ABD'de yaklaşan seçimler petrol fiyatlarında sert yükseliş beklentisini sınırlıyor
- Brent petrol, savaşın başladığı 28 Şubat'tan sonraki ilk üç haftada yüzde 43 yükselirken, ABD ile İran arasındaki mutabakatın sona ermesinin ardından geçen yaklaşık üç haftada yüzde 24 arttı Uzmanlar, fiziki arz tamponlarının yanı sıra ABD yönetiminin yaklaşan ara seçimler öncesinde fiyat artışlarını sınırlamaya yönelik siyasi motivasyonunun da spekülatif alımları baskıladığını belirtiyor
ABD ile İran arasındaki mutabakatın sona ermesinin ardından Orta Doğu'da artan jeopolitik riskler petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşırken, Washington yönetiminin yaklaşan ara seçimler öncesinde fiyatların kontrolden çıkmasına izin vermeyeceği beklentileri, savaşın ilk günlerinde görülen sert risk fiyatlamalarının önüne geçiyor.
Brent petrolün varil fiyatı, savaşın başladığı 28 Şubat'tan sonraki ilk üç haftada yaklaşık yüzde 43 yükselirken, dönem içinde 119,5 dolara kadar çıkarak savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 65 değer kazandı.
Buna karşılık, ABD Başkanı Donald Trump'ın mutabakatın sona erdiğini açıklaması ve ABD ile İran arasında çatışmaların yeniden başlamasının ardından 8 Temmuz'dan bu yana geçen yaklaşık üç haftada Brent petroldeki yükseliş yüzde 24'le daha sınırlı kaldı. Fiyatlar, 20 Temmuz ile başlayan haftada yaklaşık yüzde 14 yükselerek perşembe günü 102 dolara kadar çıksa da, cuma günü önceki günkü kapanışa göre yaklaşık yüzde 4 gerileyerek yeniden 97 doların altına indi.
Böylece Brent petrol, mutabakatın sona ermesinin ardından değer kazanmayı sürdürse de savaşın ilk dönemindeki yükselişin gerisinde kaldı.
Uzmanlar, daha sınırlı fiyat artışında beklenen ölçüde fiziki arz kaybı yaşanmaması, piyasalardaki yüksek stoklar ve denizde bulunan petrol hacminin yanı sıra Trump'ın petrol fiyatlarının aşırı yükselmesini önlemeye yönelik siyasi motivasyonunun etkili olduğunu belirtiyor.
Öte yandan Trump'ın 2028'de yeniden aday olacağını açıklaması, kasımda yapılacak ara seçimlerin siyasi önemini daha da artırırken, yönetimin benzin fiyatlarını kontrol altında tutmaya yönelik olası adımları da yeniden gündeme taşıdı.
Ara seçimler, seçmenlerin Trump yönetimine verdiği desteğin en önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor.
Ekonomi, enflasyon, akaryakıt fiyatları ve Orta Doğu'daki gerilimin seyri seçim öncesinde yakından izlenirken, Washington yönetiminin kasıma kadar petrol ve benzin fiyatlarını yükseltebilecek gelişmeleri sınırlamaya yönelik adımlarını ve Orta Doğu'da gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik girişimlerini artırabileceği değerlendiriliyor.
"Trump'ın açıklamaları kısa vadede fiyat hareketlerini etkiliyor"
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan uluslararası veri ve analiz şirketi Kpler'in Kıdemli Petrol Uzmanı Homayoun Falakshahi, petrol fiyatlarındaki yükselişin büyük ölçüde artan jeopolitik risk priminden kaynaklandığını ancak piyasada sert fiyat artışlarını sınırlayan önemli tamponların bulunduğunu söyledi.
Falakshahi, haziranda Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ardından denizdeki petrol hacminin 1,35 milyar varille rekor seviyeye ulaştığını belirterek, Çin'in yüksek ham petrol stoklarının da piyasalara kısa vadede önemli esneklik sağladığını ifade etti.
Bununla birlikte ABD'de yükselen petrol ve akaryakıt fiyatlarının ara seçimler öncesinde yönetim üzerindeki siyasi baskıyı artırabileceğine işaret eden Falakshahi, "Piyasadaki birçok katılımcı, yönetimin ara seçimler öncesinde petrol fiyatlarının aşırı yükselmesini önlemek yönünde güçlü siyasi motivasyona sahip olduğuna inanıyor. Bu beklenti bile spekülatif alımları sınırlamaya yardımcı olabilir." diye konuştu.
Falakshahi, Trump'ın küresel petrol fiyatları üzerindeki doğrudan etkisinin sınırlı olduğunu ancak piyasa beklentilerini yönlendirebildiğini vurgulayarak, "Trump'ın piyasa beklentilerini etkileyebildiği de görüldü. İran'la gerilimin arttığı dönemlerde yaptığı açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları, gerilimin tırmanacağı ya da azalacağı yönündeki beklentileri değiştirerek kısa vadeli fiyat hareketlerinde etkili oldu." ifadelerini kullandı.
"Manşetler algıyı yönlendiriyor"
Viyana Enerji Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Fereydoun Barkeshli de petrol piyasasının son derece spekülatif bir döneme girdiğini, yatırımcıların uzun süreli arz kesintisinden ziyade yeniden normalleşme ihtimalini fiyatladığını söyledi.
Barkeshli, piyasaların Orta Doğu'daki gelişmelere savaşın ilk dönemine kıyasla daha zayıf tepki verdiğine dikkati çekerek, "Orta Doğu'daki gelişmelere piyasalar oldukça zayıf tepki verdi. Katılımcılar, dünyanın en kritik deniz geçiş noktasının abluka altına alınması gibi devasa bir krizi fiyatlamakta isteksiz davranıyor. Vadeli işlemlerin fiyatları baskılamak amacıyla manipüle edildiğine yönelik ciddi şüpheler var." değerlendirmesinde bulundu.
Trump'ın geçmişte de düşük petrol fiyatlarını savunduğunu anımsatan Barkeshli, "Trump'ın düşük petrol fiyatlarını savunduğu bilinen bir gerçek. Piyasalar büyük ölçüde haber akışıyla hareket ediyor ve manşetler algıyı yönlendiriyor. Bu durum vadeli piyasa ile fiziksel piyasa arasındaki fiyat farkının olağan dışı şekilde açılmasına neden oldu." dedi.
Trump'ın fiyatları düşürme seçenekleri sınırlı
İsviçre merkezli veri sağlayıcısı Sparta'nın ham petrol piyasasından sorumlu yöneticisi Aaron Kildow ise Trump yönetiminin ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürmek için kullanabileceği seçeneklerin sınırlı olduğunu dile getirdi.
Kildow, ABD'de akaryakıt talebinin yükselen pompa fiyatlarına rağmen güçlü seyrini koruduğunu ifade ederek, "Trump'ın ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürmek için seçenekleri sınırlı. Teorik olarak rafine petrol ürünleri ihracatına geçici kısıtlama getirerek iç piyasadaki stokları yeniden dengeleyebilir. Ancak böyle bir adım, başta müttefik ülkelerin yakıt arzı olmak üzere ciddi ve istenmeyen sonuçlar doğurabilir." diye konuştu.
Petrol fiyatlarını düşürmenin en etkili yolunun Orta Doğu'daki çatışmaların sona erdirilmesi ve petrol akışının normale dönmesi olduğunun altını çizen Kildow, şunları kaydetti:
"Petrol fiyatlarını düşürmek için Trump'ın atabileceği en etkili adım savaşı sona erdirmek ve petrol akışının normale dönmesini sağlamak olur. Sevkiyatlar normale dönmeden piyasalarda kayda değer bir değişim beklenmiyor. ABD'nin ham petrol üretimi artmayı sürdürüyor ancak bu artış ağırlıklı olarak hafif ve düşük kükürtlü ham petrolden kaynaklanıyor. Bu üretim, geçmişte Basra Körfezi'nden sağlanan orta yoğunluklu ham petrolün yerini tam olarak dolduramıyor."













