25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Uluslararası Dayanışma Günü

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Uluslararası Dayanışma Günü

25.11.2020 14:47 | Son Güncelleme: 25.11.2020 16:03
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Uluslararası Dayanışma Günü

Sakarya'daki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yaptı.

Sakarya'daki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yaptı.

CHP İl Kadın Kolları Başkanlığından yapılan açıklamada, kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve hak ihlallerinin sürdüğü savunularak, kadınların demokrasi, eşitlik ve insan hakkı mücadelesini uluslararası dayanışma içinde sürdürüleceği belirtildi.

Açıklamada, "Hayatı kurduğumuz her alanda sözümüzü çoğaltacağız. Siyaset yapmaktan da emeğimizin hakkını savunmaktan da vazgeçmeyeceğiz. Eşit, özgür ve demokratik bir gelecek, biz kadınların ellerinde yükselecek. Yaşamın her köşesini sevgiyle, barışla, kardeşlikle, güvenli bir gelecekle donatacağız." denildi.

Sakarya Barosu: "Kadına yönelik şiddet bir insan hakkı ihlalidir"

Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu da ortak basın açıklaması yayımladı.

Dünyanın her yerinde kadınların, psikolojik, ekonomik, sosyal, siyasal, cinsel ve yaşamsal saldırıya maruz kaldığı anlatılan açıklamada, Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde yasal mevzuatın varlığı önemli olmasına rağmen, daha da önemli olan husus ise mevcut yasaların ve uluslararası mevzuatın tam olarak, tutarlılıkla uygulanmasıdır." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için temel öğenin, mevcut toplumsal zihniyetin değiştirilmesi olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

İYİ Parti Sakarya Kadın Politikaları Başkanı Arzu Göksun Akçalışkan, yaptığı açıklamada, pandemi sürecinde hem ekonomik hem sosyal olarak en çok kadınların etkilendiğini aktardı.

Akçalışkan, şiddet mağduru kadınların, bulaş riski yüzünden adli mercilere müracaat etmeye ve sığınma evlerine gitmeye çekindiğini öne sürerek, "Devletin yapması gereken, ülkenin neredeyse yarısını oluşturan kadınları şiddetten korumak, önleyici tedbirleri uygulamak, sığınma evlerinin şartlarını iyileştirmek, sayısını arttırmaktır. " dedi.

Memur-Sen'den açıklama

Memur Sen Sakarya Kadın Kolları Komisyonu Temsilcisi Müge Yıldız da şiddetin tarih boyunca insanlığın temel sorunlarından birisi ola geldiğini kaydetti.

Şiddetin dil, din, ırk, sınıf, mezhep, cinsiyet ayırt etmediğine dikkati çeken Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

"Bu yönüyle sadece toplumun bir kesiminin sorunu değildir, olmamıştır. Bu kadar yaygın ve yıkıcı bir sorun karşısında hem küresel düzlemde hem de çok yönlü örgütlü mücadelenin geliştirilmesi zorunludur. Güçlünün zayıfa karşı uyguladığı, insan onurunu zedeleyen şiddet, bazen yaşam hakkını ihlaline varacak boyutta yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Savaşlardan, mülteci kamplarının ağır şartlarından, ücret adaletsizliğinden, çalışma ortamındaki eşitsizliklerden, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmamasından, sosyal dejenerasyondan, yoksulluktan ve aile içinde meydana gelen şiddetten en ağır şekilde kadın ve çocuklar etkilenmektedir."

Yıldız, dünya genelinde sayıları 60 milyonu bulan sığınmacı/mültecilerin insan onurunu dikkate almayan yasalar ve uygulamalar nedeniyle ağır şartlar altında yaşamlarını sürdürdüğünü, bu ağır koşullardan da en fazla kadınlar ve çocukların etkilendiğinin altını çizerek, kadına şiddete karşı politikaların geliştirilmesinde ve uygulanmasında emek örgütlerinin öneminin tartışmasız olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Ömer Faruk Şimşek

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title