Er şehit aileleri ve gazilerden Ankara'da eşit hak talebi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gaziler, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta oturma eylemi başlattı. Yetkililere seslenen grup, adalet ve mağduriyetin giderilmesini talep ediyor.

Haber: Kadir DEVİR / Kamera: Hakan KARADUMAN

(ANKARA) - Er şehit aileleri ve gaziler, haklarının teslim edilmesi talebiyle Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek oturma eylemi başlattı. Rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük hakları sağlanmasını isteyen er şehit yakınları ve er gaziler, "Aynı toprağa düşen, aynı bayrağa sarılan, aynı İstiklal Marşı ile uğurlanan kahramanlarımız arasında sosyal haklarda neden ayrım yapılmaktadır?" diye sordu.

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen şehit er yakınları ve gaziler, haklarının teslim edilmesi için Güvenpark'ta oturma eylemine başladı. Terörle mücadele döneminde faaliyet yürüten erler adına açıklama yapan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, er şehit aileleri ve er gaziler, rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük ve sosyal hakların sağlanmasını, devletin verdiği sözleri yerine getirerek yıllardır süren mağduriyetin adalet temelinde sona erdirmesini talep etti.

Çerçioğlu, er şehit aileleri ve gaziler adına yaptıkları çağrının ayrıcalık talebi değil, Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik ilkesinin uygulanması, devletin verdiği sözlerin tutulması ve yıllardır beklenen adaletin sağlanması amacı taşıdığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Soruyoruz, teröristle çatışırken kurşun, bomba, mayın ya da roket, askerin rütbesine mi bakmaktadır? Şehit haberini alan bir annenin gözyaşı, evladının omzundaki apoleti gördükten sonra mı akmaktadır? Bir gazinin kopan kolu, kaybettiği bacağı, sönen gözü veya ömür boyu taşıdığı acısı; rütbesine göre mi değişmektedir? Cevabı herkes biliyor. Hayır! O halde aynı toprağa düşen, aynı bayrağa sarılan, aynı İstiklal Marşı ile uğurlanan kahramanlarımız arasında sosyal haklarda neden ayrım yapılmaktadır? Bir şehidin emaneti emanetse, hepsi emanettir."

Er şehit aileleri ve gazilere rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit özlük hakları sağlanmalıdır. Sosyal haklar, ekonomik destekler ve istihdam imkanları adalet esasına göre yeniden düzenlenmelidir. Sağlık, rehabilitasyon ve psikolojik destek hizmetleri eksiksiz sunulmalıdır. Şehit çocuklarının eğitim ve gelecek güvenceleri güçlendirilmelidir. Gazilerimizin bakım, protez ve tedavi ihtiyaçları çağın şartlarına uygun şekilde devlet güvencesi altına alınmalıdır. Er Şehit Aileleri ve Gazilerin temsilcileri, hazırlanacak her yasal düzenlemede karar mekanizmalarına dahil edilmelidir. Unutulmamalıdır ki, vatan uğruna ödenen bedeller arasında ayrım yapmak, milletimizin ortak vicdanını yaralar. Bizim mücadelemiz, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin onuruna sahip çıkmak içindir."

"CAN VERİRKEN HEPİMİZ TÜRK ASKERİ İDİK, HAKLARIMIZ VERİLİRKEN NEDEN FARKLI GÖRÜLÜYORUZ?"




TBMM, siyasi partiler ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak, er şehit aileleri ile gazilerin yıllardır beklediği özlük haklarının daha fazla ertelenmemesini isteyen Çerçioğlu, mücadelelerini hukuk içinde sürdüreceklerini belirtti.
Başkan Çerçioğlu, bu ülkenin yükünü omuzladıklarını, devletten hiçbir zaman sadaka istemediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
"Bu haklar, birilerinin lütfu değil, uğruna can verilen bu vatanın bizlere olan vefa borcudur. Bizler görev emri geldiğinde 'Ben erim' demedik. 'Ben rütbesizim' demedik. 'Benim sosyal hakkım eksik' demedik. Tereddüt etmeden canımızı ortaya koyduk. Şimdi ise aynı devletin, aynı bayrağın, aynı milletin evlatları olarak soruyoruz, can verirken hepimiz Türk askeri idik de haklarımız verilirken neden farklı görülüyoruz? Şehitliğin rütbesi var mıdır? Gaziliğin derecesi olur mu? Fedakarlığın sınıfı olur mu? Bu soruların cevabı vicdanlarda çok nettir. Öyleyse yapılması gereken de nettir. Artık yıllardır süren mağduriyet sona ermeli, er şehit aileleri ve er gazilerin özlük hakları gecikmeksizin yasal güvence altına alınmalıdır.
"ARTIK ADALET ZAMANI GELMİŞTİR"
Son sözümüz şudur: Bizler bu vatan için toprağa düşenlerin emanetiyiz. Bizler bu bayrak uğruna uzuvlarını kaybedenlerin yaşayan şahidiyiz. Bugün burada yükselen ses, bir grubun, bir derneğin ya da birkaç kişinin sesi değildir. Bu ses, şehit mezarlarından yükselen sessiz duanın, gazi evlerinde yıllardır biriken sabrın ve milletimizin ortak vicdanının sesidir. Biz inanıyoruz ki, güçlü devlet, kahramanlarını unutmayan devlettir. Büyük millet ise şehidini ve gazisini birbirinden ayırmayan millettir. Devletimizin en yüce makamlarının bu çağrıyı duyacağına, adaletin gecikse de mutlaka tecelli edeceğine olan inancımızı koruyoruz. Çünkü biz kırgın olabiliriz, ama asla devletimize küskün değiliz. Çünkü biz yorgun olabiliriz; ama asla vatan sevdamızdan vazgeçmeyeceğiz. ve çünkü biz biliyoruz ki, şehitlik de gazilik de rütbeyle değil, ödenen bedelle ölçülür. Artık beklemek değil, adalet zamanı gelmiştir."
"TEK İSTEDİĞİMİZ ADALET"
Eyleme katılan ve 1995'te mayına basma sonucu sağ ayağını kaybeden Cengiz Satıcı, şu açıklamalarda bulundu:
"31 yıllık gaziyim. Yaklaşık 4 senedir emsal özlük haklarımız için mücadele veriyoruz. Bunun bizim için son toplantı olmasını istiyoruz ancak emsal özlük haklarımızı almadan bu alandan ayrılmayı düşünmüyoruz. Ankara'dayız. Adalet talebimizi dile getiriyoruz. Tek istediğimiz adalet. Bu eşitsizliğin yasal bir düzenlemeyle giderilmesini istiyoruz. Yaklaşık 4 yıldır bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinden gelen arkadaşlarımız var. Aralarında görme engelli olan da var, felçli olup tekerlekli sandalyeye mahküm olan da var. Hepimiz bu mağduriyetlere rağmen buraya geldik ve mücadelemizi sürdürüyoruz. Emsal özlük haklarımızı almadan bu alandan ayrılmayacağız."
"AİLELERİMİZİN REFAH İÇİNDE YAŞAYABİLMESİ İÇİN EMSAL İSTİYORUZ"
Şırnak'ın Silopi ilçesinde 1994'te mayına basma sonucu sol ayağını kaybeden Güneydoğu Gazisi Mustafa Hak, emsal hakları için yaklaşık 4 yıldır mücadele ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
"1,5 yıldır TBMM komisyonunda bekleyen emsal ve diğer sosyal özlük haklarımızla ilgili taleplerimizin bir an önce sonuçlanmasını istiyoruz. Sürekli erteleniyor. 'Halledeceğiz' deniliyor, ardından tekrar erteleniyor. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Geçirdiğimiz tedaviler ve ameliyatlar bizi çok yıprattı. Bizden sonra ailelerimizin de refah içinde yaşayabilmesi için emsal istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatların bürokratlar tarafından yerine getirilmesini talep ediyoruz. Son 1,5 yıldır komisyonda bulunan kanun taslağının son aşamaya geldiğini biliyoruz. Bir emsalimiz, bir kimliğimiz olsun istiyoruz. Biz artık bu meydanlarda toplanmak istemiyoruz. Diğer kamu görevlilerinin emsalleri var. Memurların, polislerin, komutanların emsalleri bulunuyor. Ama nedense er gaziler emekli memur gibi değerlendiriliyor. Biz bunu istemiyoruz. Milli Savunma Bakanlığına onbaşı uzman çavuş emsali talebimizi ilettik ancak hiyerarşinin bozulacağı gerekçesiyle kabul edilmedi. O zaman en azından A sınıfı uzman memur emsali verilsin."
Kırıkkale'den gelen gazi Aydın Babacan da "En büyük sıkıntımız emsal maaştır. Maaşlarımız çok düşük. Maaşlarımızın düzenlenmesini, statü verilmesini, ÖTV muafiyetinden yararlanmayı ve çocuklarımız için iş hakkının tanınmasını istiyoruz. Çocuklarımızın istihdamı konusunda da destek bekliyoruz. Üç yıldır söz veriliyor ancak yerine getirilmiyor. Devletimizden tek isteğimiz budur. Bugün burada toplanmamızın amacı emsal maaşlarımızın düzenlenmesi ve hak ettiğimiz özlük haklarının bizlere verilmesidir" dedi.


Kaynak: ANKA