Sıradışı Martı" Perde Diyor
Haberler » Kültür Sanat » Sıradışı Martı" Perde Diyor - Haberler

Sıradışı Martı" Perde Diyor

Modern insanın arayışlarını ve bunalımlarını ele alan "Sıradışı Martı" oyununun prömiyeri, 28 Kasım'da Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşecek.

Sıradışı Martı

SALİHA ÖZDEMİR - Modern insanın arayışlarını ve bunalımlarını ele alan "Sıradışı Martı" oyununun prömiyeri, 28 Kasım'da Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşecek.

Yakaza Tiyatrosu tarafından hazırlanan oyunun yazarı Hale Canat Cürgül, AA muhabirine yaptığı açıklamada yıllarca sahne sanatları ve drama eğitimi verdiğini dile getirerek, "Öğrencilerim için birçok tiyatro oyunu yazdım ama bunlar büyük sahnelerde oynanan oyunlar değil, öğrencilerimin kendilerini bulabilmeleri için kaleme aldığım eserlerdi. Akabinde "Yürekteki Güç' adında bir çocuk oyunu da yazdım, 66 kez sahnelendi. Sonrasında da yetişkin oyunu yazma isteğim oluştu" ifadelerini kullandı.

Cürgül, oyunu yazmasının muhafazakar camianın bir şeyler yapma isteğinin arttığı bir döneme geldiğinin altını çizerek, "Bu anlamda yapabilir miyim, yapamaz mıyım kaygısının dışına çıktığı zaman insanın bir şeyler yapabileceğini fark ettim ve böyle bir oyun yazmak için yola çıktım" dedi.

Oyunu yazma nedeninin tiyatro dünyasını yakından takip etmesiyle ilgili olduğuna vurgu yapan Cürgül, şunları aktardı:

"Oyunu, Batı'nın bizden alıp bize satmaya kalktığı epik tiyatro sanatının içindeki ekşimiş çiğ makarna tadından sıkıldığım için yazdım. Ne kadar bizim de olsa el değiştirdiği için içinde bizi bulamadığımız projeler izliyoruz. İçinde kaybolamadığımız, hatta içinde kendimizi bulduğumuz anda kaybettiğimiz oyunlarla karşılaştım. Biz yapamaz mıyız dedim kendime, yaparız. Alasını yaparız."

Cürgül, karakterleri oluştururken televizyon dizilerinden, filmlerden de etkilenildiğini kaydederek, "Toplumun bir parçası olarak kendimize ait bir şeyleri anlatmak, kaleme almak zor değil. Yazarken eşimin (Birol Cürgül) çok ciddi desteği oldu. Bana bunu denemem gerektiğini söyledi. Onun desteği de bana cesaret verdi" diye konuştu.

Sıradışı Martı'yı yazarken mesaj kaygısı taşımadığını ifade eden yazar Cürgül, "Oyun sanatsal olsun ama içinde yine biz olabilelim, bizi anlatsın istedim. Repliklerde, tiradlarda, oyuncunun sahnede bir karaktere bürünmesinde, kostümünde, dekorunda ne yapabilirizi önde tuttum. Kalem de bana kelamdan daha üstün bir şey yapılabilir dedi ve bana bu projeyi yazma vasfını yükledi" değerlendirmesinde bulundu.

Cürgül, oyunun klasik bir oyun gibi görülse de, farklı yönleri olduğuna değinerek, şöyle konuştu:

"Oyun aslında gizli bir ortaoyunu içeriyor. Bu tiyatroyu bilen ve anlayan bir izleyici için tamamen klasikleştirilmiş, modernize edilmiş bir orta oyunu havası da yaratıyor. Bunun yanı sıra Batı'nın kendisini anlattığı tiyatronun, bizim insanımızın kendi sahnesinde kendini anlatabilirliğini de veriyor. Oyunun değil, bizim insanımızın kendi mesaj kaygısının sancılarını da veriyor. Oyunun bütünü şöyle özetlenebilir, kendi soğuğunda buz tutmuş, hiçlik makamının sahibi olma telaşında olan insanlar."

Koç: "Hayatın içinden bir şeyler veren bir oyun"

Sıradışı Martı'nın yönetmeni Koç da, daha önce oyunculuk yaptığını, oyunun ilk yönetmenlik tecrübesi olduğuna dikkati çekerek, "Bir nevi kendimi sınamak için oyunu yönetmeyi kabul ettim. Bizim basit, sıradan, eğlencelik, komedi gibi oyunlar üretmek gibi bir kaygımız yok, hayatın içinden bir şeyler veren bir oyun olduğu için oyunu yönetmek istedim" dedi.

Koç, oyunun ağır bir oyun olduğunu belirterek, tek perde olduğu için seyircinin sıkılma endişesini çok yaşadığını ve seyirciyi içine alan ve bir sonraki sahnede ne olacağını merak edeceği bir tempo yakalamak istediğini ifade etti.

Yönetmen Koç, oyunun konusunun evrensel bir konu olduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi:

"Benim bu oyunda önemli bir iddiam var. Yıllarca rahmetli Hasan Nail Canat ile oynarken muhafazakar kesimin yaptığı tiyatroya karşı bir ön yargı vardı. Biz bunu kırabilir miyiz diye düşündüm. Oyunculuğumuzla, dekorumuzla, sahnelememizle çıtayı biraz yukarı kaldırabilir miyiz, seyredenlere gerçekten bir tiyatro oyunu seyrettirebilir miyiz kaygısıyla hareket ettik. Seyirciye, "bunlar bir şeyler yapıyorlar, bir şeyleri aşmışlar, iyi şeyler yapıyorlar' dedirtmek istiyoruz.'

Cürgül: "Yeryüzünün neresinde olursa olsun herkesin izleyeceği bir oyun"

Yakaza Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni ve oyunun baş rolü Birol Cürgül ise, tiyatro oyuncusu Hasan Nail Canat'ın vefat ettiği 2004 yılından itibaren tiyatroyu daha ileri noktalara ulaştırmak üzere bir gayret içerisine girdiklerini aktararak, "Günün teknik imkanlarını kullanarak, bugünün tiyatro ve sanat anlayışını da sahneye yansıtarak seyirciyi memnun edecek, oturduğu koltukta olduğunu unutturacak kadar içine alacak oyunlar sahnelemeyi hedefledik. Bunu öncelikle Hasan Nail Canat'a olan saygımızdan dolayı istedik" diye konuştu.

Cürgül, Yakaza Tiyatrosu olarak oyunu Türkiye sahnelerindeki oyunların üst seviyesinde bir oyun olarak sahneye koymak istediklerini söyleyerek, şu bilgileri verdi:

"Alelade oyunların niteliğinde, kalitesinde değil, onların biraz daha üzerinde bir oyun sahneye çıkaralım istedik. Başlangıçta eşime (Hale Canat Cürgül) oyunu yazma teklifi yaptığımda, acaba olur mu kaygısı güttük. Yazma sürecinde de bu fikri geliştirerek, metin ve sahne uyumu çalışmalarını yaptık. Süreç uzun sürdü ve nihayet artık sahneye koyulacak hale geldi."

Oyunda başrol olarak görev aldığına işaret eden Cürgül, "Güzel bir oyun olduğunu düşünüyorum. Dekoru, ışığı, müziği ve oyunculuklarıyla seyirciyi içine çeken ve herkesin dünyasından bir şeylerin yer aldığı bir oyun oldu. Sadece muhafazakar kesime hitap eden bir oyun değil. İster Arabistan'da, ister Fransa'da sahneleyin hiç farketmez, çünkü teması insan. İçinde insanı barındıran, insanın çıkmazlarını, içine düştüğü kör kuyuları, içsel arayışını ve kendini bulma çabasını ortaya koyan bir oyun olduğu için yeryüzünün neresinde olursa olsun herkesin ilgisini çekecek, iddialı bir oyun." şeklinde konuştu.

Hale Canat Cürgül'ün yazdığı, Fatih Mehmet Koç'un yönettiği, Birol Cürgül, Erol Karaduman, Fatih Mehmet Koç, Fatih Bulut ve Mert Yıldırım'ın rol aldığı "Sıradışı Martı" oyununda, ses ve ışık Oktay Ergin, dekor Hasan Çıtlak tarafından hazırlanıyor. Deniz kıyısındaki bir balıkçı kulübesinde gelişen olaylarda, aşkı, vedayı, hüznü, ihaneti, hasreti, varlığı ve yok olmuşluğu en yüksek perdeden ve sessiz çığlıklarla izleyiciye sunan oyun, 28 Kasım'da Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde perde diyecek.

Kaynak: AA

Manşet

Haberler