Dha Yurt Bülteni-8

Dha Yurt Bülteni-8

Şehit uzman çavuş Melih Özcan Eskişehir'de toprağa verildiFIRAT Kalkanı Harekatı kapsamında yürütülen El Bab operasyonunda şehit düşen askerlerden Piyade Uzman Çavuş 26 yaşındaki Melih Özcan, memleketi Eskişehir'de toprağa verildi.

Dha Yurt Bülteni-8

Şehit uzman çavuş Melih Özcan 'de toprağa verildi


FIRAT Kalkanı Harekatı kapsamında yürütülen El Bab operasyonunda şehit düşen askerlerden Piyade Uzman Çavuş 26 yaşındaki Melih Özcan, memleketi Eskişehir'de toprağa verildi.


Suriye'de devam eden Fırat Kalkanı Harekatında hava saldırısında şehit olan evli 2 çocuk babası Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan'ın cenazesi dün akşam askeri uçakla Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı'na getirildi. Şehidin cenazesi bugün öğleyin eski Hava Hastanesi olan Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası morgundan alınarak törenin yapılacağı Reşadiye Camii'ne götürüldü.


Cenaze törenine Eskişehir Valisi Azmi Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Yılmaz Büyükerşen, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ak Parti Milletvekili Harun Karacan, CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı Korgeneral İsmail Güneykaya, şehidin babası Mehmet Özcan, annesi Melek Özcan, kardeşleri Merve, Fatma ve , yakınları ile çok sayıda kişi katıldı.


Şehidin eşi 21 yaşındaki Ayşe Özcan, çocukları 16 aylık Melek Nur ve 15 günlük Mehmet'le birlikte törenin yapıldığı caminin yanına araçla getirildi. Şehit eşi ve çocukları, tören süresince araç içerisinde kaldı.


Eskişehir Valiliği'nde şoför olarak çalışan baba Mehmet Özcan, diğer oğlu Ramazan Özcan'la birlikte şehit oğlunun tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Baba Mehmet Özcan, "Vatan sağolsun. Doyamadım yavruma. Doyamadım sana aslanım. Düşmanlar görsün. Bir oğlum kaldı, onu da veriyorum. Vatan için, bayrak için, ezan için bir oğlum daha feda olsun" dedi.


Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra şehit uzman çavuş Melih Özcan'ın Türk Bayrağı'na sarılı tabutu askerlerin omzunda top arabasına kadar taşındı. Anne Melek Özcan ile oğlu Ramazan Özcan asker selamında durdu. Şehidin tabutu daha sonra top arabasından alınarak cenaze aracına konuldu. Şehit Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan, Eskişehir'in Günyüzü İlçesi'ne götürülerek Gümüşkonak Mezarlığı'nda gözyaşları içinde toprağa verildi.


Görüntü dökümü:


-Şehidin Türk Bayrağı'na sarılı tabutunu askerlerin omzunda cami bahçesine getirilmesi,


-Baba Mehmet Özcan ile diğer oğlu Ramazan Özcan'ın tabuta sarlıp gözyaşı dökmeleri,


-Babanın baygınlık geçirmesi,


-Babanın 'Vatan sağolsun, bir oğlum daha var' demesi,


-Cenaze namazından,


-Anne ve yakınlarının feryadı,


-Annenin asker selamı vermesinden,


-Şehidin sağlık fotoğrafı


Haber-Kamera: Hakan TÜRKTAN-Saadet YÖRÜKÇÜ-ESKİŞEHİR,


=================================================


Antalya şehidini uğurladı


ŞIRNAK'ta arama faaliyeti sırasında PKK'lı teröristlerin önceden yola tuzakladığı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Jandarma Uzman Çavuş 25 yaşındaki Tuncay Arslan'ın cenazesi, Antalya'nın Korkuteli İlçesi'nde toprağa verildi.


Şırnak'ın Cudi Dağı bölgesinde dün sabah arama faaliyeti sırasında el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Tuncay Arslan için baba ocağı Korkuteli İlçesi'nde cenaze töreni düzenlendi. Şehidin cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'ndan alınarak önce Uzunoluk Mahallesi Rüştü Reçber Caddesi'ndeki baba evine getirildi. Burada 'helallik' alınmasından sonra cenaze yine konvoy eşliğinde ilçe merkezinden Çayırlı Camii'ne götürüldü. Cenaze aracının peşinde yürüyen yaklaşık 5 bin kişi "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diye slogan atarak, terörü ve terör örgütünü lanetledi.


BAKAN AVCI VE MİLLETVEKİLLERİ KATILDI


Cuma namazının ardından şehit Tuncay Arslan için caminin hemen önündeki Cumhuriyet Meydanı'nda tören düzenlendi. Cenaze törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya milletvekilleri CHP'li Çetin Osman Budak, Niyazi Nefi Kara, Devrim Kök, Mustafa Akaydın, Ak Partili Gökcen Özdoğan Enç, Antalya Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Hasan Turgut, Antalya İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Yusuf Kelleli, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Kaymakam Erol Tanrıkulu, Garnizon Komutanı Personel Yüzbaşı Ufuk Arabacı, Korkuteli Belediye Başkanı MHP'li Hasan Gökce, Döşemealtı Belediye Başkanı CHP'li Turgay Genç, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Mutluay Oskay, şehidin babası Celal, annesi Satı, kardeşleri Fatih ve Tuğba Arslan, yakınları ile vatandaşlar katıldı.


'GÖZÜN ARKADA KALMASIN'


Şehidin Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılan baba Celal, annesi Satı, kardeşleri Fatih ve Tuğba Arslan ile diğer yakınları uzun süre gözyaşı döktü. Bu sırada saygı nöbeti tutan askerler de gözyaşlarına hakim olamadı. Oğlunun fotoğrafını öpen Celal Arslan, "Oğlum, gözün arkada kalmasın, arkadaşların intikamını alacak" dedi.


İl Müftüsü Osman Artan'ın kıldırdığı cenaze namazının ardından Tuncay Arslan'ın tabutu yine silah arkadaşlarının omzunda cenaze aracına kadar götürüldü. Cenaze, konvoy eşiliğinde Aşağıpazar Mahallesi'ndeki Paşa Mezarlığı'na götürüldü. Vatandaşlar yol boyunca yine slogan attı, terörü lanetledi. Şehit Uzman Çavuş Arslan'ın cenazesi Paşa Mezarlığı'ndaki şehitlikte toprağa verildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------


Cenazenin eve getirilişi


Şehit yakınlarının ağlaması


Evin önündeki kalabalık


Şehit cenazesinin camiye getirilişi


Ağlayan askerden detay


Ailenin şehit fotoğrafına sarılması ve ağlaması


Bakan Nabi Avcı


Cenaze namazı


Müftü Artan'ın helallik istemesi


Cenazenin alınması


Kalabalıktan detay


Haber: İbrahim LALELİ- Adem DURMAZ- Kamera: Emrah GÜL/KORKUTELİ (Antalya),


======================================


Fırat Kalkanı şehidi astsubay son yolculuğuna uğurlandı


TÜRK Silahlı Kuvvetleri tarafından başlatılan Fırat Kalkanı Harekatı'nın 93'üncü gününde şehit olan Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş 25 yaşındaki Erdal Bolat, memleketi Samsun'un Alaçam İlçesi'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi.


Suriye'nin El Bab bölgesinde, Türk askerlerine yönelik düzenlenen hava saldırısında şehit olan Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat için memleketi Samsun'un Alaçam İlçesi'nde cenaze töreni düzenlendi. Durmuş ve Döne Bolat çiftinin 4 çocuğudan ikincisi ve bekar olan şehit Bolat için düzenlenen tören Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekletiridi. Törene Uluştarma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Gençlik ve Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Vali İbrahim Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, askeri erkan, şehidin yakınları ile yaklaşık 3 bin kişi katıldı.


Şehidin babası Durmuş Bolat, metanetini korurken şehit annesi Döndü Bolat oğlu için gözyaşı döktü. En son 4 ay önce Kadıköy Mahallesi'ndeki baba evine gelen şehit Bolat için Cuma namazı sonrasında cenaze namazı kılındı. Ardından top arabasında ilçe merkezinde kortej eşliğinde taşındı. Şehit Bolat'ın cenazesi gözyaşları arasında Kadıköy Mahellesi Mezarlığı'nda toprağa verildi.


Görüntü Dökümü :


-------------------------


Şehitin tabutundan detay


Tören alanından detay


Anne ve babasından detaylar


Bakanların şehidin ailesine taziyede bulunması


Cenaze namazının kılınması ve duaların edilmesi


Tabutun askerlerin omuzunda taşınması


Tabutun cenaze aracına konulması


Haber-Kamera : Yaprak KOÇER-Hakan AKGÜN/ALAÇAM(Samsun), -


=========================================


Krom madenindeki göçükte mahsur kalan işçi 23 saat sonra kurtarıldı (Yeniden)


DENİZLİ'nin Acıpayam İlçesi'nde krom madeninde meydana gelen göçük nedeniyle, dün saat 15.00'ten beri ocakta mahsur kalan işçi Sadi Serin, 23 saat sonra kurtarıldı. Madenden yürüyerek çıkan Serin'i gören başta eşi Fatma Serin olmak üzere yakınları sevinç gözyaşı döktü.


Acıpayam'ın Karaismailler Mahallesi'ne yaklaşık 7 kilometre mesafede, Yırtıcılar Mevkii'ndeki Elmaslar Madencilik şirketine ait Krom Madeninde, dün saat 15.00'te göçük oldu. Evli ve 3 çocuk babası Sadi Serin, madenin yaklaşık 700 metre içinde mesai saati bittikten sonra girişe doğru gelirken, yaklaşık 400 metrede aniden oluşan göçük yüzünden mahsur kaldı. Son anda göçük altında kalmaktan kurtulan Serin, beklemeye başladı. Göçük olduğunu fark eden diğer işçiler ise durumu arkadaşlarına iletti. İşçiler göçüğü kaldırıp, Serin'in kurtarmaya çalıştı ancak başarılı olamayınca itfaiyeye haber verildi. Olay yerine daha sonra jandarma ekipleri ile Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Arama Kurtarma Ekibi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma ekiplerinin (UMKE) arama kurtarma ekipleri de geldi. Madene giren arama kurtarma ekipleri, yaptıkları incelemede işçi Sadi Serin'in maden içinde göçüğün arkasında olduğunu ve sesli konuşarak sağlık durumunun iyi olduğunu tespit etti. Arama kurtarma ekipleri, göçük yaşanan yaklaşık 6 metrelik kısımdaki yıkıntıyı temizledi. Tekrar göçük yaşanması ihtimaline karşı da tahkimat yaptı.


Yaklaşık 23 saat süren çalışmaların ardından Serin, bugün saat 14.00'te kurtarıldı. Madenden yürüyerek çıkan Serin'i gören başta eşi Fatma Serin olmak üzere yakınları sevinç gözyaşı döktü. Alkışlar eşliğinde madenden çıkan Serin'in bitkin ve yorgun olduğu görüldü. Serin ambulansla Acıpayam Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Serin'in eşi Fatma Serin ise bir ara sevinçten baygınlık geçirdi. 112 ekiplerinin müdahalesiyle Fatma Serin kendine geldi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


Fatma Serin'in maden önünde bekleyişinden görüntü


Arama kurtarma ekiplerinden görüntü


Sadi Serin'in madenden çıkışından görüntü


Alkışlar ve Sadi Serin'in Fatma Serin ile sarılması


Ambulansla hastaye götürülüşü


Fatma Serin'in baygınlık geçirişi sağlık ekmiplerini müdahalesi


Genel ve Detay görüntü


Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,


================================================


Demirtaş: Milli iradeyi temsil yetkimiz zorla elimizden alınmıştır


EDİRNE'de tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mardin 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakkında açılan davada, ses ve görüntülü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığıyla verdiği ifadede, Türkiye'de ağır aksak işlese de güç ayrılığının esas olduğunu belirterek, "Hiç bir erkin diğer erkin üzerinde kontrol vasfı oluşturma hakkı yoktur. Parlamentoda şu anda görev yapan milletvekilleriyle aramızda dokunulmazlık vasfında zerre kadar fark yoktur. Milli irade temsil yetkimiz zorla elimizden alınmıştır" dedi.


Hakkında Diyarbakır'da açılan soruşturma nedeniyle bir süre önce tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi'nden SEGBİS sistemiyle Mardin'de hakkında açılan tutuksuz yargılanacağı davanın duruşmasına katıldı. Demirtaş hakkında 3 Şubat 2016 tarihinde Mardin'de yaptığı bir konuşmada, 'Türklüğü, Cumhuriyet'i ve TBMM'yi alenen aşağılamak' suçundan 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın ilk duruşmasına HDP Milletvekilleri Osman Baydemir ve Meral Danış Beştaş tanık olarak; avukatları ile HDP milletvekilleri Mehmet Ali Aslan ve Ali Atalan ile DTK Eş Başkanı Leyla Güven izleyici olarak katıldı.


ANAYASAYA AYKIRILIK İDDİASI REDDEDİLDİ


Kimlik tespitinden sonra söz alan avukatlar yargılamanın anayasaya aykırı olduğunu ve müvekillerinin halen dokunulmazlıkları bulunduğunu belirterek, yargılamanın durdurulmasını ve dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili düzenlenmenin anayasaya aykırı olup olmadığının, Anayasa Mahkemesi'ne sorulmasını istediler.


DEMİRTAŞ; DOKUNULMAZLIK 20 MAYIS ÖNCESİ İÇİN KALKTI


Avukatların bu talebi reddedilirken, SEGBİS sistemiyle savunma yapan Demirtaş, 1700 kilometre uzaklıkta ve kısıtlı imkanlarla, adil bir yargılamanın olamayacağını ifade ederek, şunları söyledi: "Bir kısım avukatlarım yanımda. Bazısı ise duruşma salonunda. Bu şekilde avukatlarımla bilgi alışverişinde bulunmam mümkün değil. Çok sağlıklı bir savunma yapma ortamı olmamasına rağmen dosyanın bulunduğu Mardin 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde savunma yapmayı kabul ediyorum. Hakkımdaki suçlamaları cevaplandırmak istiyorum. İddiannamede çözümü yapılan konuşma bana aittir. Ama bazı yerlerde deşifre ve yazım hatası vardır. Konuşmamın hangi cümlesinde Türklüğü, Cumhuriyeti ve TBMM'yi aşağıladığım somut olarak belirtilmiyor. Çünkü konuşmamın hiç bir yerinde Türk Milleti'ni veya üyesi olduğum TBMM'yi itham eden veya ima eden bir aşağılama yoktur. Konuşmam baştan sona dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki, hükümeti eleştiri ve çağrı mahiyetindedir. Bu aşamada beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim ve diğer dokunulmazlığı kaldırılan milletvekilleriyle ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. Parlamentonun 3'üncü büyük partisinin Eş Genel Başkanı ve grup başkanıyım. Dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme geldiğinde görüşlerimi hem parlamento içinde, hem dışarda dile getirmiştim. 20 Mayıs itibariyle dokunulmazlıklar geriye doğru kalkmıştır. Dokunulmazlıklar 20 Mayıs'tan sonra halen devam ediyor. Yani dokunulmazlıklar geleceğe doğru değil, geçmişe doğru kaldırılmıştır. Adil yargılama ile birlikte hakkımdaki ithamlardan kurtulma fırsatı olarak görüyoruz. Yargılanmaktan kaçmak için yaptığımız manevralar değildi. Parlamentoda şu dakika itibariyle görev yapan vekillerle aramızda dokunulmazlık konusunda zerre kadar fark yoktur."


20 MAYIS SONRASI DOKUNULMAZLIĞIM DEVAM EDİYOR


Selahattin Demirtaş, dokunulmazlığının şu anda mutlak olarak devam ettiğini de belirterek, "İfade vermeyi kabul etmesem de, mahkemeye gelmesem de, mahkeme benimle ilgili hiç bir tedbir alamaz. Yapılan düzenleme ile 20 Mayıs'tan sonra dokunulmazlık zırhı olduğu gibi korunmaktadır. Ülkemizde ağır aksak işlese de güç ayrılığı esastır. Hiç bir erk, diğer erkin üzerinde kontrol vasfı oluşturma hakkı yoktur. Bir yargı mercii, dokunulmazlığı olan bir yasama üyesini, yasama faaliyetinden alıkoyamaz. Mahkeme 20 Mayıs'tan sonra devam eden mutlak dokunulmazlığı gözardı etmektedir. Yasama yetkim halk tarafından tescillenen milli irade, temsil yetkimiz zorla elimizden alınmıştır" diye konuştu.


Duruşmaya avukatların savunmaları ve milletvekilleri Baydemir ve Beştaş'ın da dinlenmek üzere ara verildi.


GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR


Haber: Ferit ASLAN- Ahmet ÜN/ MARDİN, -


====================================================


Jelle temizlenen baca, bomba gibi patladı


ANTALYA'da bir apartmanda jelle temizlendiği iddia edilen baca bomba gibi patladı. Şans eseri kimsenin yaralanmadığı olayda maddi hasar meydana geldi.


Korkutan patlama, öğle saatlerinde Muratpaşa İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 625 Sokak üzerinde bulunan 17 nolu binada meydana geldi. Altında tüp bayisinin bulunduğu 4 katlı binanın 3'ncü katında Şahin Aydın'a ait dairenin oturma odasında bulunan baca, büyük gürültüyle patladı. Bacadan kopan beton ve sıva parçaları odanın her tarafına dağılırken, apartman sakinleri büyük korku ve panik yaşadı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polisin çevre güvenliği aldığı olayda yaralanan olmazken, yapılan incelemede dün yapılan baca temizliği sırasında jel kullanıldığı ortaya çıktı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------


-Patlayan bacadan görüntü


-Polis ekiplerinden görüntü


-İtfaiye ekiplerinden görüntü


-Detay görüntüler


Haber Kamera Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,


=================================================


Manisa'da FETÖ ablası olduğu belirtilen 22 kadına gözaltı


MANİSA'daki FETÖ/PDY soruşturmasında örgütte abla olarak görev yaptığı belirtilen 22 kadın, bu sabah adliyeye sevk edildi.


Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, FETÖ ablaları oldukları ileri sürülen 22 kadın bu sabah gözaltına alındı. Şüpheliler, Manisa Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. Manisa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürülen şüphelilerin sorgusunun sürdüğü bildirildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


Bir şüpheli sağlık kontrolüne getirilirken görüntü


Haber- Kamera: Ersan ERDOĞAN/ MANİSA,


===================================================


Kayseri'de kadınlardan şiddete karşı ağız bantlı sessiz yürüyüş eylemi


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları üyeleri, Kayseri'de kadına yönelik şiddete tepki için sessiz yürüyüş gerekleştirdi. Kadınlar, ağızları bantlı ve ellerindeki pankartla da çevredeki vatandaşların dikkatini çekti.


CHP Kayseri Kadın Kolları üyeleri, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" nedeniyle sessiz yürüyüş eylemi yaptı.


Cumhuriyet Meydan'ında toplanan kadınlar, daha sonra tek sıra halinde Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüdü. Ağızları bantlı olarak tepkilerini gösteren kadınlar, taşıdıkları pankartlarla da mesaj verdi. "Sevgiyle kalkan el şiddete inmezö, "Kadın insanoğlunun anasıdırö, "Kadına yönelik şiddete isyandayızö, "Kadın nefestir nefesini kesme çocuğunu düşünö, "Öldüren sevgi istemiyoruzö, "Bedenime dokunmaö yazılı pankartlarla da dikkat çekti. Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıt önünde yürüyüşlerini sonlandıran kadınlar adına basın açıklamasını CHP Kadın Kayseri Kadın Kolları Başkanı Şehriban Peker yaptı.


25 Kasım'ın Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü oldu Günü olduğunu belirten Peker, "Bugün dünya üzerinde yaşayan tüm kadınların ve çocukların çeşitli biçimlerde maruz kaldıkları ve giderek artan her türlü şiddet, cinsel istismarı bir kez daha hatırlatma günüdür.ö diye konuştu. Yaşadığımız coğrafyada kadınlar günlük yaşamda sürekli olarak cinsel, psikolojik, fiziksel, tacize ve tecavüze maruz kalmakta ve öldürülmektedir.ö diyen Peker, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Tacizciler, tecavüzcüler ve kadın katilleri tahrik indiriminden yararlanmakta ve hatta serbest bırakılmaktadır. Şimdi de bir bahane buldular OHAL diye. Kadın haklarını savunan, kadınların örgütlü mücadelesinin olmazsa olmazı olan kadın derneklerini de mühürlemekte bu bahane ile şahane oldu onlar için. Çünkü bu hükümetin insan haklarını savunan kimselere tahammülü yok. En büyük tehlike bu onlar için. Ama bilmiyorlar ki kadın hareketi mühürlenemez. Cumhuriyet Halk Partisi ve kadınları olarak asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Eşit ve özgür bir ülkede yaşayabilmek için, emeğimizden, bedenimizden, kimliğimizden elini çekmeyen iktidara karşı eşit ve özgür yarınlar için mücadelemizi cesaretle sürdüreceğiz. Umudu örgütleyerek umut var biz varız, diyoruz.ö


Görüntü dökümü:


-------------------------------------


-Kadınların toplanması ve ağızları bantlı sessiz yürüyüşleri


-Meydanda CHP Kadın Kolları İl Başkanı Şehriban Paker'in açıklaması


-Detaylar


Haber: Cafer ZENGİN/KAYSERİ, DHA)


================================================


Kocaoğlu'ndan "direnme" çağrısı


İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocağlu, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü" etkinliğinde dünya ve Türkiye'de yaşanan haksızlık ve adaletsizliklere karşı direnme hakkını kullanma çağrısı yaptı. Kocaoğlu, "Herkese bir kulp takarak bizi direnme hakkımızı kullanmatan uzaklaştırıyorlar. Yasal çerçevede kalarak direnme, protesto etme hakkımızı sürdürmek durumundayız. Eğer biz sokağa çıkmazsak, direnmezsek, hakkımızı aramazsak bizi çok daha karanlık günler bekliyor" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü" etkinliği Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde kurulan sahnede sahnelenen flamenko gösterisiyle başladı. Kadın dernek ve kuruluşlarının katıldığı etkinlikte kadınlar dağıtılan mor renkte şalları omuzlarında, ellerinde "Öldüren sevgi istemiyoruz," "Şiddete inat yaşasın hayat" pankartları taşıdı. Etkinliğe, CHP İl yöneticileri, bazı ilçe belediye başkanları da katıldı. İstiklal Marşı'nın hep bir ağızdan söylenmesinde sonra Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kısbes Aydın yaptığı konuşmada laikliğe sahip çıkacaklarını söyledi. Aydın, "Laiklik sadece açık yada kapalı olmak şeklinde algılanmamalı. Laiklik düşünce, vicdan hürriyeti, kadın haklarının kullanılmasıdır. Laiklikten uzaklaşan ülkelerde ilk ezilenler kadınlar ve emkeçiler olmuştur" dedi. Tacizi, tecavüzü aklayan yasa tasarısının Meclis'e getirilmesine cesaret edildiğini belirten Aydın, "Biz kadınların gözü açıldı. Aramızdaki farklılıkları yok ederek, kızkardeşlik paydaşında buluşarak AK Parti, CHP, HDP, MHP'li, sosyalist, feminit hepimiz birleşeceğiz. Çocuklarımızın hayatının karartılmasına izin vermeyeceğiz. Son yasa tasarasında tüm kadınlar birlik olduk. Bakın tasarıya geri çekmek zorunda kaldılar. Eğer birlik olursak hayatımıza, bedenimize el sürmekten çekineceklerdir. Artık birleşik kadın hareketi var" dedi.


KOCAOĞLU: "TEK KELİME İLE YOZLAŞTIK"


CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ise konuşmasında sadece kadına şiddetle mücadele konusudna sınırlı kalmadı. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan sorunlara dikkat çeken Kocaoğlu, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı direnme hakkının kullanılması gerektiğini söyledi. Kocaoğlu, "Dünyaya ne oluyor? İnsanalara ne oldu? Eğer uygunsuz insanların eline geçerse, eğer para uygunsuz insanların eline geçerse, onların uzantısı siyasiler uygunsuz insanlar olur ise dünyanın başına bu gelir. Kolay para kazanmak, paradan para kazanmak ve paylaşmamak, gelir dağılımındaki adaletsizlik, aç gözlülük, bırakın toplumu, insanlığı kendi çocuklarının geleceğini bile düşünmeyen yöneticiler, iş adamları. İşte dünyanın tablosu bu! Bu tabloda bir de din istismarı var. İslam dinini, İslam dininin gelenek ve göreneklerini, ahlaki değerlerini kimse konuşmuyor. Bir müddet mezhepleri konuştuk. Şu, bu mezhep diye ayrımcılık yaptık. Toplumu şartlandırdık. Şimdi hocaları, tarikatları konuşuyoruz. Din diye hocaların veya belli tarikat mensuplarının bir anlamda ekomonik menfaat şebekelerinin, bize dayattıkları sözüm ona İslam'ı, sözüm ona ekonomiyi, sözüm ona siyaseti konuşuyoruz. Ondan sonra kimsenin ama kimsenin yarınına güvencisi kalmıyor. Herkes son derece yarınından umutsuz, herkes bedbaht. Dolayısa erkek erkeğe şiddet de var. Daha çok ise kadına, çocuğa şiddet, bürokraside üstan alta şiddeti ve konuşamayan, korkak, sinmiş,edilgen bir toplum. Halbuki Ulu Önderimiz Cumhuriyeti kurup devrimlere başladığında bize hukukun üstünlüğün, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni, insan haklarını, adaleti, özgürlüğü, halkçılığı ve doğru şeyleri, iyi şeyleri aydığınlığı salık verdi. Öğretti, bizden istedi. Ama ne oldu bize. Yozlaştık. Tek kelime ile yozlaştık" dedi.


"HERKESE KULP TAKARAK DİRENME HAKKIMIZDAN UZAKLAŞTIRIYORLAR"


Başkan Kocaoğlu, sevgi ve saygının olmadığını, anneye bile saygı kalmadığını söyledi. Tamamen maddiyattan olan bu sistemin çöktüğünü belirten Kocaoğlu şöyle devam etti:


"Lambanın gazı bitti. Bu sürdürülemeyecek ekonomi çökmüş durumda. Sade Türkiye'de değil dünyada çökmüş durumda. Bize şunu dayatıyorlar; 'Konuşmayın, evinizde çıkmayın. Siz bizim dediğimizi yapacaksınız. Bizim çizdiğimiz sınırların dışına çıkmayacaksınız.' Bunu sadece kadınlara değil tüm topluma dikte ediyor, dayatıyorlar. O zaman bir tek çözüm yolumuz kalıyor. Direnmek. Haksızlığa, adaletsizliği karşı direnmek. 'Onun şuyu var bunun şuyu var. O öyle mi? Acaba bu böyle mi' diye herkese bir kulp takarak bizleri direnme hakkımızdan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Burası İzmir. Demokrasinin beşiği. Burada İzmir'i İzmir yapan kadınlarımız var. Eğer bugün İzmir varsa, İzmir'in yaşam biçimi, İzmirlilik kimliği varsa bunu kadınlarımıza borçluyluz. Kadınımızn duruşuna sosyal olaylara katılmasına yaşama katılmasına, ekonomiye, üretime katılmasına borçluyuz. Özgürlüğüne borçluyuz. O zaman, demokratik hakkımızı kullanarak yasal çerçevede kalarak direnme protesto etme hakkımızı yasal sınırlar içinde kalarak sürdürmek durumudayız. Eğer biz sokağa çıkmazsak, direnmezsek, hakkımızı aramazsak bizi çok daha karanlık günler bekliyor."


"ARAMIZA PROVAKATÖR, FİTNE SOKMADAN HAKKIMIZ ARAYACAĞIZ"


Kocaoğlu'nun konuşması kadınların hep bir ağızdan "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla bölündü. Konuşmasına devam eden Başkan Kocaoğlu, İzmir'den Türkiye'nin en aydınlık kentinden seslendiğini belirterek, "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ten yana olanlar, bağmısız Türkiye'den yana olanlar, ülkenin bölünmez butünlüğünden, kadın hakları, çocuk hakları, insan hakları, hukuk devleti, adalet, paylaşımdan ve aydınlık Türkiye'dan yana olanlar hepimiz birleşeceğiz. Aramıza provakatörleri, fitneler sokmadan bu ülkenin değerine, ilkelere sahip çıkan insanlarla beraber hakkımızı arayacağız. Yani direneceğiz. Başka çaremiz yok. Nasıl başta kadınlarımız olmak üzere direndik de o rezil kanun tekliği bir daha gelmemez üzere gittiyse yine direneceğiz. Doğruyu bulacağız. Diremeden mücadele etmeden başarmak yok. Dünyada yok. Türkiye'de, İzmirde de yok. Direneceğiz, çalışacağız, birbirimnize sahip çıkacak, daha çok kolkola girecek ve ülkemizi Ulu Önderimizin bize hedef gösterdiği çağdaş medeniyet düzeyinin üstüne çıkartacağız. Bizde bu güç var. Bu hamur var. Devlet, millet, vatan, bayrak sevgisi var. Yeter ki birlik olalım. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı direnelim" dedi.


Başkan Kocaoğlu'nun konuşmasının ardından İzmirli kadınlar bando eşliğinde Kültürpark içindeki İsmet İnönü Kültür Merkezi'ne kadar yürüdü. Burada hazırlanan panoya her kadın günün anlam ve önemine dikkat çeken yazılar yazdı, karikatürler çizdi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun konuşması


-Kadınların yürümesinden görüntü


Haber: Utku BOLULU -Kamera: Timur TARLIĞ/ İZMİR,


========================================


Hakkari'de AK Partili kadınlardan kadıına şiddete hayır


AK Parti Hakkari Kadın Kolları Başkanı Remziye Müzezzinoğlu, kadına yönelik şiddetle ilgili basın açıklaması yaptı.


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla AK Parti Hakkari Kadın Kolları üyeleri, AKP Parti il binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya katılan AK Partili kadınlar ellerine aldıkları "Kadına yönelik şiddete hayır" yazılı broşürler taşıdı. Açıklamayı Kadın Kolları Başkanı Remziye Müzezzinoğlu okudu. Müezzinoğlu, " Yaşamımızın her alanı hak ve adalet mücadelesi ile geçmektedir. İçinde bulunduğumuz çağın olumsuz özelliklerine inat kadınlar olarak dünyayı güzelleştirmeye yönelik çabaların kaynağı da yine biz olacağız. Hayallerimizle yapabildiklerimiz arasında derin uçurumlar olmasına rağmen bizler yılgınlık nedir bilmiyoruz. Çünkü kadını Allah'ın emaneti olarak gören bir dinin mensuplarıyız. Bizi biz yapan değerlerin korunması ve güvence altına alınması ile insan hakları konusunda bir şeyler yapmış oluruz. Doğuştan farklı özelliklerle dünyaya gelmiş olmamıza rağmen eşit olduğumuz tek konunun insan haklarımız olduğunun farkına vardığımızda başta şiddet olmak üzere pek çok problemimizi çözebiliriz. Hak ve adalet gibi özümüzde bulunan değerler toplum tarafından güvence altına alındığında bizler şiddete karşı amacımıza ulaşmış olacağız. Kadına yönelik şiddet, cinsiyet ayrımcılığına dayalı bir insan hakları ihlalidir. Kadına yönelik şiddet dünyada ve ülkemizde eğitim, ekonomik durum, yaş ve yaşadığı çevreye bakmaksızın tüm kadınların ve dolaylı olarak toplumun etkilendiği bir durumdur. Şiddet bir insan hakkı ihlali olması ile birlikte bireyi, aileyi ve toplumu derinden etkileyen bir hastalıklı ruh halidir. Kadının maddi ve manevi her yönden zarar görmesine ve hayatını insani koşullarda devam ettirememesine neden olur"dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------


-Basın açıklamasına katılan AK Partili kadınların eyllerinde taşıdıkları pankartlar


-Basın metnini okuyan Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Remziye Müezzinoğlu


-Kadınlardan detaylar


-Açıklamadan genel görüntü


HABER-KAMERA: BEHÇET DALMAZ/HAKKARİ-DHA)


======================================================


Kadına şiddeti reddettiler


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, Antalya'da da kutlandı.


Muratpaşa ilçesinde bulunan Al Yazma Anıtı önünde, Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin çelenk koyması ile başlayan törene erkekler de destek verdi. Törende konuşan Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Eylem Has, kadının payına hep olumsuz duygular düştüğünü söyledi. İnsanların doğarken cinsiyetini seçemediğini, kadın veya erkek olarak doğmanın hiç kimsenin tercihi sayılamayacağına vurgulayan Eylem Has, şöyle konuştu: "Bu yüzden artık şiddete uğrayan tecavüz, taciz mağduru kadınları rakamlara indirgemek faydasız. Aksine rakamların artışı, bunların sunuluş şekli toplumda şiddetin kanıksanmasını kolaylaştırıyor. Biz bu çok önemli ve özel günde kadının gücüne, sahip olduğu hayranlık verici özelliklerine vurgu yapacağız. Bu günde kadına yakışır sözler sarf etmeliyiz."


Konuşmasının sonunda kadına şiddeti reddettiklerini belirten Eylem Has, şiddetin her türlüsüne karşı dimdik ayakta durduklarını sözlerine ekledi. Tören, davetlilere yazma dağıtılması ile son buldu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-Al Yazma Anıtı önünde kadınların saygı duruşunda bulunması


-Eylem Has'ın konuşması


-Eylem Has'ı dinleyen kadınlardan görüntü


-Detay görüntüler


Haber-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,


======================================================


Erkek tacizini kadınlar sahneledi


ANTALYA'da kadına yönelik tacize tepki gösteren kadınlar, erkek tacizini mini bir tiyatro gösterisiyle sahneledi.


Muratpaşa ilçesi Soğuksu Mahallesi'nde bulunan Bayındır Parkı'ndaki Al Yazma Kadın Danışma Merkezi'nin açılışında sahnelenen gösteri, ilgiyle izlendi. Kadın Sahnesini Destekleme Derneği tarafından sahnelenen 'Dolmuş' adlı oyunda, kadının toplu ulaşım aracı ve sokakta yaşadığı taciz canlandırıldı. Bir minibüs şoförü, kadın ve erkek yolcular arasında geçen diyaloğun sahnelendiği oyunda, 'güzel kadın'ı gören erkeklerin tacizleri gözler önüne serildi. Minibüste yaşanan taciz sokakta da devam ederken, oyun kadının yaşananlara isyan etmesi ve erkeği etkisiz hale getirmesiyle son buldu. Tüm oyuncuları kadınlardan oluşan oyunu ilgiyle izleyen erkekler, zaman zaman eşlerinin ellerini tutarak sevgilerini dile getirdi. Oyun sonunda konuşan dernek başkanı ve oyunun yazarı Sedef Yıldız, sadece kadınlardan değil, erkeklerden de destek beklediklerini söyledi.


Daha sonra erkek oyunu olarak bilinen zeybek oyunu, 'Al Yazma Zeybeği' adı altında Al Yazma Kadın Dayanışma Merkezi Halk Oyunları Ekibi tarafından oynandı. Muratpaşa Belediye Başkanı CHP'li Ümit Uysal ve kadın dernekleri ile muhtarlar tarafından izlenen oyun, beğenildi.


Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Nigar Duru, iki gün önce geriye çekilen yasa tasarısıyla çocukların tecavüzcüsüyle evlendirilmek istendiğini belirterek, "Söylenenlere göre 4 bin kişi serbest bırakılacaktı. Bu, tecavüzü meşrulaştırmak demektir. Ama biz, başta kadınlar olmak üzere, buna hep birlikte karşı durduk. Böylece bu yasayı geçiremediler" dedi.


Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Başkanı Ayla Yüksel ise şiddet gören kadınlar için yapılan etkinliklere, şiddet gören tek bir kadının katılmamasını üzüntüyle karşıladığını söyledi.


Tören sırasında bir kadın baygınlık geçirince, hareketli dakikalar yaşandı. Baygınlık geçiren kadına, yine kadınlar müdahale etti. Tören, Al Yazma Kadın Dayanışma Merkezi'nin açılışıyla son buldu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------


-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı


-Açılan merkezin tabelasından görüntü


-Kadınların kadına tacizi sahnelediği oyundan görüntüler


-Oyunu izleyen erkeklerden görüntü


-Kadınların zeybek oynaması


-Nigar Duru'nun konuşması


-Ayla Yüksel'in konuşması


-Baygınlık geçiren kadına müdahale eden kadınların görüntüsü


-Merkezin açılış kurdelesinin kesilmesi


Haber-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,


================================================


ELDER'den kadına şiddete tepki


ÇANAKKALE Kadın El Emeğini Değerlendirme ve Kadın Danışma Merkezi (ELDER), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde, kadınlara yönelik şiddete dikkat çekti.


Çanakkale'deki Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma günü etkinliğine CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, CHP Çanakkale İl Başkanı Nejat Önder, CHP Merkez İlçe Başkanı Celal Karakaş, Çanakkale Belediye Başkanvekili Rebiye Ünüvar, Çanakkale Barosu Kadın Meclisi üyeleri, Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ile çok sayıda Çanakkaleli kadın katıldı. Meydanda toplanan kadınlar ellerinde 'Şiddete ortak olma', 'Susma haykır, şiddete hayır', 'Cinsel sömürüye hayır', 'Ev ve iş yerinde cinsel şiddete son', 'Yaşasın kadın dayanışması', 'Merhamet dilemiyoruz, baş kaldırıyoruz', 'Erkek sevgisi her gün beş kadın öldürüyor', 'Erkek vuruyor, devlet koruyor' ve 'Dişisine kötü davranan tek hayvan insandır' yazılı pankartlar ile kadına şiddete tepki gösterdi.


ELDER ile Kadın Danışma Meclisi (KDM) adına konuşma yapan Fatma Erdoğan, 25 Kasım'ın kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü olduğunu söyledi. Kadına şiddetin, kadının fiziksel bütünlüğünü, bireysel özgürlüğünü ve temel insan haklarını tehdit eden her türlü şiddeti kapsayacağını belirten Fatma Erdoğan, "Toplum olarak bugün sadece kadınların değil kızı, annesi, kız kardeşi, kız arkadaşı şiddet gören erkeklerin de farkında olması ve şiddetle mücadele etmesi gerekmektedir. Şiddetin boyutları ne olursa olsun tüm dünyada kadınlar şiddet görmekte. Bugün bütün dünya kadınları şiddete dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak amacıyla çalışmalar yapmaktadır. Tarihin en eski çağlarında itibaren her toplumsal kategoride, sınıfta yönetim ve iktidar biçiminde kadına yönelik şiddetin, kadına yönelik ayrımcılığın yansıması ve sonucu olduğu ve değişik biçimde değişik boyutlarda var olduğu bir gerçektir. Kadına yönelik her türlü şiddet insan hakları temel ilkeleri bağlamında suçtur" diye konuştu.


Basın açıklamasının ardından kadınlar sessiz bir şekilde alandan ayrıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Meydanda toplanan kadınlardan görüntü,


-Kadınların ellerindeki pankartlarla görüntüleri,


-Fatma Erdoğan'ın konuşması.


Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,


===================================================


CHP'li kadınlardan şiddete karşı tiyatrolu açıklama


CHP İzmir Kadın Kolları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından Gaziemir Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından hazırlanan sokak tiyatrosu sergilendi.


CHP İzmir Kadın Kolları üyesi bir grup, Alsancak semtindeki Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde toplanıp, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında basın açıklaması yaptı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse'nin hazırladığı ortak basın açıklamasını CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı okudu. Açıklamada şöyle denildi:


"Bugün dünya üzerinde yaşayan tüm kadınların ve çocukların çeşitli biçimlerde maruz kaldıkları ve giderek artan her türlü şiddet ve cinsel istismarı bir kez daha hatırlatma günüdür. Bugün kadına yönelik şiddet olgusunun, hem kadına hem de tüm topluma dayatılan ideolojik bakıştan, çağdışı ve gerici anlayıştan ekonomik koşullardan, politik gelişmeler ve kültürel etkenlerden ayrı tutulamayacağı gerçeğini dünyanın gündemine tekrar taşıma günüdür."


Kadınların günlük yaşamda sürekli cinsel, psikolojik, fiziksel şiddete, tacize ve tecavüze maruz kaldığının ve öldürüldüğü vurgulanan metinde, "Tacizciler, tecavüzcüler ve kadın katilleri tahrik indiriminden yararlanmakta ve hatta serbest bırakılmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi ve kadınları olarak, asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" denildi.


Açıklamanın ardından Gaziemir Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri tarafından kadına yönelik şiddeti konu alan sokak tiyatrosu sergilendi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı'nın açıklamayı okuması


Gaziemir Kent Konseyi Kadın Meclisinin tiyatro gösterisi


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Timur TARLIĞ/ İZMİR,


==============================================


Çalınan otomobil terk edilmiş bulundu


BOLU'da, sahibinin üzerinde unuttuğu anahtar ile çalıştırılarak çalınan otomobil terk edilmiş bulundu. Yakıtı bittiği için aracı bırakan şüphelinin, direksiyon kılıfını da parmak izi belirlenmemesi için çalılık alana attığı ortaya çıktı.


Olay, dün akşam saatlerinde Sağlık Mahallesi'nde bulunan Atatürk Orman Parkı'nda meydana geldi. Engin Ilğın'ın, parkın kenarında park edip kontak anahtarını üzerinde unuttuğu 81 AH 799 plakalı otomobili, kimliği belirsiz kişilerce çalındı. Geriye döndüğünde aracını bulamayan Ilğın, polise haber verdi. Çalınan otomobil, öğle saatlerinde Gölcük Tabiat Parkı yolu üzerinde terk edilmiş bulundu. İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekibi, jandarma ile birlikte araçta inceleme yaptı. Şüphelinin, yakıtı bittiği için aracı bıraktığı, parmak izi belirlenmemesi için direksiyon kılıfını da aldığı tespit edildi. Kılıf, aracın yakınındaki çalılık alanda bulundu. Kılıf, incelenmek üzere polis merkezine götürüldü. Plakası da sökülerek alınan otomobili çalanların bulunması için çalışma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------------------


-Bulunan aracın görüntüsü


-Olay yeri inceleme ekiplerinin incelemeleri


-Çalılıklara atılan direksiyon kılıfını polisin bulması


-Aracın sahibi ile röportaj


-Detaylar


Haber-Kamera: Mutlu YUCA-Murat KÜÇÜK/BOLU,


================================================


Ailesi Kıbrıs'ta katledilen Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan, Elazığ'da son yolculuğuna uğurlandı


KIBRIS'ta 53 yıl önce Rum çeteleri tarafından eşi ve 3 çocuğu katledilen ve rahatsızlığından dolayı vefat eden emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan, memleketi Elazığ'da bugün düzenlenen bir törenle son yolculuğuna uğurlandı.


Tedavi gördüğü Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde organ yetmezliği sebebiyle 92 yaşında hayatını kaybeden emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan için, Elazığ İzzetpaşa Cami'inde tören düzenlendi. Törene, Vali Murat Zorluoğlu, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, 8'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Yılmaz Uyar, Müsteşar Kemal Dürüst, Müsteşar Bumin Paşa, Büyükelçi Fazıl Can Korkut, Askeri Ataşe Albay Ali Korkut, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı.


Elazığ Müftüsü Peyami Güngör'ün kıldırdığı cenaze namazının ardından Emekli Tuğgeneral Nihat İlhan'ın naaşı, askerler tarafından top arabasına konularak Gazi Caddesi'nde bir süre taşındıktan sonra, İcadiye Şehitliği'ndeki aile kabristanına KKTC ve Türk Bayrakları ile sonsuzluğa uğurlandı.


Emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan'a vefa borcu olan Kıbrıslı Türkler adına KKTC'den bir heyet cenaze törenine katıldı. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, Müsteşar Kemal Dürüst Müsteşar Bumin Paşa, Büyükelçi Fazıl Can Korkut, Askeri Ataşe Albay Ali Korkut, cenaze öncesi geldikleri Elazığ'da Vali Murat Zorluoğlu'nu makamında ziyaret etti. Son yolculuğuna uğurlanan emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan'ın defnedilmesinin ardından ailesine hem Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hem de Türk Bayrağı teslim edildi.


KUTU


Emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan, 1961 ve 1963 yılları arasında Kıbrıs Türk Alayı'nda Binbaşı rütbesinde doktor olarak görev yapmıştır. Görevi esnasında, Türk-Rum ayrımı yapmadan herkesin yardımına koşan Binbaşı Nihat İlhan, yardımseverliği ve sevecenliği ile bütün Kıbrıslılar'ın gönlünde taht kurmuş bir insandır. Binbaşı Nihat İlhan, kendisi ölümcül hastalığı bulunan hamile bir Rum kadının ameliyatını yaptığı esnada, evlerinin bulunduğu Lefkoşa'daki Türk Mahallesi'nin Rum çetesi EOKA'cılar tarafından basıldığı ve o bölgeden yoğun silah sesleri geldiği haberi ameliyathaneye kadar ulaşmıştır. Ameliyatı terk ederse hasta Rum kadının ve bebeğinin öleceğini bilen doktor, yüreği sızlaya sızlaya ameliyatı tamamlar. Hem annenin, hem de bebeğin hayatını kurtarır. 23 Aralık 1963 günü, bu fedakar doktor ameliyatta iken, Rum Çetesi EOKA'cılar, Türk mahallesini basmış ve korumasız olarak evlerinin banyosuna saklanan doktorun eşi ve çocuklarını, banyo küvetinde hunharca katletmişlerdir. Ameliyattan sonra şimşek hızıyla evine koşan Binbaşı İlhan, artık herkes tarafından bilinen Kıbrıs'taki Türk soykırımının simgesi haline gelmiş fotoğraftaki vahşet sahnesi ile karşılaşır. Eşi ve 3 ocuğunun boğazlanmış ve parçalanmış cesetleri, kanlar içinde birbirlerine sarılmış olarak küvetin içinde yatmaktadır. Tarihe, "Banyo Katliamı" olarak geçen bu olayı Kıbrıslı Türkler hiçbir zaman unutmamıştır. Katliamın yapıldığı Lefkoşa'daki ev müzeleştirilerek, "Barbarlık Müzesi" ismiyle, 1 Ocak 1996 tarihinde ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


Tabuttan detay


Çelenklerden detay


Cenaze namazı


Askerlerin cenazeyi almaları


Kızı ve eşinden detay


Cenazenin top arabasına konulması


Cenezaden detay


Cenazenin uğurlanması


Heyetin valiliği ziyareti


Vali Zorluoğlu'nun konuşması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Şahismail GEZİCİ/ELAZIĞ, -


============================================


Görme engelli İzlem'den öğretmenlere piyano dinletisi


İZMİR'de, görme engelli 16 yaşındaki İzlem Kaşgır, İzmirli öğretmenlere en anlamlı Öğretmenler Günü hediyesini verdi. Kaşgır, öğrenci değişim programı kapsamında ABD'ye gitmeden önce öğretmenlere piyano resitali sundu.


Müzik için "Huzur kaynağım" diyen 16 yaşındaki görme engelli İzlem Kaşgır, Karabağlar Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlenen 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliğinde öğretmenlere en güzel hediyeyi verdi. İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, öğretmenler ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte sahneye çıkarak piyano resitali veren Kaşgır, "Fikrimin İnce Gülü" bestesini çaldı. Salonda duygusal anlar yaşanırken, sahnede kısa bir konuşma yapan Kaşgır, "Mustafa Kemal Atatürk, 15 Temmuz şehitlerimiz, beni bugüne kadar getiren güzel öğretmenlerim ve tüm Türkiye'deki öğretmenlere hediye ediyorum" dedi. Resitalin sonunda İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, Kaşgır'a hediye verdi.


Urla Cengiz Aytmatov Sosyal Bilimler Lisesi 9. sınıf öğrencisi İzlem Kaşgır, küçük yaşlarda oyuncak piyanolarla müziğe başladığını belirterek, "Müziğe ilgim olunca piyano kursuna gittim. Öğretmenim kulaktan çaldığımı fark etti. Ben kulaktan çaldığımı bilmiyordum. Küçüklüğümden beri piyano çalıyorum. Öğrenci değişim programı kapsamında bu akşam ABD'de iki günlük bir kampa gireceğim. Gitmeden önce öğretmenlerimize böyle bir hediye vermek istedim" diye konuştu. Kaşgır'ın, öykü yarışmalarında Türkiye ve İzmir birincilikleri de bulunuyor.


24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliğinde konuşan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ise şunları söyledi:


"Öğretmenler aydınlanmış kişilerin mimarıdır. 50 bin öğretmenimiz ile her sabah 700 bin öğrencimize kapılarımızı açıyoruz. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimizin sağsağlim evlerine ulaşması için fedakarlık yapıyorlar. 15 Temmuz sürecinde gördük ki; eğitim maskesi ile kendini örten terör örgütü ile savaştık. Bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurken yanlış harf öğretenin de 'yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım' diyerek karşısında dururuz. Şuan inanınız ki; dünyadaki hiçbir fetih, kaderin sırrına vakıf olanlar için sınıf kapısını açmak kadar şerefli değildir. Hizmetinde oldukları vazifenin ulviyetine inanana öğretmenlerimiz, sınıf kapılarını açarken aydınlık getiren bir kapı açtıklarını hissettirdiler."


Mustafa Kemal Atatürk'ün Konya ziyaretinde başını okşayarak, "Kızım seni öğretmen olarak görmek istiyorum" dediği 1 Ekim 1916 doğumlu emekli öğretmen Nesibe Sabiha Özer de törene katıldı. Törende söz alan Özer, "Böyle muhteşem bir toplantı hayatımda ilk defa gördüm. Hem kalabalık hem candan konuşan öğrencilerimiz var. Bugün öğretmenlerin en önemli gününde bu muhteşem ortamda onur konuğu olarak bulunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Yüce Atamızın liderliğinde kurulan Cumhuriyetimizin yetiştirdiği bir öğretmenim. O günlerin olaylarına katkıda bulunan bir öğretmenim. Zorlu ve karanlık günlerde mücadelesinde saygın bir devlet, onurlu bir Türk Cumhuriyeti kuran, başta Atamıza, dava arkadaşlarına, şehit ve gazilerine sonsuz minnettarım ve şükranlarımızı iletiyorum" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


İzlem Kaşgır'ın piyano çalması


İl Milli Eğitim Müdürü'nün konuşması


Nesibe Sabiha Özer'in konuşması


Genel detay görüntüler


Haber-Kamera Timur TARLIĞ/İZMİR,


=========================================


Şanlıurfa'da hırsızlık şüphelisi 44 kişi tutuklandı


ŞANLIURFA'da, son 2 ay içerisinde kentte meydana gelen 51 hırsızlık olayıyla ilgili gözaltına alınan 69 kişiden 44'ü tutuklandı.


Şanlıurfa'da son 2 ay içerisinde 51 ayrı ev ve işyerinde hırsızlık meydana geldi. Olayları araştıran Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası kayıtları ve parmak izi incelemelerinde ulaştığı 69 şüpheliyi çalıntı eşyalarla ile birlikte yakaladı. Sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edilen 69 şüpheliden 44'ü tutuklanırken, 25 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------------


Güvenlik kamerasına yansıyan hırsızlık


Şüphelileri iş yerinde telefon çalma anı


Eve giren şüpheli çamaşır makinasını çalma anı


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera-Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)


================================================


Kayseri'de 63 bin 450 paket kaçak sigara ele geçirildi


KAYSERİ'de polisin bir kamyonun kasasında yaptığı aramada, 63 bin 450 paket kaçak sigara ele geçirildi. Kamyon sürücüsü gözaltına alındı.


Kayseri-Malatya yolu Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) girişindeki uygulama noktasında Şanlıurfa plakalı bir kamyon durduruldu. Polisin kamyonun kasasında yaptığı aramada, 63 bin 450 paket kaçak sigada bulundu. Kamyon sürücüsü M.Ö.S. gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğündeki sorgusu tamamlanan sürücü, adliyeye gönderildi.


Görüntü Dökümü


============


Sigara kaçakcısının adli tabipliğe getirilişi


Sigara kaçakcısının adli tabipliğinden çıkarılışı


-Detay


(KJ: Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, DHA)

Kaynak: DHA

Manşet

Haberler