Haberi Paylaş

Türkiye'nin "Toprak Dede"si Hayrettin Karaca'nın emaneti emin ellerde (1)

Güncel Haberler

Türkiye'nin "Toprak Dede"si olarak anılan merhum Hayrettin Karaca'nın kurduğu ilk özel arboretum (ağaç parkı), torunu Karaca Arboretum Yönetim Kurulu Başkanı Yeşne Karaca İren ve ekibinin çalışmalarıyla her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

Türkiye'nin "Toprak Dede"si olarak anılan merhum Hayrettin Karaca'nın kurduğu ilk özel arboretum (ağaç parkı), torunu Karaca Arboretum Yönetim Kurulu Başkanı Yeşne Karaca İren ve ekibinin çalışmalarıyla her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

İstanbul'da 20 Ocak 2020'de 97 yaşında vefat eden Karaca, 50'li yaşlarında yurt içi ve dışı ziyaretlerinde topladığı tohumlarla dünyanın yakından tanıdığı Türkiye'nin ilk özel arboretumunu Yalova'da kurdu.

Pazartesi hariç her gün açık olan arboretumun ziyaretçileri, aralarında Türkiye'de örneği olmayanların da bulunduğu yaklaşık 8 bin bitki ve ağaç türünü görebiliyor.

Yok olma tehlikesi bulunan çok sayıda türe ev sahipliği yapan arboretumu gen koruma merkezi haline getirerek Karaca'nın anısını yaşatmak isteyen torunu, ekibiyle büyük özen göstererek çalışıyor.

Yeşne Karaca İren, AA muhabirine, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfının kurucu onursal başkanlığını yıllarca yürüten dedesinin yolundan gittiklerini söyledi.

Bu mirası geleceğe taşımak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten İren, şöyle devam etti:

"Hayrettin Karaca'yı hepimiz tanıyoruz. O hepimizin 'Toprak Dede'si. Doğa aşkı ve sevgisi ülkenin dışına kadar taşmış biri. Karaca Arboretum, onun özel bir uğraşıydı. Burası ev bahçesinden arboretuma dönüşmüş bir alan. Karaca Arboretum yaklaşık 110 dönüm araziye kurulu. 1980 yılında arboretuma dönüştü. 2004 yılında da biz burayı vakıf yaptık ve halkla beraber paylaşıyoruz. Yılda 10-15 bin insan gelip geziyor. Hem Türkiye hem de dünyadan burada yaşayabilecek çok ciddi türleri barındırıyoruz. Bunları zaman içinde büyükbabam hem Türkiye hem de yurt dışı gezilerinde büyük bir eforla, gayretlerle toplayıp buraya getirdi."

Ömründe bir kez çiçek açan "agave" bitkisi

Kuruluşunun 42'nci yılında olan arboretumda en önemli koleksiyonların arasında meşe koleksiyonun bulunduğunu anlatan İren, manolya, akçaağaç gibi koleksiyonların da yer aldığını dile getirdi.

Yurt içi ve dışından önemli bilim insanlarının bu tesise gelerek incelemelerde bulunduğunu kaydeden İren, şu bilgileri paylaştı:

"Yanlış uygulamalarımız da oluyor. Onları biz kaldırmıyoruz. Neyin olmaması gerektiğini teşhir etmek aslında önemli bir şey. Bunları da paylaşıyoruz. Çünkü bilenin bilmeyene, olanın olmayana borcu var şiarıyla büyüdük. Bugünlerde Karaca Arboretum'da agave çiçeğimiz çok popüler. Agavelerin özelliği hayatlarında bir kere çiçek açmaları. Doğada çok görmüştür belki ama kendi bahçesindeki agavenin çiçek açtığına ne yazık ki büyükbabam şahit olamadı. Çünkü 40 ila 60 sene beklemek zorundayız çiçek açmasını görmek için. Şu anda arboretuma gelen ziyaretçiler çok şanslı. 50-60 yılda bir buna şahit olabiliyoruz. Bunlar şimdi gidecek diğerlerini belki bizden sonraki nesil görebilecek."

Kendisinin de bir agave ektiğini bildiren İren, bu bitkinin sonraki nesillerin görebileceği bir noktada çiçek açmasının bekleneceğini aktardı.

Arboretumun canlı ağaç müzesi olduğu kadar bir gen merkezi özelliğinin bulunduğuna dikkati çeken İren, ziyaretçileri müze disipliniyle rehber eşliğinde gezdirdiklerini ifade etti.

Yeni Zelanda'dan bir ziyaretçinin, sadece tek tür için arboretuma geldiği bilgisini veren İren, "Ayrıca, sadece yaprak diziliminin farklılığını, nesli tükenmek üzere olan birkaç türü görmeye gelen oldu. Yaklaşık bir saat ağaçla o aşkı yaşayıp tekrar ülkesine döndü." dedi.

"Bazı endemik türleri tekrar çoğaltıp yaşatmaya çalışıyoruz"

İren, büyük bir hazine olarak nitelendirdiği alanı en güzel şekilde korumaya ve yaşatmaya çalıştıklarını kaydetti.

Kendi hayatında da arboretumun çok önemli olduğunu vurgulayan İren, "Burası hepimizin. Allah bize böyle bir yer nasip etti. Büyükbabamın 15 sene hem özel asistanıydım hem de hayatının içinde çok bulundum. Burası ayrıca çocukluğumuzun geçtiği yer. Elma bahçesi olduğu hallerini de hatırlıyoruz. Dönüşümünü izlemek muhteşem bir şey. Dedemle burada çok hatıram var. Biz her gün sabah ve akşam bahçeyi dolaşırdık. Her ağacın altında bir sohbetimiz vardır." diye konuştu.

İren, ağaçlarla konuşma, tanıma ve tanıtabilmeyi, insanlara doğanın içinde böyle bir deneyim yaşatabilmeyi amaçladıklarını belirtti.

Yeşne Karaca İren, şunları söyledi:

"Büyükbabam bir çöp kovası bile koydurmazdı. Ben zorla bazı ölü ağaçlarımızı kesip bank haline getirip aralara serpiştirmiştim. O sadece ağaçlara konsantre olmamızı isterdi. Buranın amacı o. Burada ağaçlarla bir temas kurulması isteniyordu. Burayı yaşatmak ve Allah izin verirse geleceğe doğru taşımak istiyoruz, onun için de gayret ediyoruz. Burası canlı ağaç müzesi ve burada yitirdiğimiz bireyler oluyor. ya tekrar yerine yenisini koyuyoruz ya da daha uzun soluklu yaşayabilecek türleri barındırmaya çalışıyoruz. Bazı endemik türleri tekrar çoğaltıp yaşatmaya çalışıyoruz. Burası her zaman üniversitelere de açık. Bilim adamları, öğrencilerimize açık bir yer."

Güncel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu haber AA tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. AA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı AA kurumudur.
title