CHP'li Akay: Ulaştırma projelerinde 1,8 trilyon liralık maliyet artışı var, denetim şart

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, 2026 yılı yatırım programına ilişkin incelemelerinde 343 ulaştırma projesinde ilk yatırım tutarı ile güncel maliyet arasında toplam 1 trilyon 823 milyar liralık fark tespit ettiklerini belirterek, "1,8 trilyonu aşan bu maliyet artışlarının dolaylı ve direkt kamu zararlarının mutlaka açıklanması ve denetlenmesi gerekiyor" dedi. Akay, projelerin Sayıştay ve Devlet Denetleme Kurulu tarafından ayrıntılı şekilde incelenmesini istedi.
(TBMM) - CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, 2026 yılı yatırım programına ilişkin incelemelerinde 343 ulaştırma projesinde ilk yatırım tutarı ile güncel maliyet arasında toplam 1 trilyon 823 milyar liralık fark tespit ettiklerini belirterek, "1,8 trilyonu aşan bu maliyet artışlarının dolaylı ve direkt kamu zararlarının mutlaka açıklanması ve denetlenmesi gerekiyor" dedi. Akay, projelerin Sayıştay ve Devlet Denetleme Kurulu tarafından ayrıntılı şekilde incelenmesini istedi.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 2026 yılı yatırım programına ilişkin yaptıkları incelemelerin sonuçlarını paylaştı. Akay, kamu kurum ve kuruluşlarının tasarruf tedbirlerine uymadığını savunarak, "Sadece beş kalemde hizmet binaları kiraları, kırtasiye giderleri, ulaşımla ilgili bazı kiralama giderleri, toplantı ve organizasyon giderleri, yolluklar gibi hususlarda 355,5 milyar TL'lik bir harcamanın yapıldığı ve tasarruf tedbirlerine riayet edilmediği açıkça görülmüştür" dedi.
Akay, ulaştırma yatırımlarına ilişkin 343 projeyi incelediklerini belirterek, projelerin ilk işe başlama tarihi ve ihale tutarlarıyla güncel maliyetleri arasında 1 trilyon 823 milyar liralık fark bulunduğunu söyledi. "1,9 trilyona yakın bir maliyet artışından bahsediyoruz" diyen Akay, söz konusu artışların ne kadarının fiyat farklarından, ne kadarının projelerin zamanında tamamlanamamasından, ek sürelerden ve döviz fiyatlarındaki değişimlerden kaynaklandığının açıklanması gerektiğini belirtti.
"ANKARA-İSTANBUL HIZLI TREN PROJESİNDE 216,4 MİLYAR LİRALIK FARK VAR"
Akay, maliyet artışlarına ilişkin örnekler vererek, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi'nin 1994 yılında yatırım programına alındığını ve başlangıçta 78 milyon lira olan proje tutarının bugün 216,5 milyar liraya ulaştığını söyledi. Akay, "Bakın aradaki fark tam 216,4 milyar TL. Şimdi bu rakam sadece maliyet farkı denilerek açıklanamaz. Kaç kez revize edildi? Ek işler için ne kadar harcama yapıldı? Kamu kusuru var mı? İhale yöntemlerinde aksaklıklar, usulsüzlükler var mı? Açıklanması gerek" diye konuştu.
Ankara-Polatlı-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa-İzmir Hızlı Tren Projesi'nin de 2007 yılında yatırım programına alındığını belirten Akay, başlangıçta 3 milyar lira olan yatırım tutarının 101,5 milyar liraya ulaştığını ve 98 milyar 487 milyon liralık fark oluştuğunu söyledi.
"RAYI İNGİLİZ FİRMASINDAN ALIYORSUNUZ"
Akay, hızlı tren projelerinde kullanılan rayların teminine ilişkin de eleştirilerde bulundu. Projeleri üstlenen firmaların yurt dışından kredi kullandığını belirten Akay, kredi şartları kapsamında rayların İngiltere'deki British Steel firmasından alınmasının öngörüldüğünü söyledi.
Karabük'te Kardemir'in ray üretimi yaptığını hatırlatan Akay, "Ben Karabük milletvekiliyim. Yöremizde de Kardemir diye bir demir-çelik fabrikamız var. 1937 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla İsmet İnönü tarafından temelleri atılmış, 1939 yılında faaliyete geçmiş. Ağır sanayi hamlesinin başlangıcı" dedi.
Kardemir'de dünyanın en kaliteli raylarının üretildiğini söyleyen Akay, "Siz hızlı tren projelerinde rayı buradan almıyorsunuz, gidiyorsunuz bir İngiliz firmasından alıyorsunuz. Hem de ne kadarlık bir tutar? 65 milyon sterlini bulan bir tutar, üç projede" diye konuştu.
Kardemir'de yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığını belirten Akay, "Bir taraftan geçmiş yıllarda ciddi zararları var. Ayakta kalmaya çalışıyor. Hem 'yerli-milli' diyorsunuz. 'Yerli milli sanayiyi geliştirmemiz gerekir' diyorsunuz. Ama bir taraftan da Kardemir gibi değerli bir fabrika dururken ve oradaki raylar satılabilecekken, bu projede kullanılabilecekken gidip batmakta olan bir İngiliz firmasını günde 24 saat, üç vardiya çalışacak şekliyle siparişle donatıyorsunuz. Bu kabul edilemez. Bu ülkemizin sanayisine de vurulmuş bir darbedir" ifadelerini kullandı.
"NUSAYBİN-CİZRE-HUDUT DEMİRYOLU PROJESİNDE 238 KAT ARTIŞ"
Nusaybin-Cizre-Hudut Demiryolu Projesi'nin 2011 yılında başladığını belirten Akay, başlangıçta 385 milyon lira olan yatırım tutarının 91,7 milyar liraya ulaştığını ve 238 kat artış yaşandığını söyledi. Vezirhan-Köseköy Hızlı Tren Projesi'nin de 2005 yılında başladığını kaydeden Akay, 6,5 milyar liralık yatırım tutarının yaklaşık 90 milyar liraya çıktığını ifade etti. Akay, Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesi'nin ise 2010 yılında 4,4 milyar lira yatırım tutarıyla başladığını, güncel maliyetin 72,4 milyar liraya ulaştığını ve 67,9 milyar liralık artış yaşandığını anlattı.
"TRABZON YENİ HAVALİMANI'NDA 64,9 MİLYAR LİRALIK FARK"
Trabzon Yeni Havalimanı projesine de değinen Akay, 2022 yılında 4 milyar liralık yatırım tutarıyla başlayan projenin güncel maliyetinin 68,9 milyar liraya ulaştığını söyledi. Akay, "Aradaki fark 64,9 milyar. Tek bir projede bu kadarlık fark nereden ileri geliyor? Açıklanmaya muhtaç. Bunların kamuoyu tarafından bilinmesi gerekiyor" dedi. Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nin başlangıç yatırım tutarının 2,7 milyar lira olduğunu, güncel tutarın ise 58,2 milyar liraya ulaştığını belirten Akay, burada da 55 milyar liranın üzerinde fark bulunduğunu kaydetti.
"BAZI KARAYOLU PROJELERİNDE YÜZLERCE KAT MALİYET ARTIŞI VAR"
Karayolları projelerinde de benzer maliyet artışları bulunduğunu belirten Akay, Erzurum-Aziziye Ayrımı-Çat-Karlıova-Bingöl Yolu Projesi'nin 2009 yılında 17,8 milyon liralık yatırım tutarıyla başladığını ve güncel maliyetinin 14,6 milyar liraya ulaştığını söyledi. Akay, söz konusu projenin başlangıç tutarının 800 katından fazla arttığını ifade etti.
İzmir-Kandıra Yolu Projesi'nin de başlangıçta 22,6 milyon lira olduğunu ve güncel maliyetinin 14,1 milyar liraya ulaştığını belirten Akay, burada da 600 katın üzerinde maliyet artışı bulunduğunu söyledi. Rize-İspir Yolu Projesi'nin 1996 yılında 304 milyon liralık yatırım tutarıyla başladığını ve halen tamamlanamadığını belirten Akay, projenin güncel maliyetinin 17,2 milyar liraya ulaştığını ifade etti. Akay, "Bunların bir kısmı izah edilebilir ama izah edilemeyecek çok ciddi kamu zararları var" dedi.
"SAYIŞTAY VE DEVLET DENETLEME KURULU İNCELESİN"
Ulaştırma yatırımlarına ilişkin hazırladıkları çalışmayı gösteren Akay, 343 projede hata, kusur, ciddi maliyet artışları ve kamu zararları bulunduğunu savundu. "Maliyet artışları gerekçeli, belgeli, şeffaf ve denetlenebilir olmak zorunda" diyen Akay, 1,8 trilyonu aşan maliyet artışlarının dolaylı ve doğrudan kamu zararlarının açıklanması gerektiğini söyledi.
Sayıştay Başkanlığı'na çağrıda bulunan Akay, 800'ün üzerinde Sayıştay denetçisinin söz konusu projeleri tek tek incelemesini istedi. Akay, "Ne kadarı planlama hatası, ne kadarı fiyat farkı ile ilgili, ne kadarı ikmal işler, proje ileride hata var mı, yanlış yer seçimi mi olmuş, yanlış müteahhit seçimi mi olmuş, kamu kusuru, idare kusuru nedir, ayrıntılı bir şekilde incelenmeye ve rapor haline getirilmeye ihtiyacı var" dedi.
Cumhurbaşkanı'na da çağrıda bulunan Akay, Devlet Denetleme Kurulu'nun görevlendirilmesini ve projelerin ayrıntılı olarak incelenmesini istedi. "Vatandaşın cebine gelince tasarruf edip bütçede kaynak yok deyip bir taraftan da fütursuzca harcamalara devam edemezsiniz. Kamu kaynaklarında israfa devam edemezsiniz" diyen Akay, kamu zararlarının sorumlularının tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
"EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI NET ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNE ÇEKİLMELİ"
Kamu kaynaklarının emeklilere ve dar gelirli yurttaşlara aktarılması gerektiğini söyleyen Akay, en düşük emekli aylığının net asgari ücrete çıkarılması, net asgari ücretin de artırılması gerektiğini kaydetti.
"Açlık sınırı 37 bini aşmış, yoksulluk sınırı 121 bini aşmış. İnsanlar sefalet içerisinde hayatlarını devam ettirmeye çalışırken siz emekliye, dar gelirliye, asgari ücretliye, çiftçiye, KOBİ'ye kaynak yok diyorsunuz" ifadelerini kullanan Akay, daha önce en düşük emekli aylığının net asgari ücret seviyesine çıkarılması ve net asgari ücretin 44 bin 500 lira olması yönündeki tekliflerinin reddedildiğini belirtti.
"VATANDAŞLAR TEMMUZ SONU İTİBARIYLA 7,854 TRİLYON LİRA VERGİ ÖDEDİ"
Cevdet Akay, temmuz sonu itibarıyla vatandaşların ödediği vergilere ve faiz giderlerine ilişkin rakamları da anlattı. Akay, "2026 Temmuz sonu itibarıyla 7 trilyon 854 milyar vatandaşlar olarak vergi ödemişiz. Bu, günlük 37 milyar demek. Şu anda sizinle konuşurken 428 bin lira biz vergi ödüyoruz" şeklinde konuştu. Faiz giderlerinin temmuz sonu itibarıyla 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştığını belirten Akay, günlük 8,4 milyar lira faiz ödendiğini söyledi.
"1,8 TRİLYON LİRAYLA 28 OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ YAPILABİLİRDİ"
Akay, ulaştırma projelerindeki maliyet artışlarının farklı alanlarda kullanılabilecek kaynakları da azalttığını belirterek, "1,8 trilyonluk bir rakamla ne yapılabilirdi? 1,8 trilyonla bugün 28 Osmangazi Köprüsü yapılabilirdi. 17 bin 550 konut yapılabilirdi. 702 bin de okul yapılabilirdi" dedi. Söz konusu kaynağın emeklilere aktarılması halinde yapılabilecek ödemelere ilişkin de hesaplama yapan Akay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2026 bütçesindeki resmi rakamlara göre ikramiye ödenecek emekli sayısının 16 milyon 330 bin kişi olduğunu söyledi. Akay, 1 trilyon 823 milyar liranın bu emeklilere kullanılması halinde kişi başına 111 bin 692 lira verilebileceğini, yılda iki ikramiye verilmesi durumunda ise her emekliye 55 bin 800 lira ödeme yapılabileceğini vurguladı.
"YAP-İŞLET-DEVRET FİRMALARINA 2026-2028'DE 821 MİLYAR LİRA ÖDENECEK"
Cevdet Akay, Yap-İşlet-Devret projelerini gerçekleştiren firmalara ilişkin de eleştirilerde bulundu. Bu firmaların vergi, resim ve harç istisnası belgesi yoluyla 130 kez vergi muafiyeti ve indirimi uygulamasından yararlandığını belirten Akay, 2026 bütçesinde söz konusu firmalara kurumlar vergisi kapsamında 768 milyar liralık vergi harcaması öngörüldüğünü söyledi.
Bu firmalara davetiye ve pazarlık usulüyle projeler verildiğini savunan Akay, projelerin maliyetlerinin tartışmalı olduğunu ve sürekli artış yaşandığını ifade etti. Akay, firmaların öz kaynak kullanmadan, Hazine garantisiyle dışarıdan kredi kullandığını kaydederek, "Bu kredi tutarı ne kadar biliyor musunuz? 22,1 milyar dolar" diye konuştu. Akay, Yap-İşlet-Devret firmalarına 2026, 2027 ve 2028 yıllarında garanti ödemeleri kapsamında toplam 821 milyar lira ödeme yapılacağını söyledi.
Akay, ulaştırma yatırımlarının yanı sıra şehir hastaneleri, devlet hastaneleri, millet bahçeleri, Devlet Su İşleri'nin sulama, gölet ve baraj projelerinde de ciddi maliyet artışları ve kamu zararları bulunduğunu ileri sürdü.























