İSO Başkan Adayı Yılmaz: 'Türkiye Üretirse Güçlenecektir'

İSO Başkan Adayı Yılmaz: 'Türkiye Üretirse Güçlenecektir'
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul Sanayi Odası'nda (İSO) seçim yarışı başladı. İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında Yönetim Kurulu Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı. Değişen dünya koşullarından, sanayinin karşı karşıya olduğu fırsatlar ile tehditlerden söz eden Yılmaz "Aslında hep şikayet eden bir kurum olmaktan çıkarmak istiyoruz. Çözüm merkezi haline getirmek istiyoruz arkadaşlar. Çünkü herkes şikayet ediyor ama çözümle ilgili bir sonuç alamıyoruz. Bu dönemde öyle olmayacağını düşünüyoruz. İnanıyorum ki sanayicilerimiz birikimi, tecrübesi ve dayanışmasıyla da bunu da başaracağız" dedi.

Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) İstanbul Sanayi Odası'nda (İSO) seçim yarışı başladı. İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında Yönetim Kurulu Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı. Değişen dünya koşullarından, sanayinin karşı karşıya olduğu fırsatlar ile tehditlerden söz eden Yılmaz "Aslında hep şikayet eden bir kurum olmaktan çıkarmak istiyoruz. Çözüm merkezi haline getirmek istiyoruz arkadaşlar. Çünkü herkes şikayet ediyor ama çözümle ilgili bir sonuç alamıyoruz. Bu dönemde öyle olmayacağını düşünüyoruz. İnanıyorum ki sanayicilerimiz birikimi, tecrübesi ve dayanışmasıyla da bunu da başaracağız" dedi.

İstanbul Sanayi Odası'nda 2026-2030 döneminin yönetiminin belirleneceği seçimler öncesinde İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, Yönetim Kurulu Başkanlığı'na adaylığını açıkladı. Düzenlediği basın toplantısında adaylık kararını ve yeni döneme ilişkin hedeflerini paylaşan Yılmaz, şunları söyledi:

"DAHA ETKİN BİR ROL ÜSTLENMEM GEREKTİĞİNE OLAN İNANCIMDAN DOĞDU"

"Sorumluluk gerektiren bir kararı paylaşmak için bir araya geldik. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olduğumu hem siz değerli basın mensuplarına hem de camiamıza ve kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum. İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı olarak görev yaptığım süre boyunca çok sayıda sanayicimizle bir araya geldim. Büyük işletmelerimizle dinledim. Henüz yolun başındaki girişimcilerimizi de onlarca ülkeye ihracat yapan kuruluşlarımızla da konuştum. İşletmesini ayakta tutabilmek için büyük fedakarlıklar yapan kobilerimizle de. Dolayısıyla bu karar bir toplantı masasında falan alınmış bir karar değildi. Çok uzun yıllardır zaten kendi aile geçmişinden gelen bir sanayici kimliğimiz var. Hem o tecrübeleri de buraya aktarmak istiyoruz. Bu genelde üretim hatlarının başında ihracat pazarını kaybetmemek için mücadele eden sanayicilerimizin yanında olmayı hedefliyor ağırlıklı. ve bu karar sanayimizin ve ülkemizin içinden geçtiği bu kritik dönemde İSO'nun yani İstanbul Sanayi Odası'nın politikalarının belirlenmesinde ve üyelerin sesi olma misyonunda daha etkin bir rol üstlenmem gerektiğine olan inancımdan doğdu.

"ULUSAL VE ULUSLARARASI PLATFORMDA ETKİN BİR AKTÖR HALİNE GELMEK"

İstanbul Sanayi Odası sadece bir meslek örgütü değil Türkiye sanayinin nabzını tutan ve geleceğini şekillendiren ülkemizin en güçlü, en köklü ve en saygın meslek kuruluşlarının biri ve aynı zamanda da hepimizin evidir. Odamız bu güçlü birikimi ve saygın geleneği bizlere büyük bir sorumluluk de yüklemektedir. Ancak değişen dünya koşulları ve sanayimizin karşı karşıya olduğu fırsatlar ile tehditler İstanbul Sanayi Odası'nın da kendinin yenilemesini, daha vizyoner, daha katılımcı ve daha etkin bir yapıya kavuşmasını da zorunlu kılmaktadır. Bu noktada aldığım adaylığım temelinde yatan temel vizyonda da biraz sizlere söz etmek istiyorum arkadaşlar. Bu vizyon İSO'yu sanayi politikalarının şekillenmesinde söz sahibi proaktif bir akıl merkezi haline getirmek. Üyelerin sorunlarına çözüm üreten güçlü ve etkin bir savunucu haline gelmek. Türk sanayinin küresel rekabet gücünü artırmak için ulusal ve uluslararası platformda etkin bir aktör haline gelmek.

"TÜRKİYE SANAYİ İÇİN FIRSATLAR KADAR ZORLUKLARIN DA ÇOK BOL OLACAĞI BİR DÖNEME GİRİYORUZ"

Ama öncelikler ve hedeflerimiz de bu vizyon doğrultusunda yönetim anlayışımızın temelini oluşturacak ana başlıklarımızı da ayrıca sizlerle paylaşmak istiyorum. Katılımcı ve şeffaf bir yönetim odanın tüm karar mekanizmalarını, üyelerini açarak şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışına hakim olacağız. Sanayicilerimizin yeşil mutabakat ve dijitalleşme süreçlerine uyum sağlaması için gerekli yol haritalarını ve finansman modellerini oluşturacağız. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli en önemli şeylerden bir tanemiz bu ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetişmesi için eğitim kurumlarıyla işbirliğini daha da güçlendireceğiz. Küresel rekabet ve ihracat en fazla üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi. Bu konunun başında olacak yine pazarlara açılma, yeni pazarlara ve mevcut pazarlardaki payımızı da artırma konusu da üyelerimize fazlasıyla destek sağlayacağız. Yeri gelmişken size müsaade ederseniz seçim süreci ile de ilgili kısaca bir bilgi vermek istiyorum. Muhtemelen biliyorsunuz ama yine de söyleme ihtiyacı duyuyorum. İstanbul Sanayisinin seçim süreci bildiğiniz gibi listelerin 2 Ekim'de ilçe seçim kuruluna sunulmasının ardından 26 Ekim'de meslek komitesi ve meslek meclis üyeleri seçilecek. Ardından da 3 Kasım'da yönetim kurulu ve başkanlık seçimi gerçekleştireceğiz. Bu sürecin İstanbul Sanayi Odası'nın köklü geleneklerine ve demokratik olgunluğuna yakışır bir şekilde rekabetin ve fikir alışverişinin zenginleştirici ortamda geçeceğine de yürekten inanıyorum"

Önümüzdeki dönemde aynı zamanda Türkiye sanayi için fırsatlar kadar zorlukların da çok bol olacağı bir döneme girileceğini savunan Yılmaz, şöyle devam etti:

"HEP ŞİKAYET EDEN BİR KURUM OLMAKTAN ÇIKARMAK İSTİYORUZ"

"Bu zorlu süreçte İstanbul Sanayi Odası'nın daha güçlü, daha birleştirici ve daha vizyonel bir liderliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Çünkü dünyanın çoklu krizler ve belirsizliklerle dolu olduğu bu kritik dönemdeyiz. ve böyle bir ortamda hem küresel düzeyde hem de ülkemizde başta üretim hayatı olmak üzere birçok alanda değişimin meydan okumasıyla karşı karşıyayız. İşte bu nokta da iş birliği kültürünün, birlikte başarma anlayışının, sinerji yaratmanın önemine de dikkat çekmek istiyorum. Kutuplaşmalar, hepinizin bildiği gibi ayrışmalar hem ülkeler hem kurumlar hem de insan toplulukları bu dönemde olumlu bir sonuç ortaya çıkarmayacağını da biliyoruz oradaki ayrışmaların. Ben ve ekibim zamanın ruhuna, dünyanın gidişlerini dikkate alarak bu diyaloğa her zaman önem vereceğiz. Gönüller arasında köprüler kurmaya çalışacağız. Bu sürecimiz boyunca temel felsefemiz de bu olacak. Amacımız İstanbul Sanayi Odası'nın sadece sorunları konuşan bir çözüm üreten ve geleceği inşaa haline getirmektir. Aslında hep şikayet eden bir kurum olmaktan çıkarmak istiyoruz. Çözüm merkezi haline getirmek istiyoruz arkadaşlar. Çünkü herkes şikayet ediyor ama çözümle ilgili bir sonuç alamıyoruz. Bu dönemde öyle olmayacağını düşünüyoruz. İnanıyorum ki sanayicilerimiz birikimi, tecrübesi ve dayanışmasıyla da bunu da başaracağız. Arkadaşlarımla birlikte sanayicilerimizin ortak aklını ve enerjisini harekete geçirme geçirerek İstanbul Sanayicileri'ni hak ettiği noktaya taşımak için var gücümüzde de çalışmak istiyoruz.

"UNUTMAYALIM Kİ TÜRKİYE ÜRETİRSE GÜÇLENECEKTİR"

Değerli arkadaşlar, az önce de ifade ettim. Odamızın en büyük gücü köklü ve saygın geçmişinden gelmektedir. Kuvvetli sanayici geleneklerinden gelmektedir. Ancak böyle bir kurum gücünüz yalnızca geçmişten değil geleceği yönetme ve yeni çözümler geliştirme gerektiğinde öncülük etme iradesinde beslemelidir. Sadece biz geçmişte kalıp geleceğe bakmazsak çok büyük sıkıntılar. Bugünün dijital çağında çok zaman çok daraldı. Çünkü her şey günlük yarın ne olacağını dahi kestiremiyoruz. Biz işte tam bu iradeyi de koymak için ve bütünüyle bu göreve talipiz ve buradan siz değerli basın mensupları aracıyla bütün sanayicilerimize, çalışanlarımıza, gençlerimize açıkça şunu söylemek istiyorum. Bu yolda kim kimseyi yolda bırakmayacağız. Sorunlara çözüm odaklı yaklaşarak İstanbul Sanayi Odası'nın bütün gücünü üretimin daha da güçlenmesi için harekete geçirmek istiyoruz. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca bugünün fabrikalarını ayakta tutmak değil. Bizim hedefimiz yarının güçlü Türkiye'sini bugünün sanayisiyle beraber inşa etmektir. Unutmayalım ki Türkiye üretirse güçlenecektir"

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.