Afetlerde Büyük Veri Yönetimi Sempozyumu Başladı

Ankara'da düzenlenen sempozyumda, afet yönetiminde büyük verinin rolü ele alınıyor. Sağlık Bakan Yardımcısı Birinci, afetlerin artan sıklığına dikkat çekti; AFAD Başkanı Pehlivan, veri sistemleri ve teknolojik yeniliklerden bahsetti. ATO Başkanı Baran, işletmelerin afet riskine hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Afet Araştırmaları Derneği tarafından düzenlenen; deprem, sel ve heyelan gibi doğal afetlerin yanı sıra savaş, göç ve iklim değişikliğinin yol açtığı geniş çaplı krizlerin yönetiminde büyük verinin etkin kullanımının ele alındığı "Afetlerde Büyük Veri Yönetimi Sempozyumu" başladı.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu'nda iki gün sürecek sempozyum kapsamında, bilimsel oturumlar yapılacak ve büyük verinin afet yönetimindeki rolü, birbirini tamamlayan temalar üzerinden ele alınacak.
Sempozyumun açılış programında konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, bugün doğal afetlerin görülme sıklığının her geçen gün arttığını belirtti.
Son 50 yıldır dünya genelinde hava, iklim ve su kaynaklı 11 binden fazla afetin yaşandığına işaret eden Birinci, bu afetlerin 2 milyondan fazla insanın hayatına mal olduğuna ve 3,6 trilyon dolarlık devasa bir ekonomik yıkımın ortaya çıktığına dikkati çekti.
Birinci, şöyle konuştu:
"Bugün dünyada her gün ortalama 115 kişi afet sebebiyle hayatını kaybediyor. 202 milyon dolar ekonomik kayıp yaşanıyor. Bu tabloda Türkiye'nin payı dünyadaki toplam nüfus ortalamasından çok daha yüksek. Sadece geçen sene EM-DAT veri tabanına göre 358 afet olayı yaşanmış, 110 milyon etkilenen insan olmuş ve 169 milyar dolarlık bir ekonomik kayıp ortaya çıkmış."
Birinci, bu yılın yalnızca ilk 3 ayında dünya genelinde iklim kaynaklı afetlerde endişe verici artışların ortaya çıktığını belirterek birçok ülkede yaşanan yangın ve sellerin iklim krizinin sınır tanımadığını bir kez daha gösterdiğini söyledi.
Doğal afetlerin en can yakıcı boyutunun, yitirilen canlar olduğunu dile getiren Birinci, "Hepimiz en fazla bu tabloya odaklanıyoruz. Birleşmiş Milletler'in yaptığı değerlendirmede de ortaya konulduğu üzere, 2025 yılından bugüne kadar afetlerden etkilenen insan sayısında yüzde 80'lik bir artış var. Bu tablo, daha nitelikli önlemler almamız gerektiğini ortaya koyuyor." diye konuştu.
Birinci, Dünya Bankasının afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıpların her yıl yeni bir rekor seviyesine ulaştığına dikkati çektiğini belirterek, "2019-2023 yılları arasında 12 ülke, afetler nedeniyle gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5'ini kaybetmiş." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Yardımcısı Birinci, bugün afet yönetiminin yüksek hızda veri üretebilme, bu veriyi anlık olarak doğrulayabilme ve veriyi anlamlandırabilme kapasitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu anlattı.
Acil sağlık hizmetlerinde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Birinci, "Türkiye'de herhangi bir acil vakaya, acil duruma erişme konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Her türlü zorlu koşullarda her türlü operasyonu yapıyoruz." dedi.
"AFAD'ın kuruluşu afetlere bakış açısıyla ilgili bir paradigma değişikliğini ortaya koyuyor"
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise konuşmasında, Türkiye'nin tarih boyunca çok sayıda doğal afete maruz kaldığını ve 17 Ağustos 1999'da Gölcük'te meydana gelen depremin afet yönetimine bakış açısı noktasında bir milat olduğunu söyledi.
Pehlivan, 17 Ağustos 1999'daki depremde 112 bin binanın yıkıldığını ya da ağır hasar aldığını hatırlatarak bu deprem sonrasında deprem sigortasının zorunlu hale getirildiğini ifade etti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) 2009'da, dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla kurulduğunu anımsatan Pehlivan, şunları kaydetti:
"Aslında AFAD'ın kuruluşu afetlere bakış açısıyla ilgili bir paradigma değişikliğini ortaya koyuyor. Bir yaklaşım değişikliğini ortaya koyuyor. Bu yaklaşım da kriz yönetimi anlayışından risk yönetimi anlayışına, risk odaklı afet yönetimi anlayışına geçiş. Burada da kasıt önceden risklerin belirlenmesi, risklerin yönetilmesi, bertaraf edilmesi için adımlar atılması ve devamında elbette ki kriz anında gene müdahale ve sonrasında iyileştirme. Yani afetlerin öncesi, sırası ve sonrasıyla hazırlık aşamasıyla müdahale ve iyileştirme aşamasıyla bir bütün olarak ele alıp, bütünleşik bir afet yönetimi anlayışı ortaya koydu."
"Bilgi çağında yaşadığımız gerçeği ihmal edilmedi"
Pehlivan, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) hazırlanırken veri yönetiminin de ihmal edilmediğini belirterek "Dijital çağda yaşadığımız, bilgi çağında yaşadığımız gerçeği ihmal edilmedi. Bunun en somut göstergesi olarak da Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi (AYDES), AFAD'ımızın ve afet yönetiminin dijital iz düşümü, iskeleti, omurgası olarak ifade edebileceğimiz bu sistem AFAD'ın kuruluşundan hemen sonra kullanılmaya başlandı ve süreç içerisinde güncellendi." ifadelerini kullandı.
AFAD'ın faaliyetleri kapsamında teknolojik yeniliklerin sürekli takip edildiğini ve uygulandığını belirten Pehlivan, "Örneğin OES dediğimiz Operasyon Yönetim Sistemi, yine Mobil Vaka Sistemi, Hızırnet sistemi. Bütün bunlar birbiriyle etkileşim ve entegrasyon içerisinde AFAD Başkanlığımız tarafından kullanılıyor. Bugün itibarıyla 155'e yakın uydu sistemiyle, İHA'larla bağlantı kurabiliyoruz. 155 bin kamerayı izleyebiliyoruz. 87 bin aracın takip sistemiyle takibini gerçekleştirebiliyoruz." diye konuştu.
Pehlivan, tüm illerin risk planlarını çıkardıklarını, aylık ve haftalık olarak takiplerinin yapıldığını söyledi.
Sadece depreme değil, diğer afetlere yönelik çalışmalarının da devam ettiğini vurgulayan Pehlivan, AFAD'da büyük verinin işlenimi, kullanımı, yapay zeka ve dron kullanımı gibi eğitimler verdiklerini ifade etti.
Pehlivan, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde, afetlere dayanıklı toplum, afetlere dayanıklı, dirençli şehirler ve en nihayetinde afetlere dayanıklı Türkiye başlığının yer aldığını belirterek bu kapsamda bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
"İşletmelerin afet risk yönetimine önem vermesi gerekiyor"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da afet yönetiminin, afet daha meydana gelmeden önce hazırlıklı olunması gerektiren bir konu olduğuna dikkati çekti.
Baran, afetin ayrım yapmadığını belirterek şunları kaydetti:
"İş dünyamızın bu sürecin dışında kalması mümkün değil. İşletmelerin finansal risk yönetiminin yanı sıra afet risk yönetimi, siber risk yönetimi, iş sürekliliği planları, veri güvenliği, dijital altyapı güvenliği konularına da önem vermesi gerekiyor. Özellikle organize sanayi bölgelerimizin, lojistik merkezlerimizin, veri merkezlerimizin ve kritik üretim tesislerimizin afet senaryolarına göre yeniden planlanması büyük önem taşıyor. Bu noktada özel sektörün teknoloji yatırımlarını artırması kadar kamu ile veri paylaşımının güçlendirilmesi de kritik önemde. Çünkü veri paylaşıldıkça değer üretir, bilgi paylaşıldıkça hayat kurtarır."
Sempozyumun farklı disiplinleri aynı masa etrafında buluşturduğuna işaret eden Baran, "Çünkü afet yönetimi disiplinler üstü bir konu ve gerçek çözümler ancak disiplinler arası işbirlikleriyle ortaya çıkıyor. Bu anlayışın ülkemizde giderek güçlenmesini son derece değerli buluyorum. Ortak vizyon, işbirliğini de kalıcı hale getiriyor. İnanıyorum ki burada yapılacak her sunum, paylaşılacak her deneyim ve geliştirilecek her fikir akademik literatüre değil, ülkemizin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine de önemli katkılar sağlayacak." ifadelerini kullandı.
"Türkiye Afet Üniversitesi kurulmalı"
Afet Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Eryılmaz da derneği, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 20. yıl dönümünde kurduklarını belirtti.
Kurulma nedenlerinin Türkiye'de afet araştırmaları yapan akademisyenleri bir sivil toplum kuruluşunun altında bir araya getirmek olduğunu belirten Eryılmaz, "250'nin üzerinde akademisyen üyemiz var. Bu bilim kurulumuz her gün Türkiye'de gerçekleşen her türlü gündeme hazır bir şekilde katkı veriyor, çözüm önerilerini geliştiriyor, yayınlar yapıyor, makaleler hazırlıyor, araştırmalar yapıyorlar." ifadesini kullandı.
Eryılmaz, derneği kurdukları günden bu yana, "Türkiye'de bir afet üniversitesinin kurulması gerektiğini" dile getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Eğer bir gün Türkiye'de mevcut 204 tane üniversitenin yanı sıra, ki bunların yüzde 25'inde afetle ilişkili bir yapı var. Akademik yapı var. İster enstitü ister lisans ister lisansüstü eğitim programı deyin. Üniversitelerimizin dörtte birinde birbirinden bağımsız olarak çalışan akademik birimler var. Biz Afet Araştırmaları Derneği olarak hayal ediyoruz ki, bir gün Türkiye'de 205'inci üniversite olarak Türkiye Afet Üniversitesi kurulur ise bu, birbirinden separe (ayrılmış) çalışan yüzde 25 üniversitede mevcut var olan akademik birimlerin kendi aralarında eşgüdümlü, koordineli, sinerjik, iletişim içinde çalışabileceğini ve Türkiye için mutlak ihtiyaç olan doktrini ortaya koyabileceğine inanıyoruz."
Türkiye'de sahaya yönelik tüm akademik eğitimin ve sahada görev yapacak personelin eğitiminin yanı sıra onların sahada hangi strateji altında çalışacaklarına dair bir üst yapının teşkil edilmesinin önemine vurgu yapan Eryılmaz, bunun da kurulacak bir "afet üniversitesi" ile olabileceğini söyledi.
Eryılmaz, sempozyuma katkılarından dolayı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına da teşekkür etti.
Sempozyumun açılış programına, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci ve ATO Başkanı Gürsel Baran'ın yanı sıra alanında uzman akademisyenler katıldı.
Sempozyum
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteği ve AFAD muvafakatiyle gerçekleştirilen sempozyumun başkanlığını İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Tolga Görüm yürütüyor.
Sempozyumda AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Ankara Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) gibi kamu kurumlarının yanı sıra İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, OSTİM Teknik Üniversitesi ve Tilburg Üniversitesi bağlantılı akademisyen ve uzmanlar yer alıyor.
Teknoloji ve uygulama ekosistemi ise HAVELSAN, TUSAŞ, Esri Türkiye, Netcad, Başarsoft, Mikrolink, Mildata, BiSoft, Globetech ve farklı teknoloji kuruluşlarından uzmanların katkılarıyla temsil ediliyor.
Sempozyumda öne çıkan oturumlar arasında, "Veriden Dirençliliğe: Ülkemizde 6 Şubat Sonrası Büyük Veri ve Akıllı Dönüşüm Vizyonu", "Doğa Kaynaklı Afetler ve Sistemik Risk Yönetiminde Büyük Veri Ekosistemi", "Entegre Afet Risk Yönetiminde Mekansal Veri: Karar Destek Sistemlerinden Dirençli Kentlere", "Afet Yönetiminde Büyük Veri, Yapay Zeka ve Güvenli Bilgi Ekosistemi" ve "Stratejik Yönetişim ve Veri Temelli Dönüşüm" bulunuyor.






















