Ticaret Bakanı Bolat 6. Afrika Tarım ve Gıda Sanayisi Zirvesi'nde konuştu:
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
- "Türk müteahhitleri Afrika kıtasında bugüne kadar toplam taahhüt bedeli yaklaşık 105 milyar dolar olan 2 bin 118 proje üstlenmişlerdir" "(Tarım alanında işbirliği) Türkiye'nin tarımsal kapasitesi, teknoloji ve ihracat tecrübesi ile Afrika'nın büyüyen nüfusu, tarıma elverişli geniş arazileri ve artan gıda talebini birleştirecek, gıda güvencesini sağlayacak çözümler üzerinde durmamız faydalı olacaktır"
Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik ilişkilerde yaşanan gelişmeye işaret ederek, "Türk müteahhitleri, Afrika kıtasında bugüne kadar toplam taahhüt bedeli yaklaşık 105 milyar dolar olan 2 bin 118 proje üstlenmişlerdir." dedi.
Afrika ülkelerinden iş insanlarını, karar vericileri ve kurum temsilcilerini Türk firmalarıyla buluşturmak, tarım, gıda ve tarım teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlarda yeni işbirliği ve ticari ilişkiler geliştirmek amacıyla düzenlenen 6. Afrika Tarım ve Gıda Sanayisi Zirvesi (SAAA 2026) devam ediyor.
Bakan Bolat, organizasyon kapsamında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi'nde düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Afrika kıtası ile son 25 yılda kurdukları ortaklıkları ve yaptıkları işbirliklerini anlattı.
Afrika'da 2003 yılında sadece 4 olan Ticaret Müşavirliği sayısının 31 ülkeye yükseldiğini, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde 48 iş konseyi kurulduğunu, büyükelçilik sayısının hızla arttığını belirten Bolat, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumların da Türkiye'nin Afrika kıtasındaki faaliyetlerine ve görünürlüğüne katkı sağladığını söyledi.
Bolat, Afrika'ya yönelik stratejilerinin uygulamaya konulmasından bu yana geçen 20 yılı aşkın sürede kıta ülkeleri ile ticari ve ekonomik ilişkileri ortak fayda ve kazan-kazan ilkeleri temelinde ciddi ölçüde derinleştirdiklerini dile getirdi.
Bu stratejinin ve Afrika ülkeleri ile her alanda gerçekleştirdikleri temasların meyvelerini aldıklarını ticaret rakamlarında görebildiklerini belirten Bolat, "Türkiye-Afrika ticaret hacmi 2003 yılında 5,4 milyar dolar seviyesindeyken 2025 itibarıyla 8 kat artarak 40 milyar dolara yaklaşmıştır. Aynı dönemde ihracatımız 2,1 milyar dolardan yaklaşık 24 milyar dolara, ithalatımız ise 3,3 milyar dolardan 16 milyar dolara yükselmiştir." diye konuştu.
"Türk müteahhitleri Afrika kıtasında 2 bin 118 proje üstlendi"
Bakan Bolat, kıtadaki müteahhitlik projelerine sunulan katkıya değinerek, "Türk müteahhitleri, Afrika kıtasında bugüne kadar toplam taahhüt bedeli yaklaşık 105 milyar dolar olan 2 bin 118 proje üstlenmişlerdir. Bu ivmeyi daha da sürdürmek ve giderek güçlenen ekonomik bağlarımız için sağlam bir temel oluşturmak amacıyla güçlü ve öngörülebilir bir yasal çerçeve tesis etmek hayati önem taşımaktadır." dedi.
Türkiye'nin 50 Afrika ülkesiyle Ticaret ve Ekonomik işbirliği (TEİ), 33 ülkeyle yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması (YKTK), 19 ülkeyle çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması imzalandığını anlatan Bolat, Fas, Tunus, Mısır, Morityus ve Sudan ile serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu söyledi.
Bolat, Afrika ülkeleri ile hukuki çerçeveyi çeşitlendirmek amacıyla Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) mekanizmalarını hayata geçirdiklerini belirterek, "Afrika ile ticaretimizi artırmaktan, hukuki çerçeveyi ve kurumsal mekanizmaları güçlendirmeye kadar uzanan faaliyetlerimiz ortak bir amaca hizmet etmektedir. Hedefimiz, Türkiye ile Afrika arasında daha güçlü, daha sürdürülebilir ve karşılıklı fayda sağlayan bir ekonomik ortaklık inşa etmektir." ifadesini kullandı.
"Enerji, madencilik, ulaştırma ve bankacılık gibi alanlarda eylemler belirledik"
Ticaret Bakanı Bolat, küresel ekonominin mevcut şartları altında Afrika'nın artan önemi ve çekim gücünün, ilişkilerin yeni ve güçlendirilmiş bir yol haritası çerçevesinde ele alınmasını gerektirdiğini dile getirerek şöyle dedi:
"Bu anlayışla Bakanlığımız, 2025-2029 döneminde Afrika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi gelişmiş bir vizyonla ele alan 2025-2029 Afrika Ülkeleri ile Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi çerçevesinde hareket edecektir. Afrika'ya yönelik ticaret mekanizmalarının geliştirilmesi, bölgede yeni istihdam olanaklarının oluşturulması, kıtanın altyapısının ve teknoloji tabanının geliştirilmesi, kıtanın refahının desteklenmesi gibi stratejimizde belirlediğimiz temel hedeflere ulaşmak amacıyla enerji, madencilik, ulaştırma ve bankacılık gibi farklı alanlarda eylemler belirledik. Belirlediğimiz eylemleri yerine getirmek için ise hem üst düzey temaslar ve iş heyeti organizasyonları gerçekleştirecek hem de ilgili kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği yapacağız."
"İşbirliğine açık ve öncelikli gördüğümüz sektörlerden birisi tarımdır"
Bakan Bolat, Afrika ile işbirliğine açık ve öncelikli gördükleri sektörlerden birisinin tarım olduğunu belirterek, "Afrika kıtası, dünyanın ekilmemiş tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 60'ına sahip olmasına rağmen yıllık 70 ile 100 milyar dolar arasında gıda ithalatı gerçekleştirmektedir. Aynı zamanda kıtada yaşanan kuraklıklar, iklim değişikliğinin etkileri, finansman eksikliği ve altyapı yetersizliği, gıda fiyatlarında yaşanan değişimler ve kıtada artan çatışmalar tarım sektörünü etkilemekte ve gıda güvencesi için sınamalar yaratmaktadır." diye konuştu.
"Bütün bunlar dikkate alındığında Türkiye'nin tarımsal kapasitesi, teknoloji ve ihracat tecrübesi ile Afrika'nın büyüyen nüfusu, tarıma elverişli geniş arazileri ve artan gıda talebini birleştirecek, gıda güvencesini sağlayacak çözümler üzerinde durmamız faydalı olacaktır." ifadesini kullanan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu bağlamda gıda işleme tesislerinin modernizasyonu, soğuk zincir altyapısı, kurutma ve ambalajlama gibi katma değerli alanlar hem gıda güvencesi hem de tarımsal sanayinin güçlendirilmesi için kritik önem taşırken sulama sistemleri, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi ise iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele bakımından önemlidir. Kuracağımız güçlü işbirlikleriyle yalnızca kıtanın gıda güvencesine değil aynı zamanda bölgesel refah ve istihdama da katkı sağlayabiliriz."
















