Ömer Fethi Gürer: "Şap Döneminde Binlerce Hayvan Telef Olduğu Halde Açıklanan Verilerle Hayvan Varlığımız Nasıl Oluyor da Nasıl Artıyor?"
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK'in 2025 yılı hayvan varlığı verilerinin sahadaki gerçeklerle ve birliklerin açıkladığı rakamlarla örtüşmediğini belirterek, "Nasıl oluyor da şap döneminde binlerce hayvan telef olduğu halde açıklanan verilerle hayvan varlığımız artıyor? Anlaşılabilir bir durum değil. Bu bilginin doğru bir bilgi olma ihtimali çok düşük. Ya bir yıl önceki rakamlar açıklandı ya da 2025 yılında hayvan varlığımız, Cumhurbaşkanlığı Program Kitapçığı'nda da 16 milyon 800 bin olarak ifade ediliyordu. Bu verilerin gözden geçirilmesi gerekir" dedi.
(ANKARA) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK'in 2025 yılı hayvan varlığı verilerinin sahadaki gerçeklerle ve birliklerin açıkladığı rakamlarla örtüşmediğini belirterek, "Nasıl oluyor da şap döneminde binlerce hayvan telef olduğu halde açıklanan verilerle hayvan varlığımız artıyor? Anlaşılabilir bir durum değil. Bu bilginin doğru bir bilgi olma ihtimali çok düşük. ya bir yıl önceki rakamlar açıklandı ya da 2025 yılında hayvan varlığımız, Cumhurbaşkanlığı Program Kitapçığı'nda da 16 milyon 800 bin olarak ifade ediliyordu. Bu verilerin gözden geçirilmesi gerekir" dedi.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de hayvancılığın içinde bulunduğu tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TÜİK'in 2025 yılı hayvan varlığı verilerinin sahadaki gerçeklerle ve birliklerin açıkladığı rakamlarla örtüşmediğini belirten Gürer, açıklanan rakamların ciddi soru işaretleri barındırdığını belirtti.
TÜİK'in Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine dayandırarak açıkladığı 2025 yılı büyükbaş hayvan varlığının 17 milyon 709 bin baş olarak duyurulduğunu hatırlatan Gürer, bu rakamların muhtemelen bir yıl önceye ait olduğunu ileri sürdü. Gürer şöyle konuştu:
"TÜİK tarafından 2025 yılı hayvan varlığı verileri açıklandı. Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan alınan verilere göre 17 milyon 709 bin büyük baş hayvan varlığı olduğu belirtildi. Bu verilen muhtemel bir yıl önceki veriler olması gerekir. Çünkü 2025 yılında şap hastalığıyla bütçe genelinde çok sayıda hayvan telef oldu. Buzağılar ya doğum aşamasında ya doğumdan sonra öldü. Rakamsal olarak 400-500 bini bulduğu farklı kaynaklardan ifade ediliyor. TÜİK verilerine göre de yalnızca 2025 yılında 735 bin başta hayvan ithalatı gerçekleşti. Amerika Tarım Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre 2026 yılında ülkemizde büyük baş hayvan varlığı sayısının 14 milyon 300 bin başa düşeceği öngörülüyor. Keza ulusal hayvan sayısı Türkiye Damızlık, Sığır Yetiştiriciler Birliği tarafından açıklandı. Orada da büyükbaş hayvan varlığımızın 2026 altı yılı için öngörülen rakamı 13 milyon 685 bin baş."
"Bir yıl önceki rakamlar açıklandı"
Nasıl oluyor da şap döneminde binlerce hayvan telef olduğu halde açıklanan verilerle hayvan varlığımız artıyor. Anlaşılabilir bir durum değil. TÜİK bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan aldığını söylüyor. Bu durumda şap hastalığının olduğu dönemde hayvan varlığımızın arttığını ifade ediyor. Bu bilginin doğru bir bilgi olma ihtimali çok düşük. ya bir yıl önceki rakamlar açıklandı ya da 2025 yılında hayvan varlığımız, Cumhurbaşkanlığı Program Kitapçığı'nda da 16 milyon 800 bin olarak ifade ediliyordu. Bu verilerin gözden geçirilmesi gerekir. Çünkü bu veriler üzerinden değerlendirme yapıldığından bazı konularda öngörülebilir bir planlama yapılamıyor. Onun için hayvan varlığı eğer bu işi yetiştiriciler birliği 13 milyon 685 bin baş olarak 2026 yılı için öngörüyor da iktidar da 17 milyon 709 bin hayvan varlığını açıklıyorsa aradaki dört milyara yakın hayvan varlığının çelişkisi kamuoyuna açıklanmalıdır."
"Nüfusa göre bu kadar hayvan varlığında düşme son 50 yılında neredeyse rekoru durumunda"
Niğde'nin Yeşilgölcük beldesinde besici Bülent Özden ile de bir araya gelen Gürer, şunları söyledi:
"Türkiye'nin sığır varlığı 2020 yılında 17 milyon 965 bin 982 bai idi. 2021'de benzer bir rakam devam etti. 2022'de 16 milyon 851 bin 950 baş sığıra geriledi. 2023'te 16 milyon 421 bin 255 sığır iken 2024'te de 16 milyon 824 bin 208 baş sığırımız olduğu açıklandı. 2025 yılında 13 milyon 685 bin 838 başa sığır düştü. Son beş yılda Türkiye 4 milyon 279 bin 644 baş sığırı eksildi. Son beş yılda bu eksilişin birden fazla nedeni var. Ahır giderlerin artması yanında özellikle şap hastalığında çok sayıda hayvan telef oldu. Bakanlık bu konuda resmi verileri açıklamıyor. 2010 yılında başlayan et ve hayvan ithalatında 11 milyona eren ithalat gerçekleşti. Büyük başta gerçekleşen buna rağmen hayvancılığın sorunları azalmadı. Etin fiyatı düşmedi. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümlerinin önüne geçiremedi. Ülkemizde neredeyse ithal edilen kadar buzağı ölümünü devam ediyor. 2025 yılında 735 bin büyük baş hayvan ithalatı gerçekleşti. 2026 yılında da 500 bin hayvanın ithal edileceği Bakanlık verileriyle ortaya çıktı. Ama geçen yıl da rakam daha düşük ifade edilmişti. 735 bin baş ile bir yıl bitmiş oldu. Hayvan varlığı 1980 yılının gerisine düştü. 1980 yılında 16 milyon 925 bin büyükbaş hayvanımız vardı. Şu anda 13 milyon 685 bin büyükbaş hayvanımız var. Nüfusumuz neredeyse 35-40 milyon arttığı halde. Nüfusa göre bu kadar hayvan varlığında düşme son 50 yılında neredeyse rekoru durumunda."
"Besici, süt üreticiliği yapan ya para kazanamıyor ya ahırında gidenlerine yetişemeyince ahırı kapatıyor"
112 bin ahır işletmesi verilere göre kapanmış durumda. 2022 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 150 bin 75 olan sığır işletme sayısı 2025 yılı itibariyle 1 milyon 37 bin 914'e dörde düştü. Üç yılda 112 bin 161 işletme kapandı. Şahıs işletmeleri 1 milyon 139'dan 1 milyon 30 bin 444'e dörde düştü. 108 bin 694 küçük aile işletmesi üretimden çekildi. Kooperatif sayısı da 7 bin 519'dan 3 bin 635'e geriledi. 3 bin 684 hayvancılıkla ilgili kooperatif işlevi daraldı ya da faaliyet dışı kaldı. Kamu,şletmeleri 83'ten 58'e geriledi. Tarımın geleceği küçük aile tipi işletmeler önemli ölçüde sorunlu halde ve büyük ölçüde kapandı. Et ve Süt Kurumu ithalatçı bir kimliğe büründü. ve bu anlamda ithal hayvan getiriyor. İthal hayvanı getirmesi birilerinin vurgun vurmasını daralttı. Ama ithalatta büyük bir vurgun olduğu kesin. Yerli üretici desteklenmezse, besici desteklenmezse bu süreç bundan sonra da sorunlu gidecek. Besici, süt üreticiliği yapan, ya para kazanamıyor ya ahırında gidenlerine yetişemeyince ahırı kapatıyor. Kazanan ithalat lobileri oluyor."
Bülent Özden: "Artan maliyetler, yem fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle süt inekçiliği çıkmaza girdi"
Besici Bülent Özden ise yaşanan tabloyu "Artan maliyetler, yem fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle süt inekçiliği çıkmaza girdi. Çiftçi artık dayanacak gücü kalmadığını söylüyor. Hayvan varlığımızda yaklaşık yüzde 40 azalma oldu. Et ve süt üretimi ciddi biçimde etkilendi. Çok sayıda hayvan telef oldu. Buzağı ölümleri yüzde 30-40 seviyelerine ulaştı. Şap giren işletmelerde hayvan hastalığı atlatsa bile buzağıyı kaybediyoruz" diye özetledi.
Hayvancılığı bırakan üretici sayısının hızla arttığını söyleyen Özden, "İki yıldır tarım ürünleri para etmiyor. Borcunu ödeyemeyen çiftçi ineğini, danasını satmak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı. Özden, "Ziraat Bankası kredi musluklarını kapattı. BAĞ-KUR şartları ağırlaştırıldı. Çiftçi büyük bir çıkmazda. Devletten acil ve somut kolaylıklar bekliyoruz" diye konuştu.













