Suat Kılıç, borsada küçük yatırımcı enkazdayken sermayesini kurtaranları sorguladı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Suat Kılıç, borsada küçük yatırımcı enkazdayken sermayesini kurtaranları sorguladı
Güncelleme:
+17 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yeniden Refah Partisi'nden Suat Kılıç, borsadaki çöküşte küçük yatırımcı enkaz altındayken sermayesini önceden kurtaran siyasetçi ve bürokrat olup olmadığını sordu. SPK'nın soruşturma başlatmamasını eleştirip İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı tebrik etti.

(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, borsada yaşananlara ilişkin, "Uluslararası kuruluşların, aylar öncesinden Türkiye'ye yaptığı açık uyarılar neden dikkate alınmadı? Küçük yatırımcı bu enkaz altında can çekişirken, yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini kurtaran siyasetçi ve bürokratlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir" diye sordu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MYK toplantısının ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Kılıç, şunları söyledi:

"Yeni eğitim öğretim yılının daha ikinci haftasında, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin önünde yaşanan silahlı saldırıyı en sert şekilde kınıyor ve lanetliyoruz. Menfur saldırıda yaralanan öğrencilerimize ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz, acil şifalar diliyoruz. Dün, Ankara'da İçişleri Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı arasında bir güvenlik protokolü imzalandı. Gerekli ama yeterli değil. Çünkü güvenlik sorunu sebep değil sonuçtur. Bu hadiseler güvenlik boyutuna indirgenemez. Eğitim önemlidir. Mesleki eğitim daha da önemlidir. Ama en önemlisi manevi eğitimdir. Manevi eğitim ihmal edilirse manevi vatan kaybedilir. Manevi vatan kaybedilirse, Allah korusun, gök vatan, yeşil vatan, mavi vatan elimizde ne varsa anlamını kaybedebilir.

"KANUNSUZ SİLAH EDİNMENİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ"

Tek başına din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri manevi vatanın ve nesillerin kurtuluşu için yeterli değildir. Okul, aile, devlet ve STK'lar hep birlikte harekete geçmelidir. Topyekün harekete geçmek için daha büyük ve daha dehşetli saldırılar beklenmemelidir. Olayın öteki yüzünde ruhsatsız silahlar ve bireysel silahlanma var. Kanunsuz silah edinmenin ve bulundurmanın önüne mutlaka geçilmelidir. Mevzuata uygun, ruhsatlı bireysel silahlar içinse ağır cezai sorumluluklar getirilmelidir. Madem ki bu menfur saldırıları engelleyemiyorsunuz, yaşına başına bakmadan eline silah alanı; yaşına başına bakmadan en ağır cezalara devlet olarak hükümet olarak muhatap kılacaksınız.

"HANGİ MENFAATLER KARŞILIĞINDA GÖZ YUMULDU"

Yıllardır kuruş kuruş biriktirdiklerini, devletin kurduğu sisteme emanet eden milyonlarca küçük tasarruf sahibi, Borsa'daki büyük çöküşün ardından bugün gözyaşlarını biriktiriyor. Yazık, günah değil mi? Şimdi bu kirli oyunu tezgahlayan failleri bulmak için soruyoruz: Uluslararası kuruluşların, aylar öncesinden Türkiye'ye yaptığı açık uyarılar neden dikkate alınmadı? Hiçbir ekonomik dayanağı, üretimi ve karşılığı olmayan şirketlerin, halka arz değerlerinin 100 katına kadar değer kazanmasına kimler, hangi menfaatler karşılığında göz yumdu? Türkiye'nin, 50 yıllık, dişiyle tırnağıyla büyümüş köklü sanayi şirketlerinin ulaştığı değere, birkaç ayda ulaşan içi boş şirketlere; kim onay verdi, kim teşvik etti, kimler göz yumdu? Fon şirketlerinin, sahip oldukları tasarruf finansmanı şirketlerinden borç alabilmelerinin önünü kim açtı? Yıllar öncesinde mevzuata konulan 'inançlı mülkiyet esası' kavramını, hangi fonların çiğnemesine müsaade edildi? Küçük yatırımcı bu enkaz altında can çekişirken, yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini kurtaran siyasetçi ve bürokratlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir?

"SPK BU İŞE BAKMIYORSA HANGİ İŞE BAKIYOR"

Borsadaki tarihi çöküş; küresel finans otoritelerinin bağıra bağıra yaptığı uyarıları duymayan, kendi bildiğini okuyan, kontrolsüz, denetimsiz, doyumsuz ve işbirlikçi bir kadronun eseridir. Türkiye'nin kaynakları, imtiyazlı zümrelerin oyun ve sömürü alanına çevrilmiştir. Bu büyük vurgunun hesabı yargı önünde mutlaka sorulmalıdır. İşin en vahim tarafı, soruşturmayı başlatan, Sermaye Piyasası Kurulu değil, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı. Savcıların gördüğünü yılların SPK uzmanları görmüyor mu? Görmüyorsa nasıl görmüyor?! SPK bu işe bakmıyorsa neye bakıyor, ne işe yarıyor?

"BU GÜNÜ AJANDAMIZ KATDETTİK"

Yeniden Refah Partisi olarak borsada yaşananların karartılmasına ve sorumluların adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz, rıza göstermeyeceğiz, izin vermeyeceğiz. 16 Eylül 2026 tarihini ajandamıza kaydediyor be muhtemel gelişmeleri yakın takibe alıyoruz. Bugün Türkiye'nin likit kaynak bulmakta zorlanması, dış borçların 565 milyar dolara ulaşması, borç faizlerinin yüksekliğine dayalı maliyet artışları nedeniyle enflasyonun kontrol altına alınamaması da dahil olmak üzere ekonomideki çöküşün nedeni; işte bütün bu vurgun ve soygunlar nedeniyle sisteme duyulan güvensizliktir. Borsa'da kontrolsüz, hukuksuz ve pervasız bir şekilde vurgun yapanlar, sadece küçük yatırımcıları silkelemekle kalmamış ulusal ekonomimizi de çöküşe sürükleyerek 86 milyonun ekmeğiyle oynamıştır. Fatura ne kadar ağırsa hesabı da aynı ağırlıkta sorulmalıdır."

"ALLAH ÇİFTÇİMİZE KOLAYLIK VERSİN"

Akaryakıt fiyatlarına da değinen Kılıç, "Rafinerilere ortalama uzaklık nedeniyle rakamlar Türkiye ortalamasını yansıtsın diye Samsun'dan bugün itibarıyla bir akaryakıt istasyonunun pompa fiyatları. Bir litre benzin 82 lira, kurşunsuz; bir litre dizel 98 lira. Dört lira bir indirim bekleniyor. Birkaç gün içinde olur mu, olmaz mı? Bilemiyorum. Üç haneyi gördük. İki haneye döndük. Döndük ama 98'lerden, 99'lardan aşağıya inemiyoruz. Bu şartlar altında dolmuşçu kontak açacak. Bu şartlar altında taksici kontak açacak, kamyoncu kontak açacak, bütün bu maliyetler navlunlara yansıyacak. Otobüsçü bu şartlar altında kontağını açacak. Belki hepsinden önemlisi, enflasyonun da kaynağı olan gıda enflasyonunun ana maliyet kalemi olan traktör mazotu da bu fiyattan alınacak. Köylü depoyu 98 liradan dolduracak. Traktörü tarlaya sürecek. ve artan maliyeti faturaya yansıtmak mecburiyetinde kalacak. Allah kolaylık versin. Allah köylümüze de kolaylık versin, çiftçimize de kolaylık versin. Emeğinin karşılığını alamayan üreticimize de Allah kolaylık versin. Çarşıya pazara gelen, emekli maaşını, asgari ücreti getiremeyip, alamayıp evine eli boş dönen vatandaşlarımıza da Allah kolaylık versin diyorum" dedi.

"ABD'NİN İRAN'A YÖNELİK AMBARGO VE BOYKOTLARINA RAZI GELİNMEMELİ"

İran'a Türkiye'den uçuşların durdurulmasına yönelik bir soruya Kılıç, şu yanıtı verdi:

"Türkiye'nin güvenlik kaygıları varsa bunların açıklanması lazım. Türk Hava Yolları gibi, Anadolu Jet gibi milli havacılık kuruluşlarımız ve milli havacılık kuruluşlarımızla birlikte uçuş gerçekleştiren diğer Türk Hava Yolu şirketleri Amerika Birleşik Devletleri'nin ambargo ve boykotlarına rıza göstermemelidir. Bir uluslararası baskı olduğu anlaşılıyor, İran'ı izole etmek yönünde. Eğer İran hava sahasının güvenliği ile ilgili garantiler veriyorsa Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in de İran hava sahasını karartmaya, kirletmeye hakkı yoktur diyorum. İran'a uçuşların durdurulmasına itiraz ettiğimiz gibi Türkiye'deki tek faaliyet gösteren İran Bankası'nın faaliyetlerinin sonlandırılmasını da bu anlamda doğru bulmuyoruz. Bir bankanın uluslararası faaliyetlerinin sonlandırılabilmesi için uluslararası hukuk nezdinde kabul gören bankacılık ve para, kara para suçunu işlemiş olması icap eder. Türkiye'nin böyle bir dönemde küresel ve bölgesel dengeleri gözetmesi ve bir miktar da D8'e dönüş hassasiyetiyle hareket etmesi elzemdir diye düşünüyoruz."

"BORSA YÜZDE YÜZ DEVLET KONTROLÜNDE OLAN BİR MÜSESSESEDİR"

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın fon krizine ilişkin "Yukarıdan siyasi ve bürokratik destek almadan, bu organize işlemlerin yapılması mümkün değil" şeklindeki sözleri anımsatılarak "Bu açıklama hakkındaki görüşünüz nedir" sorusuna Kılıç, "Şöyle, bu isimden ve açıklamasından bağımsız olarak söylüyorum. Zaten açıklamamın içinde çok daha fazlasını esasında söyledik. Borsa yüzde yüz devlet kontrolünde olan bir müessesedir ve buraya küçük büyük yatırımcı olarak girenlerin tamamı devletin bu kontrolüne ve tavizsiz hukukunun gereklerine güvenerek borsaya girerler. Dolayısıyla kamu görevlilerinin ihmali söz konusu olmaksızın bu kadar büyük parasal bir suçun işlenmesi mümkün değildir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı bu anlamda kutluyorum, tebrik ediyorum. SPK'nın yapması gerekeni başsavcılık yapmıştır."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.