Bursa Ek Bilim ve Teknoloji Merkezi Protokol Törenine Katıldı "Başbakan Yardımcısı Arınç Bursa'da...

Bursa Ek Bilim ve Teknoloji Merkezi Protokol Törenine Katıldı "Başbakan Yardımcısı Arınç Bursa'da...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi açılışının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK arasında imzalanan Bilim ve Teknoloji Merkezi protokol imza törenine katıldı.

Bursa Ek Bilim ve Teknoloji Merkezi Protokol Törenine Katıldı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi açılışının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK arasında imzalanan Bilim ve Teknoloji Merkezi protokol imza törenine katıldı.

Merkez Osmangazi İlçesi BUTTİM fuar alanI yanındaki 12 bin 400 metrekare alan üzerine inşaa edilecek Bilim ve Teknoloji Merkezi'nin Bursa için önemine değinen Arınç, hükümet olarak 11 yıldır araştırma ve geliştirme işlerine çok yüksek pay ayırdıklarını söyledi.

Türkiye'de araştırma ve geliştirmenin 11 yıl önce sıfır noktasından alınarak katrilyonları geçen kaynak aktarılacak hale getirildiğini kaydeden Arınç, TÜBİTAK olarak özel sektörün Ar-Ge projelerine destek verdiğini belirtti.

Arınç, 'Bursa Büyükşehir Belediyesi bu merkezle çok önemli bir adım attı.Türkiye'de örnek olacak. TÜBİTAK bu projeye 40 milyon liralık kaynak ayırdı. Bu küçümsenecek bir kaynak değildir. Genç mucitlerin yetişmesine ışık tutacağına inanıyorum. TÜBİTAK geçmişte yine vardı ama fonksiyonunu yitirmiş durumdaydı. 11 yıldır yeniden fonksiyon kazandı. TÜBİTAK'ın işbirliğiyle açılacak bu merkezde çocuklarımızın gençlerimizin çok yararlı çalışmalar yapacağına inanıyorumö dedi. Törende daha sonra Arınç, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'li Recep Altepe ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Necati Demir arasında protokol imzalandı. AR-GE PROJE PAZARI TOPLANTISI

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç daha sonra Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 5'inci Ar-Ge Proje Pazarı Programı'nın kapanış programına katıldı. Program öncesinde basın mensuplarına açıklama yapan uzaya giden ilk astronotlardan Patrick Baudry, davet için Bursa'ya geldiğini belirterek, gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Savunma sanayi alanında çok fazla deneyiminin bulunduğunu ifade eden Baudry, "Uzaya da gitme fırsatım oldu. Askeri pilot olarak çalıştım. Fransız ordusundan emekli generallik rütbem var. 1980'de kozmonot oldum. 1984'te astronot oldum. Discovery ile 1985'te uzaya gittim. Daha sonra Ukrayna uzay ordu programının sorumluluğunu üstlendim. Airbus da şef test pilotu olarak çalıştım. Helikopter, uçak, paraşüt alanlarında tecrübeliyim. Uçmaya da bayılıyorum" diye konuştu.

"YÜKSELEN ÜLKE OLACAKSINIZ"

Türkiye'ye önerilerde de bulunan Baudry, "Türkiye bence en önemli ülkelerden. Eminim bu alanlarda güçlü bir oyuncu olacak ve eminim Türkiye'nin rlü giderek artacak. Ne yazık ki Avrupa giderek geriliyor ve dünyanın bu bölgesidne yükselen ülke sizin ülkeniz olacak. Eğer ben de 20 yıl hayatta kalabilirsem, bu bölgede dengelerin naasıl değiştiğini görme fırsatım olacak. Bu da benim için ilginç olacak. Türkiye'nin elindeki esas gücü bence kesinlikle genç nüfusun fazla olması. Strateji önermek ya da sizin adınıza plan yapmam zor. Çünkü Türkiye adına bir öneride bulunamam. Durumuzu tam olarak bilemiyorum ama bir yol bulacazsınız diye düşünüyorum. Uzay çalışmalaraı gelecek için temel konumda. Mutlaka Türkiye'nin de uzay çalışmalarında yer alması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"HAYALLERİNİZDEN ASLA VAZGEÇMEYİN"

Tekstil Ar-Ge Proje Pazarı kapanış programı öncesinde konuşan Baudry, hayallerinde yürümeyi değil, uçmayı önemsediğini kaydetti. 3 bin aday arasından seçildiğini ifade eden Baudry, başarmak için hayal etmenin öneminden bahsetti. Uzaya gitmeden önce 13 deneme yaptıklarını dile getiren Baudry, olağandışı bir duygu yaşadığını kaydetti. Uzaya 9 dakikalık sürede ulaştıklarını açıklayan Baudry, "Hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz andı. Hayatımın en güzel deneyimiydi. İnşallah aranızdan da giden olur. Bursa'nın uzay üssü hedefiniz var. Hayalinizi gerçekleştirebilmeniz için vazgeçmemeniz lazım. Bir söz vardır 'Ağaçlar sakindir ama kuşlar iyi öterse ağaçlar da şarkı söyler gibi olur'. O nedenle bilgi, istek, motivasyon çok önemli. Ben böyle bir motivasyona sahiptim. Asla vazgeçmemeniz lazım. Bu sözü özellikle gençler için söylüyorum" diye konuştu.

"BURSA UZAY ÜSSÜ OLABİLİR"

Daha sonra geçilen programda konuşan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye'de proje koordinasyonunda eksiklik yaşandığını dile getirdi. Türkiye'nin araştırmadan geliştiremediğini söyleyen Burkay, geliştiremeden de üst lige çıkılamadığını kaydetti. Bursa'nın otomotiv sektöründe önemli yetkinliklere sahip olduğunu hatırlatan Burkay, otomotiv sanayi ile birlikte uzay sanayinin geliştirebileceğine dikkat çekti.

"AR-GE VE İNOVASYONLA FARK YARATIRIZ"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez ise hayale inanmadan başarının gelemeyeceğini dile getirdi. Ar-Ge ve inovasyonda Türkiye'nin 74'üncü sırada yer aldığına değinen Sönmez, inovasyon ve Ar-Ge ile fark yaratılabileceğini vurguladı.

"İNOVASYON MEŞALESİNİ BURADAN ATEŞLEYECEĞİZ"

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Tekstil Ar-Ge Proje Pazarı'nın törenine katılmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2023 inovasyon meşalesini buradan ateşleyeceğiz. 2023 Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100'üncü yıldönümünde 500 milyar dolar ihracat hedefi bulunuyor. 10 yıl kaldı yapacak ve kat edecek çok yol var. İnovasyon, Ar-Ge, tasarım ve marka ile bunu gerçekleştireceğiz. Ürettiklerimizin katma değerini artırmalıyız. TİM olarak Ar-Ge'yi destekliyoruz. Artık yeni süreçte yeni bir dönemeçteyiz. Türkiye ekonomide, dış politikada verdiği doğru kararların meyvelerini topluyoruz. Türkiye karşı cimri davranan kredi derecelendirme kuruluşu notumuzu arttırıyorsa, barış süreci adım adım olumlu sonuca doğru ilerliyorsa, Türkiye hem bölgesinde, hem de dünyada yükselen bir yıldız gibi parlışorsa durup düşünmek lazım. Bunlar durduk yere olmuyor. Tekstil sektörü de 2013 yılında güzel başlangıç yaptı. İhracatını yüzde 7 arttırarak 2 milyar dolara ulaştı. 2023 yılında 160 milyar dolar ihracat hedefimiz var. Dünya ticareti istikrarsız da olsa dış pazarlarda rekabet kızışsa da biz bu rakamı gerçekleştirmek için kararlıyız. Yürekten inanıyoruz. Sizlerin de inanmasını istiyoruz. 500 milyar dolar ihracat hayal değil, ilk 10 ekonomi hayal değil. Yeter ki inanalım, birlik olalım, elele verelim. Arzu varsa herşey vardır."

"HAYAL ETMEK, PLANLAMAK, ISRARLA İNATLA ÇALIŞMA SÜRDÜRMEK, MUTLAKA BİZİ BAŞARIYA GÖTÜRECEK"

Programda konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise ekonomik değerlendirmelerde bulundu. Kendisinin Bilim, Sanayi Yüksek Kurulu'nun Başkanı olduğunu hatırlatan Arınç, Başbakan Erdoğan'ın da bu konuya büyük önem verdiğini ve buraya önemli kaynak aktarıldığını kaydetti. Arınç, Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçin Hasıla büyümesinde yüzde 0,9 ile Çin'den sonra ikinci sırada geldiğini ifade etti. Arınç, "Türkiye'nin 2008 yılında bu yana ABD'de başlayıp bütün Avrupa'yı içine alan Türkiye'ye sirayet eden küresel ekonomik buhrandan sonra en az etkilenen ülke hatta bazılarını fırsata çeviren ülke haline geldi. 152 milyar dolara ihracat yükseldiğini biliyorum. Bir gerçek daha var. Avrupa pazarındaki daralma oldu. Yüzde 50'nin üstündeki rakam yüzde 30'a düşünce ihracatta azalma bekleniyordu. Pazarlar çeşitlenince Afrika, ABD, Uzak Doğu, Orta Doğu'ya kadar fazlası ile katlanmış oldu. Şu anki 152 milyar doların 10 yıl sonra 500 milyar dolara ulaşabileceğini Bursa'nın ihracatının katlanarak artacağını ümit edebiliyoruz. Hayal etmek, planlamak bunun için ısrarla inatla çalışma sürdürmek, mutlaka bizi başarıya götürecek" diye konuştu.

"PENCEREMİNİ AÇIYORUM 50 YIL SONRASINI GÖREBİLİYORUM' DİYECEKTİ"

Siyaset ile ekonominin siyam ikizi gibi ayrılamayacağını dile getiren Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"11 yılın bir farkı var. eğer ekonomi güçleniyor devam ediyorsa. Türkiye 60'lı, 70'li, 80'li, 90'lı yıllarda iç politik nedenler bir takım haksızlıklarla ekonomi darboğazdaydı. Ama şimdi fark var. Bu fark siyasi istikrarın mevcudiyeti, bu da siyam ikizleri gibi. Ekonomik siyasi istikrar birbirinden ayrılmaz. Siyasi istikrar varsa önümüzü görebiliyorsunuz. Rahmetli Sabancı geçmişte geldi, 'Penceremi açıyorum ama bugünden ötesini göremiyorum' derdi. Bir dönem geldi ki 'Penceremi açıyorum 3 yıl sonrasını görebiliyorum' derdi. Bu dönem yaşasaydı 'Penceremi açıyorum 50 yıl sonrasını görebiliyorum' diyecekti. Göremiyoruz arkadaşlar hergün herşey değişiyordu Türkiye'de istikrar yoktu, hükümetlerin ortalama ömrü 1 yıl 2 ayrı. 38 bakanlık vardı. 20'si devlet bakanlığıydı. Bankalardan sorumlu bakanlar bile vardı. Türkiye böyle garabeti yaşadı. Yolsuzluklar, çekişmeler, çekemezlikler, birbirleri hakkında yalan dolan hakaret edenler Türkiye çok şey kaybettirdi. Ekonomi bundan etkilendi. Darboğazlardan çıkamadı."

"MİLLETİMİZ YILLARDIR DEVAM EDEN SIKINTILARDAN KURTULUNCA ÇOK TEŞEKKÜR EDECEKTİR"

Türkiye'nin hangi parti tarafından olursa olsun güçlü hükümetler tarafından yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, "3 partili, 4 partili, dışardan destekli koalisyon dönemlerini unutmayın. Bu koalisyon dönemlerinde biz Batı gibi değiliz. Batı'da koalisyon kültürü var. Birbirleri ile anlaşıp güzel işler yapabiliyorlar ama ne hikmetse bizde 2 partiden 4 partiye kadar koalisyon hükümetleri bakanlık bürokrasiyi arttırmış. İç çekişmleler nedeniyle Türkiye'ye adım attırmamıştır. Kim gelecekse güçlü gelmeli tek başına iktidar olmalı. Türkiye'nin önünü açık tutmalı? dedi. İstikrarı bozmanın, hükümetlerin yıpratılmasına çalışmanın ekonominin ayağına kurşun sıkmak olduğunu kaydeden Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü;

'Ülkenin önünü tıkayacak karanlık bulutları çekecek hareketlere izin vermemeliyiz. Bakın güzel gösterge rakamları varken, terör maalesef ümitsizlik içine zaman zaman sokuyordu. Gözyaşyarı ağlayan insanlar, maddi kayıpların yanında parayla ölçülemeyecek manevi kayıplarımız var. Bölünme korkusu, tehdit, panik endişe maalesef Türkiye'de herşeyi etkiliyordu. Ekonomi bu kadar ileriye giderken bir de düşünün ki terörle baş ettiğiniz ülkenize huzurlu günlerin geldiğini, insanların korku ve endişe olmadan birbirine selam verip kucaklaştığını düşünün. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun kalkınması için herşeyi yaptık. Yapmaya çalıştın ama çoğuna izin vermediler. Terör korkusu yeterince giderilemedi. Araçlar yandı, tehdit aldı. Herkes parasını yatıracağı yerde huzurlu çalışma ortamı ister. Şimdi 1'e on katlanmıştır, sadece 3 ayda bu olumlu havayı teneffüs ettiğimiz için. Yatırımcıların teşviklerden imkanlarna istifade etmek için yaptığı müracatlar 1'e on katlanmıştır. Bu Türkiye için büyük şans. Herşeyi göze alarak, reel politika yaparak terörün bitirilmesi silahların bırakılması, huzurun gelmesi için çalışma içine girdik. Sonucu hayırlı olmasını isteriz. Hükümet açısında sonucu ne olursa olsun ama ülke huzura kavuşsun beklentisi içindeyiz. İnanıyoruz ki milletimiz yıllardır devam eden sıkıntılardan kurtulunca çok teşekkür edecektir. Her zaman başı dik huzurla yaşamanın erdemine ulaşacaktır" diye konuştu. Konuşmaların ardından başarılı bulunan kişi ve kuruluşlar ödüllendirildi.