Suat Kılıç, 2027 bütçesinde faiz giderinin eğitim payının 1,3 katı olduğunu söyledi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, 2027 bütçesini faiz ve borç bütçesi olarak eleştirdi. Kılıç, faiz giderlerinin eğitim payının 1,3 katı olduğunu belirterek Türkiye'nin yoksullukla değil faiz borçlarının ödenmesine çalışacağını söyledi.
(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Meclis'e sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ne ilişkin, "2027 bütçesi de maalesef tam manasıyla bir borç, faiz bütçesi. Faiz giderlerine ayrılan kaynak, tüm milli eğitim programlarına ayrılan payın 1,3 katı. Türkiye yine yoksullukla mücadeleye değil maalesef faiz borçlarının ödenmesine çalışacak" dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MYK toplantısının ardından genel merkezde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kılıç, "fon krizi"nin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütçü ile 5 ay önce Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlığına atanan eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün görevden alınmasına ilişkin, "Doğru ama eksik karar. Niye eksik karar? İMKB Başkanı, MKK Başkanı, Takasbank Genel Müdürü yerinde. Yani SPK'nın mevcut ve eski başkanı, sorumlulukları olduğu için 33 günde de olsa görevden alındılar fakat diğer sorumluluk makamındaki bürokratlar hala görevlerinin başındalar. Olayda sorumluluğu olan siyasetçi ve bürokratların tamamı açığa alınmadıkça, sıralı tam liste yayınlanmadıkça, kaçırılan paraların iadesi sağlanmadıkça fon krizinden çıkmak mümkün değildir"diye konuştu.
"BU ÜLKE FAKİRSE PARASI OLMADIĞI İÇİN DEĞİL, FONLANDIĞI İÇİN FAKİR"
"Hükümet yetkilileri fon krizinden söz ediyor. Ama ana paraların ödenmesinden söz etmiyor. Ödeyeceğiz diyorlar ama ödemiyorlar" diyen Kılıç, şöyle devam etti:
"Fon yasası Meclis'e geldi ama kafalar karışık. Vatandaş bu fonlara para yatırdı mı? Yatırdı. Kime güvendi? Tabii ki devlete güvendi de yatırdı. İMKB, BDDK, SPK, TMSF, Takasbank devlettir. Bütün bu düzenleyici, denetleyici kuruluşlar, devlete duyulan güvenin eşikleridir, aşamalarıdır. Vatandaş bu kurumlara ve bu kurumların başındaki bürokratlara güvenmiştir. Öyleyse hem suç işleyenden hesap sormak hem de soyulan vatandaşın parasını hesabına yatırmak zorundadır. Devlet, hem soyguna göz yuman bürokratlardan hesap sormak hem de soyguna maruz kalan vatandaşın ana parasını hesabına yatırmak zorundadır."
Kılıç, Türkiye'de 5 milyonu aşkın ev genci olduğunu belirterek, "Bu çocuklar iş istiyor, AŞ istiyor. 'Oğluma, kızıma iş bulun.' diye feryat eden annelerin, babaların mesajları bizim telefonlarımıza düşüyor da ey iktidar mensupları, sizin telefonlarınıza düşmüyor mu? Fonlanan 20 milyar dolarla bu 5 milyon gencin en az 1 milyonuna istihdam imkanı sağlanabilirdi. Bu ülke, eğer fakirse parası olmadığı için fakir değil, paramız fonlandığı için fakir" dedi.
"BÜTÇENİN RAKAMLARI KADAR YALANLARI DA DİKKAT ÇEKİYOR"
Meclis'e sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ne yönelik de konuşan Kılıç, şunları söyledi:
"2027 bütçesi de maalesef tam manasıyla bir borç faiz bütçesi. İktidarın Meclise sunduğu 2027 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ne göre giderler 27,27 trilyon lira, 486 milyar dolar; gelirler 23,41 trilyon lira, 417 milyar dolar; bütçe açığı 3,87 trilyon lira, 69,1 milyar dolar. Bütçedeki bu açık, yani 3,88 trilyon liralık açık, net borçlanma ile kapatılacak. Yani 2027 yılında da Türkiye Cumhuriyeti'nin ve 86 milyonun borçları, bütün faiz ödemelerine rağmen azalmayacak, artacak. Faiz giderleri 3,97 trilyon lira, 70,9 milyar dolar. 2027 yılında 70,9 milyar dolar faiz ödemesi yapacağız. Buna rağmen bütçemiz açık verecek ve bu açığı yeni borçlar alarak kapatacağız. Yani borçlarımız azalmayacak, artacak maalesef. Geçen yıla göre faiz ödemeleri 14,7 milyar dolar artıyor. İktidar, vatandaştan toplayacağı her 100 liralık verginin 20 lirasını faiz ödemelerine ayıracağını Meclis'e gönderdiği bütçe kanununda açık açık anlatıyor. Bu yoklukta imtiyazlı holdinglere yapacakları yaklaşık 2,5 trilyon liralık vergi kıyağı da gözümüzden kaçmıyor.
Bütçenin rakamları kadar yalanları da dikkat çekiyor. Zira 2027 bütçesinde yıl sonu hedef enflasyon yüzde 21. Ama toplanacak vergilerdeki net artış hedefi yüzde 35,6. Vergiler yüzde 35,6 artarken enflasyondaki artışın yüzde 21'de kalması mümkün mü? Tabii ki değil. Toplanacak vergilerdeki bu artış oranına bakıldığında enflasyonun 2027 yılında da gerilemeyeceği apaçık ortadadır. Dolayısıyla 2026 bütçesi gibi 2027 yılı bütçesi de maalesef bir borç, faiz, zam, vergi bütçesidir. Faiz giderlerine ayrılan kaynak, tüm millİ eğitim programlarına ayrılan payın 1,3 katı. Sağlık programlarına ayırdıkları payın 1,9 katı, yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlara ayrılan payın 4,8 katı, tarım ve kırsal kalkınmaya ayrılan payın 4,9 katı, istihdama ayrılan payın tam 9,1 katı. Yani Türkiye yine sağlığa, eğitime, yoksullukla mücadeleye, istihdam programlarına değil maalesef faiz borçlarının ödenmesine çalışacak. İktidarın bütçesinde emeklimiz, emekçimiz, köylümüz ve çiftçimiz yok."
"ELEŞTİRİ, TUTUKLANMANIN, YARGILANMANIN KONUSU OLAMAZ, OLMAMALIDIR"
Suat Kılıç, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağı tartışmasının ardından Azerbaycan Başsavcılığı'nın sosyal medya paylaşımları nedeniyle 7 Türk hakkında gıyabi tutuklama kararı alındığını ve uluslararası arama başlatıldığını duyurmasına ilişkin, "Türkiye'deki elbette ki fikir sahibi insanlar başka bir ülkede yapılan uygulamayı da eleştirebilirler. Eleştiri, tutuklanmanın, yargılanmanın konusu olamaz, olmamalıdır. Yasaklarla bir nesli heba etmemelidir. Bu temennimizdir çünkü Azerbaycan bizim için dost ve kardeş bir ülkedir. Bu yasakçı anlayış Azerbaycan'da terk edilmelidir, edilebilmelidir. Temennim, bu sürecin özgürlükle neticelenmesidir" dedi.




















