DHA YURT BÜLTENİ-2

DHA YURT BÜLTENİ-2

1)BURSA'DA 150 POLİSLE MASAJ SALONLARINA OPERASYONBURSA'da polis, kent içinde hizmet veren masaj salonlarında arama ve inceleme yaptı.

DHA YURT BÜLTENİ-2

1)BURSA'DA 150 POLİSLE MASAJ SALONLARINA OPERASYON

BURSA'da polis, kent içinde hizmet veren masaj salonlarında arama ve inceleme yaptı. 150 polisin katıldığı operasyonda ruhsatsız 3 salon kapatıldı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri öncülüğünde Narkotik, Terörle Mücadele, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı polislerin de katılımıyla masaj salonlarına operasyon gerçekleştirildi. 20 timden oluşan 150 polisin katıldığı eş zamanlı baskınlarda 40 masaj salonu arandı. Salonlarda 200 işletmeci, çalışan ve müşterinin GBT sorgusu yapıldı. Yapılan incelemelerde ruhsatsız oldukları tespit edilen 3 salonu kapatılırken, sigortasız personel çalıştıran 4 iş yerine de işlem yapıldı.
Hijyen ve temizliğe de dikkat eden ekipler, sigara içilen 3 iş yeri ile masözleri önlüksüz çalıştıran 7 masaj salonuna da idari para cezası uyguladı. 

Görüntü Dökümü:
-------------------------------------
-Polis ekiplerinin masaj salonlarına baskını
-Ekiplerin arama yapması
-Masaj salonlarından görüntüler
-Detaylar

Süre: 02.17 Boyut: 257 MB
Mehmet İNAN-Berktuğ ÖNCÜ/ BURSA,

==================================================

2)85 YIL KİMLİKSİZ YAŞADIĞI HASTANEDE ORTAYA ÇIKTI

ERZİNCAN Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan 85 yaşındaki Cemile Dağdal'ın kimliksiz yaşadığı belirlendi. Yaşlı kadının kimliğinin olmadığı için tutanak tutan hastane görevlileri, durumu polise de bildirdi. 
    Kent merkezinde yaşayan Dursun Erzincanlı (45) annesi Cemile Dağdal'ı hastalanınca Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirdi. Acil serviste ilk muayenesi yapılan kadının kaydı için kimlik bilgileri istendi. Dursun Erzincanlı, annesinin hiç kimliğinin olmadığını söyledi. Hastane çalışanları yaşlı kadının kimliğinin olmadığına dair tutanak hazırladı. Yaşlı kadını tedavi için hastaneye yatıran görevliler, konuyla ilgili polise de bilgi verdi. 
    Annesinin babasıyla resmi nikahı olmadan yaşadığını ve bugüne kadar hiç kimliğinin olmadığını belirten Dursun Erzincanlı, kendisinin de üvey annesinin üzerine nüfusa kayıt yaptırıldığını söyledi. Annesine kimlik çıkarmak için çok uğraştığını ancak başarılı olamadığını ifade eden Dursun Erzincanlı, ""En son 1997 yılında özel bir hastaneye giderek tedavi oldu, öncesinde ve sonrasında sağlığı yerinde olduğu için hastane yüzü görmedi ve 85 yıl boyunca kimliksiz yaşadı. Birçok kez kimlik başvurusunda bulunduk, girişimlerimiz sonuçsuz kaldı. Çok uğraştık kimlik çıkarmak için çıkaramadık kütük olmadığı için. Zaten annesi ve babası çok küçükken ölmüşler. Daha önce abisinin yanındaymış, abisi almış babama vermiş, babamla yaklaşık 10 yıldır görüşmüyorum. Şu an başkası ile evli olduğu için görüşmüyoruz. Babam sahip çıkmayınca 30 yıldır annem benim yanımda. Şu an tek isteğim kimlik çıksın annemi rahat rahat hastaneye getirip götüreyim. Annem yaşlandı hastalanmaya başladı ve hastaneye getiremiyorum. Ben sadece kimlik istiyorum başka bir şey değil" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Yaşlı kadının hastane yatağından genel detay görüntü
-Kadının oğlunun açıklaması

Haber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN,
==================================================

(ÖZEL HABER)
3)MADENİ PARA BASAN İLK ŞEHİRLERDEN KYME'DE TARİH GÜN YÜZÜNE ÇIKMAYI BEKLİYOR

YUNANİSTAN'ın kuzeyinden gelen halklar tarafından Milattan Önce (MÖ) 11'inci yüzyılın ortalarında kurulan 12 Aiolis kentinin en büyüğü olan, İzmir'in Aliağa ilçesindeki Kyme, o dönemde deniz yoluyla yapılan ticaret sayesinde ekonomisini geliştirdi ve madeni para (sikke) basan ilk şehirlerden biri haline dönüştü. Şimdilerde modern limanlardan olan Nemrut Limanı ile karşı karşıya bulunan yıkık kent, sakladığı tarihin gün yüzüne çıkarılmasını bekliyor.

İzmir'in Aliağa ilçesinde Çakmaklı Mahallesi sınırları içindeki Nemrut Limanı'nın hemen yanıbaşındaki antik kent Kyme, gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. MÖ 11'inci yüzyılın ortalarında kurulan 12 Aiolis kentinin en büyüğü olan Kyme, kısa sürede dikkat çeken bir ticaret merkezi haline gelerek özellikle şarapçılık, zeytin, üzüm, buğday ve zeytin ile seramik alanlarında çok önemli gelişme gösterdi. Efes'in kurulmasıyla önemini yitiren Kyme, madeni para (sikke) basan ilk şehirlerden biri olarak biliniyor. Modern liman ile antik limanın karşı karşıya bulunduğu bölgedeki kazıları 30 yıl sürdüren İtalyan heyet, çalışmalara 2016 yılında ara verdi. Yapılan kazılarda bulunan tunç at heykeli İzmir Müze Müdürlüğü'nde, Artemis başı ise İstanbul Arkeoloji Müzesi'de sergileniyor.

YUNAN TARİHÇİ EPHOROS KYME'DE DOĞDU

İlk dünya tarihi eseri Historia'nın yazarı olan Yunan tarihçisi Ephoros'un burada doğduğu biliniyor. Yine Hellen edebiyatının Homeros'tan sonra gelen ve MÖ 8'inci yüzyılın sonunda yaşayan en eski ve en büyük yazarı, didaktik şiirinin üstadı kabul edilen Hesiodos'un babasının da burada doğduğu belirtiliyor. Birçok önemli ismin doğup yaşadığı yer olan Kyme'deki çalışmalar esnasında, 500'ün üzerinde mezar da tespit edildi. Kazılar sırasında ulaşılan nekropol (mezarlık) buluntularının bir kısmı, İzmir Arkeoloji Müze Müdürlüğü'nde sergileniyor.

'ÖNEMLİ HATIRALAR BARINDIRIYOR'

Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Ersoy, bölgenin Batı Anadolu'nun önemli liman kentlerinden biri olduğunu, İzmir Müze Müdürlüğü denetiminde nekropol kazılarının yapıldığını ve çok önemli buluntuların gün ışığına çıkarıldığını aktardı. Yapılan kazılarda çok sayıda madeni paraya rastlandığını da belirten Ersoy, "Zenginliği sadece limandan değil tarımdan da kaynaklanıyor. Ama 14'üncü ve 15'üncü yüzyıllarda artık önemini kaybediyor. Antik kentte 12'inci yüzyılda inşa edilen bir liman kalesi bulunuyor. Batı Anadolu'nun Türklerin eline geçme aşamasında bu kale, Çelebi Mehmet tarafından ele geçirildi" dedi. Ersoy, bölgenin önemli hatıralar barındırdığını ve alanda önemli yapıların olduğunu söyledi.

'KENT MECLİSLERİ İNŞA EDİLDİ'

Kazılarda görev yapan Catania Üniversitesi Öğretim Üyesi Arkeolog Prof. Massimo Frasca, çalışmalar sırasında bazı önemli yapılara ulaştıklarını belirtti. Frasca, "Maalesef aralarında çok iyi korunmuş kalıntılar yok, çünkü limanın varlığı yüzyıllar boyunca bütün işe yarar şeylerin taşınmasına sebep oldu. Buradan çıkanlar, İstanbul ya da başka şehirleri güzelleştirmek için götürüldü. Alanda sütun gibi mimari kalıntılar görülmüyorsa da arkeolojik çalışmalar şehrin bazı önemli yapılarını ortaya çıkardı. Her şeyden önce bir kale dikkati çekmektedir. Deniz kenarında limanı korumaya yarayan bir Ceneviz Kalesi var" dedi. Bu kalenin, şehri kapatan bir sur kalıntılarının üstüne inşa edildiğini aktaran Frasca, "Bu sur yapısında 2 kapı vardı. Çok güzel bir yapıydı. 2 farklı çeşit taştan yapılmıştı. Andezit altta, kalker üstte. Böylece gelen herkes şehrin hem güçlü hem güzel surunu görüyordu. Şehrin içinde maalesef kötü korunmuş bir tiyatro var. Neyse ki bütün tiyatro algılanabiliyor. Zamanla aşınmış, üstü dolmuş, oturma basamakları alınmış olan tiyatronun son kullanım döneminden kalma mermer zemini halen durmaktadır. Bu mermer döşemenin altında antik yazılar içeren başka bir zemin daha bulunuyordu. Üst döşeme taşları alındığında altında önemli yazıtlar olduğunu görüldü. Yazıtlar, önemli kişilikler onuruna yazılmıştı. Örneğin bir tanesi önemli bir kadından bahsetmektedir. Şehrin bağışçılarından olan bu kadın, şimdi göremediğimiz bir Bouleuterion (Kent Meclisi) inşa ettirmiş. Aynı kadın kentte başkaca binalar da inşa ettirmişti" dedi.

'TAPINAK GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI'

Bölgedeki Güney tepede sütunlu Roma evlerinden oluşan bir mahalle ortaya çıkarıldığını da anlatan Prof. Massimo Frasca, şunları söyledi:

"Kuzey tepede ise Kibeleye sonra Demeter'e sonra da İsis'e adanmış bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı. Uzun süre kullanılmış bir kutsal alan diyebiliriz. Çok önemli kalıntılar olmasalar da bu şehrin hikayesini anlamamıza yetecek kadar kalıntı var. Zarar görse de, zarar veren depremler de olsa hep yeniden inşa edilmiş. Limanı nedeniyle Perslerin istilasına kadar çok önemli bir şehir olarak kalmıştır."

Kazıları bir süre önce duran Kyme'de, yeniden çalışma yapılıp yapılmayacağı ise henüz bilinmiyor.
Görüntü Dökümü:
--------------------------
Kyme antik kentinden görüntü
-Kazı çalışmalarının yapıldığı yerden görüntü
-Kalıntılardan görüntü
Prof. Massimo Frasca ve Doç. Dr. Akın Ersoy ile röp.
-Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Mehmet CANDAN (Drone)-Melis KARAKUZULU/ İZMİR,

==================================================
(ÖZEL HABER
4)BARAJ SULARI ALTINDA KALACAK YUSUFELİ'NE ZİYARETÇİ AKINI

ARTVİN'de yapımı süren ve tamamlandığında 275 metre gövde yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek barajı olacak olan Yusufeli Barajı nedeniyle sular altına kalacak olan Yusufeli ilçesi, yerli ve yabancı turistlerin ziyaretçi akınına uğruyor. İlçeyi baraj suları altında kalmadan önce görmek isteyenler, 150 yıllık tarihinde 6 kez yeri değiştirilip 7'nci kez taşınmaya hazırlanan ilçede sıkça anı fotoğrafı da çekilip ziyaretlerini ölümsüzleştiriyor.

Türkiye sınırları içerisinde 410 kilometrelik uzunluğa sahip Kuzeydoğu Anadolu'nun en büyük nehirlerinden olan Artvin'deki Çoruh Nehri üzerinde 26 Şubat 2013 tarihinde dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından telekonferans bağlantısı ile temeli atılan Yusufeli Barajı ve HES Projesi inşaatı sürüyor. 275 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, dünyanın ise Çin'deki 292 ve Gürcistan'daki 272 metre yüksekliğindeki barajlardan sonra çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde 3'üncü en yüksek barajı olacak olan Yusufeli Barajı, ilçeyi sular altında bırakacak. İlçe merkezi ile 4 köyün sular altında kalacağı Yusufeli'nde yaklaşık 5 bin konut, 270 iş yeri ile 9 bin 430 dönüm tarım arazisi ise sulara gömülecek.

7'İNCİ KEZ TAŞINMAYA HAZIRLANIYOR

150 yıllık tarihinde 6 kez yerleşim yeri değiştirilen ve 7'nci kez taşınmaya hazırlanan Yusufeli, Yansıtıcılar Mevkii'nde 150 hektarlık alanda 3 bölgede yeniden inşa ediliyor. Yeni yerleşim alanına bin 638 konut inşa edilecek, 1600 yetişmiş ağaç, 16 bin adet çalı türü peyzaj bitkisi ekilecek. Bölgede, 100 dönümlük alan tarımsal alan olacak. Yeni yerleşim yeri inşaatlarının sürdüğü ilçede 2'nci bölgede ise kaymakamlık, kamu binaları ve merkez cami yapımı sürüyor. Bu bölgede toplam 238 iş yeri inşa edilecek. 1950 yılında son yerleşim yerinde kurulun Yusufeli ilçe merkezi inşaatların tamamlanmasının ardından gelecek yıldan itibaren Yansıtıcılar Mevkii'ne taşınmaya başlanacak.

İLÇEYE ZİYARETÇİ AKINI

Yeni yerleşim yeri için başlatılan alt yapı çalışmalarında sona gelinirken, sular altında kalacak Yusufeli ilçesi, şu günlerde en hareketli günlerini yaşıyor. Baraj nedeniyle sularla gömülecek olan Yusufeli, yerli ve yabancı turistlerin ziyaretçi akınına uğruyor. İlçeyi su altında kalmadan önce son kez görmek isteyen ziyaretçiler, proje çalışmaları ve taşınma süreci süren Yusufeli'ni cep telefonu kamerasıyla sıkça görüntüleyip, anı fotoğrafı da çekiyor. Turizm acenteleri de, yaz döneminde yoğun ziyaretçi alan ilçeyi tur kapsamında düzenlediği programlara da dahil edip, misafirlerine ilçeyi gezdiriyor. İlçeyi gezen ziyaretçiler, fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştirdikleri gezintilerini, sosyal medya hesaplarından paylaşmayı da ihmal etmiyor. 

'SON KEZ GÖRMEYE GELDİK'

Kocaeli'den turla ilçeyi ziyarete gelen Edanur Kalyoncu, sular altına kalacak ilçeyi son kez görme fırsatı bulduklarını söyleyerek, "Kocaeli'nden buraya Artvin'in bilmediğimiz görmediğimiz bütün güzelliklerini görmeye geldik. Tabi Yusufeli'de bunların içinde. Çünkü 2 yıl sonra bu güzelliğin, buradaki hatıraların yok olacağını, sular altında kalacağını öğrendik, burayı görmeye geldik" dedi.

'KARADENİZ MUHTEŞEM'

Kafilede yer alan Ebru Bilgin, Karadeniz coğrafyasına hayran kaldıklarını ancak ilçenin sular altına kalmasının yörede pek çok anıları olan insanları duygulandırdığı gözleminde bulunduklarını anlattı. Bilgin, "Gezip görmek amacı ile geldik. Karadeniz'i çok merak ediyorduk onun için geldik. Karadeniz muhteşem bir yer. Yusufeli'de sulara gömülecek, tabi üzücü bir durum. Son kez de olsa buraları görme fırsatımız oldu" diye konuştu.

'SON KEZ GÖRMEK İÇİN GELDİK'

Baba ocağı ilçeyi ziyarete gelen Uğur Şengel de "İzmit'ten ata topraklarım olan Artvin'in Yusufeli ilçesinin çok kısa zamanda sular altında kalacağını duyduk. Hem ata toprağımız olan diğer ilçeleri gezmek hem de Yusufeli'nin son halini görmek amacı ile buralardayız. İnşallah bundan sonra diğer ilçelerin başına böyle olaylar gelmez. Hem ata topraklarımız hem de tarihi kültürel yapılarımız korunmuş olur" ifadelerinde bulundu.

'YUSUFELİ'Nİ ÖZLEYECEĞİZ'

Merak eden insanların ilçeye akın ettiğini kaydeden turizmci İlker Kalyoncu ise  "İlçe sular içerisinde kalacak, az zaman kaldı belki de. Son haliyle insanlarımızın görmesi için buraya gelip son haliyle Yusufeli'ni görmesini tarihi resimlerini almasını istiyoruz. İki sene sonra buraya geldiğinde sular altında kaldığını göreceklerini anlatıyoruz. İnsanlar merak ediyor. Buraya insanların akın ettiğini gördük" diyerek ilçenin eski halini özleyeceklerini söyledi.

YUSUFELİ'NİN TAŞINMA SÜRECİ

Yusufeli bölgesi, Çoruh Nehri havzasında yer alan batıda Bayburt, İspir, doğuda Oltu ve kuzeyde Artvin bölgeleri kültür çevresinde yer almaktadır. Nehir havzaları insanoğlunun ilk önce yerleşik hayata geçerek tarım toplumunu oluşturduğu yerlerdir. 1892 yılına kadar 3 kez yerleşim yeri değişen Yusufeli'nin eski adıyla Kiskim olan ilçe merkezi Öğdem'den Ersis'e taşındı. 29 Haziran 1926 tarihinde çıkarılan kanunla da kaza merkezi yeniden Ersis'ten Öğdem'e nakledildi. 1 Haziran 1933 tarihinde Artvin vilayeti lağvedilerek, merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kuruldu. Artvin'in kaza olması ile Yusufeli kazası ve köyleri tekrar Erzurum vilayetine bağlandı. Çoruh vilayetinin merkezi, 4 Ocak 1936 tarihinde çıkarılan kanunla Rize'den Artvin'e nakledildi. Aynı kanunla Yusufeli, Erzurum vilayetinden alınarak, tekrar Çoruh vilayetine bağlandı. 17 Şubat 1956 tarihinde Çoruh vilayetinin ismi Artvin olarak değiştirildi. 18 Şubat 1950 tarih ve 5531 numaralı kanunla Yusufeli ilçe merkezi, Öğdem'den bugünkü merkezi olan Ahalt'a nakledildi.

YUSUFELİ BARAJI VE HES

Artvin'de, 275 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, dünyanın ise Çin'deki 292 ve Gürcistan'daki 272 metre yüksekliğindeki barajlardan sonra çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde 3'üncü en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı'nda, 558 mega waat kurulu güce sahip santral ile 650 bin nüfuslu bir şehrin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek. Türkiye'nin kendi öz kaynakları ile tamamı Türk mühendisler tarafından inşa edilen baraj projesinde, yaklaşık 3 bin kişi vardiyalı 24 saat süreyle çalışıyor. Gövde yüksekliği 100 katlı bir gökdelene eş değer olacak Yusufeli Barajı'nda, Artvin'den Edirne'ye 13 metre platform genişliğinde beton yol veya 120 metre karelik 60 bin adet konutun inşa edilebileceği 4 milyon metreküp beton kullanılacak. Gelecek yılın yarısından itibaren su tutulmaya başlanacak, 2020 yılında ise elektrik üretimine geçilecek. 2130 milyon metre küp su depolanacak ve 2,5 milyar liraya mal olması planlanan proje ile günlük 3 milyon lira elektrik enerjisi geliri elde edilecek.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Yusufeli'nin drone görüntüsü
-Yusufeli ilçe merkezinden detaylar
-İlçeye gelen tur otobüslerinden görüntü
-İlçeyi gezen kalabalıktan görüntüler
-Yusufeli'nin yeni yerleşim yerinden drone görüntüsü
-İlçeyi ziyarete gelenlerden röportajlar

BOYUT: 341 MB

HABER KAMERA: Nusret DURUR/ARTVİN-DHA

==================================================

5)MARMARİS'TE PLAJ VE HAVUZLAR DOLDU

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, sıcaktan bunalanlar, plaj ve havuzları doldurdu. Kimileri yüzüp, su sporları yaparak serinlemenin keyfini çıkartırken kimileri de sere serpe şezlognlara uzanıp, güneşlendi.
Hava sıcaklığının 36, deniz suyu sıcaklığının ise 21 derece olarak ölçüldüğü Marmaris'te yerli ve yabancı turistler su kenarlarına akın etti. Yüksek nemle birlikte daha fazla hissedilen hava sıcaklığı nedeniyle Uzunyalı ve İçmeler başta olmak üzere plajlarda sabah saatlerinden itibaren kalabalıklar oluştu. Caddelere konumlandırılmış termometrelerin güneş altında 43 dereceyi gösterdiği ilçedeki plajların yanı sıra beach cluplar ile otellerin havuz başları da serinlemek isteyenlerle doldu. Turistler, animatörlerin havuz başlarındaki şovları eğlenceli saatler geçirdi. Anın keyfini en çok çocuklar çıkardı. Su kaydırağı, dönme dolap gibi oyuncaklarda eğlenen çocuklar, havuzda su topu oynadı, yüzme yarışları yaptı. Beach clupları tercih edenler ise DJ'lerin müzikleri ve dansçı kadınların şovları ile eğlendi. Sahil boyunca denizde jetski, flyboard, parasaling, banana, flyfish ve ringo gib su sporları yapanlar, adrenalin dolu dakikakalar yaşarken, renkli görüntüler ortaya çıktı.

SAĞLIK SORUNU OLAN ÖĞLEN DIŞARI ÇIKMASIN

Marmaris Sağlık Grup Başkanlığı yetkilileri, yaşlılara ve kronik sağlık problemleri olanlara 12.00 - 16.30 saatleri arasında sokağa çıkmamaları konusunda uyarılarda bulundu. İlçe Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri de artan nem ile birlikte Afrika sıcakların devam edeceğini bildirdi.

Marmaris Devlet Hastanesi ile ilçedeki özel hastanelere 25-26 Temmuz tarihleri arasında güneş çarpması nedeniyle getirilen 4'ü yaşlı 6 turistin tedavilerinin ardından taburcu edildiği kaydedildi.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Caddelere konulmuş elektronik termometrenin 43 dereceyi göstermesi
-Plajlardan kalabalıkg örüntüsü
-Becah cluplardaki dansçı kadınların kurulan sahnede şovları
-Su sporları yapanlardan görüntü
-Flyboard yapan çiftin görüntüsü
-Otel havuzları ve su parklarında eğlenenlerden görüntü
-Genel ve detay görüntüler
Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),
==================================================

6)İKRA'NIN ÇALINAN AKÜLÜ ARABASI, EVLERİNİN ÖNÜNE BIRAKILDI

KONYA'da 4,5 yaşındaki İkra Akbaba'nın çalınan akülü arabası, iki gün önce apartmanın önüne bırakıldı. Anne Şengül Akbaba, "Arabamız bulundu. Biz ve kızım İkra çok mutluyuz. Dünyalar kızımın oldu" dedi.
Olay, geçen hafta Cumartesi günü saat 12.30 sıralarında, merkez Selçuklu ilçesi Sancak Mahallesi'nde meydana geldi. Osman ve Şengül Akbaba çifti, çocukları İkra'nın harçlıklarından biriken bin 100 TL ile akülü araba aldı. Akülü arabayı apartmanın girişine bırakan Akbaba ailesi, öğle saatlerinde bina önünde şüpheli motosiklet olduğunu fark etti. Bunun üzerine kontrol etmek için camdan bakan baba Osman Akbaba, bir kişinin akülü arabayı alarak binadan çıktığını gördü. Akbaba, "Neden akülü arabayı alıyorsunuz? Bırakın akülü arabamızı" diye seslendi. Gözcülük yapan diğer şüpheli ise baba Akbaba'ya dönüp, "O iş bitti. Geçmiş olsun" dedi. iki şüpheli, akülü arabayla birlikte motosikletle kaçtı.
Osman Akbaba, otomobiliyle şüphelilerin peşine düştü ancak yakalayamadı. Güzergahtaki bazı iş yeri ve apartmanların güvenlik kameralarından şüphelilerin görüntülerini elde eden Akbaba, polise şikayette bulundu. 
'APARTMANIN KAPISINA BIRAKTILAR'
Polis olayla ilgili soruşturmayı sürdürürken, Perşembe günü saat 22.30 sıralarında çalınan akülü araba apartmanın kapısının önüne bırakıldı. Aile akülü arabayı görünce büyük mutluluk yaşadı. 
Anne Şengül Akbaba, "Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Polislerimiz günlerdir çalışıyorlar. Şüpheliler de yakalanacaklarını anlayınca arabayı bırakıp gittiler diye düşünüyoruz. Akşam 22.30 sıralarında akülü arabamızı apartmanımızın önüne bırakıp gitmişler. Bulduğumuzda çok sevindik. Kızım ve biz arabamız geri geldiği için çok mutluyuz. Dünyalar İkra'nın oldu" dedi.
Küçük İkra, bir haftadır binemediği akülü arabasıyla apartmanın bahçesinde tur attı.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
Şengül Akbaba röportaj
İkra'nın apartman bahçesinde akülü arabasına binmesi
Hırsızların güvenlik kamera görüntüleri

(Haber-Kamera: Tolga YANIK KONYA DHA)

==================================================

7)KARIN BÖLGESİ 25 SANTİM KESİLEN KEDİYE AMELİYAT

KİMLİĞİ belirsiz kişi yada kişiler tarafından kesici aletle yaralanan sokak kedisi Iğdır Üniversitesi Hayvan Hastanesi'nde ameliyat edildi. 25 santim uzunluğundaki karın boşluğundaki kesik ve kasları dikilen kedi hastanede tedavi altına alındı. 
Iğdır'da vatandaşlar, kanlar içinde yatan bir sokak kedisi buldu. Kediyi karton bir kutuya koyan vatandaşlar hemen hayvan hastanesine ulaştırdı. Hastenede görevli veteriner hekimler tarafından ilk muayenesi yapılan kedinin karnında 25 santim uzunluğunda bir kesik olduğunu belirledi. Anestezi yapılan kedi hemen ameliyata alındı. Hastane başhekimi Gökhan Koçak tarafından ameliyat edilen kedinin karın boşluğundaki kaslar dikildi. Ameliyat sonrası kedi hastanede tedavi altına alındı. 
Hayvan hastanesi başhekimi Gökhan Koçak, yaralı kediyi hayata döndürmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Karın boşluğundaki 25 santimlik kesiyi ve içerdeki zarar gören kasları diktiklerini ifade eden Koçak, "Bundan sonraki tedavi sürecinde de normal yaşam döngüsüne ulaşması için antibiyotik tedavisi uygulanacak. Vatandaşlarımızdan sokak hayvanlarına karşı daha duyarlı ve dikkatli davranmalarını talep ediyoruz. Bölgemizde bu gibi vakalara sıkça rastlanılmakta. Elimizde bulunan imkanlar dahilinde hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi. 

Görüntü Dökümü
---------------------
-Hayvan hastanesi acilinin görüntüsü
-Veteriner hekimin yaralı kediyi ameliyatı
-Ameliyattan genel ve detaylar
-Başhekim Gökhan Koçak'la röp

( Haber: Özkan AYDIN/ IĞDIR
=================================================

8)YAVRU KEDİ LÜKS OTOMOBİLDEN ÇIKMADI

MUĞLA'da park halindeki lüks bir otomobilin motoruna giren yavru kedi, sıkıştığı yerden güçlükle kurtarıldı. Sokağa bırakılan kedi, aynı aracın motor kısmına tekrar girince vatandaşlara zor anlar yaşattı. 
Menteşe ilçesinin Orhaniye Mahallesi İsmet Çatak Caddesi'nde yavru kedi park halinde bulunan Hüseyin Nizamoğlu'na ait otomobilin motor kısmına girdi. Yavru kediyi, bir yerel gazetenin yazıişleri müdürü Hüseyin Atılgan fark etti. Gazete çalışanları yavru kediyi çıkarmak için adeta seferber oldu. Yaklaşık 20 dakikalık çalışma sonrası kedi, Atılgan tarafından bulunduğu yerden kurtarıldı. Su ve süt verilen yavru kedi, bir süre sonra kaçarak ikinci kez aynı aracın motor kısmına girdi. Motor kısmında aracın klaksonuna basılarak çıkarılmaya çalışılan yavru kedi, bu kez de aracın sağ arka tekerleğinin üst bölümüne girdi. Yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından yavru kedi, çevredeki vatandaşlardan Erdinç Çakır tarafından eldiven kullanılarak bulunduğu yerden çıkarıldı. Yavru kedi daha sonra yerel gazetede grafiker olarak çalışan Elif Ertan tarafından sahiplenildi.
Kurtarma çalışmalarını izleyen vatandaşlar, "Kedi, lüks otomobilin konforundan vazgeçemedi" diyerek, espri yaptı.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Kediyi kurtarma çalışmalarından görüntü
-Eldiven takan Erdinç Çatır'ın kediyi kurtarmasından görüntü
-Kediye su ve süt verilmesinden görüntü
-Kediyi sahiplenen Elif Ertan'ın görüntüsü
-Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

==================================================

9)ÇORUM'DA 10 PORSİYON TAVUKLU PİLAV YİYENE PARA ÖDÜLÜ

ÇORUM'da bir işletmeci, 10 porsiyon tavuklu pilav yemeyi başaran müşterilerine bin lira para ödülü veriyor. Ödülü duyanlar, işletmeye başvurup parayı almak için birbirleriyle kıyasıya yarışıyor. Kentte sadece 2 kişinin bin liralık ödülü aldığı yarışma anları ise, sosyal medya üzerinden canlı olarak yayınlanıyor. 
Kentte, Yeniyol Mahallesi, Gazi 1'inci Sokak üzerinde yer alan 'pilavistan' adlı restoranda, işletme sahibi Burak Karaca, sıra dışı bir uygulama başlattı. Karaca, 10 porsiyon tavuklu pilav yiyen müşterilerine bin lira para ödül vereceğini duyurdu ardından 'pilavını ye ödülünü al' adlı yarışma düzenledi. Başvuru yapan müşteriler yarışmaya ilgi gösterirken, çok sayıda kişi de ödülü almak için geldiği işyerine müracaatta bulunuyor. Yoğun katılımın olduğu yarışmaya kayıtlarını yaptıran müşteriler, sosyal medyadan canlı olarak yayınlanan yarışmada ise birbirleriyle kıyasıya yarışıyor. İşletmede, sadece 2 kişinin para ödülüne layık görüldüğü yarışmada, pilav yiyen katılımcılardan da ücret alınmıyor. 
'ASLINDA ÇOK BASİT'
İşletmeci Burak Karaca, para ödülünü almanın basit olduğunu belirterek "Müşterilerimizin para kazanması aslında çok basit. Elbette bazı şartlarımız var. Şartlarımız ise gayet basit. 10 porsiyon pilav yiyebilen herkes bin lira para ödülü kazanıyor. Kazananlara da masanın üstünde bekletilen parayı hemen ödüyoruz. Süre sınırımız yok. İstediği zaman mola verebiliyor. Mola süresini kendisi ayarlıyor. Erkeklerde 10, kadınlarda ise 8 porsiyon. Yani 10 porsiyon yediğinde ise müşteri para ödülünü alıp gidiyorö dedi.
'Pilavını ye ödülünü al' yarışmasının 3 gün önce başladığını, müşterilerin yarışmaya yoğun ilgisi olduğunu anlatan Karaca, yarışmada sadece 2 kişinin belirtilen şartları yerine getirip bin lira  para ödülü aldığını söyledi. 
'PİLAVI YEDİM PARAMI DA ALDIM'
Katıldığı pilav yeme yarışmasında para ödülünü kazanan Abduranman Çoşkun da, "Güzel bir yarışmaydı. 11 porsiyon pilavı ve 11 adet ayranı içtim paramı da aldım mutlu da oldumö diye konuştu. 

'ZOR AMA BAŞARDIM'

İşletmede para ödülünü kazanan diğer müşteri Mehmet Özkaya ise "Yarışmayı canlı yayında gördüm ve bende bu yarışmaya katılmaya karar verdim. Başta zor gibi gözükse de 10 porsiyon pilavı yemeyi başardım, bin lira parayı aldımö ifadelerinde bulundu. 

Görüntü Dökümü:
--------------------------
İşletmeci Burak Karaca açıklama
-Yarışmacılar röp.
-Yarışmacıların pilav yemesi
-Para ödülünü almaları
-İzleyenler röp.
-Detaylar

(SÜRE: 4. Dk 30 sn.) (BOYUT 444MB)
Haber-Kamera: – Yusuf ÇINAR- ÇORUM

=====================================================
 


Kaynak: DHA