Dha Yurt Bülteni-8

Dha Yurt Bülteni-8

1)BAKAN EROĞLU ŞİRVAN BARAJI'NDA İNCELEMELERDE BULUNDUSİİRT'in Şirvan ilçesine gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Limak Holding tarafından yapılan Şirvan Barajı'nda incelemelerde bulundu.

Dha Yurt Bülteni-8

1)BAKAN EROĞLU ŞİRVAN BARAJI'NDA İNCELEMELERDE BULUNDU

SİİRT'in Şirvan ilçesine gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Limak Holding tarafından yapılan Şirvan Barajı'nda incelemelerde bulundu.  Bugün sabah saatlerinde Ankara'dan Siirt'e gelmesi planlanan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nu taşıyan özel uçak, hava şartları nedeniyle Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'na indi. Buradan helikoptere binen Bakan Eroğlu, beraberindekilerle birlikte Siirt'in Şirvan İlçesinde Limak Holding tarafından yapılan barajda incelemelerde bulundu. 

Yoğun güvenlik önlemleri altında Şirvan'ın Zivzik köyüne gelen Bakan Eroğlu'na, Siirt Valisi Ali Fuat Ait, Limak Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ve İşadamı Ethem Sancak eşlik etti. Baraj alanında yetkililerden bilgi alan Eroğlu, daha sonra şantiye bölgesine geçerek incelemelerde bulundu. Bakan Eroğlu ve beraberindekiler daha sonra helikopter ile 

Siirt'e geldi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Bakanın Helikopter ile baraj alanına gelmesi 

Bakan Eroğlu'nun baraj alanında yatığı inceleme

Baraj hakkında Bakan'a birifing verilmesi,

Genel ve detaylar

Haber-Kamera, Mehmet Yücel DURAK SİİRT/DHA 

==================================================

2)BİR ÇOK KEZ SALDIRIYA UĞRAYAN SİLVAN BARAJI BİTME AŞAMASINA GELDİ

DİYARBAKIR'ın Silvan ilçesinde bulunan ve bölgedeki önemli barajlardan biri olan Silvan barajında incelemelerde bulunan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, bir çok kez terör saldırısına uğradığı için tamamlanması geciken Silvan Barajının 2019 yılında tamamlanacağını söyledi. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, beraberindeki Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, Silvan Kaymakamı Adem Çelik, TSO Başkanı Ahmet Sayar ve kentte ekonomik alanda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle birlikte Silvan Barajı şantiyesinde incemelerde bulundu. Şantiye yetkilisinden birifing almasının ardından Vali Güzeloğlu, gazetecilere proje hakkında açıklamada bulundu. Türkiye'nin 2023 eylem ve vizyon projelerinin başında yer alan ve GAP'tan sonra en önemli proje olan Silvan Projesinin bölgesel kalkınma adına en önemli ve değerli proje olduğunu söyledi. 235 bin hektar alanın sulanmasını gerçekleştirecek olan barajın yapımı tamamlanmasıyla 300 bin kişiye doğrudan iş sağlanacağını ve yılda 1.2 milyar liralık doğrudan ülke ekonomisine katkı kazandıracağını söyleyen Vali Güzeloğlu şöyle konuştu:

"Silvan Projesi kapsamında toplamda 8 barajımız ve 23 sulama projemiz var. 31 iş olarak baktığımızda gerçekten entegre ve çok büyük bir projemizdir. Silvan Barajımız, 175 metreyi ajan gövde yüksekliğiyle ve ön kaya beton kaplama özelliğiyle Avrupa'nın en büyük barajı olacak. Türkiye'nin de Atatürk Barajından sonra en büyük barajı olacak. Şuan da yaklaşık yüzde 60'lara yaklaştık. Projede yer alan toplam 8 barajımızın 4'ü tamamlandı. Kalan Silvan projemizi de 2019'da bitirmeyi hedefliyoruz. Bütün olarak baktığımızda 235 bin hektarlık alanda sulama, alt yapı bağlantıları ve tamamen projenin bütünlüğü 2023'te tamamlanacak. Biten barajlarımı sulamaya açıyoruz. Diyarbakır bu projeyle sadece ülkemiz için değil, dünya çapında bir tarımsal üretim ve tarıma bağlı sanayı merkezi olacak. Şuan da çalışmalarımız bu büyük geleceği karşılamak ve büyük geleceğe hazır olmak noktasında gerek ürün deseni gerek üreticilerin eğitilmesi ve gerekse de üretilecek ürünün artı değer olarak tarımsal sanayiye konu edilmesi noktasında yoğun bir çaba içerisindeyiz. Şimdiden çalışmalarımızı tamamlamak amacındayız. Buradaki heyecan Türkiye adına çok büyük bir heyecan, kazanç ve gelecek demektir. Silvan projesi bütün olarak Türkiye'nin kalkınması, birlik beraberlik, huzur ve kardeşlik duygusunun güçlenmesi demek. Bu büyük projenin ülkemize ve ilimize kazandırılması noktasında emeğe geçenlere teşekkür ediyorum. Projemizin tamamlanması insanımız ve ülkemiz için bereket, kazanç ve güzellikler getirmesini diliyorum."

"TERÖR TEHDİTLERİ BERTARAF EDİLDİ"

Vali Güzeolğu, Silvan Barajı yapımı esnasında terör örgütü PKK mensuplarının çok sayıda saldırısına maruz kaldığınıdan dolayı tamamlanmasının geçiktiğini de dile getirerek, terör tehditlerinin bertaraf edilidiğini aktardı Vali Güzeloğlu, "İlk dönemlerde yaşadığımız terör saldırıları needeniyle projemiz gecikmişti. Şuan da hem ilimiz hemde ülkemizin her köşesinde sağlanan huzur ve güvenlik ortamı karşısında terör tehditlerinin hepsi berteraf edildi. Proje şimdi aksamadan, kararlılıkla ve hızla devam ediyor"dedi. 

Görüntü Dükümü:  

------------------------

-Baraj yapımı çalışmalarından görüntü

-Baraj bölgesinden görüntü

-Vali'nin şantiye alanına gelişi

-Vali'nin şantiye alanında incelemeleri

-Vali'nin açıklamaları

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Ahmet ÜN/SİLVAN (Diyarbakır),

==============================================================

3)MİRAS KAVGASINDA ABLASINI ÖLDÜRDÜ

SAKARYA'nın Akyazı ilçesinde, 24 yaşındaki Murat Dizer miras nedeniyle tartıştığı 3 çocuk annesi 46 yaşındaki ablası Nazmiye Aslan'ı av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Olay saat 10.30 sıralarında, Akyazı Konuralp Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Murat Dizer babalarından kalan miras nedeniyle aralarında sorun olan ablası Nazmiye Aslan'ın evine geldi. Murat Dizer ile Nazmiye Aslan babalarından miras kalan ev ve arsa nedeniyle evin önünde tartıştı. Murat Dizer yanında getirdiği av tüfeğini ateşleyerek ablasını vurdu. Göğsünden yaralanan Nazmiye Aslan sürünerek evinin önünde bulunan çöp konteynerinin arkasına saklanırken, kardeşi ise tüfekle uzaklaştı. Silah sesini duyarak olay yerine gelenler, 112 Acil'e haber verdi. Akyazı İlçe Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Nazmiye Aslan yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Murat Dizer olayın ardından Akyazı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Hastane önünden görüntüler

Hastane önünde yakınlarının sinir krizi geçirmesi

Olay yeri inceleme görüntüleri

Alaattin ONUR/AKYAZI(Sakarya),  

===========================================================

4)STK'LARDAN TEK TİP KIYAFET AÇIKLAMASI: MASUMİYET KARİNESİNE AÇIKÇA AYKIRIDIR

DİYARBAKIR'da faaliyet yürüten bazi sivil toplum örgütleri, 695 ve 696 sayılı kanun hükmünde kararnamelere karşı ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulamasının masumiyet karinesine açıkça aykırı olduğunu belirterek, "Mahpusları onur kırıcı muameleye tabi tutmanın referansı Guantanamo hapishanesi olamaz."dedi. Diyarbakır Barosu, Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Temsilciği, İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı tarafından, geçen hafta açıklanan 695 ve 696 sayılı kanun hükmende kararnamelere ilişkin basın açıklaması yapıldı. Diyarbakır Barosu'nda düzenlenen basın toplantısında,  açıklamayı Baro Başkanı Ahmet Özmen okudu. Açıklamada,

geçen Pazar günü yayımlanan 695 ve 696 sayılı iki KHK'nın, bugüne kadar uygulanan KHK pratiğini sürdürmekle kalmadığı, yargı mekanizması ile toplumsal hayatı derinden etkileyecek uygulamalara imza attığını belirten Baro Başkanı Ahmet Özmen, "696 sayılı 

KHK'da, 136 düzenleyici maddeyle hukuk düzeninde yürütme erki eliyle önemli değişiklikler yapılmıştır. Yargıtay başta olmak üzere, yargısal düzene yürütme tarafından KHK eliyle yapılan müdahaleler, giderek bozulmakta olan yasama-yürütme-yargı dengesini yürütme lehine bozmaya devam etmekte, bu  durum demokratik hayatı büyük tehdit altında bırakmaktadır. Ayrıca KHK'larla yapılacak düzenlemelerin OHAL dönemi ile sınırlı olması gerekirken, kalıcı değişiklikler getirmek anayasaya, hukuka açıkça aykırı olup temel hak ve özgürlüklere vurulan bir darbedir."dedi.

MAHKEMELERİN TAHLİYE KARARLARINA İTİRAZ YOLU

696 sayısı KHK'nın 93'üncü maddesi ile tutukluların yargılama aşamasında tahliye edilmesine karşı kapalı olan itiraz yolunun açıldığını ifade eden Özmen, "Daha önce, çoğunlukla Kürt siyasetçilerin tahliyelerinde gördüğümüz üzere tahliyelere itiraz edilmekte ve bu itirazlar kabul edilerek sanıklar yeniden tutuklanmaktaydı. Bu düzenleme  ile bugüne kadar tahliyelere yapılan itirazların kanuna aykırılığı ispat edilmiş ve bu kanuna aykırı uygulamaya KHK ile dayanak oluşturulmuştur. Ancak bu düzenlemenin KHK ile yapılması hukuken mümkün olmadığı gibi getirilen uygulama kanuna aykırı olmasa bile hukuka aykırı olmaya devam edecektir."diye konuştu.

TEK TİP KIYAFET BÜYÜK HAK İHLALLERİ GETİRECEK

Tutuklulara tek tip kıyafet giydirilmesi uygulamasının KHK'lardaki en çarpıcı madde olduğunu ifade eden Özmen, "Mahpusların hastane, mahkeme gibi yerlere cezaevi tarafından verilecek elbiselerle sevk edilmeleri zorunlu kılınmakta ve bu elbiselerin rengi de tek tip olarak belirlenmektedir. Bu elbiseleri giymeyi reddeden ya da elbiselere zarar verenler, ziyaretçi görüş cezası ve benzeri cezalarla karşı karşıya kalacaklardır. Bu madde; evrensel hukuk kurallarına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Anayasaya ve kanunlara ve en nihayetinde bir evrensel hukuk ilkesi olan 'masumiyet karinesi' ilkesine açıkça aykırıdır. Masumiyet karinesi ilkesi gereğince, suçluluğu yargı kararı ile kesinleşinceye kadar herkes masumdur. Bununla beraber suçlu dahi olsa kimsenin kişilik haklarına halel getirilemez. Söz konusu değişiklik ile kişiler henüz yargıl7anırken bu tulumlar giydirilerek kişilik hakları zedelenmiş olacak, masumiyet karinesi ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı bir uygulama başlatılacaktır. Bu onur kırıcı muamele Türkiye'de daha önce uygulanmış, sakıncaları bizzat tecrübe edilmiş ve Danıştay tarafından 1989 yılında kaldırılmıştır. Mahpusları onur kırıcı muameleye tabi tutmanın referansı Guantanamo hapishanesi olamaz. Dünya kamuoyu tarafından karşı çıkılan bu uygulamanın daha birkaç yıl öncesine kadar karşısında olan bir hükümet tarafından hayata geçirilmesi, hukuk ve insan hakları çıtasının nereye düştüğünü göstermesi bakımından ibret vericidir. Gayrimeşru ve gayrihukuki olan bu onur kırıcı uygulama cezaevlerinde çok büyük hak ihlalleri ile sonuçlanacak reaksiyonlara davetiye çıkarmaktadır."dedi.

İSTENİLEN KİŞİ SUÇTAN MUAF TUTULABİLİR

Darbe ve terör eylemlerinin bastırılmasında yer alan sivillere cezai sorumluluk olmayacağı düzenlemesini de eleştiren Özmen, "Hükumet yetkililerince bu maddenin 15 ve 16 Temmuz günlerinde gerçekleştirilen eylemler ile sınırlı olduğunu söylemiş ise de, metnin hem hükümetin başka üyeleri tarafından hem hukukçular ve insan hakları savunucuları  tarafından böyle anlaşılmadığı açıktır. Oluşan algı ile ortaya çıkan reaksiyonlar, yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının son derece tartışmalı olduğu gerçeği ile değerlendirildiğinde bu maddenin kamu düzenini tamamen ortadan kaldırabileceği, bazı sivillerin veya grupların, diğer gruplara yönelik şiddet eylemlerini meşrulaştıracağı kuvvetle muhtemeldir. Bugün, hukukun büyük oranda keyfi bir esneklik içinde işlediği böyle bir atmosferde bu madde ile istenilen kişi suçtan muaf tutulabilir. Dün, öldürdüğü çobanın cesedinin yanına silah atanlar, onların terörist olduğu iddiasıyla nasıl yargıdan muaf tutulduysa, yarın bir insanı öldürüp 'Terörü övdü' gibi bahanelerle yargıdan kaçabilecektir. Bu madde ile  toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı kapsamında yapılan bir etkinlik veya bir basın açıklaması, başkaca gruplar veya sivil vatandaşlar tarafından bu bahanelerle şiddet kullanılarak engellenebilir. Bu düzenleme, ifade özgürlüğü, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı gibi temel hakların kullanımını riskli hale getirmektedir."dedi. 

OHAL'in varlığının ve siyasal iktidarın uygulamalarının kişi hak ve hürriyetlerine sistematik olarak zarar verdiğini ifade eden Özmen, "Anayasaya aykırı şekilde KHK'ların kapsamının dışına çıkarıldığını, TBMM'nin neredeyse devre dışı bırakıldığını, demokratik siyaset kanallarının kapatıldığını, demokratik kazanımlardan hızla uzaklaşıldığını toplum olarak hep birlikte yaşayarak tecrübe etmekteyiz. Sonuç olarak; darbe ile ilişkili olmayanlar başta olmak üzere Anayasa ve hukuk normları ile çelişen bütün KHK'ların iptal edilmesi, OHAL'in derhal kaldırılarak hukukun üstünlüğünün egemen kılınması, siyasi faaliyetleri sebebiyle tutuklu bulunan siyasetçilerin serbest bırakılması, siyaset kurumunun kutuplaştırıcı dili terk ederek normalleşmesi çağrısında bulunuyoruz. Darbelerle mücadele etmenin yolu baskıcı rejimler inşa etmek değildir. Darbelerin panzeri daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk, daha fazla insan hakları, daha fazla özgürlüktür."diye konuştu

Görüntü Dökümü:

---------------------------

Toplantıdan görüntüler

Özmen'in açıklamayı okuması

Genel ve detaylar

Haber - Kamera: Canan ALTINTAŞ-Burak EMEK/DİYARBAKIR, 

=======================================================

5)ANTALYA İSTİHDAMDA 79 İLİ GERİDE BIRAKTI

ANTALYA Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, "2017 yılı Şubat ayından itibaren Milli İstihdam Seferberliği kapsamında uygulamaya alınan istihdam teşviklerinin ülkemiz ve kentimiz istihdamında yarattığı ilerlemeyi hepimiz gördük. Antalyamız, 79 ili geride bırakarak, en çok istihdam sağlayan ikinci il olma başarısını gösterdi" dedi.

ATB Aralık ayı meclis toplantısı, Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, gündem maddeleri okunup faaliyet raporları sunuldu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, arabulucuk düzenlemesinin 1 Ocak 2018 itibariyle yürürlüğe gireceğini hatırlattı. İş dünyasına yeni bir soluk getireceğine inanılan arabulucuk sisteminde düzenlemenin hayata geçmesinde emeği olanlara teşekkür eden Çandır, "Arabuluculukta anlaşılan konular tekrar dava konusu yapılamayacak. Arabuluculuk sürecindeki gizlilik, emsal kararlar oluşmasını engelleyecek. Arabuluculuk sürecinde işçi ve işverenin çözüm üretemediğinin ortaya çıkması halinde ise arabulucunun bir çözüm önerisi getirebileceği kolaylaştırıcı düzenlemeler ile iş dünyası için önemli bir zamandan tasarruf sağlanacak" diye konuştu.

TARIMDAKİ BÜYÜME ORANININ AZLIĞI ÜZDÜ

Ülke ekonomisinde 3'üncü çeyrekte yüzde 11.1 büyüme gerçekleştiğini aktaran Çandır, tarım sektöründeki yüzde 2.8'lik büyümenin genel büyüme rakamlarının 4 kat gerisinde kalmasına üzüldüklerini dile getirdi. Çandır, büyük potansiyele sahip tarım sektörünün hak ettiği noktalara ulaşabilmesi için hükümetten tarımda seferberlik ilan ederek, tarımdan kaçışa dur diyecek önlemleri bir an önce hayata geçirmesi ve tarıma tekrar itibarını kazandırmasının beklendiğini söyledi.

"VERGİ İNDİRİMİ VERGİLERİN DÜZENLİ ÖDENMESİNDE MOTİVASYONU ARTIRACAK"

2016 yılının son çeyreği ile 2017 yılı başından itibaren, krediye erişimin kolaylaştırılması, mevcut borçların yapılandırılması ve ertelenmesi ile istihdam desteği gibi uygulamaların, üreten ve hizmet sağlayan kesimlere bir nebze de olsa nefes aldırdığını dile getiren Çandır, şöyle konuştu:

"2017 yılı Şubat ayından itibaren Milli İstihdam Seferberliği kapsamında uygulamaya alınan istihdam teşviklerinin ülkemiz ve kentimiz istihdamında yarattığı ilerlemeyi hepimiz gördük. Antalyamız, 79 ili geride bırakarak, en çok istihdam sağlayan ikinci il olma başarısını gösterdi. Bu gururu şehrimize yaşatan sizler başta olmak üzere tüm Antalya iş dünyasına teşekkürlerimi sunuyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2018 yılına ilişkin ilave istihdam teşviklerini, iş dünyası üzerindeki yükün azaltılması açısından son derece önemli buluyoruz. Bu kapsamda yıllardır dile getirdiğimiz ve geçtiğimiz günlerde resmi gazetede yayımlanan karar ile vergisini düzenli ödeyen mükellefe 2018 yılından itibaren uygulanacak yüzde 5'lik vergi indiriminin vergilerin düzenli ödenmesindeki motivasyonu artıracağına inanıyoruz."

"İŞ DÜNYASININ KARAMSARLIĞA DÜŞME LÜKSÜ YOK"

Çandır, "İş dünyasının karamsarlığa düşme lüksü yok. Bizim işimizin bir parçası da umut. Bizler 2018 yılı için karamsar değiliz, ancak temkinli bir umuda sahibiz. Hükümetimizden de bu umudumuzu daha çok besleyecek adımlar bekliyoruz. Toplumumuzda kaygı uyandıran son Kanun Hükmünde Kararname'yle ilgili kaygıların giderilmesi toplumsal uzlaşımız adına önemli bir adım olacaktır. Üreten, paylaşan ve büyüyen bir ekonomi için toplumsal uzlaşı, temel hak ve özgürlüklerin kullanımı, demokratik bir ortamın sağlanması şart. Unutmayalım ki üretim barış ortamında çoğalır, yatırım için güven ve barış ortamı vazgeçilmezdir" dedi.

DOMATES, ET, ÇİÇEK TURİZM SEKTÖRÜNDE SORUNLAR

Yaş meyve sebze sektöründe Rusya Federasyonu'na gerçekleştirilen ihracatta belirli firmalara izin verilmiş olmasının haksız rekabet oluşturduğunu ifade eden Çandır, "Yine, yasağın kalkmış olmasına rağmen çiçek ihraç eden üyelerimiz, Rusya Federasyonu gümrüklerinde sorun yaşadıklarını ve halen ihracat gerçekleştiremediklerini belirtmişlerdir. Turizm sektörüne tedarik sağlayan üyelerimiz geçen yıla oranla satışlarında artış olduğunu, ancak vadelerin artması ve tahsilatların gecikmesi nedeniyle kaygı duyduklarını, et ticaretiyle uğraşan üyelerimiz ise et konusunda yaşanan sorunun ithalatla kalıcı şekilde ortadan kalkmayacağını, bunun üretimle aşılabileceğini ifade etmişlerdir. Üyelerimizin dile getirdiği sorunları ilgili kurumlar ve birliğimiz ile paylaşıyor ve çözüm arıyoruz" dedi.

Çandır, konuşmasını 2018 yılının herkese sağlık, mutluluk ve bereket getirmesi dileğiyle tamamladı.

UCUZ ETE TEPKİ

Toplantının son bölümünde sektörel konularda yaşanan sıkıntılar görüşüldü. Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, marketlere ucuz ve uygun fiyattan et satışına yönelik eleştirilerini dile getirdi. Marketlerden ucuz et alan sayısının az olduğunu ve alanın bir daha almayı istemediğini belirten Yardımcı, şöyle konuştu:

"200 gram yağ, 50 gram paket, 750 gram kıyma hesap edilsin, bizim sattığımız fiyata geliyor. Bizim kıymalarımız yağsız. Vatandaşın gözünün önünde etten çekip veriyor. Kasaplarda da aynı fiyata geliyor. Bize karkas versinler biz onu o fiyattan aşağı satalım. iç yağı, böbrek yağı çöpe attığımız yağ kullanılıyor. Normalde o yağ alınmak istense 2 lira. Hayvanda yüzde 60 kıymalık ile kuşbaşılık vardır. Yüzde 40 değerli et vardır. Yüklenici firmalar bonfileden kıyma çekmezler. Belli kişiler bundan nemalanıyor. Yüzde 40 değerli eti ayırıyor. Bize karkas versinler aynı fiyata verelim. KDV indirilsin biz 2-3 lira aşağı satarız. KDV indirilsin biz yerli eti 36 liradan satalım."

Yardımcı, etin ucuzlaması için küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Toplantı salonundan detay görüntü

Basın mensublarından detay görüntü

Ali ÇANDIR' ın konuşması

288 MB/// 02.35'

Haber: Tolga YILDIRIM Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

=====================================================

6)YAŞLI SÜRÜCÜ POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ

ERZİNCAN Emniyet Müdürlüğü Kavşağı'nda ters şeride park edilen otomobil polisi alarma geçirdi. Uzun süre araç sahibine ulaşamayan polis, yolu trafiğe kapattı. Bomba arama köpeği ile araç ve çevresinde arama yapıldı. Bir süre sonra ortaya çıkan ve kulakları ağır işiten 82 yaşındaki Ali Atabay, Emniyet Müdürlüğünde işi olduğu için aracını yakına park ettiğini söyleyince polisleri gülümsetti. Aracında bomba araması yapıldığını öğrenen Atabey, görevlileri takdir ederek, "Polisler olmasa biz rahat yatamayız" dedi.

Olay Halit Paşa Caddesi üzerindeki Erzincan Emniyet Müdürlüğü Kavşağı'nda meydana geldi. Emniyet binasına yaklaşık 50 metre uzaklıktaki kavşağın ortasında ters şeride park edilmiş otomobil ihbarı üzerine polis alarma geçti. Araç sahibine uzun süre telefonla ulaşamayan polis, şüphe üzerine kavşaktaki trafik akışını durdurdu. Olay yerine çağrılan bomba imha uzmanı bomba arama köpeği ile araç ve çevresinde arama yaptı. Bu sırada elinde bastonu ile ağır adımlarla Emniyet Müdürlüğünden çıkıp otomobile doğru giden yaşlı adam aracın kendisine ait olduğunu söyledi.

Otomobilini pasaport işlemi için geldiği emniyet binasının yakınına park ettiğini ifatde eden Atabay, sözlü diyalaoğa girdiği polisleri güldürdü. Aracını yanlış park ettiği ve şüphe üzerine otomobilinde bomba araması yapıldığı söylenen Atabay, "Sağ olsunlar, polisler olmazsa biz rahat yatamayız, 'Bu benim adamımdır, hacıdır, hocadır' demesinler" sözleri polisleri gülümsetti.

Atabay, gerekli işlemlerin yapılması için polisler tarafından karakola götürüldü. Hatalı parkden cezai işlem uygulanan Atabey'in daha dikkatli olması konusunda uyarıldı. Araç bulunduğu yerden çekilirken, kavşak yaklaşık 45 dakika sonra yeniden ulaşıma açıldı.

Görüntü Dökümü

--------------------------

Araçtan görüntü

-Polis köpeğinin araçta arama yapmasıs

-Araç sahibinin ortaya çıkması

-Polisler ile araç sürücüsünün diyaloğu

-Araç sürücüsünün açıklaması

-Trafiğe kapalı kavşaktan genel detay görüntü

-Yaşlı adamın polis aracına götürülmesi

 Haber Kamera: Coşkun MENEK/ Erzincan/ DHA)

==================================================

7)SARIKAYA, TEKSTİL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI'NA ATANDI

ÖZTÜM Tekstil İş Sendikası'nın Genel Başkan Yardımcılığı'na Mezine Sarıkaya atandı.

ÖZTÜM Tekstil İş Sendikası Gaziantep binasında gerçekleşen basın toplantısına; ÖZTÜM Güçlü Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikası Genel Başkanı Soner Güney, ÖZTÜM Tekstil İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Akyürek, ÖZTÜM Tekstil İş Sendikası Genel Başkan Yardımcılığı'na seçilen Mezine Sarıkaya, TÜM İş Konfederasyon Başkanı Mahmut Şahin,TÜM Ağaç İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Faruk Fırat ve sendika üyeleri katıldı.

ÖZTÜM Tekstil İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı olarak atanmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Mezine Sarıkaya, şunları söyledi: "Bana verilen bu yetkiyi en iyi şekilde kullanacak Tekstil Sektöründe çalışan işçilerimizin umut kapısı ararken umutları olacağız inşallah. Biz de bu yasalar çerçevesinde hareket ederek işçilerimizin sosyal haklarını koruyacağız. Aslında Biz sendika olarak patron ve işçi arasındaki köprü kurma vazifesini üstlenmiş durumdayız. Yani bizim görevimiz üretim alanında ki disiplini sağlamak. Tekstil İşçilerimizi diğer iş kollarında olduğu gibi birçok sorunu bulunmaktadır. Maaşlarda eşitsizlik, çalışma süreleri, izin, süreklilik,  iş güvenliği ve çalışma koşulları gibi birçok sorundan bahsedebiliriz. İşverenin de işçinin de çıkarlarını koruyup gözetleme dengeyi sağlamak sendikaların asli görevidir. Bu bağlamda Sosyal haklardan mahrum olan işçilerimizin sosyal haklarını elde edebilmeleri açısından sendikamıza üye olmaları önemli. İşçiler olmasa işverenler olmaz, işverenler olmasa da işçiler olmaz. Hakkınız mücadelemiz, emeğiniz onurumuzdur diyor, Öncelikle Gaziantep'te sonra tüm Türkiye'de Örme, dokuma, deri, hazır giyim dalarında çalışan işçilerimizi ÖZTÜM Tekstil iş sendikamıza davet ediyorum."

Türkiye'de sendikacılığın gerektiği şekilde yapılamadığını söyleyen Mahmut Şahin ise, "Türkiye'de işçi hakları kör düğüm haline getirilmiş, sendikacılık gerektiği şekilde yapılamıyor"dedi.

Basın toplantısının ardından Mezine Sarıkaya'nın atama yazısı teslim edildi.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Basın toplantısına katılanlar

Mezine Sarıkaya'nın konuşması

Mahmut Şahin konuşması

Genel ve detay görüntüler

( Haber-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 231 MB

=======================================================

8)ÇETENİN 'DOLANDIRMA' ISRARI

ANTALYA'da 4 gün önce telefonla aradıkları Ahmet T. ile Tahsin T.'ye kendilerini 'polis' olarak tanıtıp dolandırmaya çalışan çete üyelerinden 2'si yakalanıp tutuklandı. Aynı kişileri arayıp yine dolandırmaya çalışan aynı çetenin 2 üyesi daha yakalandı.

Antalya'da 4 gün önce kendisini 'Komiser Ömer' olarak tanıtıp Tahsin T. ile A.K.'nin 100 bin lirasını dolandıran S.Ö., polisin operasyonuyla yakalandı. Aynı çetenin üyesi M.Y. ise emekli yüksek mimar Ahmet T.'yi 454 bin euro dolandırmak isterken yakalandı. S.Ö. ile M.Y. sevk edildikleri sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı.

ÇETE ÜYELERİ AYNI KİŞİLERİ YİNE ARADI

Aynı çetenin üyeleri A.T. ile H.D., 2 gün önce yine yüksek mimar Ahmet T.'yi telefonla arayarak, kendilerini 'polis' olarak tanıttı. Terör örgütüne 'şafak operasyonu' düzenleyeceklerini anlatan iki dolandırıcı, Ahmet T.'ye, el konulacak bankadaki 454 bin euro'nun kendilerine verilmesini istedi. 2 çete üyesi Tahsin T.'yi de arayarak, yaklaşık 100 bin lira değerindeki ziynet eşyalarını dolandırmaya çalıştı.

İhbar üzerine harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, dolandırıcıları yakalamak için çalışma başlattı. A.T. ve H.D., polisin operasyonuyla yakalandı. 2 şüpheli, ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Not: 'Kendilerini polis olarak tanıttılar gerçek polise yakalandılar' başlığıyla geçildi.

Şüphelilerin polisler arasında şubeden çıkışları

Polis aracına binmeleri

Aracın adliyeye gidişi

Adliye dış plan görüntü

Haber: Bülent TATOĞULLARI-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

========================================================