Filistin Başbakanı'ndan AB'ye destek çağrısı
"Ekim 2023'ten bu yana Filistin ekonomisi yüzde 30 oranında küçülmüştür. İşsizlik oranı yüzde 50'ye yükselmiş ve 500 binden fazla vatandaş işsiz kalmıştır. İsrail'in gümrük ve vergi gelirlerimizi alıkoymayı sürdürmesi ve mali ile ekonomik sistemimize getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bütçe açığımız tarihte görülmemiş seviyelere ulaşmıştır" - "Tüm ortaklarımızı Filistin yönetimine siyasi desteklerini güçlendirmeye, yasa dışı İsrail işgalini sona erdirmeye yönelik geri döndürülemez adımlar atmaya ve Filistin Devleti'nin tanınmasını genişletmeye çağırıyoruz"
Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, İsrail'in uygulamalarının Filistin ekonomisini ağır şekilde etkilediğini belirterek, Avrupa Birliği (AB) ve uluslararası topluma Filistin yönetimine siyasi ve mali desteğin güçlendirilmesi, Gazze'nin yeniden imar sürecinin hızlandırılması ve Filistin Devleti'nin daha fazla ülke tarafından tanınmasına destek verilmesi çağrısında bulundu.
Mustafa, Brüksel'de düzenlenen Filistin Donör Grubu 2. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AB'ye, bağışçı ülkelere, uluslararası kuruluşlara ve finans kuruluşlarına Filistin halkına ve hükümetine verdikleri destek dolayısıyla teşekkür etti.
Gazze'de savaşın benzeri görülmemiş bir yıkım ve insani krize yol açtığını belirten Mustafa, Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te de siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.
Mustafa, şunları kaydetti:
"İlhak girişimleri, yerleşim faaliyetlerinin genişlemesi, yerleşimcilerin terörü, hareket ve erişim kısıtlamaları ile İsrail'in Filistin yönetimini ve iki devletli çözüm olasılığını zayıflatmaya yönelik devam eden girişimleri giderek artmaktadır. Ekim 2023'ten bu yana Filistin ekonomisi yüzde 30 oranında küçülmüştür. İşsizlik oranı yüzde 50'ye yükselmiş ve 500 binden fazla vatandaş işsiz kalmıştır. İsrail'in gümrük ve vergi gelirlerimizi alıkoymayı sürdürmesi ve mali ile ekonomik sistemimize getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bütçe açığımız tarihte görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. Son 15 aydır İsrail, Filistin'e ait vergi gelirlerinin hükümetimize düzenli olarak aktarılmasını tamamen durdurmuş, bu da hükümetimizin mali kapasitesini ciddi şekilde sınırlandırmıştır. Buna rağmen Filistin hükümeti faaliyetlerini sürdürmüş, sorumluluklarını yerine getirmiş ve reform, istikrar ile kurumların güçlendirilmesine olan bağlılığını korumuştur."
Yaklaşık iki yıl önce Brüksel'de uluslararası ortaklara sundukları kapsamlı reform gündeminin daha sonra AB ile birlikte hazırlanan Filistin'in Toparlanması ve Dayanıklılığı Programı kapsamındaki Reform Matrisi'ne dönüştüğünü belirten Mustafa, reformların beklentilerin üzerinde ilerlediğini ve dört temel alanda belirlenen 53 hedefin büyük bölümünün tamamlandığını ifade etti.
Mustafa, kamu mali yönetimi alanında harcama kontrolleriyle mali disiplini güçlendirdiklerini, borç ve mali risk yönetimini iyileştirdiklerini, net kredi yükünü azaltmayı ve bütçe sürdürülebilirliğini artırmayı amaçlayan reformlarda ilerleme sağladıklarını söyledi.
Sosyal koruma alanında son yılların en kapsamlı dönüşümünü gerçekleştirdiklerini belirten Mustafa, uluslararası denetçilerin kısa süre önce tamamladığı raporun, ihtiyaç temelli sosyal yardım sistemine ilişkin reformların başarıyla uygulandığını teyit ettiğini kaydetti.
Mustafa, eğitim alanında da müfredatın UNESCO standartları doğrultusunda yenilendiğini, eleştirel düşünme, bilim, teknoloji, hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama kültürünü teşvik eden düzenlemelerin hayata geçirildiğini ifade etti.
Mustafa, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın siyasi reform gündeminin uygulanmaya devam edildiğini, belediye seçimlerinin zorlu koşullara rağmen gerçekleştirildiğini ve Abbas'ın bu yıl 28 Kasım'da Filistin genelinde yasama meclisi seçimlerinin yapılmasına ilişkin kararname yayımladığını hatırlattı.
Filistin yönetiminin aynı zamanda Suudi Arabistan, ABD ve diğer uluslararası ortaklarla, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı'nın uygulanmasını destekleyecek yeni bir reform programı üzerinde çalıştığını belirten Mustafa, "Bu yeni program, kurumsal performansın iyileştirilmesine, adalet sektöründe reform yapılmasına, güvenlik sektörünün performansının artırılmasına, barış ve birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesine odaklanacaktır." dedi.
Mustafa, reformların tek başına yeterli olmayacağını, bu nedenle hükümetin reformlardan toparlanmaya, dayanıklılığa, Gazze ile Batı Şeria'nın yeniden bütünleşmesine ve devlet inşasına uzanan 18 aylık yeni bir strateji kabul ettiğini bildirdi.
Söz konusu stratejinin ulusal dayanıklılığın güçlendirilmesi, devlet kurumlarının ve hukukun üstünlüğünün geliştirilmesi, Gazze'de kamu yönetiminin yeniden tesis edilmesi, üretken sektörlere yatırım yoluyla ekonomik bağımsızlığın artırılması ile Filistin Devleti'nin uluslararası alanda daha fazla tanınmasının sağlanmasını amaçladığını anlatan Mustafa, bu hedeflerin siyasi ve ekonomik koşullar sağlanmadan gerçekleştirilemeyeceğini kaydetti.
Mustafa, "AB ve bölgesel ile uluslararası ortaklarımızı, hükümetimizin temel kamu hizmetlerini sürdürebilmesi, kurumsal devamlılığı koruyabilmesi ve reform gündemini uygulayabilmesi için acil ve öngörülebilir bütçe desteği sağlamaya çağırıyoruz." mesajını verdi.
Filistin'in vergi gelirlerinin alıkonulmasının sona erdirilmesi, hareket ve erişim üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması ve iki devletli çözüm doğrultusunda güvenilir bir siyasi sürecin başlatılması gerektiğini belirten Mustafa, "Tüm ortaklarımızı Filistin yönetimine siyasi desteklerini güçlendirmeye, yasa dışı İsrail işgalini sona erdirmeye yönelik geri döndürülemez adımlar atmaya ve Filistin Devleti'nin tanınmasını genişletmeye çağırıyoruz." diye konuştu.
AB'den 1997 tarihli AB-FKÖ Geçici Ortaklık Anlaşması'nın tam kapsamlı bir ortaklık anlaşmasına dönüştürülmesini isteyen Mustafa, Filistin yönetiminin temel kamu hizmetlerini sürdürebilmesi için acil ve öngörülebilir bütçe desteği sağlanması çağrısında bulundu.
Gazze'nin yeniden imar çalışmalarının gecikmeden başlaması için gerekli finansmanın sağlanması ve insani yardımların, ticari malların ve yeniden inşa malzemelerinin bölgeye engelsiz girişinin temin edilmesi gerektiğini belirten Mustafa, toplantıda açıklanan fonları memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
"Paris Protokolü'nün mevcut haliyle Filistin ekonomisinin gelişmesi için artık sürdürülebilir bir çerçeve sunmadığını" dile getiren Mustafa, İsrail'in protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Filistin ekonomisinin çökme noktasına geldiğini ifade etti.
Mustafa, "Mevcut ekonomik düzenlemelerin uygulanamaz hale gelmesi durumunda uluslararası toplumun bağımsız bir Filistin gümrük sistemi kurulmasını desteklemesi gerekmektedir. Mevcut bankacılık ve parasal düzenlemelerin işlemez hale gelmesi halinde ise avro veya ABD dolarına endeksli bir Filistin para biriminin oluşturulması ve Filistin Para Otoritesinin tam yetkili bir merkez bankasına dönüştürülmesi desteklenmelidir." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda Mustafa, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi, Filistin kurumlarının güçlendirilmesi ve Gazze'nin yeniden imarına verilecek desteğin yalnızca Filistin'in geleceğine değil, bölgesel istikrara, ortak güvenliğe ve kalıcı barışa da yatırım anlamına geldiğini belirterek, uluslararası toplumu insani yardımların ötesine geçip sürdürülebilir kalkınma ile barışın tesisine katkı sunmaya davet etti.














