Faik Öztrak: Meclis Araştırma Komisyonu'nun derhal kurulması lazım

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Faik Öztrak: Meclis Araştırma Komisyonu'nun derhal kurulması lazım
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "Bu yasama yılına, belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük finansal skandallardan biriyle başlıyoruz. Karşımızda vurguncuya, rantçıya göz yuman bürokratik kurumlar ve vurguncu ve rantçıyla birlikte olan siyasetçiler var. Dolayısıyla bugün yaşadıklarımız aslında vurguncu rantçı-bürokrat-siyasetçi şeytan üçgeninin sebep olduğu bir tablo" dedi. Öztrak, Meclis'te derhal Araştırma Komisyonu kurulması gerektiğini belirtti.

(TBMM) - CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "Bu yasama yılına, belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük finansal skandallardan biriyle başlıyoruz. Karşımızda vurguncuya, rantçıya göz yuman bürokratik kurumlar ve vurguncu ve rantçıyla birlikte olan siyasetçiler var. Dolayısıyla bugün yaşadıklarımız aslında vurguncu rantçı-bürokrat-siyasetçi şeytan üçgeninin sebep olduğu bir tablo" dedi. Öztrak, Meclis'te derhal Araştırma Komisyonu kurulması gerektiğini belirtti.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile CHP grup başkanvekilleri Rahmi Türeli, Serkan Sarı, CHP Karabük Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Cevdet Akay ile İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, TBMM'de 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı ile gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak amacıyla Bahçe Restoran'da parlamento muhabirleriyle bir araya geldi.

Öztrak, fon krizine ilişkin, "Hiç şüphe yok bu yasama yılına belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük finansal skandallardan biriyle başlıyoruz. Karşımızda vurguncuya, rantçıya göz yuman bir bürokrat, bürokratik kurumlar, vurguncu ve rantçıyla birlikte olan siyasetçiler var. Dolayısıyla bugün yaşadıklarımız aslında vurguncu rantçı, bürokrat,  siyasetçi şeytan üçgeninin sebep olduğu tablodur" dedi.

Bunun arkasında şu anda Türkiye'nin yaşamakta olduğu tek kişilik yönetim sorunu olduğunu söyleyen Öztrak, "Bu Saray ülkeyi yönetemiyor. Yönetemedikçe ceberutlaşıyor, ceberutlaştıkça da kurumları tahrip ediyor.  Kurumların tahrip edilmesi sonucunda da karşımıza bu manzara çıkıyor" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında 11 gün önce ekonomi masasının toplanarak bu krize ilişkin görüş ve beklentilerini kamuoyuna açıkladığı hatırlatan Öztrak, Devlet Denetleme Kurulu'nun devreye alınıp alınmayacağını sorduklarını ve bir araştırma komisyonun kurulmasını gündeme getirdiklerini ifade etti.

Öztrak, şunları kaydetti:

"Şu anda icra organı ve düzenleyici, denetleyici kurumlar arasında ciddi bir iç içe geçmişlik var. Örneğin Devlet Denetleme Kurulu Başkanı aynı zamanda Borsa İstanbul'un yönetim kurulu üyesi. veya Adalet Bakanı'nın en yakınlarından biri Sermaye Piyasası Kurulu'nda Yönetim Kurulu Üyesi. Bunları söylerken ben bu insanların liyakatsiz olduğunu ifade etmiyorum. Ama şu anda geçmişte Türkiye'nin buna benzeyen krizlerinden birini yöneten Hazine Müsteşarı olarak, bu tecrübeye sahip biri olarak bu tür krizlerde en önemli husus, karşınızdaki oyunculara güven vermektir. Bu iç içe geçmişlikler bu güven meselesini ciddi ölçüde sıkıntıya sokar. Onun için başlarken gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek gerekir.

Meclisin açıldığı ilk gün bizim o gün önerdiğimiz ve grup başkanvekili arkadaşlarımızla Meclis Başkanlığına verdiğimiz araştırma komisyonu kurma önerisinin derhal gündeme gelmesi lazım. Çünkü bu meseleyi güven veren bir çerçevede çözebilmenin ön koşullarından biri de budur.

O gün birşey daha ifade etmiştik, 'Bu paraları tüyü bitmedik yetimin hakkından milletimizin vergi gelirlerinden alarak mağdurların mağduriyetini gidermeyin. Mağdurların mağduriyetini bu tür krizleri yaşayan başka ülkelerde gördüğümüz gibi bu süreçte; bir, kusuru olan ve çok ciddi para kazanan oyuncuların mal varlığına el koymak suretiyle; iki, bu oyunu görüp sisteme girip, günün şartlarının gerektirdiğinin çok üstünde kar eden rantiyelerin rantına el koymak suretiyle bunu bir fon haline getirerek buradan karşılayın' dedik.

Bundan sonra bir daha geri dönülmeyeceğinin, böyle bir iradenin olduğunun açık seçik bu yönetim tarafından gösterilmesi lazım. Dışarıdaki bazı ülkelerde bu kusuru işleyenlerin iç çamaşırlarını dahi ihaleyle satarak, bir daha bu olmasın diye, bu fona koymuşlar. Bu güven vermek ve bir daha ülkede yaşanmayacağını göstermek son derece önemlidir."

"BU PİYASANIN OYUNCULARI BU OYUNUN BÖYLE OLMADIĞINI GAYET İYİ BİLİYOR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya ilişkin yaptığı açıklamaları hatırlatan Öztrak, "Tabii ki piyasaları sakinleştirmek için elinden geleni yapacak ama şunu söyleyeyim, bu piyasanın oyuncuları bu oyunun böyle olmadığını, güveni bir an evvel hiç vakit geçirmeden sağlamazlarsa o zaman karşımıza çok başka sorunların da çıkabileceğini gayet iyi biliyorlar. Yani bu işte lafla peynir gemisi yürümez" dedi.

Öztrak, şunları kaydetti:

"Bütün milletin önünde bir çağrı yaptık, dedik ki '128 milyar dolar nerede? Merkez Bankası'nın arka kasasından hukuksuz, kuralsız satılan 128 milyar dolar nerede?' Aslında her şey bu soruyu sorduğumuz 2021 yılında başladı. Bugün oradaki aktörlerin, aktrislerin, oyuncuların çoğunun arkasında 2021 yılında başlayan bir süreç vardır. Eğer hakikaten tüyü bitmedik yetimin hakkı sorulacaksa, hukuk paranın gittiği her yere gidecekse önce bu 128 milyar doların da nerede olduğunun, nasıl harcandığının hesabının sorulacağını Saray bugün yapacağı toplantıda açıklamalıdır. Aksi takdirde bu krizin yönetilmesi için beklenen güven ortamının sağlanması hiçbir şekilde mümkün değildir."

Önümüzdeki bir yıl içinde ödenmesi gereken borçlar ve cari açıklarla birlikte yaklaşık 300 milyar dolar finansmana ihtiyaç olduğunu vurgulayan Öztrak, "Bu 300 milyar doları Türkiye'nin sermaye piyasalarını, finans piyasalarını da kullanarak sağlamak durumundayız. Bunların aşılabilmesinin yolu sermaye piyasalarına, finans piyasalarına yani toplu olarak finans piyasalarına duyulan güveni arttırmaktır. O bakımdan ben bugün yapılacak toplantıyı ve bu toplantıda alınacak kararları önemsiyorum" dedi.

Öztrak, "Özellikle faiz sebep, enflasyon sonuç gibi ideoloji ile malul olmuş birtakım stratejilerin Türkiye'de uygulanmaya kalkılması başta vatandaşlarımız olmak üzere hepimizin canını yaktı. Pahalılık ülkeyi kasıp kavuruyor. Alınan her türlü önleme rağmen bu pahalılığı düşürmek mümkün değil. Eğer güveni sağlayamazsanız, pahalılığı önlemek için vereceğiniz her ilacın dozunu her gün biraz daha arttırmak zorunda kalacaksınız. Bunun yarattığı tahribat çok daha büyük olacak" ifadelerini kullandı.

"SİYASİ ETİK VE SİYASETİN FİNANSMANINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME YAPILMALI"

Bu yasama yılında Meclis'te ağırlık verecekleri konulardan birinin siyasi etik ve siyasetin finansmanına ilişkin yasal düzenleme olacağını söyleyen Öztrak, "Bu artık bu ülkede bir beka sorunu haline gelmiştir. Herkes hesap verecek.Hiç kimse harcadığı kuruşun hesabını vermeme gibi bir dokunulmazlığa sahip olamaz. Bu para bizim değil, bu para bize yetki veren milletin parasıdır. Yolsuzlukları mutlaka önlemeliyiz. Bunun hesabını da mutlaka vermemiz lazım" diye konuştu.

Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın emtia piyasaları üzerinde ciddi etkileri olduğunu anlatan Öztrak, "Buraları dikkatle takip etmemiz lazım ve bu emtiaların kesintisiz dünyada küresel piyasalara temin edilmesi konusunda üzerimize ciddi görevler düşüyor, boğazların kontrolü nedeniyle" dedi.

ABD-İran-İsrail arasındaki savaşa işaret eden Öztrak, "Savaş, vekalet güçlerinin de devreye girmesiyle çevre ülkelere de yayılarak devam ediyor. Burada özellikle Mekke Antlaşması'nın bir an önce Meclisin gündemine gelmesi lazım. Burada ne var, ne yok enine boyuna konuşmamız lazım. Gerekirse bunun gizli bir oturumda yapılmasını da biz kabul edeceğiz. Ama mutlaka Mekke Anlaşması'nın ne ifade ettiğini bu Meclis'te konuşmamız gerekiyor" dedi.

"MİLLETİMİZ CHP'YE SAHİP ÇIKACAKTIR"

Öztrak, açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin "YENİ Parti kurulduktan sonra oy oranları açısından bir hasar tespiti yapabildiniz mi. Sizin yaptırdığınız anketlerin sonuçları nedir, oy oranınız nedir? Bir grup YENİ Parti milletvekilinin CHP'ye dönmek için nabız yokladığı kulislerde konuşuluyor. Geri dönmek isteyenlere kapınız açık olacak mı" sorusu üzerine Öztrak, şunları söyledi:

"Biraz önce çok önemli birtakım açıklamalarda bulunduk. Bu parti işlerine girdiğimiz andan itibaren onlar öne geçmeye başlıyor. Bugünün konusu parlamentoda yeni yasama dönemine girişimiz sürecindeki gündemle ilgili bilgi vermek. Dolayısıyla izin verirseniz, şunu açıkça bir kere ifade edeyim, bir anket yaptırmıyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki seçim sathı mailine girdiğimizde milletimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne sahip çıkacaktır. Bundan en ufak bir endişemiz yok."

"BASININ ÖZGÜR OLMADIĞI BİR ORTAMDA YATIRIMCI NEYE GÜVENİP YATIRIM YAPACAK"

Bir gazetecinin, erişim engelleri, basın ve ifade özgürlüğü ile gazetecilerin tutuklanmalarına ilişkin sorusu üzerine Öztrak, "İktidar yönetemiyor, yönetemedikçe de ceberutlaşıyor, ceberutlaştıkça da kurumsal tahribata yol açıyor. Bu ülkenin bütün kurumlarından söz ediyoruz. Basın özgürlüğü dahil her türlü hukuk ihlali dönüyor dolaşıyor vatandaşın cebini vuruyor. Basının özgür olmadığı bir ortamda basına hukuku araçsallaştıracak müdahale ettiğiniz bir ortamda yatırımcı neye güvenip yatırım yapacak? Niye güvensin? Tüketici neye güvenip rahat rahat tüketecek de ekonominin büyümesine katkıda bulunacak. Büyümenin yüzde ikilere düşmesini konuşuyorsak bunların arkasında Türkiye'deki hak hukuk adalet nizamının giderek tahrip olması, iktidar tarafından tahrip edilmesi vardır. Biz hep 'ekonomide ne yapacaksınız' diye bize sorulduğunda diyoruz ki 'gömleğin doğru iliklenmesi gereken ilk düğmesi Türkiye'de hukuk devletini hayata geçirmektir.' Onun için bu parlamento döneminde basın özgürlüğüne ilişkin, bu özgürlüğün ihlaliyle ilgili konulara ilişkin son derece hassas olacağımızı bir kere daha ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.

"SÜRATLE SEÇİME GİDİLMELİ"

Soru üzerine Öztrak, "Harcamalara baktığımız zaman gerçekten de harcamalardaki bazı artışlar bize seçime hazırlık sinyalleri veriyor ama bütçe harcamalarının tek bir yıl içinde iktidarın alacağı oya tek bir yıl içinde alacağı tedbirlerle etkilemesi bana zor gözüküyor. Hatta iktidarın şu anda iktidarın milletin mutfağında yarattığı tahribat o kadar büyük ki bu memlekette Anayasa Mahkemesi'nin önünde emekli bir polis intihar ediyor, bu noktaya geldik. Bu tahribat o kadar büyük ki bütçede ne yaparlarsa yapsınlar bundan sonra ben bu yönetimin yeniden iktidara gelebileceğini düşünmüyorum. Bu milletin cebine dokunduğunuz andan itibaren bu millet sizi affetmez" dedi. Özrak, "Buradan çıkışın bir tek yolu vardır, o da bir an evvel seçimdir. Çünkü bu iktidara güven kalmamıştır. Bu güveni sağlamanın tek yolu o da milletimize gitmektir. Süratle bir seçime gidilmezse bu sorunların çözülebileceğini düşünmüyorum. Onun için bu işin çözümü bir an evvel seçimdir" diye konuştu.

MANSUR YAVAŞ'IN İSTİFASI

Bir gazetecinin "Sizin açıklamanızdan sonra Mansur Yavaş'ın istifa ettiğini öğrendik. CHP'den Mansur Yavaş'ın kopuş noktasının, sizin yaptığınız toplantıdaki konuşmasından sonra harekete geçmesini nasıl değerlendirirsiniz" sorusu üzerine Öztrak, "Bu konuyla ilgili söylenmesi gereken her şey söylendi. Benim ilave edeceğim hiçbir şey yok. Bundan sonra neler olacağı, nasıl yürüneceği konusunda mesele sarahata kavuşmuş vaziyette. O nedenle benim buna ilave edeceğim bir husus yok" diye konuştu.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.