Cumhurbaşkanı Erdoğan 51. Muhtarlar Buluşması'nda konuştu: (4) - Haberler
Haberi Paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan 51. Muhtarlar Buluşması'nda konuştu: (4)

AA - Yeşim Sert Karaaslan - Politika
 - Güncelleme:
Cumhurbaşkanı Erdoğan 51. Muhtarlar Buluşması'nda konuştu: (4)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık piyasalarda bir daha dengesiz döviz talebinden kaynaklanan bir dalgalanmanın yaşanmayacağını düşünüyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık piyasalarda bir daha dengesiz döviz talebinden kaynaklanan bir dalgalanmanın yaşanmayacağını düşünüyoruz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Sergi Salonu'nda 51. Muhtarlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bugüne kadar yapılan icraatlar hakkında bilgi verdi.

Daha önce 26 tane havalimanı olduğunu aktaran Erdoğan, şimdi bu sayının 56'ya çıktığını söyledi. Erdoğan, her havalimanının olduğu ilde yarım saatte kişilerin evine ulaşabildiğini ifade etti. Bunların hepsini yaptıklarını dile getiren Erdoğan, "Bundan önce bunların aklı neredeydi? Niye bunları yapmadılar?" dedi.

Erdoğan, İstanbul'da Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü boğazın üzerine inşa ettiklerini anlatarak, Marmaray raylı sistemin ve otomobillerin ise denizin altından geçtiğini belirtti.

Osmangazi Köprüsü'nü de yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Osmangazi Köprüsü ile 8 saatte İzmir'e İstanbul'dan gidilirken şimdi 3 saat 15 dakikada İstanbul'dan İzmir'e gidiliyor. Bunlar durup dururken olmadı, bu iş akıl işi, akıl. Azmedeceksin, inanacaksın ve yapacaksın. Biz, Şanlıurfa-Adıyaman arasında, Keban'ın üzerine Nissibi Köprüsü'nü yaptık mı, yaptık. Yine biz yaptık. Bütün bunlarla beraber, Türkiye bir devrim, dünyada bir değişim yaşayan ülke ve bütün bunlar nasıl yapılıyor diye soruyorlar. Biz de diyoruz ki, 'Yap-İşlet-Devret' ile yapıyoruz. Bay Kemal, 'Bu nedir?' diyor. Kolay değil tabii, bunları öğreneceksin. İşin içine girmeden bu iş olmaz. Arkadaşlarımız anlatıyor ama anlamıyorlar, basmıyor, basmıyor.

Biz şehir hastanelerini yaptık, 'Nasıl yaptın?' diyor. Eğitim araştırma hastanelerini yaptık, 'Nasıl yaptınız?' diyor. Çünkü, hatırlayın Sosyal Sigortalar Kurumunun başında değil miydi bu? Allah rahmet eylesin Savaş Ay, bir programında bunu gayet güzel anlatmıştı. Sosyal Sigortalar Kurumunu batıran şahıstır bu rezil etti kurumu ve bu hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı. Ölüleri rehin aldılar, bırakmadılar. Hamdolsun şimdi böyle bir şey söz konusu değil."

Erdoğan, sanayide verdikleri destekler, kurdukları alt yapılar ve teşvik ettikleri ihracat sayesinde Türkiye'yi dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirmeyi başardıklarını vurguladı.

"Türkiye'yi istiklaline ve istikbaline güvenle bakabilen ülke haline getirdik"

Savunmada göreve geldiklerinde yerlilik oranının yüzde 20 olduğunu belirten Erdoğan, şimdi bu oranın yüzde 80'e ulaştığını söyledi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yoksa bu teröristlerle nasıl baş edeceksin? Bu imkanların olursa edersin. Hem mühimmatın olacak, silahın... Bunlar yerli tüfek dahi yapamıyordu, tabanca yapamıyordu ama biz bunların hepsini şu anda yapıyoruz. Nereden, nereye... 15 Temmuz sonrası yeniden yapılandırdığımız kahraman ordumuzla, Türkiye'yi istiklaline ve istikbaline güvenle bakabilen bir ülke haline bunlara rağmen getirdik.

Ekonomide neredeyse 85 yıldır ayaklarımızda duran prangaları birer birer kırarak, mahkum edildiğimiz boyunduruklardan birer birer kurtularak ülkemizi dünyanın ilk 10 ülkesi arasına sokma hedefine doğru bunlara rağmen yürüyoruz. Hangi alana bakarsanız bakın işte böyle bir manzara, böyle bir fotoğraf göreceksiniz. Türkiye'de 20 yıldır verdiğimiz kavgayla 2 asırlık demokrasi ve kalkınma mücadelesini başarıya ulaştırmaya en yakın olduğumuz seviyedeyiz. Bugün ülke olarak öyle kritik bir noktadayız ki ya bu mücadeleyi başararak evlatlarımıza gururla teslim edeceğimiz bir 2053 vizyonu miras bırakacağız ya da güvenlikten sanayiye her alanda birikimlerimizi tehlikeye atarak yeniden istikrarsızlık batağına sürükleneceğiz. Ülkemizi bir grup kifayetsiz muhterisin kendi kısır çıkarları uğruna Kandil'in ve Pensilvanya'nın 'iktidara geliyoruz' çemkirişlerine maruz bırakanları Allah da affetmez, millet de affetmez. Milletçe 2023'te işte böyle bir hayati tercihte bulunacağız."

Erdoğan, muhtarlardan 2023 için bir söz vermelerini isteyerek, "Unutmayınız, milletimizin nezdinde muhtar sözünün eridir. Nitekim bir manide şöyle diyor, 'Evinin önü direk, direğe bayrak gerek, muhtar ağam söz vermiş, gayri söze ne gerek.' Sizlerden 2023'te Türkiye'nin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıkma, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma mücadelemize destek vermenizi bekliyorum. Muhtarlarımız bu sözü verdikten sonra artık gayri bir söze gerek yok." dedi.

Ülke ve millet için çok büyük hayaller kurarken, çok büyük hedefleri hayata geçirmek için canlarını dişine takarken insanların günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları da görmezden gelmediklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin Gezi olayları ile başlayıp terör saldırılarıyla, darbe girişimleriyle nice tuzak ve kumpasla süren, bir süredir de kur-faiz-enflasyon şer üçgeninde tekrar sahnelenmeye çalışılan serencamının elbette her vatandaşımıza bir maliyeti olmuştur. Dün sosyal kaos denemelerine, terör örgütleri üzerinden birliğimize ve sınırlarımıza yöneltilen tehditlere 15 Temmuz ihanet kalkışmasına karşı devletin tüm imkanlarını nasıl milletimizin emrine vermişsek, bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz.

Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar her alanda insanlarımızı fahiş fiyat artışları altında ezdirmeyecek düzenlemelere gittik. Ocak ayı itibarıyla herkes bu artışların somut yansımalarını gelirinde ve hayatında görmeye başlayacaktır. Kurun istikrar kazanmasıyla artık kimseye bu bahaneyle abuk sabuk fiyatlandırma peşinde koşamayacaklar."

Bankalardaki hesaplarını kur korumalı mevduata dönüştürenlerin sayısının her geçen gün arttığını belirten Erdoğan, "Artık piyasalarda bir daha dengesiz döviz talebinden kaynaklanan bir dalgalanmanın yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ülkeyi sıkıntıya sokma pahasına türlü yollara tevessül edenlerin de aç gözlülüklerinin bedelini ödeyeceğini hatırlatmak isterim. Tıpkı kur gibi enflasyonun üzerindeki köpüğü de kısa bir sürede alacağımıza inanıyorum. Böylece çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerinde yaptığımız artışlar çok daha anlamlı hale gelecektir. Eskilerin dediği gibi 'men sabera zafera'... Kim ki sabreder zafere ulaşır. Bu anlayışla sabrederek, daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok kazanarak bu badireyi de geride bırakacağız." diye konuştu.

"Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken, en güçlü alternatif Türkiye"

Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken, Türkiye'nin en güçlü alternatif olarak öne çıktığını, sanayide mevcut fabrikaların tam kapasite çalışırken sürekli yeni yatırımlar yapıldığını kaydeden Erdoğan, istihdamın salgın öncesinin bile üzerine çıkılarak 30 milyon sınırına dayandığını, dış ticaretin de 225 milyar dolardan fazlası ihracat olmak üzere 500 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Turizmde Akdeniz'deki tüm rakiplerini geçtiği bereketli bir sezonu geride bırakan Türkiye'nin çok daha kazançlı olacağına inandığı yeni sezona hazırlandığını vurgulayan Erdoğan, salgının yol açtığı belirsizlik arttıkça Türkiye'nin önündeki fırsatları birer birer kazanca dönüşmeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Kimi takdirle, kimi endişeyle, kimi nefretle de olsa tüm dünyanın Türkiye'nin adımlarını yakından takip ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, deve kuşu gibi kafasını kuma saplayıp kalmayan, Türkiye'nin bölgesinde ve ötesinde sahip olduğu imkanları, gücü ve potansiyeli hakkıyla teslim eden herkesin bu gerçekleri kavradığını, gördüğünü anlattı.

"Dün nasıl yaptıysak gençlerimize müreffeh ve itibarlı bir Türkiye bırakacağız"

Erdoğan, yaşanan sıkıntıların yanında umutlu olmak için çok sebep bulunduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ekonomide bizi hedeflerimize adım adım yaklaştıran programımızın ülkemizi nereden nereye taşıdığını yaz aylarına doğru hep birlikte çok daha iyi göreceğiz. Dün nasıl ülkemizi vesayetin boyunduruğundan kurtardıysak, dün nasıl ülkemizi terör örgütlerinin kuşatmasından çıkardıysak, dün nasıl ülkemizi diplomatik tuzakların arkasından ve arasından sağ salim geçirdiysek, dün nasıl ülkemizi sessiz devrimlerle ileri demokrasiye kavuşturduysak, dün nasıl ülkemizi 81 vilayeti ve 84 milyon insanıyla sağlam bir altyapı ve üst yapıyla donattıysak, dün nasıl ülkemizi devleti ve milletiyle özgüven sahibi yaptıysak, bugün de ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokarak yeşil kalkınma devrimini başarıya ulaştırarak, herkesin iş ve AŞ sahibi olacağı bir istihdam iklimi oluşturarak gençlerimize 2053 vizyonunu hayata geçirebilecekleri güçlü, müreffeh ve itibarlı bir Türkiye bırakacağız."

Muhtarlardan, bölgelerine döndüklerinde insanlara bunları anlatmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlarımızı hakikatlerle besleyelim ki, yalanın, iftiranın çirkefliğin önünü kesebilelim. Gönülleri sükuna kavuşturabilelim, kalplerini mutmain edebilelim. Kafaları rahatlatıp, yönümüzü geleceğe çevirebilelim." dedi.

Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da katıldı.

(Bitti)

AA / Yeşim Sert Karaaslan - Politika

Recep Tayyip Erdoğan, Togo Cumhuriyeti, Türkiye, Döviz, Politika, Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title