Almanya'da doğal gaz depolarındaki dolulukta tarihi düşüş hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor
- Ülkede doğal gaz depolarındaki doluluk oranı yüzde 53'e gerilerken muhalefet, ihmalkarlıkla suçladığı hükümetin ciddi bir krize yol açabileceğini savunuyor
Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'da, doğal gaz depolarındaki doluluk oranının yüzde 53'e gerilemesi, yaklaşan kış dönemi öncesinde Alman hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı artırdı.
Avrupa'nın en büyük enerji tüketicisi olan ülkede, doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranlarının tarihi dip seviyelere gerilemesi, yaklaşan kış dönemi öncesinde arz güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Almanya Gaz Depolama Girişimi (INES), 8 Eylül'de tesislerdeki doluluk oranlarının eylül başında yüzde 53'e gerileyerek son 15 yılın en düşük seviyesine indiğini duyurmuş ve çetin bir kış senaryosunda ocak ayında arz kesintileri yaşanabileceği uyarısında bulunmuştu. Doğal gaz depolarındaki doluluk oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 71 seviyesindeydi.
INES'e göre, kış sezonunun resmi başlangıcı kabul edilen 1 Kasım 2026'ya kadar teknik olarak yüzde 77'lik bir doluluk seviyesine ulaşılması hala mümkün ancak bunun için gelecek iki ayda, geçmiş üç ayın toplamından daha fazla gazın depolanması gerekiyor.
INES'in hassasiyet analizlerine göre, 1 Kasım'da ulaşılabilecek yüzde 77'lik doluluk oranı normal kış sıcaklıklarında arz güvenliğini sağlarken dondurucu soğukların yaşandığı bir senaryoda yetersiz kalacak. Aşırı soğuk hava dalgalarının oluşması durumunda, özellikle ocak ayında gaz arzında yüzde 25'i aşan açıklar meydana gelebilecek.
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ise arz güvenliğine yönelik endişelerin yersiz olduğunu savunuyor.
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche, Federal Meclis'teki bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı açıklamada, gaz depolama lobisinin uyarılarını ve muhalefetin sert eleştirilerini reddederek enerji arzının güvende olduğunu bildirdi.
Depolama tesislerinin önemli bir rol oynadığını ancak bunun sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalleriyle desteklendiğini belirten Reiche, hükümetin her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu ve gerekli mekanizmaları oluşturduğunu vurguladı.
Bakan Reiche, Almanya'nın mevcut gaz ihtiyacının yüzde 38'ini Hollanda ve Belçika'dan, yüzde 36'sını boru hatlarıyla Norveç'ten ve yüzde 18'ini LNG olarak tedarik ettiğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı krizi depolamayı ticari açıdan cazip olmaktan çıkardı
Sektör temsilcileri, depolardaki yavaş dolum hızının arkasında Orta Doğu'daki gerilimlerin ardından bozulan ekonomik dengelerin yattığına dikkati çekiyor. Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ardından artan gaz fiyatları ve yaz-kış dönemleri arasındaki negatif fiyat makası, piyasa oyuncuları için depolamayı ticari açıdan cazip olmaktan çıkardı.
Gelecek kış dönemi için vadeli doğal gaz fiyatlarının şu an satın alınıp depolanacak gazın maliyetinden daha ucuz olması nedeniyle INES, depolama maliyetlerinin düşürülmesini içeren acil önlem paketi talep ediyor.
Gelişmeler üzerine Federal Meclis Ekonomi Komitesi, gaz arzını görüşmek üzere özel bir oturum gerçekleştirdi.
Alman basınına sızan komite raporlarına göre, bakanlık fiyat riskini kabul etse de fiziki bir gaz kıtlığı tehlikesi görmüyor. Mecliste muhalefet ise Alman hükümetini ihmalkarlıkla suçlayarak depoların boş olduğunu ve ciddi bir krizin kapıda olduğunu savunuyor.
Hükümet ve enerji şirketleri arasında "arz güvenliği" trafiği
Öte yandan Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Norveç'ten boru hatlarıyla yapılan kesintisiz teslimatları ve yeni devreye giren LNG terminallerini gerekçe göstererek mevcut aşamada devlet müdahalesine ihtiyaç duyulmadığını açıkladı.
Alman ve uluslararası basında yer alan haberlere göre, Alman hükümeti kamulaştırılan enerji şirketleri Uniper ve Sefe Energy ile kış öncesi gaz depolarının doldurulmasına yönelik finansal destek senaryolarını ele alıyor.
Konuya ilişkin Sefe ve Uniper'den yapılan açıklamalarda ise arz güvenliğinin tam olarak sağlanması ve taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesi adına Ekonomi Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili piyasa aktörleriyle yakın temasın sürdürüldüğü teyit edildi.










