Messi'nin Futbol Tarihinin Zirvesindeki Yeri: Pelé ve Maradona ile Karşılaştırmalı Bir Analiz

Messi'nin Futbol Tarihinin Zirvesindeki Yeri: Pelé ve Maradona ile Karşılaştırmalı Bir Analiz
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

39 yaşında üçüncü Dünya Kupası finaline hazırlanan Lionel Messi, rekorları, uzun soluklu kariyeri ve Arjantin’le kazandığı başarılarla Maradona ve Pelé’nin de yer aldığı “tüm zamanların en büyüğü” tartışmasının merkezinde.

Lionel Messi, 15 Temmuz'daki ayrı finalde İngiltere karşısında gol atamasa da ülkesinin 2-1'lik galibiyetinin mimarı oldu.

Arjantinli yıldız, yaptığı iki asistle takımını 2026 Dünya Kupası finaline taşıdı.

Bu Messi'nin üçüncü Dünya Kupası finali olacak.

Otuz dokuz yaşındaki kaptan hâlâ Arjantin Milli Takımı'nın en önemli oyuncusu konumunda.

Bu turnuvanın da gol krallığı yarışında yer alıyor ve 20 yılı aşkın kariyeri boyunca oluşturduğu rekor koleksiyonunu da genişletmeye devam ediyor.

Birçok futbol yorumcusuna göre ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa düzenlediği bu Dünya Kupası, Messi'nin kariyerinde yeni bir dönüm noktası olmanın ötesinde, onu futbol tarihinin en büyük oyuncusu tartışmasının merkezine yerleştiren yolculuğun son halkalarından biri oldu.

Messi'nin "tüm zamanların en büyük futbolcusu" olup olmadığı sorusu aslında Katar'daki 2022 Dünya Kupası zaferinden çok önce sorulmaya başlanmıştı.

Ancak Arjantin'de bu tartışma her zaman farklı bir boyut taşıdı. Uzun yıllar boyunca Messi'nin karşılaştırıldığı isim, 1986 Dünya Kupası'nı kazandıran kaptan Diego Maradona oldu.

Maradona'nın etkisi, futbolun çok ötesine uzanıyordu.

İspanyol gazeteci Guillem Balagué, BBC Brasil'e verdiği röportajda Maradona'yı şöyle özetliyor:

"O Arjantin'in kralıydı. Ve bir kral seçilmez; o sadece ülkeyi temsil eder."

Messi'ye bakış, Arjantin'in 2021 Copa América şampiyonluğuyla değişmeye başladı.

2022 Dünya Kupası'nın kazanılmasıyla ise bu tartışma büyük ölçüde sona erdi.

Messi, Arjantin'i üçüncü kez dünya şampiyonu yaparken ülkesindeki birçok kişi için de kendisini kanıtlamış oldu.

Yine de Balagué'ye göre bu başarı tartışmayı tamamen bitirmedi.

"Bugün futbolcu olarak Messi, Maradona'yı geride bıraktı. Ama yine de bazı Arjantinliler Maradona'nın kendilerini daha iyi temsil ettiğini söylemeye devam edecek."

Arjantin dışında ise bazı futbol otoriteleri bir adım daha ileri gidiyor ve Messi'nin artık uzun yıllardır "Futbolun Kralı" olarak görülen Brezilyalı Pelé'yi de geçtiğini savunuyor.

Futbolun ötesinde

Eğer yalnızca istatistikler futbol tarihinin en büyük oyuncusunu belirlemeye yetseydi, bu tartışma çoktan sona ermiş olurdu.

Messi, Ballon d'Or ödülünü en fazla kazanan futbolcu.

Barcelona, Paris Saint-Germain, Inter Miami ve Arjantin Milli Takımı formalarıyla neredeyse kazanılabilecek tüm kupaları kaldırdı.

Copa América ve Dünya Kupası'nı kazandı; hem kulüp hem milli takım kariyerinde gol ve asist rekorlarının sahibi oldu.

Buna rağmen, uzun yıllar boyunca Arjantin'de pek çok kişi Maradona'yı onun önünde tutmaya devam etti.

Balagué'ye göre bunun nedeni, Maradona'nın yalnızca büyük bir futbolcu değil, aynı zamanda Arjantin kimliğinin en güçlü sembollerinden biri hâline gelmiş olması:

"Arjantin uzun yıllar boyunca kendisini diğer ülkelerden farklı ve özel bir ülke olarak gördü. Futbol da bu büyüklüğü kanıtlamanın en önemli yollarından biri hâline geldi."

Balagué bu bağlamda Maradona'nın, sadece bir yıldız futbolcu olmadığına işaret ediyor:

"Çok yoksul bir aileden geliyordu. Her türlü otoriteye meydan okuyordu. Papa'ya da devlet başkanına da düşündüğünü söyleyebiliyordu. Asi, dâhi ve karizmatikti. Pek çok Arjantinli, onun bu özelliklerinde kendi kimliğini görüyordu."

Messi ise tamamen farklı bir yol izledi.

Saha dışında sessiz kaldı. Politik açıklamalar yapmaktan kaçındı. Kamuoyunda belirgin bir karakter inşa etmeye çalışmadı ve kariyeri boyunca en çok tekrar ettiği cümlelerden biri "Ben sadece futbol oynamak istiyorum" oldu.

Bu fark, Avustralyalı eski futbolcu Craig Foster'ın değerlendirmesinde de görülüyor.

Foster, İngiliz gazetesi The Guardian'a verdiği röportajda, Maradona'yı Messi'ye tercih ettiğini çünkü Maradona'nın futbolun dışındaki konular hakkında da konuştuğunu söyledi. Messi'nin ise modern futbolcunun tipik örneğini temsil ettiğini savundu.

"Messi'yi Maradona kadar sevmiyorum çünkü hiçbir konuda konuşmuyor. David Beckham ya da Cristiano Ronaldo gibi. Modern sporcular bunlar; hiçbir şey hakkında fikir belirtmiyorlar. Sanki futbolun dışında bir dünya yokmuş gibi davranıyorlar."

Balagué ise Messi'nin içine kapanık kişiliğinin, milli takımla kazandığı başarılar sayesinde zamanla farklı algılanmaya başladığını düşünüyor.

2021 Copa América zaferi ve özellikle Katar'daki Dünya Kupası şampiyonluğu sonrasında birçok Arjantinli, kaptanlarında daha önce görmediği yönleri keşfetti.

Turnuva boyunca Messi, kariyerinde alışık olunmayan görüntüler verdi. Rakipleriyle tartıştı, onları sözlü olarak kışkırttı ve yıllarca sessiz lider olarak görülen oyuncu, duygularını daha açık yaşayan bir kaptana dönüştü. Bu tavır, birçok kişi tarafından Maradona'nın liderliğiyle özdeşleştirildi.

Balagué durumu şu sözlerle anlatıyor:

"Messi karakterinin yeni yönlerini gösterdi. Takımın gerçek komutanı olarak görülmeye başlandı. Bu da Maradona'nın yıllarca sahip olduğu özelliklerden biriydi."

Farklı bir oyun

Futbol tarihinin en büyük oyuncusunun kim olduğu konusunda ortak bir görüşe varılamamasının en önemli nedenlerinden biri de futbolun son 50 yılda köklü biçimde değişmiş olması.

Pelé, ilk Dünya Kupası'nı 1958'de kazandığında futbolcular tarifeli uçaklarla seyahat ediyor, bozuk zeminlerde oynuyordu. VAR gibi teknolojik desteklerden yoksun şekilde hakemlerle mücadele ediyor ve bugünün standartlarına göre oldukça ilkel sayılabilecek fiziksel hazırlık programlarından geçiyordu.

Maradona'nın yıldızlaştığı 1980'lerde futbol artık küresel bir gösteriye dönüşmeye başlamıştı. Ancak yine de bugünkü milyarlarca dolarlık endüstriden oldukça uzaktı.

Messi ise kariyerinin neredeyse tamamını tamamen farklı bir futbol dünyasında geçirdi.

Kulüpler çok uluslu şirketlere dönüştü.

Yayın hakları ve sponsorluk gelirleri katlanarak arttı.

Spor hekimleri, performans analistleri, fizyoterapistler, beslenme uzmanları ve spor psikologları futbolcuların hazırlık süreçlerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldi.

Fiziksel toparlanma yöntemlerindeki gelişmeler de geçmişte çok daha erken sona eren kariyerlerin önemli ölçüde uzamasını sağladı.

Teknoloji yalnızca oyuncuların hazırlığını değil, oyunun analiz edilme biçimini de değiştirdi.

Bugün neredeyse her maç onlarca kamerayla kaydediliyor. Oyuncuların performansı en ince ayrıntısına kadar incelenebiliyor.

VAR hakem kararlarını değiştirirken, gelişmiş istatistikler topsuz oyundaki baskıdan gol beklentisine kadar pek çok veriyi ölçebiliyor.

Öte yandan futbolcuların eksik yönlerini gizlemesi de hiç olmadığı kadar zor.

Pelé ve Maradona'nın oynadığı dönemde birçok maç uluslararası televizyonlarda hiç yayınlanmıyordu. Messi'nin ise kariyerinin neredeyse tamamı yüksek çözünürlükte kaydedildi; her hareketi uzmanlar, sosyal medya ve milyonlarca taraftar tarafından anbean analiz edildi.

Sürekli göz önünde olmak, farklı dönemlerin futbolcularını karşılaştırmayı daha da güçleştiriyor. Çünkü aslında hiçbir kuşak aynı şartlarda mücadele etmedi.

Brezilya futbolunun efsane isimlerinden Ronaldo da kısa süre önce bu tartışmanın sağlıklı yapılabilmesi için önce ortak kriterlerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Romário TV'ye konuşan Ronaldo, Messi'yi "inanılmaz bir dâhi" olarak tanımladı ve onu futbol tarihinin en iyi beş oyuncusu arasında gösterdi. Ancak Arjantinlinin Maradona'dan üstün olup olmadığı konusunda net bir görüş belirtmedi.

"Bunu tartışabilmek için önce bir kriter belirlememiz gerekiyor. Ortak bir ölçüt olmadan böyle bir seçim nasıl yapılabilir?" dedi.

Aslında bu soru, tartışmanın özünü oluşturuyor.

Aralarında yarım yüzyıldan fazla zaman bulunan, farklı kurallarla oynayan, farklı fikstür yoğunluklarına sahip olan, farklı antrenman yöntemleriyle yetişen ve birbirinden tamamen farklı toplumsal beklentiler altında futbol oynayan isimleri gerçekten karşılaştırmak mümkün mü?

Belki de bu yüzden bu tartışma her kuşakta yeniden başlıyor ve olağanüstü kariyerlere rağmen hiçbir zaman kesin bir sonuca ulaşmıyor.

Messi lehine öne çıkan argümanlar

Futbol tarihinin en büyük oyuncusunun kim olduğu konusunda tam bir uzlaşma bulunmasa da Messi'yi zirveye yerleştirenlerin sıkça dile getirdiği bazı ortak gerekçeler var.

Bunların başında uzun süre en üst seviyede kalabilmesi geliyor.

Pelé ve Maradona'nın kariyerlerinde zirve performans gösterdikleri dönemler daha sınırlı kalırken, Messi yaklaşık 20 yıl boyunca dünya futbolunun en üst düzey isimlerinden biri olmayı başardı.

Kariyerinin farklı dönemlerinde hem lig hem kıta hem de uluslararası organizasyonlarda şampiyonluklar yaşadı.

Bu istikrar, onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri olarak görülüyor.

Ancak bu durum aynı zamanda futbolun nasıl değiştiğini de gösteriyor.

Messi kariyerini, spor hekimliği, fizyoloji, beslenme, performans analizi ve fiziksel toparlanmaya milyarlarca dolar yatırım yapılan bir dönemde sürdürdü.

Bu gelişmeler, futbolcuların daha uzun süre üst düzey performans göstermesini mümkün kıldı ve geçmişte hayal bile edilemeyecek yaşlarda elit seviyede mücadele etmelerini sağladı.

Bununla birlikte uzmanlar, bu avantajların Messi'nin bireysel başarısını gölgelemediğini vurguluyor. Çünkü daha uzun süre oynayabilen oyuncu sayısı artsa da çok azı Messi'nin yaklaşık yirmi yıl boyunca koruduğu istikrar ve kalite seviyesine ulaşabildi.

Messi'yi öne çıkaran bir diğer unsur ise farklı koşullarda da aynı seviyeyi sürdürebilmesi.

Barcelona'da birlikte forma giydiği Thierry Henry'ye göre bunun en önemli nedenlerinden biri, Messi'nin sıra dışı rekabetçi karakteri.

İspanyol gazetesi Marca'nın aktardığı röportajda Henry, Barcelona antrenmanlarını hatırlatarak Messi'nin kendisine haksızlık yapıldığını düşündüğü anlarda bambaşka bir oyuncuya dönüştüğünü anlatıyor.

"Canavarı uyandırmayın" uyarısı yapıyor.

Fransız efsane, hakemin bir faulü vermediğini düşündüğü anlarda Messi'nin adeta hırslandığını ve peş peşe goller atmaya başladığını söylüyor.

Buna rağmen herkes aynı görüşü paylaşmıyor.

Brezilya futbolunun önemli isimlerinden Tostão, 2021 yılında Arjantin'deki Radio Villa Trinidad'a verdiği röportajda Messi'nin Maradona'yı geçtiğini, ancak hâlâ Pelé'nin gerisinde olduğunu söylemişti.

"Ben bunu uzun yıllardır düşünüyorum. Pelé'den sonra futbol tarihinin en iyi oyuncusu Messi'dir. Maradona'nın önünde yer alıyor çünkü daha komple bir futbolcu ve çok daha uzun bir kariyere sahip" görüşünü dile getirdi.

Tostão'ya göre Pelé ile Messi arasındaki temel fark ise fiziksel özellikler:

"Pelé ile Messi arasındaki tek fark, Pelé'nin fiziksel olarak daha güçlü, daha atletik ve daha agresif olması. Yetenek açısından ise Messi, Pelé ile aynı seviyede."

Pelé, Maradona ve Messi farklı dönemlerde, farklı kurallarla, farklı fikstürlerde ve büyük değişim geçiren bir futbol dünyasında oynadı.

Pelé, futbolun küresel bir gösteriye dönüşmeye başladığı yılların simgesi oldu.

Maradona, sporun ötesine geçen siyasi ve kültürel bir ikon hâline geldi. Messi ise küreselleşmenin, spor biliminin ve sosyal medyanın belirlediği modern futbol çağının en büyük yıldızlarından biri olarak kariyerini şekillendirdi.

Belki de bu kadar farklı koşullar altında yetişen üç oyuncu arasında kesin bir sıralama yapmak hiçbir zaman mümkün olmayacak.

İşte bu nedenle, futbol tarihinin en büyük oyuncusunun kim olduğu sorusu, her yeni nesille birlikte yeniden sorulmaya devam ediyor.

BBC
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.