Haberi Paylaş

Karacasu'da Yaşayan Çömlekçi Ayşe Donduran; 40 Yaşında, Dekoratif Sanatlar Bölümü'nden Mezun Oldu: "Açıköğretimde Lisans Tamamlama Şansım Olursa...

Aydın’ın Karacasu ilçesinde çömlek işçisi, çiftçi Ayşe Donduran 38 yaşında kazandığı Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu Mimari Dekoratif Sanatlar Bölümü’nden 40 yaşında birincilikle mezun oldu. Donduran, “İlçemde 4 yıllık üniversite olsaydı hiç düşünmezdim ama şimdi okul için şehir dışına çıkmam mümkün değil. Açıköğretimde lisans tamamlama şansım olursa deneyeceğim” dedi.

Yerel Haberler

Aydın'ın Karacasu ilçesinde çömlek işçisi, çiftçi Ayşe Donduran 38 yaşında kazandığı Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu Mimari Dekoratif Sanatlar Bölümü'nden 40 yaşında birincilikle mezun oldu. Donduran, "İlçemde 4 yıllık üniversite olsaydı hiç düşünmezdim ama şimdi okul için şehir dışına çıkmam mümkün değil. Açıköğretimde lisans tamamlama şansım olursa deneyeceğim" dedi.

Aydın'ın Karacasu ilçesinde yaşayan Ayşe Donduran, iki yıl önce üniversite sınavına girdi. Kızıyla birlikte hazırlandığı sınavları kazandı ve Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu Mimari Dekoratif Sanatlar Bölümü'ne yerleşti. Donduran, iki yıl sonra, 40 yaşında, 3.85 not ortalaması ile okul birincisi olarak mezun oldu.

Çömlekçilik alanında eşiyle birlikte çalışırken, tarlada zeytin yetiştiren iki çocuk annesi Ayşe Donduran; lisede yeni kurulan yabancı dil bölümüne kayıt olamadığı için katsayısının düştüğünü bu yüzden üniversite sınavında başarısız olduğunu anlattı. Donduran şunları söyledi:

"Aslında kızım üniversiteye hazırlanırken ona destek olmak için sınava girdim. İyi bir puan gelince tercih yaptım. Yıllar sonra üniversite hayalimi gerçekleştirdim. Anne-babama yıllar önce vermem gereken mutluluğu geç olsa da şimdi verdim. Bu da ayrı bir gurur ve sevinç oldu. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Okumanın yaşı yok."

Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu mezuniyet töreninde konuşan Donduran, şöyle konuştu:

"Yıllar sonra başlamış olduğum üniversitede bu başarıyı sağlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu başarımda bana hep destek olan eşime, çocuklarıma, anneme, babama ve kardeşlerime şükran borçluyum. Umutsuzluğa kapıldığım her anda 'Yaparsın Ayşe Hanım' diye beni cesaretlendiren hocalarıma hepinize kucak dolusu sevgilerimi sunuyorum. Bu mutluluk bana geç geldi. Ama çok şükür başladığım bu güzel işin sonunu güzel bir şekilde tamamladım. İlkokula nasıl başladıysam üniversiteyi de öyle bitirdim, çok mutluyum. Üzerimde emeği geçen bütün hocalarımın önünde saygıyla eğiliyorum. Umarım tüm arkadaşlarım eğitimlerine devam ederler. Onlara öğrencilik hayatları boyunca başarılar diliyorum. Bu mutlu anıma ortak olduğunuz için teşekkür ederim."

Okul kütüğüne ismini kendi eliyle çakan Donduran'a plaket ve diploması Okul Müdürü Umut Tolga Gümüş tarafından verildi.

Cuma Mahallesi Muhtarı Yılmaz Donduran'ın eşi olan Ayşe Donduran başarı hikayesini ise şöyle anlattı:

"2020 yılında üniversite serüvenim kızıma destek olma amacıyla başladı. Kızım üniversiteye hazırlanırken onu motive etmek için ben de hazırlandım. Sonuç iyi gelince kendi işimizle alakalı olduğu için Mimari Dekoratif Sanatlar Bölümünü tercih ettim. Birinci tercihimdi ve yerleştim. Güzel bir şekilde başladım. Teorik derslere fazlasıyla çalıştım pratik dersler de elim de yatkın olduğu için bu derslerimde çok zorlanmadım. Zorlandığım nokta çömlekçilik yaparken hem tarla bahçe işleri vardı. Okula vakit ayırmak zordu. Atölyenin işleri, evin işleri, çocuklarımın ihtiyaçları arasında derslere yetişmeye çalıştım. Geçtiğimiz aralık ayında kayınvalidemin kötü bir hastalığa yakalandı. Bu sebeple okula devam edebilir miyim diye korkuya kapıldım. 'Eşim gittiği yere kadar götürürsün, devam et' dedi. İyi ki onu dinlemişim. Devam ettim. Hem kayınvalidemle ilgilendim. Akşamüstü dersten çıktıktan sonra ışın tedavileri oluyordu, sürekli ona gidip geliyorduk. Eve gelince yine ev işleriyle birlikte onunla ilgileniyordum. Sabahları onun kahvaltısını yaptırıp ihtiyaçlarını giderip evden çıkıyordum. Okulda yine aklımda ondan oluyordu. Eve geliyorum tekrar onunla ilgileniyorum. İş yerine geliyorum, iş yerinden tekrar okula. Sıkı bir telaş içindeydim.

"LİSANSI TAMAMLAMAYI DÜŞÜNÜYORUM"

1998 yılında liseden mezun oldum. Karacasu Lisesinde Yabancı Dil Bölümünü bitirdim. İlk defa açılan bir bölümdü. Sonra bir prosedürde bir eksiklik oldu ve bölüm değiştirmek zorunda kaldım. Puanım iyiydi ama bölüm değişikliği olduğu için kat sayılar düştü. Bu sebeple bir şansızlığım oldu. Lisede derslerimde başarılıyken sınavda başarılı olamayınca üzüldüm. Sonra evlendim, çocuklarım oldu. Arada memurluk sınavlarına girdim. Okuma hevesim hiç çıkmadı içimden. DGS'ye girecek misin, diyorlar. İlçemde 4 yıllık üniversite olsaydı hiç düşünmezdim ama şimdi okul için şehir dışına çıkmam mümkün değil. Açık öğretimde lisans tamamlama şansım olursa deneyeceğim. Çok şükür okul birinciliği ile bitirdim. Anne-babama yıllar önce vermem gereken mutluluğu geç olsa da şimdi verdim. Bu da ayrı bir gurur ve sevinç oldu. Bunun yükünü de attım üzerimden. Herkese tavsiye ederim. Azmin elinden hiçbir şey kurtulmuyor. İçlerinde böyle bir şey varsa ertelenemesinler.

Aynı yıl sınava girdiğim büyük kızım Celal Bayar Üniversitesi Hemşirelik Bölümünü kazanmıştı. Bu sene küçük kızım da lisede okul birincisi oldu. O da büyük bir gurur oldu. İki birinciliği bir arada yaşadık. Kızlarım da beni örnek alıyorlar. Benim azmimi gördükçe daha çok çalışıyorlar

Bir gün tarlada zeytin topluyorduk. Hava da yağmurluydu. Bilgisayar sınavına yarım saat 45 dakika kalmıştı. 13 kilometre yoldan gelmiştim. Apar topar geldim. Sınava yetiştim. Sınav süresini bile hatırlamıyorum. 10-15 dakika içinde bitirdim. İsmini yazmayı bile unutmuşum hoca hatırlattı. İşçiler yağmurda ıslanmasınlar diye apar topar tarlaya döndüm. Sınavdan da 90 almıştım. Hep böyle koşturmacayla geçti. Bazen burada mal yüklüyor oluyordum. Üstüm başım çamur içinde oluyordu. Elimi yüzümü yıkayıp derse koşuyordum. Kendi bölümümdeki arkadaşlarım biliyorlardı, hoş karşılıyorlardı ama diğer bölümlerdekiler şaşırıyorlardı. Okul arkadaşlarımla diyalogum gayet iyiydi. Hatta bazıları, 'Abla sanki sen bu bölümü okumuş bitirmiş, tekrar başlamış gibisin, öyle bir yeteneğin var' diyorlardı. Hocalarım ve arkadaşlarımın saygı ve sevgisi sonsuzdu, hiçbir saygısızlıkları olmadı."

ANKA / Yerel

Karacasu Yerel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu haber ANKA tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. ANKA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı ANKA kurumudur.
title