ASO'nun geleneksel "Büyükelçiler Resepsiyonu" düzenlendi

- TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: "Enerji, gıda, iklim ve teknolojilerdeki dönüşüm yeni bir düzen kurmaktadır. Böyle bir dönemde iş dünyamızın beklentisi açıktır, barış, istikrar ve öngörülebilirlik isteriz" Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel: "Türk girişimcilerimizin yurt dışındaki faaliyetlerine katkı sağlayan bir diplomasi anlayışını kararlılıkla sürdürüyoruz" Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç: "Türkiye'nin ilk Sıfır Atık Organize Sanayi Bölgesi'ni kurmak için harekete geçiyoruz"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, dünyada enerji, gıda, iklim ve teknolojik dönüşümün yeni bir düzen oluşturduğunu belirterek, böyle bir dönemde iş dünyasının beklentisinin barış, istikrar ve öngörülebilirlik olduğunu söyledi.
ASO'nun "Geleneksel Büyükelçiler Resepsiyonu", Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün katılımıyla Ankara Etnografya Müzesi'nde düzenlendi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yaptığı konuşmada, jeopolitik çatışmalar, korumacılık ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların küresel büyümeyi tehdit ettiğini söyledi.
Küresel ekonomik gelişmelere işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Enerji, gıda, iklim ve teknolojilerdeki dönüşüm yeni bir düzen kurmaktadır. Böyle bir dönemde iş dünyamızın beklentisi açıktır, barış, istikrar ve öngörülebilirlik isteriz. Duvarlara değil köprülere ihtiyacımız var. Türkiye de bu köprülerden biridir. Stratejik konumu, güçlü sanayisi ve girişimci insan kaynağıyla bu rolü Türkiye hak etmektedir." dedi.
Hisarcıklıoğlu, Türk şirketlerinin dünyanın dört bir yanında ticaret ve yatırım yaptığını, müteahhitlerin de büyük projelere imza attıklarını belirtti.
Sanayicilerin özellikle Avrupa'daki değer zincirlerinin güvenilir bir parçası olarak çalıştıklarını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, TOBB'un da farklı coğrafyalardaki iş dünyaları arasında köprüler kurduğunu söyledi.
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin bu yıl ev sahipliği yapacağı COP31'in özel sektör temsilciliği görevini üstlendiklerini dile getirerek, iş dünyasını bu sürecin aktif parçası haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Bu noktada büyükelçilerin desteğini önemsediklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
"Ülkeleri, iş dünyası kuruluşlarını ve şirketlerini, COP31 çalışmalarına davet ediyoruz. Karşılıklı ticaret ve yatırımı artırmanın en somut yolu bu ortak çalışmadır. Devletler, diplomasi ve iş dünyasıyla da birlikte çalışmalı. Türk iş dünyası olarak üretmeye ve yatırım yapmaya devam edeceğiz."
"Kalkınma Yolu, ülkemizi lojistik ağların merkezi haline getiriyor"
ASO Başkanı Seyit Ardıç da resepsiyonun yeni dostluklara ve işbirliklerine kapı araladığını söyledi.
Küresel ekonominin son yıllarda derin ve yapısal dönüşümden geçtiğine dikkati çeken Ardıç, "Ekonomik kararlarda maliyet ve verimliliğin yanı sıra jeopolitik güvenlik, tedarik sürekliliği, stratejik bağımlılıkların azaltılması ve siyasi öngörülebilirlik de belirleyici hale geliyor." ifadesini kullandı.
Ardıç, Türkiye'nin coğrafi konumunun önemine işaret ederek, yeni küresel düzende farklı güç merkezleri arasında özel bir konuma sahip olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin, Avrupa'nın üretim ve ticaret sistemiyle uzun yıllara dayanan entegrasyona sahip olduğunu vurgulayan Ardıç, "Orta Asya'nın enerji ve ham madde kaynaklarına yakınlığı, Türk dünyasıyla derinleşen bağları, Orta Doğu pazarlarına erişimi ve Güney Asya'ya uzanan bağlantıları Türkiye'ye geniş bir ekonomik hareket alanı sağlamaktadır. Türkiye'nin bu konumunu güçlendiren unsurlardan biri de jeostratejik konumudur. Çin ve Orta Asya'yı Avrupa'ya bağlayan Orta Koridor ile Basra Körfezi'nden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu'nun Türkiye'de kesişmesi, ülkemizi ticaret ve lojistik ağlarının doğal merkezlerinden biri haline getirmektedir." diye konuştu.
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize sorunları
Ardıç, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize sorunlarının çözüme kavuşturulması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"30 yılı geride bırakan Gümrük Birliği'nin günümüz ticaretinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi, Türkiye kadar Avrupa Birliği'nin de yararınadır. Vize süreçleri ise iş dünyamızın önündeki en büyük engellerden biri haline gelmiştir. Avrupa ile böylesine güçlü ekonomik bağlara sahip sanayicilerimizin, vize sorunu nedeniyle iş seyahatlerini dahi planlayamaması, karşılıklı ticaretimizin ulaştığı düzeyle bağdaşmıyor. Artık bu iki başlıkta somut adımlar atılması için güçlü desteğinizi bekliyoruz."
Ankara'da 15 organize sanayi bölgesi, 168 AR-GE merkezi, 39 tasarım merkezi, 14 teknopark, 11 teknoloji geliştirme merkezi ve 22 üniversitesinin bulunduğuna dikkati çeken Ardıç, başkentin ihracatının yıllık yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını ve yüksek teknolojili ürünlerin bu ihracat içindeki payının yüzde 13 seviyesinde olduğunu söyledi.
Ardıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan "Sıfır Atık" hareketini sanayinin merkezine taşıdıklarını ifade ederek, "Türkiye'nin ilk Sıfır Atık Organize Sanayi Bölgesi'ni kurmak için harekete geçiyoruz. Yaklaşık 5 milyon metrekarelik alanda kurulacak ve 250 civarında firmaya ev sahipliği yapacak ASO Döngüsel Sanayi ve Sıfır Atık OSB'de bir işletmenin firesi, atık ısısı ve suyu başka bir işletmenin girdisine dönüşecek, kaynaklar bölge ölçeğinde verimli biçimde yönetilecektir. Endüstriyel simbiyoz, kaynak verimliliği, Sıfır Atık ve Yeşil OSB ilkelerine dayanacak bu modeli bir çevre projesinin ötesinde, ihracat pazarlarımızı koruyacak, kaynak güvenliğini güçlendirecek ve yeşil finansmana erişimi destekleyecek bir sanayi rekabet altyapısı olarak görüyoruz." diye konuştu.
"Diplomatik ve ekonomik aktörlerin işbirliği önem taşıyor"
Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel de Türkiye'deki yabancı büyükelçileri Ankara'nın iş dünyasıyla bir araya getiren bu buluşmaya katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ASO'ya bu etkinliği düzenlemesi dolayısıyla teşekkürlerini sundu.
Özel, Türkiye'nin sahip olduğu güçlü üretim kapasitesini, girişimcilik ruhunu ve geniş coğrafyalara uzanan ekonomik bağlarını daha ileriye taşımada diplomatik ve ekonomik aktörlerin işbirliğinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu etkinlik, diplomasinin yalnızca devletler arasındaki ilişkilerden ibaret olmadığını, ekonomik ilişkilerimizin, ticaretimizin, yatırımlarımızın ve girişimcilerimizin de dış politikamızın önemli birer unsuru olduğunu bir kez daha gösterdi." ifadesini kullandı.
Büyükelçilerin, ülkelerin ekonomik ve ticari potansiyelinin dünyaya tanıtılmasında önemli birer aktör olduklarına dikkati çeken Özel, "Dışişleri Bakanlığı olarak biz de iş dünyamızın önünü açan, ticaret ve yatırım ilişkilerimizi güçlendiren ve Türk girişimcilerimizin yurt dışındaki faaliyetlerine katkı sağlayan bir diplomasi anlayışını kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.
















