Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir: ''Diyarbakır kalemiz, kimseye vermeyiz, buyrun hodri meydan''

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir: ''Diyarbakır kalemiz, kimseye vermeyiz, buyrun hodri meydan''

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kendilerini siyaset yapmakla suçlayan ve yerel seçimlerde DTP'li belediyelerin kazanılmasını isteyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sert cevap verdi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir: ''Diyarbakır kalemiz, kimseye vermeyiz, buyrun hodri meydan''

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kendilerini siyaset yapmakla suçlayan ve yerel seçimlerde DTP'li belediyelerin kazanılmasını isteyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sert cevap verdi. Erdoğan'ın seçimlere 15-16 ay kala DTP'li belediyeleri istemesinin hizmet aşkından değil, siyasi hırstan kaynaklandığını ileri süren Baydemir, "Evet bize göre Diyarbakır kaledir ve biz Diyarbakır'ı, bu kaleyi kimseye vermeyiz" dedi.

Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde DTP'li Belediye Başkanı Emrullah Cin tarafından 'Yerel Yönetimler, Ekonomik Kalkınma ve Siyaset' konulu 2 günlük bir sempozyum düzenlendi. Viranşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Müdürlüğü'nde düzenlenen sempozyumun ikinci gününde konuşmacı olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Gazeteci Ragıp Duran, Taraf Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar ve Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası 2. Başkanı Kemal Polat katıldı. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı toplantıda ilk sözü alan Baydemir, salonda bulunanları Kürtçe konuşma yaparak selamladı. Konuşmasını daha sonra Türkçe sürdüren Baydemir, bölgeler arası sosya-ekonomik dengesizliklerin giderilmesi için çalışılması gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından sempozyumu dinlemek için gelenler katılımcılara yazılı olarak soru sormaya başladı. Sorulan sorulara ortak cevap veren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kendilerini siyaset yapmakla suçlayan Başbakan Erdoğan'ı eleştirirken, 'Kale' olarak nitelediği Diyarbakır'ı yerel seçimlerde kimseye vermeyeceklerini ifade ederek, şöyle konuştu: "Başbakan yerel yönetimlerimizi belediyelerimizi siyaset yapmakla eleştiriyor. 22 Temmuz seçimlerine kadar, ben siyaset ve hizmeti birlikte yürüttüm, dolayısıyla siyaset yaptım. Ama 'Oh' yaptım. Parlamentoda temsilde, adalette ciddi bir hata vardı. Bu nedenle pek çok talep belediye başkanları üzerinden yaşam bulup ifade ediliyordu. Ancak 22 Temmuz'dan sonra bizim açımızdan da durum değişti. Parlamentoda grubumuz var. Bizler adına grubumuz siyaset yapıyor. Ben de grubumuzu aşmama çabası içerisinde olacağım. AK Parti'nin, sayın Başbakan'ın 'Diyarbakır başta olmak üzere bazı DTP'li belediyeleri istiyorum' dediğini görüyoruz. Bu kentler acaba 81 vilayet içerisinde olan kentler değil mi? Seçime 15-16 ay kala DTP'li belediyeleri istemek ne anlama geliyor. Çok açık ve net söylüyorum, bu hizmet aşkı değildir. Bu tam da siyasetin kendisidir. Ben şuna bütün açık yürekliliğimle hazırım, seçime 4- 5 ay kala her siyasi parti her yere talip olabilir. Bunun hiçbir sakıncası yok, olması gereken de budur. Ama sayın Başbakan unutuyor galiba, kendisi 81 vilayetin Başbakanıdır. Ama kendisini buraların Başbakan'ı olarak görmüyorsa, bu kendisinin sorunudur. Ben bunun cevabını vermiştim. Ortaya koymuş olduğumuz hizmet kalitesine güvenerek ve aynı zamanda yurttaşımın tercihine duyduğum güvenle biz ne demiştik, istediğiniz zaman sandığı kurarız, halkın iradesine başvururuz. Bu halk kimi layık görürse, bu emaneti kime verirse o seçilir. Evet bize göre Diyarbakır kaledir, biz Diyarbakır'ı vermeyiz."

BİR DAHA ACI YAŞAMAYALIM

Diyarbakır'da yaşanan bombalı saldırıda yaşadıkları acıyı yüreğine nakşettiğini ve bir daha bu tür acı yaşanmamasını beklediklerini anlatan Osman Baydemir, "Çok acı ve kabul edilemez bir olay yaşadık. Yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz ve saracağız. Bu acıyı yüreğimize nakşedeceğiz. Tıpkı Kızıltepe'de Uğur Kaymaz'ı, 12 Eylül'de Diyarbakır'da Koşuyolu parkında kaybettiğimiz çocuklarımız ve diğerlerinin acıları gibi yüreğimize nakşedeceğiz. Ama kin ve intikam duyguları için değil, bir daha asla ama asla başka bir ocağa, başka bir yüreğe böylesi bir acı düşmesin diye. Bunun için de elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyacağız" diye konuştu.

DAVALARIM CEZAYLA SONUÇLANIRSA 280 YIL CEZA ALIRIM

DTP'li tüm belediye başkanları hakkında kürtçe nedeniyle soruşturma açıldığını ama bu ülkede dil, kültür ve inançlara yasak koyanların halka bin yıl borçlu olduğunu dile getiren Baydemir, şunları söyledi:

"Türkiye'nin resmi dili değişsin, bu dil gitsin başka dil gelsin gibi bir anlayışta değiliz. Dil zenginliğimiz çok güzel ama sizin bu zenginliğe hangi gözle yaklaştığınız önemli. Maalesef bu konuda bir arpa boyu yol kat edilmediğini düşünüyorum. DTP'li 54 belediye başkanımızın tümü hakkında Kürtçe kullanımı yüzünden mutlaka soruşturma açılmıştır. Benim hakkımda açılan toplum soruşturma ve davaların tamamı cezayla sonuçlanırsa 280 yıl ceza almam lazım. Sigara kullanıyorum, kahveyi de iyi içiyorum, bu şekilde giderse en fazla elli yıl yaşarım. Demek ki, 230 yıl borçlu çıkacağım. Ama siz hiç merak etmeyin bana göre bu dili, kültürü, inançları yasaklayanlar bu halka bin yıl borçlular."

Baydemir'in konuşmasını tamamlamasının ardından salonda bulunanlar, DTP'li başkanı ayakta alkışlarken, bazı kadınların ise zılgıt çektiği görüldü. Sempozyum, konuşmacılara plaket sunulması ile sona erdi.