HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan'dan Kılıçdaroğlu'na çağrı

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan'dan Kılıçdaroğlu'na çağrı

İŞ Genel Başkanı Arslan'dan Kılıçdaroğlu'na çağrı HAK- İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan: "Bugün itibariyle belediyelerde baskılar nedeniyle istifa edenler 17 bin 500'ü geçti" "Enflasyon farkı talebimize ilişkin şu ana kadar 400 bine yakın imza topladık" "Sonuç alıncaya kadar, işten atılanlar...

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan'dan Kılıçdaroğlu'na çağrı

HAK- İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan:

"Bugün itibariyle belediyelerde baskılar nedeniyle istifa edenler 17 bin 500'ü geçti"

"Enflasyon farkı talebimize ilişkin şu ana kadar 400 bine yakın imza topladık"

"Sonuç alıncaya kadar, işten atılanlar işlerine dönünceye, sendikal baskılar son buluncaya kadar mücadelemiz devam edecek"

"Taşeron emekçilerimizin kadroya geçebilmeleri için mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz"

"HAK-İŞ olarak, toplu iş sözleşmelerinin kısa zamanda, masada uzlaşma ile sonuçlandırılmasını umut ediyoruz"

ANKARA - HAK-İŞ 14'üncü Olağan Genel Kurulu'nda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Sonuç alıncaya kadar, işten atılanlar işlerine dönünceye, sendikal baskılar son buluncaya kadar mücadelemiz devam edecek" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da seslenen Arslan, "Yeni bir dönem var, gelin masada oturalım, müzakere edelim, arkadaşlarımız işlerine dönsünler, toplu sözleşmeler imzalansın. Kol kola bu masadan birlikte kalkalım. Bizim derdimiz işçiler, emekçiler ve onların hakları" dedi.

ATO Congresıum'da gerçekleşen HAK-İŞ 14'üncü Olağan Genel Kurul Toplantısı'na Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, sendika temsilcileri ve 56 ülkeden çok sayıda davetli katıldı.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan konuşmasına, ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararını asla kabul etmediklerini söyleyerek başladı. Arslan, "Başkenti Kudüs olan bağımsız, özgür Filistin devleti kurulana kadar mücadelemiz ve desteğimiz devam edecektir. İnşallah en kısa zamanda başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kuruluşunu göreceğiz ve orada buluşacağız. 'Yüzyılın Anlaşması' olarak adlandırılan ve Bahreyn Konferansı'nın da konusu olan İsrail'in işgal ettiği toprakları meşrulaştırmaya ve Filistinlileri yok saymaya yönelik bir oyun olduğunu ifade ediyor, anlaşmayı kabul etmiyor, şiddetle reddediyor, lanetliyoruz. Bu emperyalizmin yeni bir oyunudur. Filistin'i bölmek için bu oyuna asla müsaade etmeyeceğiz, etmiyoruz. Filistin, bütün insanlığın davasıdır. Çünkü Kudüs bir barış kentidir. Bütün insanlığın renklerini içinde barındıran kadim bir şehirdir. Bütün imkanlarımızla Kudüs'e sahip çıkmaya, Filistinli kardeşlerimizle birlikte olmaya devam edeceğiz" dedi.

HAK-İŞ mensuplarının 15 Temmuz hain darbe girişiminde yurdun bekası için cadde ve meydanları doldurduğunu belirten Arslan, "Bu uğurda 4 şehit ve 100'e yakın gazi vermiştir. Celalettin İbiş, Ahmet Özsoy, Ali Karslı, Hakan Gülşen'i tekrar rahmetle yad ediyor, gazilerimize şifalar diliyoruz. Onlar bizim onurumuz, geleceğimiz için canlarını feda ettiler. Onlar bizim içim canlarını ortaya koydular. Bir kez daha ifade ediyoruz ki 15 Temmuz Türkiye'yi işgal ve hain darbe girişimini unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" diye konuştu.

HAK-İŞ olarak bütün darbelere, muhtıralara ve olağanüstü durumlara karşı 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta, 27 Nisan'da da özgürlükten, demokrasiden, millet iradesinden yana tavır koyduklarını ifade eden Arslan, "Ülkemiz üzerinde küresel senaryolar yazılıyor, büyük oyunlar tezgahlanıyor. Gene saldırıyorlar, saldıracaklar. Yine bir kısım taşeronları üzerimize salacaklar. Ama tarihten ders almadıkları için milletimizin feraset ve direnişiyle yüzüstü evlerine döneceklerdir. Bu bağlamda; ülkemizin güven barış ve istikrar ortamını sabote etmek isteyen, başta FETÖ ve PKK olmak üzere tüm terör örgütleri ve terörle kararlılıkla mücadele edilmesi ülkemizin bekası adına önemli ve önceliklidir. Kendi tarihinin yazımını emperyalistlere ihale edenlere, milletimizin bin yıllık değerleriyle çatışanlara, Brütüs karakterli hainlere bu topraklarda asla fırsat vermeyeceğiz. Eğer, gözyaşı dökmeyen, alın teri döken bir dünya istiyorsak, hep birlikte geleceğimize sahip çıkmamız lazım. Eğer, küresel kaostan insan yüzlü uygarlığa dönmek istiyorsak, emek, demokrasi, özgürlük, adalet için ileri demek ve gereğini yapmak zorundayız. Yarın çok geç olabilir. Hemen, şimdi, başarmaya mecburuz" dedi.

"Örgütlü Türkiye örgütleyen HAK-İŞ dedik ve bir örgütlenme seferberliği başlattık"

Türkiye'de hükümet, sosyal taraflar ve sivil toplum örgütleri ile yapıcı, gelişmeye açık, katılımcı, diyaloga ve saygıya dayanan işbirliği modeli geliştirilmesine önem verdiklerini belirten HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Herkes tarafından değer verilen, saygı duyulan, referans alınan bir HAK-İŞ için, toplumun her kesimi ile diyalog kurmaya önem veriyor ve güçlendiriyoruz. HAK-İŞ olarak, "Örgütlü Türkiye örgütleyen HAK-İŞ" dedik ve bir örgütlenme seferberliği başlattık. Başlattığımız bu örgütlenme seferberliği sonucunda bugün yüz binlerle milyonlara yürüyen büyük bir HAK-İŞ ailesi olarak karşınızda olmanın gururunu yaşıyoruz. Biri Türkiye'nin en büyük sendikası, 8'i iş kolunun lideri olmak üzere, 20 iş kolunun tamamında örgütlü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki sendikamızla birlikte geleceğe emin adımlarla ve daha büyük hedeflerle yürüyoruz. Ülkemizde 13,5 milyon sigortalı çalışan bulunmaktadır. Bunların sadece yüzde 13,8'i yani 1 milyon 850 bini sendikalıdır. Toplu sözleşmeden yararlananların sayısı biraz aşağıdadır. Geri kalan yüzde 86'sı sendikasız ve örgütsüzdür. Bizim bunlara ulaşmak gibi bir sorumluluğumuz var" şeklinde konuştu.

"Taşeron emekçilerimizin kadroya geçebilmeleri için mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz"

Taşeron sorununun, yıllardır çalışma hayatını olumsuz etkileyen önemli bir sorun olduğunu hatırlatan Arslan, "Ülkemizde 1 milyona yakın taşeron işçi kadroya alınarak, küresel kapitalizmin neoliberal dayatmalarına bir meydan okuma olarak çalışma hayatımızın en büyük reformu gerçekleştirilmiştir. Bu tarihi reformun en önemli aktörü HAK-İŞ'tir. Bu reformun mimarı başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Başbakanımıza, Bakanlarımıza, bürokratlarımız emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz. HAK-İŞ olarak bu sorunun çözülmesi için büyük bir mücadele verdik ve çok şükür başarıya ulaştık. Ancak başta KİT'lerde çalışan taşeron işçiler olmak üzere, kadroya geçemeyen, kapsam dışında kalan bütün taşeron emekçilerimizin kadroya geçebilmeleri için mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz" diye konuştu.

"HAK-İŞ olarak sonuna kadar masada kalmaya, müzakere etmeye devam edeceğiz"

HAK-İŞ olarak 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin sorunlarının çözümü için mücadeleye devam ettiklerini belirten HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kadroya yeni geçen ve KİT'lerde kadro kapsamı dışında kalan işçilerin ücret artışları yüzde 4+4'te kaldı. Bu gerçekten bizim kabul etmediğimiz bir durumdur. Emekliler, işçi emeklileri, Bağ-Kur emeklileri bütün emeklilere ve tüm kamu çalışanlarına uyguladığı sistemle enflasyon+ücret zamları devam etmiştir. Sayın Bakanımıza da arz ettik. Bu farkı istiyoruz. 400 bine yakın arkadaşımızın imzalarını topladık. Bu arkadaşlarımızın ücretleri enflasyon karşısında eridi. Bu arkadaşlarımız için enflasyon zammı talebimizi her platformda dile getirdik. Getirmeye de devam ediyoruz. Enflasyon farkı talebimize ilişkin şu ana kadar 400 bine yakın imza topladık. ve bu imzaları temsili olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımıza teslim ettik. Eğer uygun bir yer ayarlanırsa dilekçelerimizi kamyona doldurup bakanlığa teslim edeceğiz. Biz HAK-İŞ olarak sonuna kadar masada kalmaya, müzakere etmeye devam edeceğiz. Bu yolun barış ile sonuçlanacağına inanıyorum. Sayın Bakanın başta asgari ücret olmak üzere, bu toplu iş sözleşmelerinin de masada biteceğini umut ediyorum. İnşallah bunu da başaracağız. 1 Mayıs'ı amacına ve ruhuna uygun bir şekilde taleplerimizi dile getirdiğimiz bir gün olarak kutlamaya başladık. Başta Taksim olmak üzere Taksim'e verilen önemi Türkiye'nin bütün alanlarına yaydık. Kutlamalarda en büyük işçi katılımı Hak-İŞ'te olmuştur, en büyük dayanışma ruhu HAK-İŞ'in olmuştur. 1 Mayıs'ı anlamına uygun bir şekilde kutlamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"HAK-İŞ olarak, toplu iş sözleşmelerinin kısa zamanda, masada uzlaşma ile sonuçlandırılmasını umut ediyoruz"

HAK-İŞ tarafından 2019 yılı Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi teklifinin geçtiğimiz hafta Bakanlığa sunulduğunu söyleyen Arslan, toplu sözleşmenin kısa zamanda masada uzlaşma ile sonuçlandırılmasını beklediklerini ifade ederek, "Bu bağlamda, kadroya geçen işçiler ile kapsam dışında bırakılan taşeron işçilerin de çerçeve protokole dahil edilmesini ve artışlardan yararlanmasını istiyoruz. HAK-İŞ olarak, toplu iş sözleşmelerinin kısa zamanda, masada uzlaşma ile sonuçlandırılmasını umut ediyoruz. 696 sayılı KHK ile çalışma süreleri 9 ay 29 güne kadar çıkartılan mevsimlik ve geçici işçilerin çalışma sürelerinin 9 ay 29 gün üzerinden devamlı hale getirilmesini talep ediyoruz. Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi teklifimizde ve görüşmelerinde bu konuyu özellikle gündeme getirdik" dedi.

"Türkiyeyi bir kaosa sürüklemek için yeni bir oyun tezgahlanıyor"

Türkiye'yi kaosa sürüklemek için yeni bir oyun tezgahlandığını söyleyen HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "HAK- İŞ olarak cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin 1'inci yılını bütün bu yaklaşımlarımızın içerisinde bu sistemin aksayan ekşiyen yönlerinin tamamlanması istiyor ama bu sistemden geri dönüş tartışmalarını Türkiye için haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bunun eksikleri, varsa sorunlarını çözmek başka bir şey, yeniden parlamenter sisteme geri dönmek başka bir şeydir. Başta yönetim kurulumuzda oy birliğimizde cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine destek olduk ve savunduk, çok şükür bu sistem bugün yürürlükte. Türkiye yeniden önünü kesmek, çalışanları daha fazla ezmek, Türkiyeyi bir kaosa sürüklemek için yeni bir oyun tezgahlanıyor. Yaklaşık 7 yıldır bu oyun tezgahlanmak isteniyor. Bu oyun IMF'nin Türkiye'ye yeniden davet edilmesi ve yeni bir anlaşmanın yapılması. Maalesef bir kısım akademisyen ve ekonomistler Türkiye'yi yeniden masaya oturtmak için çalışıyorlar. Biz buradan şöyle tekrar ediyoruz. IMF Türkiye ile 17 anlaşma yaptı ve bütün anlaşmalar adaletsizlik, kriz, kaosların yaşandığı sonuçlar oluşturdu.Son günlerde Türkiye ekonomisi üzerine bazı oyunlar oynanıyor. Bu oyunları Türkiye'yi yeniden IMF kapılarına götürmek olarak görüyoruz. Türkiye 1950'den sonra 17 defa IMF anlaşması yapmış ve bu anlaşmalar krizle ve felaketle sona ermiştir. HAK-İŞ olarak IMF'nin Türkiye'den gitmesi için birçok eylemler yaptık. 'IMF defol' dedik. IMF'nin yeniden Türkiye'ye gelmesini asla kabul etmiyoruz. Çünkü IMF demek işsizlik, daha fazla yoksulluk, daha fazla borç demektir. Bunu asla kabul etmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin bütün bu baskılara rağmen IMF konusundaki kararlılığını buradan bir kez daha tebrik ediyor ve destekliyoruz. Aynı yerde durmalarını istiyoruz" diye konuştu.

"Türkiye'nin her alanda çağdaş, modern ve demokratik standartlara kavuşması temel hedefimizdir"

IMF politikalarının ortaya çıkardığı emeklilikte yaşa takılanlar konusunun bugün çalışma hayatının önemli sorun alanlarından birini oluşturduğunu söyleyen Arslan, AB sürecini de son derece önemli bulduğunu belirterek, "HAK-İŞ olarak, prim ödeme gün sayısını doldurmuş ancak yaş nedeniyle emekli olamayanlardan, özellikle işten çıkarılan, çalışma gücünü kaybetmiş ya da sektörde iş bulamayanlar için çözüm üretilmesi gerektiğine inanıyoruz. HAK-İŞ olarak, AB sürecini son derece önemsiyoruz ve tamamlanmasını istiyoruz. Üyelik sürecenin sonuçlanmasını istiyoruz. Biliyoruz ki yaşıyoruz ki AB'nin ekonomik ve sosyal değerleri bizim billetimizin ve işçilerimizin de hak ettiği değerler olduğuna inanıyoruz. Bu konuda da hükümeti bütün alanlarda HAK-İŞ olarak desteklemeye bundan sonra da devam edeceğiz. AB'nin Türkiye'nin tam üyeliğine ilişkin tutarsızlığı, Kıbrıs konusunda tutumlarına rağmen şunu da hatırlatmak istiyoruz. Bir tek Avrupa yok. Türkiye'nin her alanda çağdaş, modern ve demokratik standartlara kavuşması temel hedefimizdir. AB müzakere sürecinde yaşanan tıkanmanın bir an önce aşılmasını, sürecin amacına uygun olarak sorunları öteleyen değil, çözen bir anlayışla sürdürülmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.

"Kıdem tazminatı konusunda HAK-İŞ'e karşı bir algı operasyonu yapılıyor"

Son yıllarda çalışma hayatı açısından son derece önemli yasal düzenlemeler hayata geçirilmiş olsa da işsizlik, istihdam ve kıdem tazminatı konusunda hala çözüm bekleyen sorunların bulunduğunu söyleyen HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "HAK-İŞ olarak, sendikasız ve güvencesiz, kayıt dışı ve düşük ücretlerle çalışmaya her zaman itiraz ettik ve itiraz etmeye devam ediyoruz. İşsizlik sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni sistem ve modeller geliştirilmesini istiyoruz. Kıdem tazminatı konusunda HAK-İŞ'e karşı bir algı operasyonu yapılıyor. HAK-İŞ'in görüşü şudur bu tarihsel bir görüştür. HAK-İŞ kuruluşundan beri değişmeyen çizgisi şudur; kıdem tazminatı konusunda sorunlar, var, yüz binlerce özel sektör işçisi kıdem tazminatı alamıyor. Bu konudaki sorunlar giderilsin, bütün çalışanlar kıdem tazminatı alabilsin. Kazanılmış haklardan geriye gitmeyen yeni bir model istiyoruz. Bunlara artı bir model getiremeyenler şunu diyorlar; kıdem tazminatı modeline dokunmayın. Mazlumların, mağdurların en kötü şartlarda çalışıp üç kuruş ekmek parası için alın teri akıtanların haklarını savunmayacak mıyız? Dolayısıyla siz eskimiş, işe yaramayan sadece kamu işçilerinin kıdem tazminatı sistemine karşı sessiz kalırsanız, vebal altında kalırsınız. Herkesin bu konuyu anlamasını istiyoruz. Kıdem tazminatının kaldırılması, yok edilmesi, düşürülmesi gibi bir yaklaşımı asla kabul etmiyoruz. Kıdem tazminatında kazanılmış haklardan geriye gidişe neden olmayacak ve istisnasız bütün çalışanların kıdem tazminatına kavuşacağı güçlü bir model istiyoruz" dedi.

Asgari ücretin toplumun önemli bir bölümünü ilgilendirdiğine dikkat çeken Arslan, "Türkiye'de asgari ücret belirlenirken, çalışanların yüzde 50'sinden fazlasını ilgilendiriyor. Masada hükümet var, işçileri temsil eden DİSK var, işçi kesiminde masa eksik, sandalye eksik. Türkiye'nin en büyük toplu sözleşmesinde HAK-İŞ yok.Bunu demokrasi diye bize kimse anlatamaz. Biz masada olacağız, HAK-İŞ asgari ücret masasında olacak, olmak zorunda.En büyük toplu iş sözleşmesi yapılıyor ve HAK-İŞ o masada yok. Benim anlamadığım Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde en büyük reformcu AK Parti hükümetinin asgari ücret komisyonunun arkasında olmasını anlamıyoruz. Meydan birilerine kalınca, asgari ücrette kendilerini karar sahibi görenler, Türkiye'de nelerin konuşulduğunu, tartışıldığını gördük. HAK-İş ve DİSK'in orada olması son derece doğaldır. Sadece HAK-İŞ'in olmasını istemiyoruz. Üyelerimiz oranında temsil edilelim. Asgari ücret kişinin kendisi değil, ailesinin de geçimini sağlayacağı bir ücret olarak kabul edilir ve bu doğrultuda hareket edilmesini istiyoruz. HAK-İŞ emekçilerin üzerindeki ağır vergi yükünün azaltılması talebini her platformda dile getiriyor. Bu çalışanların üzerinde büyük bir yük ve bir vebaldir, bunun ortadan kaldırılması için vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi ve emekçilerin mağduriyetlerin giderilmesini istiyorum. Hükümetimizin ve sivil toplum örgütleri olarak işçiler ve memurlar aynı zamanda meslek kuruluşlarının da katıldığı iki büyük reforma imza attık. Bunlar iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki reformdur. Ama ne yazık ki halen ölümler devam ediyor. İş kazalarında sakat kalmalar, meslek hastalıkları devam ediyor. Bunun için köklü bir çözüme ihtiyacımız var. Hükümetin bunca çabasına rağmen, bunca yeni düzenlemeye rağmen arzu ettiğimiz değişimin yaşanmıyor olması bunun üzerinde yeniden çalışmamızı gerektiriyor" şeklinde konuştu.

"Bugün itibariyle belediyelerde baskılar nedeniyle istifa edenler 17 bin 500'ü geçti"

Belediyelerde istifa eden işçilerin sayısının 17 bin 500 kişiyi aştığını ifade eden HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendi. Arslan,"31 Mart seçimleri sonucunda başta CHP ve HDP'li belediyelerde henüz daha mazbatalarını almadan emek hareketinin öncü kuruluşu HAK-İŞ'e yönelik operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Bugün itibariyle belediyelerde baskılar nedeniyle istifa edenler 17 bin 500'ü geçti. Üyelerimizin baskı, tehdit, sürgün ile sendikamızdan istifa ettirildiğinin farkındayız. Arkadaşlarımız sendikalarından istifa ederken, ağlayarak istifa ettiler. Bu zulme susarsam vebal altında kalırım. Bunlara teslim olmayacağız, sonuna kadar mücadele edeceğiz. Şunu bilin onların hakkı sizi yalnız bırakmayacak. Hesap günü gelecek ve hesap vereceksiniz. Bizim hiçbir siyasi parti ile kavgamız olamaz. Hiçbir partinin önünde, sağında, solunda olmadık. Biz özgür bir örgütüz, konfederasyonuz. Kimsenin arka bahçesi değiliz. Ama bizi ısrarla, inatla bir yere kategorize edenlere de susamayız ve onlara da gereken cevabı vermemiz gerekiyor. Bolu'da sadece ekmekleri için işlerinden atılan arkadaşlarımız için konuşuyoruz. Sesimizi duyurmak istedik, duymadılar, anlayın dedik, anlamadılar. Bize yürüyüşten başka imkan bırakmadılar. Bolu'dan Ankara'ya 200 kilometre yürüdük. Bu insanlarla yağmurda, çamurda, doluda, sıcakta, soğukta birlikte yürüdük. Ama halen sesimizi duyuramadık.Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP yetkililerine mektup yazdık, randevu talep ettik. Bizi anlayın, bizi duyun, bizi fark edin, bizim feryadımızı sakın ha kulaklarınızı tıkamayın. Biz adalet, özgürlük, ekmeğimizi ve geleceğimizi istiyoruz başka bir talebimiz yok. Bu taleplerimizin yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz. Seçim öncesi vaatlerinizi unutmayın. Seçim bitti seçim öncesi konuşmaları bir kenara koyduk. Yeni bir dönem var, gelin masada oturalım, müzakere edelim, arkadaşlarımız işlerine dönsünler, toplu sözleşmeler imzalansın. Kol kola bu masadan birlikte kalkalım. Bizim derdimiz işçiler, emekçiler ve onların hakları. Kılıçdaroğlu'na buradan bir kez daha seslenmiş olalım" diye konuştu.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısının, demokratik katılım ve temsile uygun bir hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Arslan, "Asgari ücret, işçinin ailesiyle birlikte geçimini sağlayacak şekilde belirlenmelidir. Bütün ücretlilerin, ocak ayında almış olduğu maaş yüzde 15'lik vergi dilimine tabii iken, önce yüzde 20'ye, sonra yüzde 27 ve yüzde 36'e kadar çıkmaktadır. Bu oranların indirilmesini talep ediyoruz. İş kazaları, sosyal ve ekonomik bir yara olarak, çalışma hayatının en önemli sorun alanlarından biri olmaya devam etmektedir. İnsana saygı temelinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz. Başta iş kazaları ve kayıt dışı istihdamın önlenmesi olmak üzere çalışma hayatında yaşanan her türlü sorunun çözümü için sendikal örgütlenmenin önemine inanıyoruz" dedi.

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan'dan Kılıçdaroğlu'na çağrı
Kaynak: İHA