Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail'in Sumud Filosu'na saldırısını lanetliyorum

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kabine sonrası kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren Sumud Filosu'na saldırısına sert tepki gösterdi. İsrail'e karşı dünyaya harekete geçme çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirdiği barbarlığı lanetliyorum." dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısını lanetledi.
  • Erdoğan, filodaki Türk vatandaşlarının güvenli şekilde Türkiye'ye dönmesi için girişimlerde bulunulduğunu açıkladı.
  • Erdoğan, uluslararası toplumu Gazze'ye yönelik saldırılara karşı harekete geçmeye çağırdı.

Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, 2 saat sürdü. Toplantının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki gösterdi.

ERDOĞAN: FİLODAKİ VATANDAŞLARIMIZI GETİRMEK İÇİN GİRİŞİMLERDE BULUNUYORUZ

Erdoğan şunları söyledi: "Bizim de çabalarımız sayesinde 11 Ekim'de varılan ateşkese rağmen İsrail Gazze'ye yönelik hukuk, ahlak ve insanlık dışı politikalarını ne yazık ki sürdürüyor. Gazzeli sivilleri hedef alan hava saldırılarına kadar her türlü barbarlığı sergiliyor. İsrail'in nasıl faşist bir zihniyet tarafından yönetildiğine bir kez daha şahit olduk. Küresel Sumud filosuna İsrail tarafından saldırı düzenlendi. Bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum.

Türkiye'nin Gazze halkının yanında olduğunu bir kez daha ifade ediyorum. Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri için gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Uluslararası toplumu artık harekete geçmeye davet ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Sözlerimin hemen başında Çorlu ilçemizde dün meydana gelen asayiş olayına müdahale ederken şehit düşen polis memurlarımıza Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin kederli ailelerine, yakınlarına, Türk polis teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Tarsus'ta yaşanan menfur saldırı sonucunda hayatını kaybeden 6 vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarla başlayan krizin artçıları hala devam ediyor. Enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, Hürmüz boğazındaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı belirsizlikle karşı karşıyayız.

"İRAN SAVAŞINDA EKONOMİK TAHRİBATIN BOYUTLARI TAM OLARAK KESTİRİLEMİYOR"

Bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor. Bir avuç vahşi kapitalist milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasp ederek palazlanmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken bunların cüzdanları giderek kabarmaktadır. Her savaşın kazananı ve kaybedenleri olur. Fakat İran savaşıyla bu iş tahammül sınırlarını aşmış küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaşmıştır.

Muhalefet bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran savaşı ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar amacına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılığına tevessül etmiştir. 'İktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin' mantığından kendilerini kurtaramadılar. Doğruya doğru yanlışa yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm üretme kapasitesini güçlendirmek yerine hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye geçemiyorlar.

"YOLSUZLUK GÜNDEMİNİ PERDELEMEK İÇİN TEHDİT SÖYLEMLERİNE SARILMAK UCUZ VE BAYAT SİYASETTİR"

Bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görünecek şekilde çirkin, yaralayıcı ve yıkıcı üslupla yapılmasıdır. Muhalefet demek çarpıtmak, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak değildir. Muhalefetin vazifesi kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak değildir. Hele hele yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit söylemlerine sarılmak ucuz ve bayat siyasettir. Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir. Ülke ve milletin çıkarı söz konusu olduğunda sorumlu davranmak zorundadır.

Bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, kimsenin önünü göremediği, yeni denklemin kurulduğu dönemde muhalefet yerli ve milli duruş sergilemek durumundadır. Sosyal medyada kesilen ahkamların kime yaradığı çok iyi hesaplanmalıdır. Başka Türkiye yok. 86 milyon olarak bizim bu cennet ülkeden başka vatanımız yok. Muhalefet ediyorum bahanesinin arkasına saklanarak kimsenin buna zarar vermeye, Türkiye'deki istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye, ülkemizin çıkarlarına darbe vurmaya hakkı yok.

"DÜNYA GLOBALLEŞİRKEN, SORUNLAR KÜRESEL BİR BOYUT KAZANMAKTADIR"

Hepimiz önce milletim, önce memleketim ilkesiyle hareket etmek mecburiyetindeyiz. Dünyamız globalleşirken sorunlar, krizler, fırsatlar küresel bir boyut kazanmaktadır. Mesafelerin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada artık hiç kimse yeryüzünün başka noktasında yaşananlara bigane kalma lüksüne sahip değildir. Ortadoğu'da bir ülke hapşırdığında latin Amerika'da veya Asya'da bir ülke kolayca nezle olabilmektedir. Rusya-Ukrayna savaşının sebep olduğu gıda kıtlığı en çok Afrika ülkelerini vurdu. Kovid 19 ekonomik, siyasi ve sosyal krize evrildiğine şahit olduk.

Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler geride kalmıştır. Küresel ekonomiyle bütünleşmiş her ülke gibi dışarıda olumlu olumsuz her hadiseden bir şekilde etkileniyoruz. Bölgemizdeki ateşin alevi olmasa dahi maalesef dumanı bize ulaşıyor, sirayete eriyor. Biz her alanda attığımız adımlar, vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde bunu diğer ülkelere nispetle asgari nispette tutuyoruz. Gübre, enerji tedariki, ulaştırmada süratle hayata geçirdiğimiz önlemlerle en sıkıntılı günleri suhuletle atlattık. Müzakere, diyalog ve diplomasiyi önceleyen barışçıl politikamızla gerilimin düşürülmesi için gayret gösterdik. Bölgedeki Türk ve Kürt kardeşlerimizle diyaloğumuzu artırarak istikrarsızlığı derinleştirecek oyunların bozulmasına katkı sağladık.

"TÜRKİYE BÖLGESİNİN İSTİKRAR ADASI"

Türkiye'nin krizleri yönetmekteki becerisi bu süreçte bir kez daha görülmüştür. Türkiye bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir. Ülkemiz eskisinden çok daha güçlü şekilde yoluna devam edecektir. Bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. Uluslararası yatırımcıların ülkemize yönelik ilgisi günden güne artıyor. Avrupa'daki devletler Türkiye ile daha farklı ilişkiler kurmanın yollarını arıyor. Bize hasta adam muamelesi yapanlar Türkiye'nin başarıları karşısında hayranlıklarını gizleyemiyor. Türk savunma sanayisi tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bir seyir izliyor.

Dünyanın 120 ülkesinde 1700'ü aşkın iştirak ettiği fuarda 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı. 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. 50 farklı ülkenin katılımıyla Efes 2026 tatbikatımız dostlarımıza güven hasımlarımıza korku veriyor. Türk dünyasıyla ilişkilerinde de tarih yazan bir Türkiye gerçeği var. Aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk devletleri teşkilatımız merhum İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' ideali doğrultusunda ticaret, enerji, kültür, eğitim alanında işbirliğini güçlendiriyor.

TÜRKİSTAN ZİYARETİ

Merhum Turgut Özal'ın 34 yıl önce söylediği 'Türkiye'nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21. asır Türk ve Türkiye asrı olacaktır' sözü elhamdülillah hızla kuvveden fiile çıkıyor. Bu gerçeğe son Kazakistan ziyaretimizde bir daha tanık olduk. Kazakistan'la ebedi dostluk ve genişletilmiş stratejik ortaklık bildirisine imza attık. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi 15 milyar dolara çıkarma hedefimizi bir kez daha teyit ettik. Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın gayri resmi zirvesini başarıyla gerçekleştirdik.

Teşkilatın 13. zirvesinde sonbaharda biz ev sahipliği yapacağız. Dünün önünü göremeyen Türkiyesinden nasıl buralara geldiysek inşallah yarın çok daha iyi yerlere geleceğiz. Bilhassa yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte Türkiye'nin önünde yepyeni bir d önem açılacaktır. Türkiye'nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır. Tüm mücadelemiz böyle bir Türkiye'nin inşası içindir. Bundan geri dönüş, taviz, yavaşlama söz konusu değil ve olmayacaktır. Ne yapıyorsak Türkiye'nin ekonomisini büyütmek, itibarını artırmak, sözünün etkisini ve ağırlığını daha da güçlendirmek için yapıyoruz.

"MUHALEFETİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ KISIR TARTIŞMALARA PRİM VERMİYORUZ"

Muhalefetin bizi çekmek istediği kısır tartışmalara, polemiklere prim vermeden iş üretiyor, hizmet üretiyoruz. Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olarak 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da eser, hizmetlerimizle görüşeceğiz. Türkiye'yi yeni başarılarla buluşturma mücadelemizin kesintiye uğramasına, uğratılmasına müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşlarımızdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum. 

Önümüzdeki hafta inşallah mübarek Kurban Bayramını idrak edeceğiz. Tüm kardeşlerimizin ayrıca İslam aleminin Kurban Bayramını şimdiden tebrik ediyorum. Bu bayramda milletçe birbirimize daha sıkı sarılacak, muhabbet ve kardeşlik bağlarımızı daha da kuvvetlendireceğiz.

ERDOĞAN'DAN KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ VATANDAŞLARA UYARI

Çalışanlarımızı hafta içindeki 1,5 günü de idari izinli sayıp 9 günlük kesintisiz tatil yapma imkanı vermiştik. Bu bayramda seyahat edecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına titizlikle uymasını, bayramı sevdiklerimize zehredecek kazalara uzak durulmasını istirham ediyorum."

Turan Yiğittekin
Haberler.com