IMF: Dünya ekonomisi ancak 2027'de toparlanacak

IMF: Dünya ekonomisi ancak 2027'de toparlanacak
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

IMF, 2026 küresel büyüme tahminini aşağı yönlü revize ederek yüzde 3'e çekti. İran savaşının enerji fiyatlarını artırması ve küresel ticareti olumsuz etkilemesi nedeniyle toparlanmanın 2027'de gerçekleşeceği öngörülüyor. Türkiye için 2026 büyüme tahmini yüzde 2,9'a indirildi.

2026 için küresel ekonomik büyüme tahminini aşağı doğru revize eden Uluslararası Para Fonu (IMF), toparlanmanın ancak 2027'de gelebileceği öngörüsünde bulundu.Uluslararası Para Fonu (IMF) dünya ekonomisinin ancak gelecek yıl daha güçlü bir büyüme kaydedebileceği öngörüsünde bulundu.

IMF'nin Çarşamba günü Washington'da kamuoyuna açıkladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, 2026'nın özellikle enerji fiyatlarının artışına neden olan İran savaşının olumsuz etkisinde kalacağı ifade edildi.

IMF'ye göre küresel ekonomik büyüme 2026'da ancak yüzde 3 seviyesinde olabilecek. 2024 ve 2025 yıllarında küresel ekonomi yüzde 3,5 büyüme kaydetmişti. 2027 beklentisini yüzde 3,4'lük bir büyüme olarak açıklayan Uluslararası Para Fonu, "Dünya ekonomisinin savaşın şokunu şu ana kadar korkulandan daha iyi atlattığını" ifade etti.

Türkiye ile ilgili tahminler revize edildi

IMF, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,9; 2027 yılında ise yüzde 3,6 oranında büyüyeceği tahmininde bulundu.

Fon, Nisan ayında yayımladığı tahminlerde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 3,4, 2027'de ise yüzde 3,5 büyüyeceğini öngörmüştü. Böylece 2026 yılı büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilirken, 2027 yılı öngörüsü az da olsa yukarı çekildi.

İran savaşının sarsıcı etkisi

Küresel ekonomik büyümenin itici güçleri ABD'nin yanı sıra Çin ve Hindistan. IMF, Almanya için bu yıl için yüzde 0,7, 2027 için ise yüzde 1'lik büyüme oranları öngörüyor. Bu oranlar, IMF'nin Nisan'da öngördüğü oranların 2026 için 0,1 ve 2027 için 0,2 puan düşürüldüğünü gösteriyor. Alman sanayisi özellikle yüksek enerji fiyatları ve ihracatta yaşadığı sorunlar sebebiyle ülke ekonomisinin büyümesine beklenen katkıyı uzun süredir yapamıyor.

Şubat ayı sonunda ABD ile İsrail, İran'a saldırmış; bunun üzerine İran, İsrail'i ve ABD'nin müttefiki Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarda bulunmuş ve petrol ile doğal gaz sevkiyatı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nı büyük ölçüde abluka altına almıştı.

Enerji fiyatları halihazırda savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 25 daha yüksek bir seviyede bulunuyor. Bu durum küresel çapta enflasyonun artmasına sebep oluyor. Dünya genelinde bu yıl için yüzde 4,7 enflasyon öngörülüyor. 2025'te bu oran yüzde 4,1 olmuştu. 2027 içinse yüzde 3,9 enflasyon bekleniyor. IMF'ye göre bu ortamda merkez bankaları, fiyat istikrarını yeniden sağlayabilmek için daha fazla çaba sarfetmeli.

Küresel ticaret de sıkıntılarla boğuşuyor

Uluslararası Para Fonu, küresel ticaret ile ilgili de iç açıcı tahminlerde bulunmadı. 2025'te yüzde 5 artan mal ve hizmet küresel ticaret hacminin 2026'da sadece yüzde 3,5 artış göstermesi bekleniyor. 2027 ile ilgili öngörü ise yüzde 4,3'lük büyüme olacağı yönünde.

IMF, Mart 2027'ye kadar savaş öncesi durumun büyük ölçüde yeniden tesis edilmesini umut ediyor. Ancak üzerinde anlaşma sağlanan ateşkes son derece kırılgan. Son dönemde yeniden karşılıklı saldırılar yaşanırken, Ankara'da yapılan NATO Liderler Zirvesi'nde konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı vurmaya devam edeceklerini bildirdi.

Yapay zeka gibi teknolojik yenilikler ise IMF'ye göre Ortadoğu'daki savaşın olumsuz etkilerini büyük ölçüde dengeliyor. Bu durumdan en çok dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD faydalanıyor. IMF, ABD için 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 2,3 ve yüzde 2,2'lik büyüme oranları bekliyor. Çin'in yüzde 4,6 ve yüzde 4,1; Hindistan'ın ise yüzde 6,4 ve yüzde 6,7 oranında büyüyeceği öngörülüyor.

Reuters,DW / ET,BK

Kaynak: Deutsche Welle
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.