Balkan-Rumeli Buluşması

23.03.2017 16:06 | Son Güncelleme: 23.03.2017 16:06
Balkan-Rumeli Buluşması

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, "Türkiye olarak şunu savunuyoruz ki hiçbir Balkan ülkesinin bölge dışında yer alan başka devletlerle olan ilişkisi, onun bölgedeki komşularıyla arasına mesafe koyacak bir mahiyette olmamalıdır.

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, "Türkiye olarak şunu savunuyoruz ki hiçbir Balkan ülkesinin bölge dışında yer alan başka devletlerle olan ilişkisi, onun bölgedeki komşularıyla arasına mesafe koyacak bir mahiyette olmamalıdır." dedi.

Türkeş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen "Balkan-Rumeli Buluşması"nda Balkan Federasyonu üyelerini kabulünde ber konuşma yaptı.

Balkanların Türkiye için sıradan bir coğrafya olmadığını belirten Türkeş, bazı Balkan şehirlerinin, coğrafi olarak İstanbul'a, çoğu Anadolu şehrinden bile daha yakın olduğunu vurguladı.

Osmanlı Devleti'nin ölüm-kalım mücadelesi verdiği "Fetret Devri"nde, devletin toparlanıp yeniden kurulduğu yerin Balkanlar olduğuna işaret eden Türkeş, bu coğrafyanın geleceğini şekillendiren Balkan Savaşları'nın, Türkiye'nin de en büyük dramlarından biri olduğunu dile getirdi.

Türkeş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda Balkanlardan gelenlerin fikren ve bedenen ciddi emekleri olduğunu belirterek, "Türkiye de başlı başına bir Balkan ülkesidir ve tarihin şu güzel cilvesine bakınız ki, uzun yıllardır Türkiye'ye göç eden Balkanlı kardeşlerimizle, şimdi, başka coğrafyalardan gelen göçleri birlikte göğüslüyoruz. Bugün Türkiye, bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı ilkeleri çerçevesinde bütün Balkan ülkeleriyle ikili ilişkilerini dostça bir şekilde sürdürürken, bu ülkelerle çoklu platformlardaki işbirliğine de büyük özen göstermektedir." ifadesini kullandı.

"Siyasi diyalog", "herkes için güvenlik", "azami ekonomik entegrasyon" ve "bölgedeki kimlik çeşitliliğinin muhafazası" konularının, Türkiye'nin Balkanlara yönelik politikasının ana sütunlarını teşkil ettiğine işaret eden Türkeş, Türkiye ile Balkanlar arasındaki ilişkinin, sadece ortak tarihsel bağlar ve coğrafi yakınlıkla izah edilemeyeceğini vurguladı.

Türkeş, Balkan coğrafyasıyla, bir yandan tarih arşivlerinin pekiştirdiği birlik duygusunu hissederken, bir yandan da ekonomik ilişkilerin sağladığı karşılıklı bağların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye olarak şunu savunuyoruz ki, hiçbir Balkan ülkesinin bölge dışında yer alan başka devletlerle olan ilişkisi, onun bölgedeki komşularıyla arasına mesafe koyacak bir mahiyette olmamalıdır.

Konuştuğumuz dilleri gençlerimize öğreterek, bizi biz yapan kültürel eserlerimizin karşılıklı tercümelerini yaparak birbirimizin anlam dünyalarını daha iyi kavramalıyız. Ortak medya faaliyetleri sayesinde birbirimizden her an haberdar olmalı, teknolojinin nimetlerinden faydalanarak her istediğimizde birbirimizin evlerinde misafir kalabilmeliyiz."

"Türkiye güçlüyse biz de burada güçlüyüz"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, özellikle 1990'lı yıllarda Bosna'daki Müslümanların katliamıyla başlayan süreçte Balkanlarda yaşanan acıyı en derinden hissedenlerden biri olduğu söyledi.

Göç ettiği topraklara, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte gitme fırsatı yakalamasının tarif edilemez bir duygu olduğunu dile getiren Müezzinoğlu, bu duyguyu kendisine yaşattığı için Erdoğan'a teşekkür etti.

Müezzinoğlu, Balkan kökenlilerin merhametli, mütevazi ve mert olduğunu belirterek, "Gerek Balkanların farklı köşelerinde gerekse son 150 yıldır Balkanlarda yaşanan kan, gözyaşı, asimilasyon politikaları ve zulümler dolayısıyla anavatana gelen ve anavatandaki yaklaşık 61 ilde bulunan Balkan göçmeni kardeşimiz kendilerini, daima bu milletle ve bu milletin bölünmez bir parçası gibi hissediyor. Balkanlardaki hangi kardeşimiz olursa olsun Türkiye güçlüyse bizde burada güçlüyüz diyor." ifadesini kullandı.

Balkan göçmenlerinin beklenti ve taliplerine ellerinden geldiğince cevap vermeye çalıştıklarına değinen Müezzinoğlu, "Bu anlamda ilgili Balkan dernekleriyle son üç aydır, Ankara'da başlayan İzmir, Bursa, Aydın, İstanbul ve Adana'da yapılan çalıştay ve çalışmalarda önemli kararlar aldık. İnşallah gerek ikame tezkereleri gerek oturma izinleri gerek vatandaşlık işlemleriyle ilgili gerekse sağlık hizmetleri alma anlamında bu milletin unsuru olma gibi haklar, onları bu ülkenin vatandaşları gibi hissettirmeye devam edecek." diye konuştu.

"Sorunlarımızın tamamına yakını çözümlendi"

Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turhan Gençoğlu ise Balkanlardan Türkiye'ye gerçekleşen göçlerin devam etmesiyle parçalanmış aile sorunlarının hiçbir zaman bitmeyeceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla birçok Balkan ve Rumeli göçmeninin sorununun çözüldüğünü vurgulayan Gençoğlu, "Özellikle son zamanlarda gerek sosyal haklar gerek ikametgah ve pek çok sorunlarımızı Cumhurbaşkanımıza ilettiğimiz zaman sizlerden gördüğümüz alaka ve talimatla bugüne kadar sorunlarımızın tamamına yakınının çözümlendiğini görmekten mutluluk duyuyoruz." ifadesini kullandı.

Gençoğlu, bu hafta sonunda Bulgaristan'da genel seçimler olacağını anımsatarak, bu seçimle ilgili medyada çıkan bazı haberlerin kendilerini rahatsız ettiğini bildirdi.

Göçmenlerin Bulgaristan'dan Türkiye'ye kendi isteğiyle gelmediğini vurgulayan Gençoğlu, şunları kaydetti:

"Bulundukları topraklardan asimilasyonla aileler birbirlerinden kopartılarak göçe zorlandılar. Dolayısıyla bu kardeşlerimizin gerek Türkiye'de gerekse Bulgaristan'da bulundukları yerlerde hür iradeleriyle seçme ve seçilme hakkına sahip olmaları gerekiyor. Bize insanlık dersi vermeye kalkan Avrupa'nın bu konuda sessiz kalmaması gerekiyor."

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title