İran'ın sancılı tarihi: Darbe, devrim, krizler, savaşlar ve isyanlar

İran'ın sancılı tarihi: Darbe, devrim, krizler, savaşlar ve isyanlar
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

1953'te CIA'in İran Başbakanı Musaddık'ı devirmesinden, ABD Başkanı Donald Trump dönemindeki gerilim ve çatışmalara...ABD'nin yoğun olarak müdahil olduğu İran'ın yakın tarihinde yaşananları derledik.

Ekonomik kargaşadan kaynaklanan ve lider kadrosuna yönelik uzun süredir devam eden hoşnutsuzlukla körüklenen hükümet karşıtı protestolar, iki haftadır İran'ı sarsıyor.

Protestolar ülkede her vilayete yayıldı. Rejim göstericilere karşı güç kullandı. Yüzlerce kişinin öldürüldüğü düşünülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran'a müdahale etmeyi değerlendirdiği uyarısında bulundu.

Peki İran bu noktaya nasıl geldi?

Ülkenin tarihinde son 73 yılda yaşanan önemli gelişmeleri derledik.

1953: Musaddık'ın devrilmesi

ABD ve İngiliz istihbarat servisleri, İran'ın demokratik olarak seçilmiş başbakanı Muhammed Musaddık'ı devirmek için bir darbe organize etti.

Seküler lider, 1951'de İran'ın geniş petrol rezervlerini millileştirme sözü vererek iktidara gelmişti.

Ancak bu durum, görünürdeki komünist tehditle birlikte, savaş sonrası ekonomileri büyük ölçüde İran petrolüne dayanan iki Batı ülkesini endişelendirdi.

Sürgündeki Şah Muhammed Rıza Pehlevi, 1953'teki darbe sonrası İran'a döndü ve ülkenin kontrolünü ele geçirdi.

Şah 1960'ların sonlarında, muhalif hareketleri kontrol ederken, gizli polisine giderek daha bağımlı hale geldi. Politikaları ise din adamlarını yabancılaştırdı.

Şah'ın otoriter yönetimi isyanlara, grevlere ve kitlesel gösterilere yol açtı. Sonunda İran'da sıkıyönetim ilan edildi.

1979: İran Devrimi

ABD destekli Şah, laik ve dini muhaliflerinin aylar süren gösteri ve grevlerinin ardından 16 Ocak'ta ülkeyi terk etti.

İki hafta sonra, dini lideri Ayetullah Humeyni sürgünden döndü.

Referandumun ardından, 1 Nisan'da İran İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşu ilan edildi.

1979-1981: ABD Büyükelçiliği'ndeki rehine krizi

Kasım 1979'da Tahran'daki ABD Büyükelçiliği protestocular tarafından ele geçirildi.

Büyükelçilikteki Amerikalılar 444 gün içeride rehin tutuldu.

Son 52 rehine Ocak 1981'de serbest bırakıldı.

Büyükelçilikten kaçan altı Amerikalı daha, film yapımcısı kılığına giren bir ekip tarafından İran'dan gizlice çıkarıldı.

Yaşananlar, 2012 yılında çevrilen Oscar ödüllü Argo filmine konu oldu.

1980-1988: Irak-İran savaşı

İran ve Irak arasında uzun süredir devam eden toprak anlaşmazlığı ve mezhep çatışmaları topyekûn bir savaşa dönüştü.

Sekiz yıl süren savaşta siperlerde kimyasal silahlar kullanıldı, şehirlere hava saldırıları düzenlendi.

Savaş bir noktada, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerine düzenlenen saldırılarla yayıldı.

ABD dahil bazı ülkeler tankerleri korumak için bölgede savaş gemileri konuşlandırdı.

ABD, resmi olarak tarafsız kalsa da Irak ile gizlice temas kurdu; ülkeye mali yardım, silah yardımı ve istihbarat desteği sağladı.

Savaşta yarım milyondan fazla kişi öldü.

1985-86: İran-Kontra skandalı

ABD'nin, Lübnan'da Hizbullah militanları tarafından rehin tutulan Amerikalıların serbest bırakılması karşılığında İran'a gizlice silah gönderdi.

Elde edilen kâr ise yasa dışı yollarla Nikaragua'daki ABD destekli isyancılara aktarıldı.

1988: İran yolcu uçağı düşürüldü

Amerikan savaş gemisi USS Vincennes, 3 Temmuz'da Basra Körfezi'nde İran Hava Yolları'na ait bir uçağını düşürdü.

Uçaktaki 290 kişi hayatını kaybetti.

ABD, Airbus A300 tipi yolcu uçağının savaş uçağı sanıldığını açıkladı.

Yaşamlarını yitirenlerin çoğu Mekke'ye giden İranlı hacı adaylarıydı.

2002: 'Şeytan ekseni'

ABD Başkanı George W. Bush, Amerikan Kongresi'nde ulusa seslendiği konuşmasında İran'ı, Irak ve Kuzey Kore ile birlikte "şer ekseninin" parçası olarak nitelendirerek kınadı.

Bu konuşma İran'da büyük bir öfkeye yol açtı.

2000s: Nükleer korkular ve yaptırımlar

2002 yılında, İran'daki bir muhalif grup, ülkenin uranyum zenginleştirme tesisini deşifre etti.

ABD, İran'ı nükleer silah geliştirmek için gizli bir program yürütmekle suçladı.

İran ise suçlamayı reddetti.

Bu süreci, 10 yıl süren diplomatik faaliyetler ve İran'ın Birleşmiş Milletler'in (BM) nükleer denetçileriyle zaman zaman kesilen etkileşimi izledi.

BM, ABD ve Avrupa Birliği, İran'ın aşırı muhafazakar cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve hükümetine karşı yaptırımlar uyguladı.

Yaptırımlar sonucu İran Riyali iki yılda ABD Doları karşısında değerinin üçte ikisini yitirdi.

2013-2016: Müzakereler ve nükleer anlaşma

Eylül 2013'te, İran'ın yeni ılımlı cumhurbaşkanı Hasan Ruhani göreve geldi.

Bir ay sonra, Ruhani ve ABD Başkanı Barack Obama telefonla görüştü.

Bu, ABD ve İran arasında, 30 yıldan uzun süredir gerçekleşen ilk üst düzey görüşmeydi.

Ardından 2015'te, yoğun diplomatik faaliyetlerin ardından İran; ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya ve Almanya'dan oluşan P5+1 grubuyla nükleer programı konusunda uzun vadeli bir anlaşma imzaladı.

Anlaşmaya göre İran, ağır ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında hassas nükleer faaliyetlerini sınırlamayı ve uluslararası denetçilerin ülkeye girişine izin vermeyi kabul etti.

2019: Basra Körfezi'nde gerginlik

ABD Başkanı Donald Trump Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekildi. İran ekonomisi derin bir durgunluğa girdi.

Trump bu kararı öncesi, İran'a karşı ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koyma ve İran petrolünü almaya devam eden ülke ve şirketlere de yaptırımlar uygulama tehdidinde bulunmuştu.

Washington'un Tahran'ın petrol ihracatını hedef alan yaptırımları sıkılaştırmasıyla Mayıs 2019'da ABD-İran arasındaki ilişkiler kötüleşti.

Mayıs ve Haziran 2019'da Umman Körfezi'nde altı petrol tankerinde patlamalar meydana geldi. ABD patlamalarla ilgili olarak İran'ı suçladı.

20 Haziran'da İran güçleri Hürmüz Boğazı üzerinde ABD'ye ait bir askeri insansız hava aracını (İHA) düşürdü.

ABD'ye göre İHA, uluslararası sulardaydı. İran ise İHA'nın kendi topraklarında olduğunu iddia etti.

İran, Temmuz ayında nükleer anlaşma kapsamındaki önemli taahhütlerinden geri adım atmaya başladı.

2020: Kasım Süleymani suikastı

3 Ocak'ta İran'ın en üst düzey askeri komutanı General Kasım Süleymani, Irak'ta ABD'nin İHA saldırısıyla öldürüldü.

İran, Süleymani'nin ölümü sonrası "şiddetli bir intikam" sözü verdi ve 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan çekildi.

2021- 2022: Nükleer görüşmeler

ABD Başkanı Joe Biden, Tahran'ın "nükleer anlaşmaya sıkı şekilde uyması" halinde ülkesinin nükleer anlaşmaya yeniden katılacağını ve İran'a yaptırımları kaldıracağını açıkladı.

Ancak İran'da 2021'de sertlik yanlısı din adamı İbrahim Reisi ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçildi.

Reisi'nin seçim zaferi ve 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişiminde bulunması sonrası, nükleer görüşmeler durdu.

2022: Mahsa Amini isyanı

22 yaşındaki Kürt kadın Mahsa Amini'nin, başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alınması ve gözaltında ölmesi, İran'da ülke genelinde protestoları ve kadınlara daha fazla saygı gösterilmesi çağrılarını tetikledi.

Rejimin tarihindeki ilk büyük protestolar olmaktan çok uzak olsa da (2009'daki 'Yeşil Hareket'te orta sınıf seçimlerde hile yapıldığı iddiasıyla protesto gösterileri düzenlemişti. 2017 ve 2019'da daha yoksul bölgelerde başka büyük gösteriler de olmuştu), ülkedeki halk ayaklanması rejimin daha önce hiç görmediği türden bir olaydı.

İsyan sonrası protestoculara acımasızca baskı uygulandı.

Yüzlerce protestocu öldürüldü, binlerce protestocu tutuklandı.

2023: ABD-İran rehine takası ve Hamas'ın İsrail'deki saldırıları

Eylül ayında, İran'da hapisteki beş ABD vatandaşı serbest bırakıldı.

6 milyar dolarlık anlaşma, ABD'nin elindeki beş İranlının iadesini ve Güney Kore'deki dondurulmuş İran fonlarının yeniden Tahran'ın kullanımına açılmasını da öngörüyordu.

7 Ekim'de İran'ın yıllardır desteklediği Hamas, İsrail'de saldırılar düzenleyerek 1200'den fazla kişiyi öldürdü ve 251 kişiyi rehin aldı.

2024: İsrail ve İran arasında ilk sıcak temas

İran, İsrail'i Suriye'nin başkenti Şam'daki konsolosluk binasına düzenlenen saldırıda generallerini öldürmekle suçladı ve kendi topraklarından İsrail'e ilk doğrudan saldırısını başlattı.

ABD ve Batılı güçler, füzelerin çoğunun düşürülmesinde İsrail'e yardım etti.

İsrail, İran destekli Hamas ve Hizbullah'ın liderlerine suikastlar ve İran'daki füze sistemlerini hedef alan saldırılar düzenledi.

Haziran 2025: İsrail-İran savaşı

İsrail, İran'ın askeri ve nükleer tesislerine geniş çaplı saldırılar düzenleyerek üst düzey komutanları ve bilim insanlarını öldürdü.

İran, İsrail hedeflerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi.

ABD, İran'ın nükleer programını etkisiz hale getirmek amacıyla İran'ın üç nükleer tesisine hava saldırıları düzenledi.

12 gün süren savaşın ardından ateşkes sağlandı.

Aralık 2025: Rejimi tehdit eden protestolar ve göstericilere ölümcül müdahale

İran'da ekonomik sorunla nedeniyle düzenlenen son protesto gösterileri ise başkent Tahran'da başladı ve hızla 31 eyaletin tamamına yayıldı.

Protestocular, İran İslam Cumhuriyeti'nin ve dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in yönetiminin sona ermesi çağrısında bulundu.

Hükümetin sert müdahalesi sonucu yüzlerce protestocunun öldürüldüğü, 10 binden fazla kişinin tutuklandığı bildirildi.

İran hükümeti internete sıkı şekilde erişim kısıtlaması getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran'a müdahale etmek için "çok güçlü seçenekleri" değerlendirdiğini söyledi.

BBC
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.