dezenfektanımıza kadar hayatımızın birçok alanında yer alan bir yer altı zenginliğimizdir." diye konuştu.

AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz, çift başlı sistem olan parlamenter sistem sonrası hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle alınan hızlı kararla hedeflere daha güçlü ve emin adımlarla ilerlediklerini söyledi.

Güçlü ekonomi ve ulusal güvenlik temeliyle şekillenen milli enerji ve maden politikasının, Türkiye'nin bölgesel ve küresel enerji piyasasında katedeceği yolu aydınlatması açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Yavuz, "Türkiye'yi bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir aktör haline getirecek olan politikalarımız, öz kaynaklarımızın daha etkin ve verimli kullanılmasıyla yol gösterici konumdadır." dedi.

Türkiye'nin dünya rezervinin yaklaşık yüzde 73'üne sahip olduğu bor madenindeki üretimle dünya ihtiyacının yarısından fazlasını karşıladığını belirten Yavuz, "Dünya rezervinin yaklaşık yüzde 40'ını elimizde bulundurduğumuz doğal taşlar, 2019 maden ihracatımızın da yüzde 43'ünü oluşturmuştur. Keza, elektrik ihtiyacının yüzde 34'ünü karşılayan kömür üretimi 2019 yılında kamu ve özel olmak üzere toplam 101,6 milyon tonla tarihi bir rekor kırmıştır. Cari açık konusunda da artı yazan madenlerimizden bir tanesi de altındır. Sektörün çatı kuruluşu olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü doğal kaynaklara güvenli bir gelecek inşa etme vizyonuna sahiptir." değerlendirmesini yaptı.

"Önce insan, önce vatandaş"

AK Parti İstanbul Milletvekili Betül Sayan Kaya, AK Parti hükümetlerinin bütün bütçelerini sosyal devlet ilkesini tam olarak hayata geçirmek üzere gerçekleştirdiğini ifade etti.

İnsan odaklı, sosyal adaleti esas alan bütçelerin, bireyi, aileyi ve toplumu güçlendirmeyi hedeflediğini dile getiren Kaya, "Bu bütçemiz de 'önce insan, önce vatandaş' ilkesine göre hazırlanmıştır." dedi.

Devlet ile toplum arasındaki itilafları giderecek tek ilkenin "adalet" olduğunu belirten Kaya, "Adını ve siyaset felsefesini adalet ve kalkınma kavramları üzerine bina eden AK Parti'nin başarısının sırrı, bu iki ilkeye sımsıkı tutunmasıdır. Bu anlayış sayesinde, ülkemiz baştan başa mamur hale getirilmiş; vatandaşlar, bölgeler, şehirler arasında ayrım gözetmeden kamu hizmetleri herkese ulaşmıştır." değerlendirmesini yaptı.

Bütün tedbirlere rağmen kadına hürmetsizlik eden bazı haysiyet yoksunlarını lanetlediğini, aile değerlerine saldırıda bulunanları da kınadığını ifade eden Kaya, şunları kaydetti:

"Zira aile, bütün insani, İslami, ahlaki değerlerimizin yurdudur, yuvasıdır, ocağıdır. Türkiye'nin en büyük gücü ailedir. Aile sayesinde hepimiz emniyette ve güvendeyiz. Toplumsal dokumuzun merkezi ailedir. Nereden gelirse gelsin, aileye yapılan saldırılar insanlık onuruna yapılmış kabul edilmelidir. Bizim siyaseten derdimiz, davamız, tek meselemiz, insan onurunu yükseltmektir. Yönetim felsefemizin esası, herkesin kendini emniyette hissetmesi, devletin herkese devleti olduğunu hissettirmesidir.

Biz bu anlayışla, bu sorumluluk duygusuyla insanlarımızın hizmetindeyiz. 'Ben devletim' diyen, devletin gücünü vatandaşı sindirmek için kullanan o çağ dışı otoriter anlayıştan devraldığımız Türkiye, bugün vatandaşlarının, 'Devlet, benim devletim' dediği demokratik bir düzeye kavuşmuştur. Bundan aslında hepimiz gurur duymalıyız. Bu sessiz devrimler 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' şiarıyla sosyal devleti ilke edinen, vatandaşını sahiplenen, ayrımcılığı reddeden politikalar sayesinde olmuştur."

AA / Ahmet Alp Özden - Son Dakika Haberleri
title