Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

Bursa'da halk otobüsünde fenalaşan yaşlı adam hastaneye böyle götürüldüBursa'da özel halk otobüsüne binen yaşlı adam, kalp krizi geçirirken şoför hastayı, otobüsün içersindeki yolcularla birlikte hastanenin acil servisene götürdü.

Dha Yurt Bülteni-6

Bursa'da halk otobüsünde fenalaşan yaşlı adam hastaneye böyle götürüldü

Bursa'da özel halk otobüsüne binen yaşlı adam, kalp krizi geçirirken şoför hastayı, otobüsün içersindeki yolcularla birlikte hastanenin acil servisene götürdü.

Bursa'nın merkez Osmangazi ilçesinde, Fatih Mahallesi ile Çekirge Devlet Hastanesi arasında çalışan Özel Halk Otobüsü'ne binen eşi ile binen bir kişi yolculuk sırasında rahatsızlandı. Sırameşeler Mahallesi'nde fenalaştığını söyleyen yolcu'nun kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. Ambulansın gelmesini beklemeyem otobüs Sürcüsü 29 yaşındaki Fatih Taç hiç bir durakta beklemeden yolcularla birlikte yaşlı adamı  Çekirge Devlet Hastanesi'ne götürdü. Bu anlar ise otobüsteki güvenlik kamerası taarfından saniye saniye görüntülendi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Güvenlik kamesı görüntüsü

Haber: BURSA,

============================================

15 yaşındaki Sevda'dan 7 gündür  haber alınamıyor

Samsun'un Havza ilçesinde bir hafta önce "kuran kursuna" diyerek evden çıkan 15 yaşındaki Sevda Arslan'dan ailesi halen haber alamıyor.

Samsun'un Havza ilçesindeki Erikbelen Mahallesinde oturan Hasan Arslan (32) ve Zinet Arslan (32) çiftinin en büyük kızları olan Sevda Arslan, 9 geçen Mayıs tarihinde kuran kursuna gitmek için evden çıkarak bir daha geri dönmedi. Sevda'nın ailesi evine 500 metre uzaklıkta olan Erikbelen Kuran Kursundan kızlarının kaçırıldığını, 200 hanenin ve yaklaşık bin kişinin yaşadığı mahallede bir kişinin bile kızlarının kaybolduğunu görmediklerine akıl veremediklerini söyledi. Kızlarının kaçırıldığını iddia eden aile, Sevda'nın hayatından endişe ettiklerini ve polis ile jandarmaya kaybolduklarını bildirdiklerini söyledi. Kızlarını mahalle mahalle, sokak sokak her yerde arayan aile şuana kadar bir sonuç elde edemedi.Baba Hasan Arslan, "Kızımın zorla götürülüp kaçırıldığına dair ihtimalim çok yüksek. Kızımı kaçıranların ailesi sabıkalı kişiler. Onların isimlerini emniyete ve jandarmaya verdim. Kızımın hayatından endişeliyim ve bu konuda savcılığa, emniyete ve jandarmaya ayrı ayrı dilekçe verdimö dedi. Kızının biran önce geri dönmesini isteyen anne Zinet Arslan ise, "Kızımın kaybolduğu gün ben bahçe suluyordum. Kızım yanıma geldi ve kuran kursuna gitmek için benden izin aldı. Ben de izin vererek evden çıktı ve bir daha dönmedi. O gündür kızımdan bir ses bile duymadım. Görenler, bilenler lütfen kızımı bana yollasınlar. Benim kızım daha okul çocuğu. Kızımın kaçırıldığını bu zamana kadar ne bir gören ne de duyan var. Nereden gittiği ve nasıl götürüldüğünü hiç kimse görmemiş. Ben çocuğumun canından da endişe ediyorum. Çocuğumun kimliği de evde hiçbir şey almamışö diye konuştu.

Görüntü Dökümü-HD

----------------------------

-Selma'nın evinin dışından görüntü

-Selma'nın ailesinin evin önünden gidişleri

-Selma'nın kuran kursundan görüntü

-Mahalleden görüntü

-Selma'nın ailesinden detay

-Baba Murat Arslan'ın konuşması

-Anne Zinet Arslan'ın konuşması

(SÜRE: 03.38 DK.)-(BOYUT: 410 MB)

Haber-Kamera: Gökhan İÇKİLLİ-HAVZA-SAMSUN,

============================================

'Marş' krizine neden olan okul müdürü: Yapılanlar yıpratmaya yönelik

 

İzmir'in en eski okullarından Atatürk Lisesi'nin mezuniyet töreninde öğrencilerin, Onuncu Yıl ve İzmir Marşı okumasına engel olmak istediği ileri sürülen okul müdürü Selamettin Demirhan'dan Milli Eğitim Bakanlığı'nca olaya ilişkin bilgi notu istendi. Demirhan, bilgi notunda, "Yaşananlar ve yapılanlar tarafıma yöneltilen karalama girişimi, şahsiyetimi yıpratmaya yönelik faaliyet" dedi. 

İzmir Atatürk Lisesi'nde, 13 Mayıs Pazar günü, 12'nci sınıf öğrencilerinin mezuniyet programında kep atma töreni sırasında geleneksel olarak Onuncu Yıl Marşı ve İzmir Marşı okunmak istendi. Okul müdürü, iddiaya göre, 'siyasi gösteri' olarak kabul edip, marşın okunmasına izin vermedi. Öğrenciler ise tören sırasında okul müdürünün bu kararına uymadı ve marşı söylemeye başladı. Bunun üzerine öğrencilerin sesinin duyulmasını engellemek için hoparlörden yüksek sesle farklı şarkılar çalındı. Bu sırada, öğrenciler ile velileri de cep telefonlarının kamerasıyla kayıt yaptı. Görüntülere göre, okul müdürü Selamettin Demirhan, "Ben bu okulda okul marşından başka bir marş söyletmem" dedi. Yaşananlara öğrenciler ile veliler tepki gösterirken, bazıları kürsüye yürüdü. Bir veli, "Burası Türkiye Cumhuriyeti, görev yapmak istemiyorsanız çekilin gidin" dedi. Görüntüler, kısa sürede sosyal medyada da paylaşılınca, tepkilere neden oldu. 

KENDİSİNİ SAVUNDU

Milli Eğitim Bakanlığı'nın isteği üzerine İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, konuyla ilgili araştırma yaptırarak, okul müdürü Selamettin Demirhan'dan bilgi notu istedi.Demirhan, bakanlık tarafından istenen bilgi notunda, kendisini savunarak, olayın farklı amaçlarla yapıldığını ileri sürdü. Demirhan'ın "Okul marşını çaldırmak istedim. Yaşananlar ve yapılanlar tarafıma yöneltilen karalama girişimi, şahsiyetimi yıpratmaya yönelik faaliyet" dediği öğrenildi. Öte yandan konuyla ilgili DHA muhabirinin telefonla ulaşıp, görüşünü sorduğu okul yöneticileri ise Selamettin Demirhan'ın okulda olmadığını, gerekli açıklamanın bilgi notunda yapıldığını ve değerlendirmede bulunmak istemediklerini söyledi. 

Haber: Taylan YILDIRIM/İZMİR,

=============================================

Rumeysa öğretmen bankta unuttukları parayı getirene yüzde 10'unu bağışlayacak

Otomobil almak için eşiyle birlikte geldikleri Antalya'da, çantaya koydukları 56 bin lirayı bankın üzerinde unutan rehber öğretmen Rumeysa Uslu(31),"Gönlümden geçen parayı getiren kişiye yüzde 10'unu vermek. Buradan da sesleniyorum 5- 6 bin lirayı alıp gönül rahatlığıyla bu parayı harcayabilecekken hayatı boyunca hırsız olarak mı yaşamak istiyor?" dedi.

Alanya'da rehber öğretmen olarak görev yapan Rumeysa Uslu, otomobil almak için akademisyen eşi Bora Uslu ile beraber 30 Nisan pazartesi günü Antalya merkeze gitti. Bankadan 80 bin lira kredi kullanan çift, internetten beğendikleri otomobilin değeri olan 56 bin lirayı da yanlarına alarak, beğendikleri aracı kendilerine gösterecek arkadaşlarını bir parkta beklemeye başladı. Arkadaşlarının gelmesiyle araca binen çift, bir anlık dalgınlıkla paranın bulunduğu çantayı oturdukları bankta unuttu. Yaklaşık 15 dakika sonra çantanın yanlarında olmadığını fark eden çift, oturdukları banka döndü fakat para dolu çantayı bulamadı. Bunun üzerine çift, polise başvurdu. Polis olayla ilgili çalışma başlatırken, çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Ekiplerin bu zamana kadar yaptığı çalışmalardan herhangi bir sonuç elde edilemezken, paranın unutulduğu bankın bulunduğu bölgedeki MOBESE kameralarının olay günü arızalı olduğu ortaya çıktı. Olayı yeniden anlatan Rumeysa Uslu, parayı kolu olmayan bir çantada taşıdıklarını aktardı. O gün eşinin taşıdığı çantayı oturdukları yerlerde kendisine verdiğini kaydeden Uslu, "Yol kenarındaki banklarda bekliyoruz ve bizi almaya gelen araç trafiği aksatacak noktada durdu. Biz de o aceleyle yanımızda aile dostumuz emekli yarbay da vardı ve hızlı hareket etmemizden dolayı çantayı bankta unuttum. Aradan 15 dakika geçti ve parayı unuttuğumuzu fark etmemiz üzerine geri döndük. Oturduğumuz banka geldiğimizde parayı bulamadık. Sonrasında tekrar emniyette gittik. Emniyet bizim şikayetimizi kayıt altına aldı ve bu konuda araştırma yapacağını söyledi" dedi. 

'HALA UMUT EDİYORUM'

Paranın halen bulunmadığını vurgulayan Rumeysa Uslu, paranın unutulduğu yerdeki MOBESE kameralarının arızalı olduğunu öğrendiklerini belirtti. Uslu, "Evet bizim şansızlığımız. Orada MOBESE kameraları 180 derece görüyor. Fakat orası çok işlek bir cadde, dakikada bir otobüs geçiyor. Emniyet de otobüslerin kamera kayıtlarını inceleyeceklerini ve mutlaka bu parayı bulacaklarını söyledi. Paranın bulanabileceğini hala umut ediyorum" diye konuştu. 

'YÜZDE 10'NU VERECEĞİM'

Yaşadıklarının basına yansıması sonrası haklarında yapılan yorumlarla suçlu duruma bile düşürüldüklerini kaydeden Rumeysa Uslu, bazı kişilerin parayı alan kişiye geri getirmemesi yönünde öğütte de bulunduğunu ve bunun kendilerini çok üzdüğünü vurguladı. Arkadaşlarının paranın bulunması için ilan hazırladığını da aktaran Uslu, şöyle dedi: "Parayı bulan veya alan kişilere yönelik ihbar edici cümleler ve ödüller verilecek şeklinde ilanlar. Benim zaten kendi gönlümden geçen parayı getiren kişiye yüzde 10'unu vermek. Buradan da sesleniyorum 5- 6 bin lirayı alıp gönül rahatlığıyla bu parayı harcayabilecekken hayatı boyunca hırsız olarak mı yaşamak istiyor? Bu onun kendi tercihi."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Rumeysa Uslu'dan detay

RÖP: Rumeysa Uslu

HABER- KAMERA: Engin ANAK/ALANYA (Antalya),

=============================================

Liseli pastacı kızlar

Eskişehir Şehit Hasan Önal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek İçecek Bölümü'nün Pastacılık ve Mutfak dalı öğrencileri okulda pasta börek yapıyor. 

Şehit Hasan Önal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi; 'Yiyecek İçecek Hizmetleri', 'Giyim Üretim Teknolojisi ', 'Çocuk Gelişimi ve Eğitimi', 'Güzellik ve Saç Bakım' ve 'Tarım' bölümlerinde öğrencilere eğitim veriyor. Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü'nün 'Pastacılık' ve 'Mutfak' alan dallarında toplam 120 öğrenci bulunuyor. Pastacılık dalında öğrenciler haftanın 3 günü atölyede pasta ve börek yapmayı öğreniyor. Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Şefi Duygu Kökten, pastacılık ve mutfak dalından mezun olan öğrencilerin restoranlarda, otellerde şef veya aşçı olarak da çalışabildiklerini söyledi. Kökten bölümle ilgili şu bilgileri verdi: "Bölümümüz yiyecek-içecek hizmetleri alanı. 2 tane dalı var. Bir tanesi pastacılık bir tanesi de mutfak olmak üzere. Mutfak dalımızda aşçılar yetiştiriyoruz. Sektörün yeni ihtiyacı olan aşçıları, şefleri karşılamaya çalışıyoruz. Pastacılık dalında da öğrencilerimiz sektörün ihtiyacını karşılamak üzere yeterli donanımda mezun oluyorlar. Atölyemiz bu donanıma sahip. Bir pastane atölyesinde ne varsa bizim atölyemizde de bunlar var." Okulu bitirdikten sonra pasta ustası olmayı düşündüğünü belirten 11'inci sınıf öğrencisi Sevim Nefiz, "Bu bölümü seçtiğim için de çok mutluyum. İyi ürünler çıkartıyoruz" dedi. Mezun olduktan sonra kendi pastanesini açmayı planladığını belirten 11'inci sınıf öğrencisi Sevim Nur Bulut da "bu bölüme geldiğim için mutluyum. İleride kendi pastanemi işletmek istiyorum. Eğlenceli bir bölüm. Hem eğlenip hem de meslek öğreniyoruz" diye konuştu. Okulda toplam 586 kız öğrencinin bulunduğunu belirten Şehit Hasan Önal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ebru Dedeoğlu da, "alanında uzman öğretmen kadrosu ve iyi donatılmış atölyelere sahibiz. Öğrencilerimizi ayağı yere basan, hakikaten hiç kimseye muhtaç olmayacak şekilde meslek sahibi olan, vatanını, milletini seven, güzel evlatlar olarak buradan mezun etmeyi planlıyoruz. Bu konuda da başarılı olacağımıza inanıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Şehit Hasan Önal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dıştan görüntüsü

-Okula giren öğrencilerin görüntüsü

-Öğrencilerin imalathanede çalışırken görüntüsü

-Öğrencilerin pasta yapması

-Mutfaktan görüntü

-Öğrencilerin konuşması

-Bir öğrencinin fırından böreği çıkartması

-Tepsideki böreğin görüntüsü

-Böreği keserek servis yapması

Yiyecek-İçecek Hizmetleri Alan Şefi Duygu Kökten'in konuşması

-Okul Müdürü Ebru Dedeoğlu'nun konuşması

Haber-Kamera: Kemal ATLAN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,

=============================================

Öğrencilerine 'Survivor' parkuru hazırladı

Sivas Kardeşler Mahallesi'nde bulunan Şehit Faruk Aydoğdu Ortaokulu, Beden Eğitimi Öğretmeni Hilal Kurt (37), öğrencileri için survivor yarışmasına benzer bir parkur hazırladı. 

Sivas'ta Beden Eğitimi Öğretmeni Hilal Kurt, öğrencilerinin beden eğitimi dersinde farklı bir etkinlik istemesi üzerine Acun Ilıcalı'nın sunduğu Survivor yarışmasında oynanan oyunlardan esinlenerek kendi imkanlarıyla okul bahçesinde küçük bir yarışma parkuru kurdu. Öğrenciler, tıpkı Survivor yarışmasında olduğu gibi parkurlardaki engelleri aşarak hedefi vurmaya çalıştı. İki takıma ayrılan öğrenciler birbirleri ile kıyasıya yarıştı. Yarışmaya katılmayan öğrenciler ise parkurda yarışan arkadaşlarına destek verdi. Parkur hakkında bilgi veren Beden Eğitimi Öğretmeni Hilal Kurt, öğrencilerinin çok eğlendiğini söyledi. Kurt, "Tübitak Bilim Fuarı Şenlikleri etkinliği kapsamında çocuklar için farklı bir etkinlik olsun istedik. Sürekli beden eğitimi dersinde bu yönde talepleri vardı. Bunu şenlikle birleştirmek istedim. Biz çok eğlendik, çocuklarım da eğlendi. Bir yarışan bir kaç defa daha yarışmak istedi. Veliler, öğretmenlerimiz, öğrencilerim, açılışa gelenler de yarıştı ve çok eğlendiler. Yarışan bir daha yarıştı. Ağırlık toplarıyla paralel yerleştirme, slalom, aşamalı yükselen engellerden atlama, basket topu sektirme, sürünme, çember halka geçirme ve en son da iki tane hentbol atışıyla da parkuru tamamlıyoruz. Önce bitiren kazanıyor. 'Survivor Okullarda' projesinden yol çıkaracak hazırladım. Çocukların izleyip ben olsam böyle yapardım dediği survivor yarışmasını öğrencilerimizin seviyelerine indirerek okul bahçemize getirdik" dedi. Öğrencileri için bir de tek kişilik bir voleybol sahası tasarlayan Kurt öğretmen "Henüz Sivas'ta olmayan bir proje, bunda amaç yenen ve yenilenin olmadığı bir oyun. Hücum ve savunmanın bir kişiye ait olduğu eğlenceli bir oyun. Basit gibi görünüyor, 'ben çok rahat yaparım' deniliyor ama sahaya girip oyun oynandığında, oyun çok daha eğlenceli hale geliyor" ifadelerini kullandı. Parkurda yarışan öğrencilerden 7'nci sınıfta okuyan Nisanur Çubukçu "Bugün çok eğlendik, öğretmenimize teşekkür ediyorum. 7 yarışma yaptım bir kez kaybettim" dedi. Ümit Öncü ise "Çok eğlendik parkurda, güzel şeyler vardı. Sürünme, basket atma gibi. Basket atma kısmında zorlandım." ifadelerini kullandı. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Okuldan görüntüler

-Okul bahçesindeki parkur

-Öğrencilerin parkurda yarışmaları

-Öğretmenin konuşması

-Öğrencilerin konuşmaları

(446 mb- HD)

Haber-Kamera:  İrfan ÖZŞEKER-Hakan KALELİ/SİVAS,

================================================

Şehit silah arkadaşının adına kütüphane açtı

Iğdır'da görev yapan Teğmen Muhammet Süleyman Rüzgar'ın girişimiyle, 2 yıl önce PKK'lı teröristlerce şehit edilen silah arkadaşı Uzman Çavuş Erdi Demirer adına, bir ortaokula 3 bin kitaplık kütüphane kuruldu.

Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde 5 Ekim 2016'da Karakuzu Jandarma Karakolu yol kontrol noktasına PKK'lı teröristler tarafından düzenlenen saldırıda, Ordulu Uzman Çavuş evli ve 1 çocuk babası Erdi Demirer (26) şehit oldu. Şehidin Iğdır Merkez Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan silah arkadaşı Teğmen Muhammet Süleyman Rüzgar, Erdi Demirer için kütüphane açma kararı aldı. Rüzgar'ın Iğdır'da ücretli öğretmenlik yapan baldızı Gizem Özcan'ın girişimleriyle, Kazancı Ortaokulu'nun kütüphanesi olmadığı tespit edildi. Merkeze bağlı 96 öğrenci kapasiteli ortaokula şehit Erdi Demirer'in ismi verilen 300 bin kitaplık kütüphane oluşturuldu.Kazancı Ortaokulu Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Erdi Demirer Kütüphanesi'nin açılışına, Vali Yardımcısı Bilgehan Karanfil, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Aydoğdu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Özkan Yolcu, Ortaokul Müdürü Adil Gündoğdu, şehidin silah arkadaşı Muhammet Süleyman Rüzgar, eşi Dedim Rüzgar, kampanyaya destek veren öğretmen Gizem Özcan ile davetliler katıldı. Törende duygusal anlar yaşandı.Şehidin silah arkadaşına teşekkür eden Vali Yardımcısı Bilgehan Karanfil, "Şehidimize Allahtan rahmet diliyorum. Bu kütüphane fikrini ortaya atıp gerçekleştiren silah arkadaşına, okul müdürüne, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kitap bilgi kaynağıdır. Teknoloji kitabın yerini tutmaz. Çocuklarımız küçükken kitap okuma alışkanlığına kavuşmalıdır. Bunun için kitap okumalıyız. Okumayan bir toplum yok olur" dedi. Kütüphane oluşumuna öncülük eden öğretmen Gizem Özcan, şehit Erdi Demirer'in eniştesi Muhammet Süleyman Rüzgar'ın silah arkadaşı olduğunu anımsattı. Özcan, "Şehidimiz eniştemin arkadaşıydı. Şehidimize vefa borcunu ödemek için kafamızda bu fikir gelişti. 3 aylık bir süre içinde sosyal medya aracılığıyla kütüphaneyi oluşturduk. Bir nebze de olsa çocuklarımızın ruhuna dokunmak adına Okul müdürü Adil Gündoğdu'nun katkılarıyla kütüphaneyi oluşturduk" diye konuştu.Erdi Demirer'in silah arkadaşı Muhammet Süleyman Rüzgar da, "Silah arkadaşımın adını kütüphanede yaşatmak istedik. Herkesin katkı ve yardımlarıyla kütüphane oluştu. Açılışa gelen herkese teşekkür ediyorum" dedi.Kütüphanenin açılmasında emeği geçen Gizem Özcan, Muhammet Süleyman Rüzgar'a Vali Yardımcısı Bilgehan Karanfil tarafından plaket verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Okuldan genel görüntü

-Öğrencilerle röp.kütüphaneden genel görüntü

-Saygı duruşu istiklal marşı

-Kütüphaneyi yaptıranlara vali yardımcısı Bilgehan Karanfil tarafından plaket verilmesi

-Vali yardımcısı Bilgehan Karanfilin konuşması

-Kurdele kesimi

-Kütüphnenin gezilmesi

-Gizem Özcan'ın konuşması

-Muhammet Süleyman Rüzgar'ın konuşması 

Şehide kütüphane kodu ile ling geçildi

Haber-Kamera: IĞDIR,