Dha İstanbul Bülteni - 3

Dha İstanbul Bülteni - 3

(aktüel görüntüyle geniş haber)1- KILIÇDAROĞLU İSTANBUL İL KONGRESİNDE KONUŞTU CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,"Sayın Yıldırım son Anayasa Mahkemesi kararıyla ilgili diyor ki ilk mahkemenin kararı geçerlidir.

Dha İstanbul Bülteni - 3

(aktüel görüntüyle geniş haber)

1- KILIÇDAROĞLU İSTANBUL İL KONGRESİNDE KONUŞTU 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,

"Sayın Yıldırım son Anayasa Mahkemesi kararıyla ilgili diyor ki ilk mahkemenin kararı geçerlidir. Dosya oradadır. İlk hüküm geçerliyse Yargıtay'ı da Danıştay'ı da Anayasa Mahkemesi'ni de kapat. AİHM'den de çık. Hakimleri saraya taşı. Talimat versin karar versin"

"Ben size söz veriyorum. 2019'da Süleyman Şah Türbesini aynı yere götüreceğiz ve Türk bayrağını oraya dikeceğiz"

"CHP gelirse dış politikada ne yapar? 180 derece değişiklik yapar. Yurtta barış dünyada barış. Herkesle barış içinde yaşayacak."

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Güven USTA/ İstanbul DHA 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul 36. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.

Bostancı Gösteri Merkezi'nde yapılan kongrede, Kılıçdaroğlu partililerin sevgi gösterileri arasında salona girdi. Kılıçdaroğlu'nun sağında adaylardan Cemal Canpolat ve solunda ise Canan Kaftancıoğlu oturdu.

Kemal Kılıçdaroğlu kongrede yaptığı konuşmasının başında, "Bu kongrede bir eksiğimiz var, temel bir eksiğimiz var, hapishanede bir milletvekili arkadaşımız var. Hiçbir günahı ve suçu olmamasına karşın aramızda olmaması, hapishanede olması, demokrasinin, hukuk sisteminin bir ayıbıdır ve hukukun siyasallaşmasıdır. Gönlümüzde yatan şudur: Milletin oyuyla seçilen milletvekillerinin, hapishanede değil, parlamentoda görev yapmaları gerekir. Halk onları parlamentoda görev yapsın diye seçti ve Ankara'ya gönderdi" dedi. 

"ONLARI HAPİSHANEYE KOYAN YARGI SİSTEMİNİ DE KINIYORUZ"

Kılıçdaroğlu, Berberoğlu'nun adalet yürüyüşü sırasında hapishanede kitap yazdığını belirterek, "Biz yürürken, o yatarken kalbimiz aynı duygularla çarpıyordu. Türkiye'nin ve çocukların geleceği, ülkemizin onuru, demokrasimiz için hep birlikte mücadele ettik, ister yatalım ister yürüyelim, ister kavga edelim ister barışalım. Bütün çıkarlar Türkiye'nin görkemli bir devlet olması içindir. Ağzımızdan bir söz, bir eleştiri, bir övgü çıkıyorsa bunun tek bir nedeni vardır, Türkiye'yi büyütmek, yüceltmek ve uluslararası arenada saygın bir konuma getirmek. Enis Berberoğlu başta olmak üzere hiçbir milletvekilinin hapishanede olmasını istemiyoruz. Bu bir demokrasi ayıbıdır. Onları hapishaneye koyan yargı sistemini de kınıyoruz" diye konuştu.

"FATİH SULTAN MEHMET'E MİNNET VE ŞÜKRAN BORÇLUYUZ"

Kemal Kılıçdaroğlu, "Bize, İstanbul'un anahtarını teslim eden Fatih Sultan Mehmet'e minnet ve şükran borçluyuz. Fatih Sultan Mehmet, o anahtarı bize verdi, ama o anahtar 1919'da elimizden alınmak istendi. Çanakkale Boğazı'nı geçenler Dolmabahçe'nin önünde demirlediler, o anahtarı geri almak için. Ama bir kahramanımız vardı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'Geldikleri gibi gidecekler' dedi ve Fatih Sultan Mehmet'in anahtarını hiç kimseye teslim etmedi. Biz, anahtarları birilerine teslim etmek için boğazın kapılarını açanlar gibi düşünmüyoruz. Biz yeri geldiği zaman demokrasi, insan hakları, bağımsız yargı uğruna mücadele etmesini biliriz ve bu yoldan hiç kimse bizi geri döndüremez" diye konuştu. 

"İSTANBUL'U, İSTANBUL'A İHANET EDENLERE BIRAKMAYACAĞIZ"

Kılıçdaroğlu, "İstanbul'u yıllardır yönetenler 'Biz İstanbul'a ihanet ettik' dedi. O ihanet bıçağını İstanbul'un göğsünden çıkaracak olan bizleriz. İstanbul'u yeniden görkemli günlerine kavuşturmak bizim boynumuzun borcudur. Herkes, özellikle İstanbullu kardeşlerim şunu çok iyi bilsinler. 2019 geliyor. Referandumda hangi sonucu elde ettiysek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde daha büyük çoğunlukla aynı sonucu elde edeceğiz. İstanbul'u, İstanbul'a ihanet edenlere bırakmayacağız. Bu mücadeleyi yaparken, kırmadan dökmeden, bilgiye dayalı söylemlerle yola çıkacağız. İstanbul'u eğer alacaksak İstanbul'da yaşayan her partili önce İstanbul'un tarihini, Fatih Sultan Mehmet'i, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bilecek, çıkacak ve anlatacak. Ayrıca İstanbul'a yapılan ihanetleri bilecek, tek tek anlatacak. 'İstanbul'u nasıl yaşanabilir bir kent yapacağız'ın mücadelesini verecek. Biz İstanbul'u neden istiyoruz? Onların yaptıklarını yapmak, İstanbul'u ranta teslim etmek, doğasını katletmek, tarihini yok etmek için değil. Topkapı Sarayı'nda bütün İstanbul'u gören bir adalet kulesi var. İstanbul'a sözümüz söz, adaleti getireceğiz, ağaçta da yeşilde de yaşamda da özgürlükte de adaleti İstanbul'a getireceğiz. İstanbul yaşanabilir bir kent olacak. 5 yılın sonunda çok daha farklı, dünyanın en büyük metropolleriyle rekabet eden bir İstanbul olacak" dedi. 

"EKSİĞİMİZ DÜRÜST VE NAMUSLU SİYASETÇİ"

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin dünyanın en zengin ülkelerinden birisi olduğunu belirterek, "Bütün mesele, para yerli yerinde kullanılmıyor, birileri tarafından götürülüyor. Biz, götürene değil, millet için harcayana öncelik vereceğiz. Kaynağımız da imkanımız da var. Eksiğimiz dürüst ve namuslu siyasetçi. Biz, dürüst ve namuslu siyaset anlayışını, İstanbul'un yönetimine de Türkiye'nin yönetimine de egemen kılacağız" diye konuştu. 

"EĞER SÖZDE O REFORMU YAPMASAYDILAR…"

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin en temel sorunlarını, emeklinin ve çiftçinin sorunlarını en somut şekilde, çözümleriyle ortaya CHP'nin ortaya koyduğunu ifade ederek, "Bugün asgari ücret üzerinde birisi emekli olursa ona bağlanacak emekli aylığı 718 lira 69 kuruş. Eğer sözde o reformu yapmasaydılar, eski kanun yürürlükte olsaydı bugün asgari ücret üzerinden emekli olan bir kişi 1822 lira aylık alacaktı. 718-1822, her çalışana bunu anlatacaksınız. Peki sosyal güvenlik açığını kimin sırtından kapatmaya çalıştılar? Emeklinin sırtından. Bugüne kadar emekli aylıklarından sisteme aktardıkları para 120 milyar lira, eski parayla 120 katrilyon lira. Emekliye verilmesi gereken bir para alındı başka yerlerde harcandı. Biz boşuna mı dedik; emekliye Ramazan ve Kurban Bayramında birer maaş ikramiye vereceğiz. Bilgiye dayalı olarak söyledik bunları. Her kuruşun hesabını yaptık. Sanki biz yönetiyormuşuz gibi ülkeyi, her kuruşun hesabını yaptık. Oturduk sabahlara kadar çalıştık, ne kadar aylık verebiliriz, verdiğimiz her sözü tutabilir miyiz diye. Her sözü tuttuk, her sözün arkasında durduk" dedi. 

"YÜZDE 11.1 BÜYÜME OLMUŞ"

Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin temel sorunlarından biri de işsizlik. Çin'i, Hindistan'ı solladık. Neden? Yüzde 11.1 büyüme olmuş. İşsize bakıyorsun yerinde duruyor, emekliye bakıyorsun, muhtaç paraya, asgari ücretliye, memura bakıyorsun geçinemiyor, çiftçiye bakıyorsun 'zarar ediyorum' diyor. Sanayiciye bakıyorsun 'rahat değilim' diyor. Kim aldı yüzde 11.1'i kim aldı. Ben size söyleyeyim; yüzde 11.1'i rantiye kesimi aldı, rantçılar aldı, faizciler aldı. Her yerde söyleyin bu hükümetin adı tefeci hükümettir. Tefecilere hizmet ediyor bu hükümet. Ne demek tefeci hükümet? Ne demek tefecilere çalışan hükümet? Son 15 yılda sadece yurtdışında bir grup faiz lobisine ödedikleri para 179 milyar dolar. Bir avuç tefeciye ödenen para. Kim ödüyor? İşçiye, emekliye, esnafa vermiyorlar ya işte o paralardan. Oralardan alıyorlar bir grup yurtdışındaki tefeciye ödüyorlar.  İçeride de bir gruba ödediler. Son 15 yılda 620 milyar lira, eski parayla 620 katrilyon lira. 620 katrilyon lirayı kim aldı? Emekli almadı, memur almadı, esnaf almadı, taşeron işçisi o da almadı, kim aldı? Bir avuç insan aldı" diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE VERGİ VERMEMEK İÇİN HER TÜRLÜ DÜMENİ ÇEVİRDİLER"

Kılıçdaroğlu, "Bu Ankara'daki beyler ve onların yandaşları, dünürleri, enişteleri, oğulları gittiler Man Adası'nda şirket kurdular, şirket kurdurttular ve Türkiye'de vergi vermemek için her türlü dümeni çevirdiler. Bunu her yerde söyleyin, ev kadınına söyleyin, musluğu açarken 5 çeşit vergi ödüyorsunuz. Beyefendi Man Adası'ndan dolarlar gelir, Man Adası'na dolarlar gider, bu ülkeye vergi ödememek için. O nedenle bunlar milli değil, gayri milli bir iktidarla beraberiz. Kendi ülkesine vergi vermemek için, kendi ülkesine vergi ödememek için yurtdışında vergi cennetlerinde şirket kuranlar milli de olamazlar, yerli de olamazlar. Onların tek bir adı var, onlar gayri millidir" şeklinde konuştu. 

"RANTİYEYİ YIKACAĞIZ, RANT DÜZENİNİ YIKACAĞIZö

Kılıçdaroğlu, "Alın terini dökenlerin hakkını korumak bizim boynumuzun borcudur. Nerede çalışırsa, çalışsın. Kim üretiyorsa başımızın üzerinde yeri var. Ama elinde viski bardağı, bir masa bir sandalye, cebinde dolarları götürecek hükümete borç para verecek, dünyanın en yüksek faizini alacak, 80 milyon faiz ödeyecek Ankara'daki beyler de onlara para aktaracak. Bu düzeni yıkacağız. Rantiyeyi yıkacağız, rant düzenini yıkacağız" dedi. 

Türkiye'de birinci sınıf demokrasi olması gerektiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Bizim insanımız üçüncü sınıf demokrasiye layık değil. Birinci sınıf, özgürlükçü, sorgulayan demokrasi, herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir demokrasi, güçlü bir parlamenter sistem ve güçlü bir sosyal devlet istiyoruz" diye konuştu.

"ZATEN MECLİSİN FONKSİYONU BÜYÜK ÖLÇÜDE BİTTİ"

Kılıçdaroğlu, "Dün TBMM'de bir kişi üzerine gazyağı döktü ve kendisini ateşe verdi. Niye? Geçinemiyor. 21. yüzyıl Türkiye'sinden bahsediyoruz. Size büyümenin yüzde 11 olduğu Türkiye'den söz ediyoruz.  Gazetelere baktım. 1 sayfada bile yer almadı. Neden? Korkudan, baskıdan. Bunu yaparsak saraydaki zat üzülür mü. O işçi kardeşime söyleyeyim. Neden meclise geldin. Zaten meclisin fonksiyonu büyük ölçüde bitti. Git sarayın önünde yaksana kendini. Belki alevini görür ve şöyle yorum yapar; Beni çok seviyor kendisini ateşe verdi" şeklinde konuştu.

EGE ADALARI

Kemal Kılıçdaroğlu, "Ege adaları dolayısıyla dünya kadar soru sordum. Bu adalar bizim mi Yunanistan'ın mı? Benim ağzımdan çıkan her şeye laf yetiştirirler. Bu soruya gelince dut yemiş bülbül gibi, tık yok. ya arkadaş bu adalar kimin? 4 mil uzakta Keçi Adası var. Bize mi ait? Çipras gitti. Ziyaret etti. Yunan bayrağı var. Dışişleri açıklıyor. Bizim zamanımızda hiçbir yer teslim edilmedi diye. Ben senin zamanından nelerin nerelere teslim edildiğini çok iyi biliyorum. Senin zamanında Süleyman Şah Türbesini kendi topraklarından kaçırmadın mı? Bir de biz Osmanlıcıyız diyor. Süleyman Şah türbesini kaçıran adamdan Osmanlıcı mı olur? Tarihimize saygılıyız. Görkemli bir tarihimiz var. Orta Asya'dan gelip Balkanlara uzanan bir tarihimiz var. Ama bu saygı birilerinin dillerine pelesenk olmamalı. Bu saygı tarihe ihanet noktasına taşınmamalı. Bunlar kendi tarihine ihanet etti Süleyman Şah türbesini kaçırarak. Ben size söz veriyorum. 2019'da Süleyman Şah Türbesini aynı yere götüreceğiz ve Türk bayrağını oraya dikeceğiz" diye konuştu.

CHP'NİN DIŞ POLİTİKASI

Kılıçdaroğlu, "CHP gelirse dış politikada ne yapar? 180 derece değişiklik yapar. Yurtta barış dünyada barış. Herkesle barış içinde yaşayacak. Niye kavga edelim? Kavganın yararı varsa edelim? Ama yok. Hepimiz zarar görüyoruz. Bunu söyleyen kişinin hayatı savaş meydanlarında geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk boşuna mı dedi. Savaşın bütün acımasızlığını gördü. Ama barıştan yana. Ama müttefik ilişkilerinde son derece dikkatli olmalıyız. Efendim ABD ile müttefikiz. Güzel. Müttefiksek Türkiye'yi güvenlik açısından 3. riskli kategoride tanımlayamaz. Tanımlamamalı da. Ne demek 3. derecede riskli ülke? Müttefiksek bize karşı olmamalı. Müttefiksek Orta Doğu'da terör örgütlerine silah vermemeli. Eğer terör örgütlerine silah veriyorsanız günü gelir bu silahlar Orta Doğu'daki ülkelere döner. Bize döner. Akan kandan artık bıkmadınız mı" şeklinde konuştu.

"YARGITAY'I DA DANIŞTAY'I DA ANAYASA MAHKEMESİ'Nİ DE KAPAT. AİHM'DEN DE ÇIK"

Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi'nin tutuklu gazeteciler ile ilgili verdiği karar sonrası Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamasına da değindi. Kemal Kılıçdaroğlu, "Sayın Yıldırım son Anayasa Mahkemesi kararıyla ilgili diyor ki ilk mahkemenin kararı geçerlidir. Dosya oradadır. İlk hüküm geçerliyse Yargıtay'ı da Danıştay'ı da Anayasa Mahkemesi'ni de kapat. AİHM'den de çık. Hakimleri saraya taşı. Talimat versin karar versin. O zaman niye bu kadar mahkeme kuruyorsunuz. Adaleti sağlamak sizin görevinizdir" dedi.

BERBEROĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından tutuklu bulunan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun kongreye gönderdiği mektup okundu. Berberoğlu mektubunda şu ifadelere yer verdi:

"Demokrasi ve adalet ardına çok ağır bedel ödemiş dostum ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin şerefli mensubu Dursun Çiçek aracılığı ile sizlere yolladığım bu mesajımda vurgulamak isterim ki; ne bir pişmanlık ve ne de suçluluk duygusundan eser yoktur. Müteahhit bürolarında ve avukat ofislerinde değil, cephelerde savaş meydanlarında kurulmuş bir partinin onurlu bir üyesi olarak ne siz dava arkadaşlarımı ve ne de canımdan çok sevdiğim ailemi mahcup edecek hiç bir eylemim olmadı ve olamaz da... Dava arkadaşlarımın katılımı ve sağ duyusu ile demokrasi şöleni olarak geçeceğinden emin olduğum İstanbul İl Kongresine iktidar yolunda başarılar diliyorum. İlk seçimlerle birlikte ülkemizde CHP'li günlerin yakın olduğu umudumu paylaşmak istiyorum. Aranıza en kısa sürede dönmek ve özlem gidermek dileği ile herkese sevgi ve saygılar sunuyorum"

Görüntü Dökümü:

----------------------

AKTÜEL GÖRÜNTÜLER

Salondan görüntüler

Kılıçdaroğlu'nun konuşması

Detaylar 

13.01.2018 - 13.23 Haber Kodu : 180113060

13.01.2018 - 12.39 Haber Kodu : 180113047

======================================

2 - CHP KONGRESİNDE GERGİNLİK

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Güven USTA/ İstanbul DHA 

CHP 36. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Muharrem Aktaş ile bir grup arasında gerginlik yaşandı. 

Muharrem Aktaş, kongrede söz alarak konuşmaya başladı. Aktaş'ın Sarıyer ilçesinde yapılan mahalle seçimlerinde usulsüzlük olduğunu iddia etmesi üzeri, Sarıyer ilçe teşkilatı üyesi bir grup slogan atarak tepki gösterdi. Grup, "Hak, hukuk, adalet" şeklinde slogan attı. "Hak, hukuk, adalet nerede" yazılı bir pankart da açan grup, Aktaş'ı yuhaladı. Bunun üzerine divan kurulu salonda bulunanları sakinleştirmeye çalıştı. Ardından divan kurulu, tüzük gereği il yöneticilerinin kongrede konuşma hakkının olmadığını belirterek, Aktaş'ın konuşmasını bitirmesini istedi. Divan kurulunun bu sözleri salondan yoğun alkış aldı.   Muharrem Aktaş ise delege sıfatıyla konuşma hakkının olduğunu belirterek, konuşmasını sürdürmek istedi. Salondan yeniden tepki gelmesi üzerine Aktaş, "İl delegelerinin gerçeği öğrenmesine misafirlerimiz tarafından engel olunmuştur" diyerek kürsüden ayrıldı.

Görüntü Dökümü:

---------------

Aktaş'a tepki gösterilmesi

Slogan atılması

Pankartın görüntüsü

Divan kurulunun açıklaması

Aktaş'ın konuşmak istemesi

Salonda bulunanların tepsi

Aktaş'ın sahneden inmesi

Detaylar 

=====================================

3- TUTUKLU ESKİ EMNİYET MÜDÜRLERİ SORGU İÇİN EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDE

Haber: Çağatay KENARLI, İstanbul DHA

ABD'de Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın yargılandığı davaya ilişkin soruşturma yürüten İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri cezaevindeki eski İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yakup Saygılı ile yardımcıları Yasin Topçu ve Kazım Aksoy'u gece saatlerinde cezaevinden İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirdi.

REZA ZARRAP, METİN TOPUZ VE HÜSEYİN KORKMAZ HAKKINDA İFADE VERECEKLER 

Tutuklu 3 eski polisin,  Reza Zarrab'ın sanıkken tanık olduğu, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın yargılandığı davaya belge kaçırılmasıyla ilgili sorgulanacağı öğrenildi.

Saygılı, Topçu ve Aksoy'a  ABD İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz'la ilişkileri ve İstanbul 13. ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen '17-25 Aralık kumpası' davalarında sanık olan, aynı zamanda ABD'deki davada da tanık olan eski polis Hüseyin Korkmaz olan bağlantılarının sorulacağı da kaydedildi.

===================================

4- BAŞAKŞEHİR'DE SANAYİ SİTESİNDE YANGIN: İTFAİYE ERİ VE DÜKKAN ÇALIŞANI YARALANDI

Haber: İbrahim AKTÜRK Kamera: Murat SOLAK-İSTANBUL DHA

Başakşehir'de bir sanayi sitesindeki karton deposunda yangın çıktı. Çıkan yangını söndürme çalışmaları sırasında bir itfaiye eri ile bir iş yeri çalışanı yaralandı. 

Başakşehir'de Ayakkabıcılar Küçük Sanayi Sitesi'ndeki (AYKOSAN) bir iş yerinde yangın çıktı.Saat 14.00 sıralarında 6F Blok'ta bulunan karton koli deposunda çıkan yangın karton kolilerin tutuşmasıyla kısa sürede büyüdü. Bunun üzerine, sanayi sitesinde çalışanlar durumu hemen itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Söndürme çalışmaları sırasında, itfaiye eri Bülent Yiğitoğlu dükkanın asma katında dengesini kaybederek alt kata düşerek işyerinin sahibi Tansel Yelkenci ise dükkanın kırılan cam parçalarının başına düşmesi sonucu yaralandı. Yaralanan itfaiye eri ile işyeri sahibi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Sanayi sitesinde çalışanlar, yangını görünce ilk önce müdahale etmeye çalıştıklarını ancak büyümesi üzerine durumu itfaiye ekiplerine bildirdiklerini söyledi. Kısa sürede söndürülen yangının çıkış sebebi araştırılıyor.

 

Görüntü Dökümü:

-Yoğun dumandan görüntü

-İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi

-Yanan işyerinden görüntü

-İçeride bulunan kartonların itfaiye ekipleri tarafından çıkarılması

-Detay görüntüler

13.01.2018 - 14.41 Haber Kodu : 180113081

13.01.2018 - 14.53 Haber Kodu : 180113084

======================================

 (havadan görüntülerle)

5- BİR ZAMANLARIN ÜNLÜ CEZAEVİNDE ŞİMDİ DEV BLOKLAR YÜKSELİYOR

 

Haber-Kamera: Özgür Deniz KAYA-Ali AKSOYER/İSTANBUL DHA

İstanbul Bayrampaşa'da, bir zamanların ünlü cezaevinin bulunduğu alanda, 2 bin 200 konutluk kentsel dönüşüm projesi, tüm hızıyla yükseliyor. Havadan da görüntülenen konutlara yerleşmeyi Bayrampaşalıların bir bölümü desteklerken, bir bölümü de kentsel dönüşüm projesine karşı çıkmak için imza topladı.

Bayrampaşa Cezaevi şimdilerde kentsel dönüşüm projesi ile blokların yükselişine sahne oluyor. Devlet hastanesi, cami, okul, kültür merkezi, zemin altı otopark ve metro istasyonu yapımını kapsayan projede, 2 bin 300 konutun inşası, havadan da görüntülendi.

BAYRAMPAŞALILAR: YERİNDE DÖNÜŞÜM İSTİYORUZ

Bayrampaşa'nın İsmetpaşa Mahallesi sakinlerinden İbrahim Karaman, "Biz binin üzerine imza topladık, evlerimizi vermiyoruz. Yeni yaptıkları konutlara bakın, insan yaşayamaz. Biz kentsel dönüşümü yerinde istiyoruz. Gökyüzüne doğru yapılan bina istemiyoruz. Hayatımızı karartacaklar orada. Rantsal dönüşüme karşıyız." dedi. 

"GÜNEŞİ HİÇ GÖREMEYECEĞİZ,KİMSENİN FİKRİNİ ALMADAN DİKTİLER BLOKLARI"

Bir başka mahalleli Ahmet Sezer ise "İç içe yapılmış 12-13 katlı binalar yaptılar oraya. Bizi buraya gitmeye zorluyorlar. 10 liralık yere 1-2 lira değer biçiyorlar. Ondan sonra oraya koyun doldurur gibi milleti dolduracaklar. Hiç güneş görmeyeceğiz. Hava alma yeri, dolaşma yeri yok. İç içe yapılmış. Blok dediğin alanın geniş bahçesi olur. Çocukların oynama, dolaşma yeri olur. Kimsenin fikrini almadan, oraya binaları diktiler." diye konuştu.

"ANLAŞMA YOK, DAYATMA VAR"

İsmetpaşa Mahallesi'nin bir sakini, "Ben yaptıkları yere taşınmak istemiyorum. Bayrampaşa otel bölgesi seçilmiş diye duydum. Hazır otel bölgesi seçilmişken, orayı otel yapsınlar. Kümes gibi, insanlarla dalga geçmesinler." dedi.

Bir başka mahalleli ise, şöyle konuştu: "Cezaevi algısının yıkmak için güzel bir proje yapılacağı söylendi. Ama bu proje ile cezaevinin anlamına uygun bir yer yapıldı. İnsanları binalara değil, cezaevine götürüyorlar. Burada hanımlar sokağa çıkar, süpürgeyle sokağı süpürür, birbiriyle sohbet eder. Ama oraya gittiğimiz zaman, orada insanlar birbirini tanımayacak. Biz burada birbirimizle yaşamaya alışmışız. Biz yeniliğe karşı değiliz. Güvenlikli, site şeklinde, sosyal alanları olsaydı, kimse itiraz etmezdi. Şu anda yeşil alan hiç kalmadı."

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLEYENLER DE VAR

Kentsel dönüşüm çalışmalarını destekleyen bir mahalleli ise "Gördüğünüz gibi, eski cezaevi alanından kurtuluyoruz. Bu alana gayet yaşanabilir, otoparkı, yeşil alanı olan, çocuklarımızın rahatça yaşayabileceği bir proje. Projenin bir an önce bitmesini bekliyoruz. 2019 başı gibi teslim edeceği söyleniyor." dedi.

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ: KONUT SATIŞI OLMAYACAK

Bayrampaşa Belediyesi'nin sitesinde, "Eski cezaevine yapacağımız 2 bin 200 konutun hiçbir şekilde ticari satışı olmayacak. Alana yapacağımız konutlar Bayrampaşa'da deprem riski taşıyan adaların yıkımı sonucu vatandaşlarımızın mağdur olmaması için kullanılacaktır." ifadeleri yer aldı. Projenin ayrıntıları, şöyle anlatıldı:

Eski cezaevi alanına yapılacak olan hastanemiz 350 yataklı olup tüm Bayrampaşalı vatandaşımıza tam donanımlı sağlık hizmeti sağlayacak. 8 adet ameliyathanesi, 52 yataklı yoğun bakım bölümü, yeni doğan ünitesi ve acil servisi ile hastane vatandaşlarımızın tüm sağlık ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak.10 bin metrekarelik alanda cami ve meydan düzenlemesi yapılacak. 3 bin kişii kapasiteli? camide abdesthane, kuran kursu odaları ve konferans salonları bulunacak. Cami yanında yer alacak meydan ise; dinlenme çardakları, yürüyüş yolları, süs havuzları ve çay bahçeleri ile vatandaşımızın keyif alacağı bir yaşam alanı bulunacaktır. Kentsel dönüşüm ile yenilenecek cezaevi alanına öğrencilerimizin eğitim ihtiyacını karşılayacak çok fonksiyonlu bir okul yapacağız. Böylece bölgenin eğitim ihtiyacı karşılanmış olacak. Yeni kültür ve sanat merkezimizle, Bayrampaşa'yı kültür ve sanatın önemli ilçelerinden biri haline getireceğiz. Tiyatro salonları, toplantı odaları, kulisler, fuaye alanı ve sergi salonlarıyla merkez; çevre illeri de kültür ve sanatla buluşturacak. Tamamen dönüştüreceğimiz bu alana, nüfusun yoğunluğuna göre zeminaltı otopark yapacağız. Böylelikle içinde camisi, meydanı,okulu ve konut projesi olan alan, trafik sorunu çekmeden yaşanabilir bir yer haline gelecek. Kentsel dönüşümle nüfusu artacak olan eski cezaevi alanına metro istasyonu yaparak vatandaşımızın kolay ulaşımını sağlayacağız. İlçemizi ortadan ikiye bölen çevre yolumuzun Altıntepsi ve İsmetpaşa mahalleleri arasından geçerken oluşturduğu kot farkını değerlendirmek amacıyla otoban üstünün kapatarak alanda onbin metrekarelik bir alan elde ediyoruz. Bu bölgeye meydan, yeşil alan,park ve sosyal tesisler yaparak halkımızın hizmetine sunacağız.

Görüntü Dökümü:

-HAVADAN GÖRÜNTÜ

-Binalardan görüntü

-AKTÜEL GÖRÜTÜ

-Binalar

-Vatandaşlar ile röportaj

-Muhabir anonsu