Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Türkiye Hidrojen Zirvesi ilk kez Ankara'da başladı, 600 bin ton hidrojen kullanılıyor

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Türkiye Hidrojen Zirvesi ilk kez Ankara'da başladı, 600 bin ton hidrojen kullanılıyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Hidrojen teknolojilerinin geleceğini şekillendiren Türkiye Hidrojen Zirvesi ilk kez Ankara'da, 22-23 Ekim'de düzenleniyor. Zirvede Türkiye'de 600 bin ton hidrojen kullanıldığı belirtilirken bilim, sanayi ve kamu temsilcileri temiz enerji ve iş birliğini değerlendiriyor.

Hidrojen teknolojilerinin geleceğini şekillendiren Türkiye Hidrojen Zirvesi, ilk kez Ankara'da gerçekleştiriliyor.

Hidrojen teknolojilerinin geleceğini şekillendiren bilim, sanayi ve kamu temsilcilerini bir araya getiren Türkiye Hidrojen Zirvesi, ilk kez Ankara'da düzenlenmeye başladı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Etlik Milli İrade Yerleşkesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen zirvede, 22-23 Ekim tarihlerinde hidrojen teknolojileri, temiz enerji, sürdürülebilirlik ve sektörel iş birliği başlıkları yer alıyor.

Türkiye'nin hidrojen vizyonunun ele alındığı zirvede, yenilikçi teknolojilerin ve geleceğe yönelik iş birliği imkanlarının değerlendirilmesi hedefleniyor.

Zirveye; Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli, Hidrojen Teknolojileri ve Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi (H2TEAM) Müdürü ve Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selahattin Çelik, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

"Üniversitelerin görevi yalnızca bilimsel bilgi üretmek değil aynı zamanda bu bilgiyi toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmektir"

Dünya enerji alanının önemli bir değişim süreci geçirdiğini belirten Rektör Köseoğlu, "Enerji arz güvenliği, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve teknolojik bağımsızlık ülkelerin gelecek stratejileri belirleyen temel unsurlar haline gelmiştir. Bu dönüşümde güneş enerjisi ve hidrojen teknolojileri birbirini tamamlayan iki stratejik alan olarak öne çıkmaktadır. Güneş enerjisi temiz elektrik üretim açısından büyük bir potansiyel sunarken hidrojen yenilenebilir enerjinin depolanması ve farklı sektörlerde değerlendirmesi bakımından önemli fırsatlar oluşturmaktadır. Biz de Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi olarak bu iki alanın ülkemiz geleceği açısından taşıyacağı önemin bilinciyle hidrojen ve güneş enerjisini üniversitemizin tematik öncelik alanları olarak belirledik. Amacımız üniversitemizin bu alanda uzmanlaşmasını desteklemek, araştırma altyapımızı güçlendirmek, nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve ülkemizin ihtiyacına yönelik teknolojiler geliştirmektir. Çünkü üniversitelerin görevi yalnızca bilimsel bilgi üretmek değil aynı zamanda bu bilgiyi toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmektir" diye konuştu.

"Türkiye'de halihazırda 600 bin ton hidrojen kullanıyoruz"

TENMAK Başkanı Karaveli, Türkiye'nin COP31 İklim Zirvesi'nde tüm dünyanın odağı olacağını dile getirerek, "Odaklanılan konulardan bir de hidrojen. Hidrojen Türkiye'nin enerji politikalarının yönlendiricileri dediğimiz arz güvenliğinin sağlanması dışa bağımlılığın hem kaynak hem teknolojide sıfırlanması ve iklim değişikliği mücadelenin üçüne hizmet ediyor. Asıl büyük motivasyonun iklim değişikliğiyle mücadeleden alıyor. Türkiye'de de bizim uzun vadeli politikalarımızda önemli yer ediniyor. Bu yerini ekseriya da bizim için yenilebilir enerjinin maksimizasyonu, şebeke esnekliğinin sağlanması, dijitalleşme, depolama gibi kabiliyetlerin kazanılmasıyla beraber bir entegre halde, optimizasyon sağlanacak şekilde ilerlemeye çalışıyor. Türkiye'de halihazırda 600 bin ton hidrojen kullanıyoruz. Özellikle petrokimya, cam, gübre gibi sektörlerimizde ve bunlar da buhar metan reformasyonu denen yöntemle daha çok doğal gazdan sağlanıyor. Bu bize 4 milyon tonluk bir sera gaz emisyonu doğuruyor. Bizim model ekibimizin yaptığı çalışmalarda bunun farklı senaryolarda 2035'e kadar 3 katına çıkacağı, yaklaşık 1,8 tona çıkabileceği ön görülüyor" şeklinde konuştu.

TENMAK Başkanı Karaveli, temiz hidrojen üretiminde yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak elektrolizörler aracılığıyla yeşil hidrojen elde edilmesinin önemine dikkati çekti. Karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojilerine yönelik ilginin de son dönemde arttığını belirten Karaveli, nükleer enerji yöntemlerinin de dahil olduğu farklı çözümlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Hidrojen konusunun farklı uzmanlık alanlarını kapsadığını vurgulayan Karaveli, bu alanın tüm lisans bölümlerini ilgilendirdiğini kaydetti.

"Sanayimizin yeşil dönüşümü stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmesi gerekiyor"

İklim değişikliği ile mücadele kapsamında dönüşüm yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Çelik, "Avrupa Birliği'nin sınırda karbon düzenleme mekanizması belirli ürün gruplarında karbon emisyonlarına bağlı mali yükümlülükler getiriyor. Bu durum Avrupa Pazarı'na ihracat yapan Türk firmalarımızı da doğrudan ilgilendiriyor. Artık uluslararası pazarda rekabet edebilmek için yalnızca kaliteli ve uygun mali ürünler üretilmek yeterli değil. Ürünlerin ne kadar karbon emisyonuyla üretildiğiyle giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu nedenle sanayimizin yeşil dönüşümü stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Enerji verimliği, yenilebilir enerji ve uygun uygulamalarda yeşil hidrojen teknolojileri bu dönüşünün önemli araçları arasında yer alıyor. Hidrojen, yenilebilir enerjinin depolanması ve farklı sektörlerde kullanması açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle demir çelik kimya ve ağ taşımacılığı ve benzeri emisyon azaltımı zor olduğu alanlarda dikkat çekici bir potansiyel taşıyor. Elbette üretim maliyeti, depolama, taşıma ve verimlilik gibi çözümleri çözülmesi gereken sorunları mutlaka var. Maliyetlerin düşürülmesi gibi. Ancak bu sorunlar aynı zamanda mühendislerimize ve araştırmacılarımıza büyük fırsatlar oluşturuyor. Bu zirvenin en önemli amaçlarından bir tanesi de bu geleceği bir parçası olmayan sizleri teşvik etmektir" dedi.

Prof. Dr. Çelik, sanayinin ihtiyaçlarına cevap veren, ürün odaklı ve yüksek katma değerli teknolojik çözümler geliştirmeye odaklandıklarını belirterek, laboratuvar ortamında geliştirilen teknolojilerin sanayide kullanılan ürünlere dönüştürülmesinin Türkiye açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Yaklaşık 20 yıllık bilimsel tecrübeyi ve ulusal ve uluslararası iş birliklerini daha geniş bir platformda buluşturmak amacıyla Türkiye Hidrojen Zirvesi'ni hayata geçirdiklerini aktaran Çelik, hidrojen alanında çalışan araştırmacılar, teknoloji geliştiren firmalar ve kamu kurumlarının ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesini önemsediklerini vurguladı. Zirvenin yalnızca iki günlük bir etkinlik olarak kalmamasını, Türkiye'de güçlü ve sürdürülebilir bir hidrojen ekosisteminin oluşmasına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Çelik, ilk kez ulusal ölçekte düzenlenen organizasyonun ilerleyen yıllarda gelenekselleşmesini ve uluslararası bir kimlik kazanmasını arzu ettiklerini kaydetti.

Zirve'nin ikinci gününde, yeşil hidrojen üretimi ve endüstriyel uygulamalar, sanayide hidrojen kullanımı ile hidrojen ekonomisi, Ar-Ge ve ticarileşme konuları ele alınacak. Gün boyunca gerçekleştirilecek panel ve poster sunumlarının ardından poster ödülleri takdim edilecek ve H2TEAM laboratuvarına düzenlenecek teknik ziyaretle tamamlanacak.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.