Dha yurt bülteni - 4

Dha yurt bülteni - 4

Güvenli bölgede ikinci kara devriyesi bekleniyorSuriye'nin kuzeyinde Türkiye ile ABD tarafından ortak tesis edilmesi planlanan güvenli bölgede, ikinci ortak kara devriyesinin yapılması bekleniyor.

Dha yurt bülteni - 4

Güvenli bölgede ikinci kara devriyesi bekleniyor

Suriye'nin kuzeyinde Türkiye ile ABD tarafından ortak tesis edilmesi planlanan güvenli bölgede, ikinci ortak kara devriyesinin yapılması bekleniyor. Sınır hattındaki güvenlik güçleri ise teyakkuz halini sürdürüyor.
Suriye'de 2011 yılı ilkbaharında demokrasi ve özgürlük talebiyle başlayan gösteriler, rejimin silahlı müdahalesi ile iç savaşa döndü. Özgür Suriye Ordusu adı altında birleşen rejim karşıtları, silahlanıp, ülkenin büyük bölümünde kontrolü sağladı. Ancak, aradan geçen süre içerisinde Özgür Suriye Ordusu bileşeni grupların fikir farklılıkları, yabancı ülkelerin rejime destek vermesi ve yaşanan kargaşa sırasında terör örgütü DEAŞ ile PKK/YPG'nin aktörler arasına girmesiyle Suriye'deki karışıklık giderek derinleşti. Terör örgütleri, ülkenin kuzeyinde olan Türkiye sınırındaki yerleşim alanlarında denetimi sağlayarak tehdit oluşturmaya başladı. Türkiye'ye yönelik ağır silahlarla saldırılar ve yurt içinde de eylemler düzenlemesiyle Türkiye, terör tehdidini sonlandırmak için 24 Ağustos 2016'da Fırat Kalkanı, 20 Ocak 2018'de ise Zeytin Dalı Harekatı'nı düzenledi. Başarıyla tamamlanan 2 harekatın ardından Cerablus ile Afrin arasındaki 4 bin kilometrekarenin üzerinde bir alan terör örgütlerinden temizlenerek güvenli hale getirildi. Yaşamın normalleştirildiği bölgeye huzurun hakim olmasıyla 300 bini aşkını Türkiye'den olmak üzere 2 milyona yakın Suriyeli geri döndü.
Fırat'ın batısında yaşamın normalleşmeye başlamasının ardından Türkiye, terör tehdidinin devam ettiği ve tüm uyarılara rağmen yabancı ülkelerin de araç, mühimmat ve eğitim desteği ile koruduğu terör örgütünün Fırat'ın doğusundan çıkmasını istedi. Uyarılara rağmen Fırat'ın doğusundaki işgaline devam eden terör örgütü ise farklı etnik grupları içine alarak Suriye Demokratik Güçleri isimli yapıyı oluşturdu. Ana omurgasını oluşturduğu SDG ile kendisini kamufle eden terör örgütü PKK/YPG, Suriye'nin kuzeyindeki işgalinin yanı sıra Arap ve Türkmenleri göçe zorlayarak demografik yapıyı değiştirmeyi sürdürdü.
Batılı ülkelerden SDG adıyla destek almayı da sürdürerek bir anlamda kendisini meşrulaştırma gayretine giren PKK/YPG'nin ülkenin kuzeyinde oluşturmak istediği terör koridoruna Türkiye izin vermeyeceğini ve bölgeyi terk etmemeleri halinde harekat düzenleyeceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından özellikle ABD'nin bu sürecin bir takvime bağlanması yönündeki girişimi ile süreci uzattı. Ancak, aradan geçen süre içerisinde verilen sözlerin tutulmayarak sürekli oyalama taktiği uygulanması, terör örgütünün Suriye'nin kuzeyinde tahkimatlarını sürdürmesinin ardından Türkiye, harekat kararlılığını yeniden ortaya koydu. Bunun üzerine geçen Ağustos ayında ABD'nin askeri heyeti konuya ilişkin görüşme yapmak üzere Ankara'ya geldi. 5-7 Ağustos tarihleri arasında Ankara'ya gelen ABD'li heyet ile Türk askeri yetkililerinin Milli Savunma Bakanlığı'nda yaptığı toplantının ardından Suriye'nin kuzeyine güvenli bir bölgenin iki ülke tarafından ortak tesis edilmesi kararlaştırıldı.
Türkiye ve ABD'nin vardığı mutabakat sonrası 12 Ağustos günü Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde Türk ve ABD askerlerinin görev yaptığı Müşterek Harekat Merkezi kuruldu. İki ülke askerlerinin çalışma yaptığı merkezin tam kapasiteyle çalışmaya başlamasının ardından Suriye'nin kuzeyindeki hava sahası, Türkiye'nin insansız hava araçlarına açıldı. İHA'ların görüntü almasının ardından bölgede Türkiye ve ABD askerleri, ortak hava devriyesi yaparak, havadan terör örgütünün tahkimatlarını gözlemledi ve keşif yaptı. Bugüne kadar 4 kez havadan yapılan devriyenin ardından geçen Pazar günü de iki ülkenin zırhlı araçlarıyla terör örgütü PKK/YPG kontrolündeki Telabyad kırsalında ortak kara devriyesi yapıldı.
Ortak kara devriyesinin ardından Türkiye'nin süreçten rahatsız olduğunu dile getirmesiyle ABD'nin iki üst önemli ismi Merkez Kuvvetler Komutan Yardımcısı Korgeneral Thomas Bergeson ile Avrupa Kuvvetler Komutan Yardımcısı Korgeneral Stephen Twitty, önce Ankara, ardından Şanlıurfa'ya gelerek toplantılara katıldı. Türkiye'nin rahatsızlıklarını dile getirdiği iki korgeneral ülkesine dönerken, sınır hattında hareketlilik ise devam etti. Sınır hattındaki mevzilerde Türkiye tarafından beton bloklar ile güçlendirme yapılırken, ikinci ortak kara devriyesinin de yapılması için hazırlıkların sürdüğü belirtildi.
TERÖRİSTLER SINIRDA DOLAŞMAYA DEVAM EDİYOR
Türkiye'nin bir an önce kurulmasını istediği güvenli bölgeden ellerindeki ağır silahlarla çıkarılmasını istediği PKK/YPG'li teröristler ise hala sınıra yakın noktalarda görülmeye devam ediyor. Müşterek Harekat Merkezi'nin kurulu olduğu Akçakale'nin karşısındaki Telabyad'da teröristler, sokaklarda ve oluşturdukları kontrol noktaları ile kum torbaları ile siperler oluşturduğu evlerin çatılarında nöbet tutmayı sürdürüyor. Teröristlerin tahkimatlarını sürdürdüğü Telabyad'ın yanı sıra Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısındaki Rasulayn'da teröristler Türkiye sınırına yakın noktalara iş makineleriyle hendek ve siper kazıyor. Öte yandan teröristlerin Türkiye sınırına yakın noktalardaki evlerin pencerelerini betonlarla kapattıkları, sadece küçük mazgallar açarak gözetleme yaptıkları görüldü.
Olası her türlü senaryoya göre hazırlığını yapan ve aylardır bölgeye yığınak yapan Türk Silahlı Kuvvetleri ise önlemlerini en üst seviyeye çıkardığı sınır hattında eli tetikte, zırhlı araçlarla teyakkuz halinde görev yapıyor.

Görüntü Dökümü
-----------
-Telabyad'ta gezen YPG'li teröristler
-Sınırı hattında gören yapan askerler
-Evlerin çatısında bulunan mevziler
-Mevzilerde bulunan YPG'li teröristler
-Hasan Kırmızıtaş anos 
-Genel detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 594 MB

Haber- Hasan KIRMIZITAŞ, Hadi KURT-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)

=====================

Çankırı, 3 dakika arayla 4.7 ve 4.8'lik depremlerle sallandı (2)
VATANDAŞLAR SOKAKLARA ÇIKTI

Çankırı'nın Çerkeş ilçelerinde meydana gelen 4.7 ve 4.8 büyüklüğündeki depremler, Ankara ve Kastamonu başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Ankara'da güçlü şekilde hissedilen depremler, kısa süreli paniğe yol açtı.
Çankırı merkez ve Çerkeş ilçe merkezinde ise vatandaşlar, ilk sarsıntı ile birlikte kendilerini dışarı attı. Panik içinde binaları terk edenler, sokaklarda ve parklarda bir süre bekledi. Vatandaşlardan bazıları, yakınlarına sarıldı.
VALİ: OLUMSUZLUK YOK
Çankırı Valisi Hamdi Bilge Aktaş, depremin güçlü şekilde hissedildiğini belirterek, "Çerkeş merkezli deprem, aynı hat üzerindeki ilçelerimizde de güçlü hissedildi. Büyüklük olarak çok fazla yıkıcı bir büyüklük değil. Belki çok kötü vaziyette binalarsa etkilenebilir. Ama herhangi bir sıkıntı, hiçbir ilçemizde yok. Bize yansıyan bir hasar, zarar yok. Okulların açılması nedeniyle köylerimiz oldukça boşaldı. Boş evlerde bir şey var mıdır, o da incelemeler sonrası belli olacak" dedi.
BELEDİYE BAŞKANI: ŞİDDETLİ HİSSETTİK
Çerkeş Belediye Başkanı Hasan Sopacı da, depremi şiddetli hissettiklerini ifade ederek, "Vatandaşlarımız bir hayli rahatsız oldu, dışarıya çıktılar. Bize ulaşan şu ana kadar bir hasar yok, herhangi bir sıkıntı olmadığını biliyoruz. Vatandaşlarımız dışarıya çıktılar, panik yaşadılar. Onun dışında bir olumsuzluk yok" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
EK GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR

Haber: Ramazan SARICI/ÇANKIRI,

====================

Suriyelileri 'sigortasız çalıştırmak'tan 65 bin lira ceza kesildi

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde Suriyeli ailenin düşüp yaralanan kızları, jandarmaya verdiği ifadede, kendilerine evini verdiğini iddia eden çiftçi Hilmi Yüksel'in (41) yanında çalıştıklarını söyledi. Soruşturma kapsamında olay Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ve Türkiye İş Kurumu'na (İŞKUR) bildirilince Hilmi Yüksel, toplam 64 bin 104 TL'lik cezayla karşı karşıya kaldı.
Gazipaşa'ya bağlı Muzkent Mahallesi'nde oturan evli ve 2 çocuk babası Hilmi Yüksel, ülkelerindeki iç savaş nedeniyle kaçıp Türkiye'ye sığınan Suriyeli aileyi, yaklaşık bir yıl önce evinin yanında bulunan, kendisine ait tek katlı eve yerleştirdi. Yüksel'e seracılık işlerinde yardım ettiği belirtilen Suriyeli ailenin 20'li yaşlarındaki kızı, 12 Aralık 2018'de evin yakınlarında düşerek yaralandı. Ambulansla Gazipaşa Devlet Hastanesi'ne götürülen genç, jandarmaya verdiği ifadede, ailesiyle Hilmi Yüksel'in yanında çalıştığını söyledi. Hilmi Yüksel de jandarmadaki ilk ifadesinde mağdur olmamaları için evine aldığı ailenin, kendilerine bazı işlerde yardım ettiğini ifade etti.
TOPLAM 64 BİN LİRA CEZA
Yapılan incelemelerin ardından, durum SGK ve İŞKUR'a bildirildi. Suriyeli gencin ifadesi ve jandarmanın tutanaklarından yola çıkan SGK'nın incelemesi sonunda, Nisan 2019'da Hilmi Yüksel'e sigortasız işçi çalıştırdığı gerekçesiyle 28 bin 454 TL idari para cezası uygulandı. Yüksel, bir ay sonra İŞKUR'dan gelen cezayla ikinci bir cezanın şokunu yaşadı. Uluslararası İşgücü Kanunu'na muhalefet ettiği gerekçesiyle Suriyeli ailenin 18 yaşını doldurmuş 5 bireyinin her biri için 7 bin 130 lira olmak üzere 35 bin 650 TL'lik yeni bir ceza daha uygulanan Hilmi Yüksel, toplamda 64 bin 104 TL'lik cezayla karşı karşıya kaldı.
Hilmi Yüksel iki cezaya da itiraz ederken, yasal sürecin devam ettiği belirtildi. Suriyeli aile ise Hilmi Yüksel'in evinden ayrılıp, aynı mahallede başka bir yere yerleşti.
'BEN YANDIM BAŞKALARI YANMASIN'
Suriyeli aileyi işçi olarak çalıştırmadığını söyleyen Hilmi Yüksel, "Bir yıl önce Suriyeli aileye ev vermiştim. Bazen aileme yardım ettikleri de olmuştu. Bizim eve gelirken düşmüşler. Hastaneye gidiyorlar. Hastanede benim yanımda çalıştıklarını söylemişler. Bunun için de SGK'dan, İŞKUR'dan 65 bin lira ceza geldi. Bu cezayı ödeme şansım yok. Bu konuda yetkililerin yardım etmesini istiyorum. Akşam rahat uyumak istiyorum. Bu sıkıntıdan dolayı ailemle huzursuz oluyorum. Rahat uyuyamıyorum. Onlardan ev kirası almıyoruz. Yardımcı olmak için evimizi verdik. Onlar da 'Jandarma bizi göndermesin' diye benim yanımda sigortasız çalıştıklarını beyan etmişler. Bana da sigortasız çalıştırmadan ceza geldi. Bu cezayı ödeme şansım yok. Ben yandım, başka çiftçi arkadaşların yanmasını istemiyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
Hilmi Yüksel'den detay
Hilmi Yüksel belgeleri incelerken
Hilmi Yüksel röportaj

Haber-Kamera: Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya), - 

=================

ABD hızlı transfer gemisi 'USNS Yuma', Çanakkale Boğazı'ndan geçti

Çanakkale Boğazı'ndan geçen ABD Donanması'na ait 8 borda numaralı hızlı transfer gemisi 'USNS Yuma', Marmara Denizi'ne doğru yol aldı.
Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na saat 08.30'da giriş yapan ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait 103 metre uzunluğundaki hızlı transfer gemisi 'USNS Yuma', saat 09.45'de Çanakkale önlerine ulaştı. Kilitbahir Kalesi ve Kilitbahir köyü dağında bulunan 'Dur Yolcu' yazısı önünden geçen ABD gemisine, güvenlik nedeniyle Türk Sahil Güvenlik Botu eşlik etti.
'USNS Yuma', Boğazda manevra yapılması en güç nokta olan Nara Burnu'nu dönerek, Marmara Denizi'ne yol aldı.

Görüntü Dökümü
---------
ABD gemisinin boğaz geçişinden genel ve detay görüntüler.

Haber-Kamera: Burak GEZEN-Cemhan ŞEN/ÇANAKKALE,

=================

Kargo şirketlerini dolandırdıkları eşyaları internet sitesinden satmışlar

Adana'da kargo şirketlerinin sistemlerini hackleyip, müşteri bilgilerini ele geçirdikten sonra, sahte belgeyle dolandırıcılık yapan 1'i kadın 5 kişinin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı.
Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, Adana ve İzmir'de 12 Eylül'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. 1'i kadın 5 kişiyi yakalamak için operasyon düzenleyen polis, şüphelilerin kargo şirketlerinin sistemini hackledikleri, paketi olan müşterinin kimlik bilgilerini çaldıkları tespit etti. Müşterilere ait bilgilerle geçici kimlik belgesi çıkarttıkları saptanan şüphelilerin, kargo şubelerine giderek, kimlik sahiplerine ait çok sayıda cep telefonu, televizyon, dizüstü bilgisayarı ve ziynet eşyalarını aldıkları ortaya çıktı.
1'i kadın 5 kişinin ayrıca, kargodan aldıkları cep telefonu ve diğer elektronik eşyayı satmak için site kurdukları da öğrenildi. Bu site üzerinden alışveriş yapan müşterilerin paralarını aldıkları, ancak ürünleri teslim etmedikleri de saptandı. Kargo şirketine gelen şüphelilerin, paketleri almaları işyerlerinin güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. 
Emniyette sorguları tamamlanan 1'i kadın 5 kişi adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Zanlıların kargo şirketlerinden paketleri almaları (Güvenlik kamerası)
-Zanlıların adli tıp birimine getirilmesi
-Adli tıp birimi tabelası

SÜRE: 01'25" BOYUT: 157 MB

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,

================

Eşi ölen kadını iş vaadiyle dolandırdı

İzmit'te, Aysel Gebelek (28) trafik kazasında kaybettiği eşi Erol Canlı'nın (33) ardından 3 çocuğu için sigorta şirketinden aldığı yaklaşık 5 bin lira yetim maaşını telefon dolandırıcılarına kaptırdı. Aysel Gebelek, parasını alan dolandırıcıların yakalanması için yetkililerden yardım istedi.
8 Aralık 2018 tarihinde Muğla Köyceğiz'de meydana gelen trafik kazasında Erol Canlı yaşamını yitirdi. Yol kenarında bir erkek cesedi olduğunu görenler durumu jandarmaya bildirdi. Jandarma, kazadan 24 saat sonra Erol Canlı'ya çarparak ölümüne neden olan Nahit K.'yi (54), Menteşe ilçesinde yakaladı. Yaklaşık 4 ay cezaevinde kalan Nahit K., 8 Nisan günü Muğla 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Aysel Gebelek, boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettiği eşi Erol Canlı'nın trafik kazasında ölümüne neden olduğunu iddia ettiği sürücü Nahit K.'nın tutuklanıp cezaevine gönderilmesi için sesini duyurmaya çalıştı. Kendini iş insanı olarak tanıtan Hakan K., bir televizyon programına konuk olan ve olayı burada anlatarak çocuklarının geleceği için yardım ve adalet isteyen Aysel Gebelek'e cep telefonu üzerinden ulaşarak kendisine iş verip, yardım etmek istediğini söyledi. Bir süre telefonla görüştükten sonra Hakan K., Aysel Gebelek'e iş imkanı sağlayacağını ama öncesinde güven konusunda bir test yapmak istediğini ve bunun için kendisine bir miktar para göndermesi gerektiğini söyledi. Teklifi kabul eden Aysel Gebelek, eşinin ölümünün ardından sigorta şirketinden aldığı 5 bin lirayı Hakan K.'nın banka hesabına gönderdi. Parayı alan Hakan K., kayıplara karıştı.
Olayın ardından polise giden ve bir sonuç alamadığını belirten Aysel Gebelek, "Herkes tarafından bilinen bir televizyon programının konuğu oldum çocuklarımla birlikte. Daha sonra televizyon kanalından beni aradılar 'Bir iş adamı, iş konusunda size yardımcı olmak istiyor. Telefon numaranızı verelim mi?' dediler. Ben de kabul ettim. Beni bir numaradan aradılar ve iş konusunda yardımcı olmak istediklerini söylediler. Bana çocuğunu kaybettiğini ve beni çok iyi anladığını söyledi. Bende ona inanarak güvenmeye başladımö dedi.
"BİR ARKADAŞIMLA İDDİAYA GİRDİK SİZİ DENEMEK İSTİYORUZ"
Eşinin ölümünün ardından psikolojik olarak zor bir dönem yaşadığını ve bu yüzden doğru kararlar veremediğini ifade eden Gebelek şöyle konuştu:
"Birkaç gün sonra beni tekrar aradı ve 'Aysel Hanım, kadınlar genelde paragöz oluyor biz arkadaşımla iddiaya girdik sizi bir denemeden geçirmek istiyoruz. Sonuçta işe alınacaksınız. Ben sizin öyle bir insan olmadığınızı söyledim. Sizi denemek için bize vereceğiniz paranız var mı?' diye sordu. Benim de sigortadan aldığım yetim maaşım vardı 5 bin lira kadar. O parayı iki taksit halinde verdiği hesap numarasına atmamı istedi. Bana 40 dakika sonra geri yatıracağını söyledi. Ben de güvendim ve yatırdım parayı daha sonra bir daha ulaşamadım kendisine. Kolluk kuvvetlerine ulaştım. Kendi isteğimle yatırdığım için çok bir şey yapamayacağımı söylediler. Dekontlar hala bende. Ben para hesabı yapmadım hiçbir zaman ama o para yetim parasıydı. Allah'a havale ediyorum"  diye konuştu.
"SON NEFESİME KADAR ADALETİN PEŞİNDE OLACAĞIMö
Eşinin ölümünün ardından İzmit'te yaşama başlayan Gebelek, şöyle konuştu:
"Eşimin ölümünden sonra tek başıma 3 çocuğumla beraber mücadele ediyorum. Farklı mecralardan sesimi duyurmaya çalıştım, sosyal medyadan sesimi duyurmaya çalıştım. 3 tane evladımı pırlanta gibi yetiştirmek istiyorum, sadece adalet arayışı içerisindeyim. Bir insan canına kıyan katil, bugün elini kolunu sallayarak halk arasında geziyor. Hiçbir şey yokmuş gibi yoluna devam ediyor. Ben bir anneyim, şikayet etmiyorum asla ama ben o günden beri yanıyorum. Karşı taraf mahkemeye geliyor, ben o günden beri 3 çocuğumla beraber tek başıma mahkemeye gidiyorum. Serbest kaldığında ben cinnet geçirdim, ayağım kırıldı ama vazgeçmedim. Ne olursa olsun son nefesimde dahi asla vazgeçmeyeceğim adalet arayışı için. İnanıyorum ki yüce mahkeme doğru kararı verecek ve adalet yerini bulacakö

Görüntü Dökümü
-------------
-Aysel Gebelek ve çocuklarının görüntüsü
-Aysel Gebelek'in eşinin fotoğraflarına sarılması
-Aysel Gebelek ile röportaj
-Detaylar

Haber-Kamera: Alişan KOYUNCU-Selda Hatun TAN/İZMİT(Kocaeli),

======================

Çocukluk hayalini 35 yıl sonra gerçekleştirdi

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde yaşayan ev kadını Yeşim Değer(46), 35 yıllık hayali olan, 'Her şeye dair ne varsa içinde' adını verdiği şiir kitabı yazdı.  Terk ettiği liseyi 20 yıl sonra bitiren Değer, "Tozlu raflarda kalmış ruhumun bir diyeti aslında bu şiirlerim benim için. Tamamen beni yansıtıyorlar. Şu anda çok mutluyum. Aldığım yorumlar beni çok mutlu etti" dedi.
Çorlu'da yaşayan evli ve 2 çocuk annesi ev kadını Yeşim Değer, çocukluk hayali olan ve "Her şeye dair ne varsa içinde' adını verdiği şiir kitabı yazıp, piyasa çıkardı. Çocukluğunun hayali olan şiir kitabını yazmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Değer, "Kitap yazmak, çocukluğumda yaşadığım bir hayalimdi. Hep gerçekleştirmek istediğim ancak gerçekleştiremediğim bir hayalimdi. Liseyi ikinci sınıftan terk etmiştim, aradan geçen 20 yıllar sonra  okulu bitirdim. Hayalim olan kitabımı yazmaya başladım. Babam, ablam yazıyordu ben yazmak istiyordum. Ama yazmakla kalmayıp bunu hayata geçirmek istiyordum. Tozlu raflarda kalmış ruhumu bir diyeti aslında bu şiirlerim benim için. Tamamen beni yansıtıyorlar" dedi.
Kitabı yazmadan önce korkular yaşadığını anlatan Değer, "Çünkü kimse tarafından tanınmıyordum ve bu bir dezavantajdı. İlk kitabım nasıl olacak? Satacak mı? Yorumlar nasıl olacak? Satmasından ziyade yorumlar benim için daha önemli. Çünkü yüreklere dokunabilecek miydim. Bu çok önemliydi ve gerçekten aldığım yorumlar karşısında çok mutluyum .Çünkü herkes kendin bir parça buluyor. Yüreklere dokunabilmenin mutluluğunu yaşıyorum şuan da. Ne kadar sattığı hiç önemli değil. Aldığım yorumlar benim daha önemli Eşime ve çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. Her biri benim yanımda, desteklerini esirgemediler. Aslında ben bu kitabı melek babam ve anneme hitap ederek yazdım. Her zaman yanımda oldular. Şuan ikinci çalışmamın üzerinde devam ediyorum. Şu an ise roman üzerinde çalışıyorum, bitirmek üzereyim.Yapmak  istediğim işimin bu olduğunu karar verdim.Yüreğimi ortaya koydum.Bundan sonra Allah izin verirse nicelerini yazmak istiyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
Çıkan kitaptan detaylar
Değer'in bilgisayarda çalışması
Yeşim Değer ile röp.
Değer, kitabını tanıtıyor
Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),-

=================


Kaynak: DHA