Bahçeli'den 31 Mart Mesajı: İstanbul Yıldırım Gibi Çakar

Bahçeli'den 31 Mart Mesajı: İstanbul Yıldırım Gibi Çakar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 31 Mart seçimleri ile ilgili konuşurken "İstanbul Yıldırım gibi çakar" ifadesini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kendisini izleyen gazetecilere yemek verdi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Devlet Bahçeli, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Binali Yıldırım hakkında konuşan Bahçeli, "İstanbul Yıldırım gibi çakar" dedi.

CUMHUR İTTİFAKI

"Toplam belediye sayısı 1389. İlan edilen belediye 851. Cumhur İttifakı 538'dir. Yani bir başka ifadeyle ittifak 30 büyük şehrin dışında ilçeleri de kapsamaktadır. MHP olarak 22 kadın ve 829 erkek adayımız belirlenmiştir. Mahalli idareler seçimi çok zor bir seçimdir. İki parti bir araya gelerek, var olan belediye meclis üyeliklerini nüfusa ve o ilçenin büyüklüğüne bağlı olarak belirlemiştir. Belediye meclis üyeliklerinin taksiminde veri 2014 mahalli idareler seçim sonuçları olarak esas alınmıştır. O veri üzerinde nispi temsile dayalı bir anlayışla belediye meclis üyeliklerini dağılımı sağlanmıştır. Ve başarılı bir sonuç elde edilmiştir. Şu an için belediye meclis üyeliklerinde Cumhur İttifakı'nı oluşturan iki partinin dengeli, adaletli bir yapılanması söz konusu olmuştur."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

"YÜZDE 52'NİN ÜZERİNDE OY ALIRIZ"

"Sonuçtan biz MHP olarak memnunuz. Buradan da sonuç alacağımız kanaatindeyiz. Yüzde 52'nin altına düşmemek ana hedeftir. Yüzde 52'nin üzerinde oy alacağımızı düşünmekteyiz."

ORTAK MİTİNG: YILDIRIM GİBİ ÇAKAR

"Planlama genellikle Cumhur İttifakının ağırlıklı partisi AK Parti olduğu için onların çalışma düzenine uygun tarzda yapılıyor. Eğer isterlerse Ankara, İstanbul ve başka şehirler bizim de takvim uygun düşerse görüşülebilir. Aynen Yenikapı'daki gibi muhteşem bir beraberliği İstanbul da gerçekleştirebiliriz. Öyle bir miting İstanbul'da Yıldırım gibi çakar."

MERSİN'DE BURHANETTİN KOCAMAZ KRİZİ

"Burhanettin Kocamaz bey uzun yıllar MHP'nin Tarsus ve büyükşehir belediye başkanlığını yapmış olan bir arkadaşımızdır. Hem siyasi tecrübesi vardır hem de belediyecilik anlayışında yüksek bir tecrübeye sahiptir. Seçimlerin ne şekilde olması gerektiği konusunu bilenlerden birisidir. Böyle bir durumda Mersin'de Kocamaz Bey'in saat 17.25 itibariyle isminin verilmemesi hali düşündürücüdür. Bunu kim düşünmelidir? Burhanettin Bey düşünmelidir. Bunu kim düşünmelidir, İYİ Parti genel merkezi düşünmelidir. Burada gerçekten bir ihmal mi vardır veya bir art niyet mi vardır veya Zillet İttifakının farklı bir boyutu mu vardır? Bunları hep beraber göreceğiz. Bize göre Burhanettin Bey tecrübeli bir belediye başkan adayıydı. Bu seçimde de 50 yıllık siyasi partisinden ayrılmanın üzüntüsüyle başka bir partiden aday olmayı düşünmüştü."

KOCAMAZ'A DAVET

"Bana göre siyasi hayatımızda Mersin açısından bir kayıp olmuştur. Burhanettin Bey'e destek veren insanların artık bu gerçeği görerek, Adana'da 50'nci yıldönümümüzde yaptığımız büyük bir davetimiz oldu biliyorsunuz, yarından itibaren o davete icabet etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Gelin hep beraber olalım bir daha helalleşelim. Bu defa Mersin'i daha güçlü bir şekliyle alalım derim. Davetim herkese açık (Burhanettin Bey'e de). Hali hazırda ülkede nefes alan her insanımıza açıktır ama nefes alan insanlar da virüs taşıyorsa ona da dikkat edeceğiz."

Burhanettin Kocamaz

HDP'NİN ADAY ÇIKARMAMASI

"CHP, İYİ Parti ve genelde Zillet İttifakının çok tartışılır hale gelmesi; bundan da CHP'nin Kemalist unsur taşıyan seçmen ve parti yöneticilerinin rahatsızlığının üstünü örtmek maksadıyla HDP tarafından kurulmuş bir tezgahtır. Bu tezgaha düşmemek lazımdır. Kalkıp da üç büyükşehirde aday çıkarmayacaksınız ama bir küçük yerde aday çıkartacaksın. Biz de zannedeceğiz ki PKK'nın siyasal unsuru Türkiye de demokratik bir parti olarak seçimlere katılıyor. Bizde de bu kadar saflık yok."

"DOMATES, PATLICAN, SOĞAN MESELESİ..."

"Bu domates, patlıcan, soğan meselesi siyasetin yeni figürleri olarak ortaya çıktı. Örneğin 15'inci dereceden bir memur ayda ne kadar soğan tüketiyor onu bilen yok. Ama herkeste bir soğan edebiyatı var. Bunun nasıl üretildiğini, üretilmiş olanların nasıl imha olduğunu veya üretim aşamasında nasıl yok olduğunu, bunun karşılığında devletten ne gibi taleplerde bulunduklarını bunu iddia eden bütün siyasiler bilmektedir. O bakımdan Türkiye'nin ekonomik verilerini domates, soğan, patlıcanla siyaset türlüsüne dönüştürmenin bir manası yok. İhtiyacı olmadığı halde 'Bugün patlıcan yemedim' diye kimse ölmüyor. Yarın yer ama bunu bir seçim döneminde fakir fukaranın edebiyatı haline dönüştürerek farklı bir noktaya gelmelerini doğru bulmuyorum."