Türk Amerikan İşadamları Derneği Genel Başkanı Uğur Terzioğlu:

Türk Amerikan İşadamları Derneği (Taba-amcham) Genel Başkanı Uğur Terzioğlu, "Ermeni Tasarısı Geçmez Ama Biz Uyursak Bir Gün Geçer" Dedi.

Türk Amerikan İşadamları Derneği Genel Başkanı Uğur Terzioğlu:

Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham) Genel Başkanı Uğur Terzioğlu, "Ermeni tasarısı geçmez ama biz uyursak bir gün geçer" dedi.

American Turkish Council (ATC) Amerikan-Türk Konseyi'nin bu sene toplantısının sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı nedeniyle önemine değinen Terzioğlu, konu hakkında faaliyetlerine şöyle değindi: "Ben kendi dostum olan Türkiye'yi seven bir senatörle şöyle bir karar aldık; Türkiye'yi sevmeyen senatörlere gidelim, bu tasarının lehinde konuşanlara gidelim."

Türk tarafının fikirlerini anlattığı senatörlerden 7-8 tanesinin ikna olduğunu ifade eden Terzioğlu, "Ben 7 yaşımdan beri Amerikalıların içinde büyüdüm. Onun için bilirim. Olmayacak. Ama biz uyursak bir gün olacak" diye konuştu.

Terzioğlu, bu konuda Türk tarafının kendini tanıtamadığını ifade ederken sözlerine şöyle devam etti: "Adamlar para döküyor, film yaptırıyorlar. Bizde ise New York ve Washington'da olan Türk Dernekleri Ankara'dan para gelsin de sarf edelim diye bakıyor. Orada kendileri milyonlarca dolar iş hacimleriyle oynarken. Bırak da Türk hükümeti okul yapsın, kendi vatandaşına baksın. Sen orada kendi imkanlarınla bu savaşı ver."

Bu arada Ermeni soykırımı iddialarını içeren Temsilciler Meclisi tasarısını önlemeye yönelik Türk faaliyetleri devam ediyor. Temsilciler Meclisi'ne Ocak ayı sonunda sunulan ve dış politika açısından bağlayıcı görülmeyen tasarının ne zaman oylanacağı henüz belirlenmedi. Bununla birlikte benzer bir tasarı Kongre'nin üst kamarası olan Senato'ya 15 Mart itibariyle sunulmuş bulunuyor. Her iki tasarıya Türkiye'den yoğun muhalefetin Ermeni soykırımının yıldönümü olarak kabul edilen 24 Nisan'a kadar sürmesi bekleniyor.

ÇİN MALLARININ YOL AÇTIĞI REKABET

Terzioğlu, Çin mallarının yol açtığı haksız rekabetin Türkiye'de olduğu gibi Amerika ve Avrupa'da da müşterek bir endişe oluşturduğunu söyledi.

Özellikle Çin'in dünya tekstil sektöründe yarattığı etkiye değinen Terzioğlu, "Çin malları o kadar ucuz ki, insanlar haliyle alıyor. 2000 senesinde yüzde 17 Çin tekstilinin hakimiyeti var Amerika'da, 2006'da ise yüzde 82. Avrupa'da da aynı şekilde yüzde 14'lerden yüzde 70'e çıkmış. Bu durum 30 milyon çalışanı tehdit ediyor" dedi.

Amerika'nın Çin'i Dünya Ticaret Örgütü'ne resmen şikayet ettiğini hatırlatan Terzioğlu, Çin'in üreticiyi birçok açıdan destekleyen sistemi ile haksız rekabet yarattığına şöyle değindi: "Birçok ülkede ucuz işçilik var ama üretici elektrik parasını ödüyor, nakliyeyi ödüyor, bankadan kredi alırsa faizini de ödüyor. Devletin bunları bağışlama diye bir lüksü yok. Çin'de maalesef bu lüks var. Haksız rekabet var. Bu haksız rekabetle baş edilmesine imkan yok."

TÜRK FİRMALARI ABD PAZARI İÇİN TANITIM YAPMALI

Türk firmalarının Amerika pazarına girmesi için öncelikle tanıtıma önem vermesi gerektiğini anlatan Terzioğlu, firmaların Amerika'da kendilerinin tanıtımını yapacak şirketlerle çalışması gerektiğini ifade etti. Terzioğlu ayrıca, akılda kalıcı ve İngilizce kolay telaffuz edilen bir markayla Amerikan pazarına girmek gerekliliğinin altını çizerken, pazarlama taktiğinin Amerika'daki şartlara göre oturtulmasının önemini anlattı.

ABD SERMAYESİ OKUL VE HASTANELER İÇİN GELİYOR

Terzioğlu, Türk-Amerikan ilişkilerinde son dönemde meydana gelen en önemli değişikliklerden birinin Amerikan kolej ve hastanelerinin Türkiye'de yatırım yapmaya ilgi göstermeleri olduğunu belirtti.

Terzioğlu, yaptığı açıklamada, "Amerika'da 'Kolejler yatırım bekliyor' sloganıyla yola çıktık, başarılı olduk. Sonuçta heyetler gelmeye başladı. İstanbul'da bir üniversite ile Bilgi Üniversitesi ile ortak oldular ve hamle yaptı üniversite. Onun dışında hastanelere ortak oldular, görüyorsunuz bir sürü Amerikan isimli hastane açılmaya başladı Türkiye'de" dedi.

Konuyla ilgili kanun hazırlıklarının devam ettiğini belirten Terzioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Sayın Başbakanın verdiği bir sinyal var, PPP (Private Participation Partnership). Yani Özel Kamu Ortaklığı modeliyle hastane ve mekteplere yatırımcılar gelsin. Örneğin, devletin bir hastanesi var hastane bakımsız. Ödenek sorunu var. Finansal sorunu var. Diyorsunuz ki, ben bu hastanenin yeniden yapılanmasını yaparım; hastanenin idaresini yaparım, siz tıp bakımından her şeyi siz yaparsınız. Karlı hale getiririm ortak çalışırız. Türkiye'de bu moda Özal zamanında başlamış, sonradan nedense unutuldu."

Dünyada bu modeli bizden görüp de bizden özenerek başlayan 3 ülke olduğunu anlatan Terzioğlu, "Bunlar Çin, Şili, İtalya. Bu PPP modelini genişletirsek, kanunlarımız ve yönetmeliklerimiz bir an evvel çıkarsa mali kriz içerisinde olan hastaneler yeni yapılanma kuruluşların hepsi bu yolda büyük bir aşama gösterir. Bugün İtalya'da devletin otoparklarına bile bu modeli tatbik ediyorlar."

Amerikalı yatırımcıların Türkiye'yi verimli bir partner olarak görmeye başladıklarını belirten Terzioğlu, 2007 senesinde Türkiye'ye gelen yatırımın çoğalmasını beklediğini söyledi.

"Sermaye verimliliğin arkasında garantisini arar" sözleriyle tek başına verimliliğin yeterli olmadığına dikkat çeken Terzioğlu, 2001'deki ekonomik krizi örnek vererek salt verimliliğe dayalı yatırımların geçici olacağını, sermayenin aniden çıkışının ekonomiyi krize sürükleyeceğini anlattı.

Türk Amerikan İşadamları Derneği olarak Amerikalı yatırımcıları Türkiye'ye çekmek için gayret ettiklerini söyleyen Terzioğlu, bunun sosyal ve kültürel anlamda da operasyonlar gerektirdiğine işaret etti.

(LK-ERÖ-HO-E)