Dha İstanbul Bülteni - 4

06.11.2017 18:26 | Son Güncelleme: 06.11.2017 18:26
Dha İstanbul Bülteni - 4

(aktüel görüntülerle) 1 -CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YENİ AKM'Yİ TANITTICumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"İnşallah 2019 ilk çeyreğinde bitireceğiz" "Bilimsel verilere rağmen, bu binanın yıkılıp yeniden inşasına karşı yürütülen direnişin kültür sanat hassasiyetinden değil, ideolojik...

(aktüel görüntülerle) 

1 -CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YENİ AKM'Yİ TANITTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

"İnşallah 2019 ilk çeyreğinde bitireceğiz" 

"Bilimsel verilere rağmen, bu binanın yıkılıp yeniden inşasına karşı yürütülen direnişin kültür sanat hassasiyetinden değil, ideolojik saplantılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz"

"Ülkemizde taş üzerine taş koydurmamayı maharet sanan, bunun için sistemin açıklarını, tüm zaaflarını kullanan hatta dışarıdan da ciddi destek alan, adeta kurumsallaşmış bir lobi bulunuyor. Biz ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum gün bu lobiyi teşhis ve teşhir etmiştik. Başbakan olduk. Bu lobinin Türkiye'nin her yerinde aynı faaliyeti gösterdiğini gördük. Cumhurbaşkanı olduk. Avrupa'dan Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanında yine aynı lobinin uzantılarıyla karşılaştık"

"AKM'nin yeniden inşaatına karşı çıkan zihniyetle, Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadelesini engellemeye çalışan anlayış aynıdır. İstanbul'da inşa ettiğimiz yeni havalimanı  ve diğer büyük projelerimizi engellemek için çalışan güçlerle, Suriye ve Irak'taki operasyonlarımızı sabote etmeye çalışan eller de aynıdır"

"Yeniden ama daha büyük, daha işlevsel, daha modern bir şekilde inşa edilecek Atatürk Kültür Merkezi'nden en çok yıllardır bu projeyi sabote etmek için uğraşanların yararlanacağını da biliyorum. Fakat onların yanlış yolda gidiyor olmaları bizi doğru işler yapmaktan alıkoyamazdı, alıkoyamadı"

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: İdris TİFTİKCİ/ İstanbul DHA 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yeni proje tanıtım toplantısına katıldı. 

Toplantıya Erdoğan'ın yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, proje müellifi Murat Tabanlıoğlu, modacı Cemil İpekçi sanatçılar Ajda Pekkan, Orhan Gencebay ve Fatih Ürek gibi isimler de katıldı. 

KURTULMUŞ'TAN SLOGAN UYARISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce konuşan Numan Kurtulmuş, salonda bulunan gençlere hitaben, "Bu bir tanıtım toplantısı olduğu için genç kardeşlerimin heyecanlarını anlıyorum. Cumhurbaşkanımız çıkınca burada çeşitli sloganlar söyleyeceğinizi de biliyorum. Eğer müsaade ederseniz bugün bunu bir tanıtım projesi, bir sanatsal etkinlik olarak görelim. Bu proje ile ilgili tabi ki alkışlayacağız, tebriklerimizi teşekkürlerimizi açık bir şekilde göstereceği ama müsaade ederseniz fazla sloganlarla Cumhurbaşkanımızın konuşmasını kesmemenizi tavsiye ediyorum" dedi.  Kurtulmuş ayrıca AKM binasından kullanılacak malzemelerin yerli olacağına dikkat çekerek, "Yerli ve milli bir bina olacaktır" diye konuştu. 

"ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAALESEF TALİHSİZ BİR MEKANDIR"

Daha sonra kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah 2019'un ilk çeyreğinde inşallah tamamlanıp hizmete girdiğinde, Atatürk Kültür Merkezi İstanbul'umuz ve ülkemiz için gerçekten yüz akı, gerçekten sembol bir mekan haline gelecektir. Atatürk Kültür Merkezi maalesef talihsiz bir mekandır. İlk gündeme geldiği 1930'larda başlayan macerası, yaklaşık 40 yıl sonra ancak 1969'da sonuçlanabilmiştir. Açılışından bir yıl sonra ise bu kez yangın sebebi ile kapılarını tekrar kapatmak zorunda kalmıştır. 1977 yılından yeniden açılışının ardından depreme dayanıksız olduğunun ortaya çıkmasına kadar verdiği hizmetler elbette önemlidir. 2007 yılından itibaren çeşitli vesilelerle farklı kurumlar tarafından yapılan incelemeler, bu binanın artık kullanılamayacağını göstermiştir" dedi. 

"ONCA KAVGA-GÜRÜLTÜNÜN ARDINDAN NİHAYET BİLİMİN, AKLIN, MANTIĞIN YOLUNA GELİNMİŞTİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilimsel verilere rağmen, bu binanın yıkılıp yeniden inşaasına karşı yürütülen direnişin kültür sanat hassasiyetinden değil, ideolojik saplantılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz. Protestolar, davalar, kampanyalar ve onca kavga-gürültünün ardından nihayet bilimin, aklın, mantığın yoluna gelinmiştir. Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılarak yeniden inşa süreci başlamış oluyor. Türkiye 10 yıl önce yapması gereken bir işe ancak bugün başlayabiliyor. Bundan dolayı çok üzgünüm. Çünkü çoktan biz AKM'yi bitirmiş ve milletimizin hizmetine sunmuş olacaktık. Şimdi ben ekranları başında bizleri izleyen tüm milletime sesleniyorum. Ülkemizin kaybettiği bu 10 yılın hesabını kim verecek? Çünkü bu engellemeyi yapanların sırtında yumurta küfesi yok. Kaybettikleri hiçbir şey de yok. Sadece ülkemize kaybettirdikleri var. Bu zihniyet bizim karşımıza her alanda çıkıyor" dedi. 

"AVRUPA'DAN AMERİKA'YA KADAR DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA YİNE AYNI LOBİNİN UZANTILARIYLA KARŞILAŞTIK"

Erdoğan, "Ülkemizde taş üzerine taş koydurmamayı maharet sanan, bunun için sistemin açıklarını, tüm zaaflarını kullanan hatta dışarıdan da ciddi destek alan, adeta kurumsallaşmış bir lobi bulunuyor. Biz ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum gün bu lobiyi teşhis ve teşhir etmiştik. Başbakan olduk. Bu lobinin Türkiye'nin her yerinde aynı faaliyeti gösterdiğini gördük. Cumhurbaşkanı olduk. Avrupa'dan Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanında yine aynı lobinin uzantılarıyla karşılaştık. AKM'nin yeniden inşaatına karşı çıkan zihniyetle, Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadelesini engellemeye çalışan anlayış aynıdır. İstanbul'da inşa ettiğimiz yeni havalimanı  ve diğer büyük projelerimizi engellemek için çalışan güçlerle, Suriye ve Irak'taki operasyonlarımızı sabote etmeye çalışan eller de aynıdır. Günümüzde küresel ve bölgesel güç mücadeleleri öylesine kural, kaide, ahlak tanımaz bir hale gelmiştir ki, bedeli milyonlarca insanın hayatı olan alçakça bir oyun hergün yeniden sahnelenmektedir" diye konuştu. 

"EN ÇOK YILLARDIR BU PROJEYİ SABOTE ETMEK İÇİN UĞRAŞANLARIN YARARLANACAĞINI DA BİLİYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz diğer tüm alanlarda olduğu gibi, proje tanıtım töreninde bir arada bulunduğumuz AKM'nin yeniden inşası konusunda da sabırlı ve kararlı bir duruş sergiledik. Dikleşmedik ama dik durduk. Ötekiler gibi ahlakı ve hukuku bir kenara bırakmadık. Ama hedeflerimizden de taviz vermeden işte bugüne geldik. Yeniden ama daha büyük, daha işlevsel, daha modern bir şekilde inşa edilecek Atatürk Kültür Merkezi'nden en çok yıllardır bu projeyi sabote etmek için uğraşanların yararlanacağını da biliyorum. Fakat onların yanlış yolda gidiyor olmaları bizi doğru işler yapmaktan alıkoyamazdı, alıkoyamadı. Milletimizin yapılanları ve bunları inşa edenleri olduğu gibi, engel olanları da gördüğüne inanıyoruz. AKM'yi inşallah 2019 ilk çeyreğinde bitireceğiz. Nasıl ki Harbiye Kongre Merkezi'ni 17 ayda yerin dibine girerek bitirdiysek, inşallah bunu da kısa zamanda bitireceğiz" dedi. 

TAKSİM MEYDANI'NA YENİ DÜZENLEME

Erdoğan, "Taksim Meydanı'nda inşallah araçları da görmeyeceğiz. Gümüşsuyu'ndan geliş ve araçlar oradan yerin altından, Mete Caddesi'nden Taşkışla'ya doğru devam edecek. Dolayısıyla Atatürk Kültür Merkezi'nin önünde bir araç trafiğini görmeyeceksiniz. Aynı şekilde Marmara Oteli'nin önünde de araç trafiğini görmeyeceksiniz. Orada da yer altına alınmak suretiyle tamamen yayalaştırılmış bir Taksim Meydanı'nı göreceksiniz. Dolayısıyla Taksim Meydanı'nın bu yayalaştırma süreci, yeni peyzaj düzenlemeleriyle birlikte meydana farklı bir zenginlik getirecektir. İnşallah 2500 kişi içeride programları izleyecek ama, bunun dışında da, dışarıda dev ekrandan halkımız meydanda gezecek. Oradaki çimlerden ya da banklar üzerinden ekrandan veya ayakta orayı izleme fırsatı bulacak. Dünyada gelişmiş ülkeler meydanları ile anılır. Hepsinin kendilerine has dev meydanları vardır. Bizim maalesef bu tür meydanlarımız hep yok edildi, yok oldu. İnşallah Taksim yeniden o özelliğine kavuşacak. Bunun yanında yeni adımlar inşallah Ankara'mıza da atacağız. Orada da yine böyle meydanlarımıza kavuşacağız" şeklinde konuştu. 

"TÜRKİYE'Yİ, MİLLETİMİZİN ULAŞTIĞI SEVİYEYİ GÖRSELER TÜM SORUNLAR ÇÖZÜLECEK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Proje üretemeyenlerin, icraat ortaya koyamayanların, bu konuda topluma güven veremeyenlerin milleti hedef alan, millete hakaret eden tavırları ise içinde bulundukları çaresizliğin ifadesidir. Halbuki çalışsalar, terleseler, dirsek çürütseler, ufuklarını genişletseler, kendi küçük dünyalarından kafalarını kaldırıp gerçek Türkiye'yi, milletimizin ulaştığı seviyeyi görseler tüm sorunlar çözülecek. Bunun yerine sen, ben, bizim oğlan mantığı ile hareket ederek küçük olsun, benim olsun kolaylığına kaçtıkları sürece milletimiz onları yedek kulübesinde tutmayı sürdürecektir" dedi. 

"TÜRKİYE TAKLİT SEVİYESİNİN BİLE GERİSİNDE BİR KÜLTÜR ÜRETİMİNE MAHKUM EDİLMİŞTİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizde bir kesim eskiden beri belirli alanları kendi tekelinde görmekte, kimseleri buraya yaklaştırmamaya çalışmaktadır. Kültür ve sanat da bu alanların başında geliyor. Şu acı gerçeği hep birlikte tespit etmek zorundayız. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, Osmanlı döneminde, 3 tarzlı siyasetten muasırlaşma yolu konusunda kati bir tercih ortaya konulmuştur. Ancak sorun bu tercihin altının doldurulamamış olmasıdır. Türkiye taklit seviyesinin bile gerisinde bir kültür üretimine mahkum edilmiştir. Sonuçta karşımızda bir yandan kendi tarihine sırtını dönmüş, diğer yandan ise benimsediğini iddia ettiği batı dünyasında esamesi okunmayan bir ülke manzarası ortaya çıkmıştır. Ağızlarını her açtıklarında muasırlıktan, batılılıktan, Avrupalılıktan, modernlikten, çağdaşlıktan söz edenlere soralım. Dünya çapında hangi eserleri ortaya koyabilmişler? Örneğin dünya çapında bir opera sanatçısı, bir pop sanatçısı, bir aktör, bir gitarist yetiştirebilmişler mi? Nasıl dünya çapında kabul gören bir otomobil, bir uçak, bir bilgisayar, bir telefon, bir işletim fırsatı ortaya çıkartamamışsak, kültür ve sanat alanında da aynı başarısızlığı ne yazık ki yaşadık. Çünkü bu bir ortam meselesidir, bu bir iklim meselesidir, bu bir zihniyet meselesidir. İklim çorak olunca bir taraf kavrulurken, diğer taraf yeşermiyor. Aslında hedef doğru idi ama yöntemler yanlış olunca neticeye ulaşılamadı" diye konuştu. 

"BU HEDEFE ULAŞMAK İÇİN DAHA FARKLI YÖNTEMLER UYGULUYORUZ"

Erdoğan, "Bugün biz de Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında ortaya konulmuş olan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefini isabetli buluyor ve ona sahip çıkıyoruz. Sadece bu hedefe ulaşmak için daha farklı yöntemler uyguluyoruz. Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye'yi 3 kat büyütmüş olmamız, Cumhuriyet tarihinin en büyük, en iddialı, en başarılı çağdaşlaşma ve modernleşme hamlesidir. Atatürk Kültür Merkezi'nin yerine inşa edeceğimiz yeni eser de işte bu anlayışın bir yansıması olacak. Projenin ilk AKM'nin tasarımcısı olan merhum Hayati Tabanlıoğlu'nun oğlu Murat Tabanlıoğlu tarafından yapılacak olması hem hedefin aynı olduğunun, hem de tarihe sırt dönülmeden, tam tersine tarihten güç alınarak geleceğe doğru yüründüğünün ifadesidir. Binanın kendisi kadar burada ortaya konacak kültür sanat faaliyetlerinin zenginliği de önemli. Burada belli bir elitin gelip programları izlediği yer olmayacak. Burada tüm halkımızın, milletin gelip bu programları izlediği bir yer olacak. Yeni proje böyle bir misyon üstlenecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yüzyıldan beri hakim kültür haline gelen batı medeniyetinin yol açtığı sorunlar sadece bize mahsus değildir. Dünyanın hemen her yerinde benzer sancılara, benzer tartışmalara rastlıyoruz. Açıkçası bugün artık devam bir tüketim canavarı gibi önüne gelen her şeyi yutan batı kültürü denilen olgunun kesin bir tarifini yapmak da çok mümkün görünmüyor" dedi. 

"NE YAZIK Kİ GÖREMEDİK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyetimizin 94 yılını geride bırakarak başarılı olduğunu iftiharla söylerken maalesef kültür konusunda aynı duyguları ifade edemiyoruz.  Bugün şöyle geriye dönüp baktığımızda Avrupa'nın hukuk sistemini, sosyal hayatını, kültür ürünlerini aynen alıp, kullanmanın bizi arzu ettiğimiz hedeflere ulaştıramadığını görüyoruz. Çünkü biz muasır medeniyet anlamında batı olmakla, şeklen Avrupa'lı olmayı maalesef birbirine karıştırdık. Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak, küresel bir iddia sahibi olmak demekken kültürel taklitciliğin asırlarca sizi kendisine rakip hatta düşman görmüş bir dünyaya teslimiyet demek olduğunu ne yazık ki göremedik. Biz teslimiyeti reddediyor, Türkiye'yi her alanda küresel düzeyde söz ve iddia sahibi bir ülke haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. Siyasetteki en büyük farkımızın da bu olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

KAFE YERİNE KIRAATHANE

Erdoğan, "Atatürk Kültür Merkezi sadece 2 bin 500 kişilik salonunda yapılan veya yapılacak olan toplantılarla anılmayacak. Tüm içerideki etkinliklere imkan hazırlayacak, gerek tiyatro noktasında, gerek kitap teşhir alanlarıyla… Ben tabi kafe demeyeceğim, oralardaki dinlenme noktasında adeta kıraathaneleriyle inşallah çok daha farklı zenginliğe sahip olacak" şeklinde konuştu.

2019'DA TAMAMLANMASI PLANLANIYOR

Proje müellifi Murat Tabanlıoğlu, programda bir konuşma yaparak 2019 yılında tamamlanması planlanan binanın, 2 bin 500 kişilik olacağını, dünyanın en büyük ve en iyi akustiğe sahip binalardan biri olacağına belirtti. 

OPERA PERFORMANSI

Programın başında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Sanatçıları Serkan Kocabebek ve Erdal Erdoğan salonda bulunanlara kısa bir opera gösterisi sundular.

TOPLANTI SONRASI YOĞUN İLGİ

Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, salonda bulunan yoğun ilgi gösterdi. Erdoğan yanına gelenlerle sohbet etti, fotoğraf çektirdi. Erdoğan kendisine gösterilen yoğun ilgili nedeniyle yaklaşık 15 dakika daha salonda kaldı. 

Görüntü Dökümü:

--------------------

Opera performansından görüntüler

Tabanlıoğlu'nun açıklamaları

Kurtulmuş'un konuşması

Erdoğan'ın konuşması

Erdoğan'a gösterilen ilgi

Detaylar 

06.11.2017 - 14.27 Haber Kodu : 171106103

06.11.2017 - 14.25 Haber Kodu : 171106101

06.11.2017 - 14.23 Haber Kodu : 171106100

06.11.2017 - 14.21 Haber Kodu : 171106098

06.11.2017 - 13.58 Haber Kodu : 171106088

06.11.2017 - 13.55 Haber Kodu : 171106084

==============================

2 -CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN RUSYA'YA GİDİYOR

Haber: Gülseli KENARLI/ İstanbul DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Kasım'da Rusya'ya gidecek.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada Erdoğan 13 Kasım'da Rusya'ya gidecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 14 Kasım'da da Kuveyt'e gideceği belirtildi.

 

=============================

(geniş haber

3 - HAVA HARP OKULU'NDA DARBE GİRİŞİMİ ÖNCESİ VE SONRASI YAŞANANLAR 

İlk kez ortaya çıkan görüntüler

Haber: Serpil KIRKESER/ Özden ATİK İstanbul 

FETÖ/ PDY'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Hava Harp Okulu'ndaki eylemlerine ilişkin 34'ü tutuklu 44 şüpheli hakkında açılan dava dosyasında bulunan yeni görüntüler ortaya çıktı. 14 Temmuz 2016'da Hava Harp Okulu içindeki darbe hazırlıklar ile 15 Temmuz 2016'da darbe girişimi gecesi Hava Harp Okulu'nda yaşananlar okulun güvenlik kameralarına yansıdı. 

SUİKAST TİMİNİN BAŞINDAKİ SÖNMEZATEŞ'İN SİVİL KIYAFETLE OKULA GİRİŞ ANLARI

Muğla'da görülen 15 Temmuz Darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinin başında yer alan ve 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in sivil kıyafet ve sırt çantasıyla Hava Harp Okulu'na gelişi görüntülerde yer alıyor. Ardından okulda 14 Temmuz'u 15 Temmuz'a bağlayan gecede Hava Harp Okulu'nda Tuğgeneral Sönmezateş ve Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Fethi Alpay (Ana darbe davası sanığı) ile birlikte İstanbul'daki askeri birliklerin komutanlarının katılımı ile son darbe koordinasyon toplantısı düzenleniyor. 

POLİSLERE VE VATANDAŞLARA ATEŞ AÇMA ANLARI

Yine aynı görüntülerde yapılan görevlendirme ile darbeci kanadın sivil araçlarıyla Hava Harp Okulu'na gelmeleri de görüntülere yansıyor. Görüntülerde 15 Temmuz Darbe girişimi gecesi Hava Harp Okulu personeli olan darbeci askerlerin silahlarla mevzilenmeleri ile dışarıdaki polis ekipleri ve vatandaşlara ateş açma anları da görülüyor. 

HELİKOPTERLERİN DARBECİ ASKERLERCE ÇIKARILMA ANLARI

Darbe girişimi gecesi işgal bölgelerine hava yoluyla  asker sevklerinde kullanılan Hava Harp Okulu (HHO) helikopterinin darbeci askerlerce çıkarılma anlarına ilişkin görüntüler de bulunuyor.   Darbenin bastırılmasının ardından darbeci askerlerin kaçış amaçlı kullanılan helikopterlere yakıt ikmali için çıkış yapan tankerle ile vatandaşların bunlara müdahalesi ile yaşanan olaylar görüntülerde yer veriliyor. Görüntülerde Hava Harp Okulu destek nizamiyesinden elde edilen, darbe girişiminde kullanılmak üzere hazırlanmış patlayıcılar ve mühimmatlar da yer veriliyor. 

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılığı tarafından hazırlanan 687 sayfalık iddianamede, Hava Harp Okulu'ndaki darbe kalkışması öncesi düzenlenen toplantı ve koordinasyon çalışmaları ile 15 Temmuz günü Hava Harp Okulu'nda sabahtan başlayarak darbe kalkışması ve ardından gelişen eylemlere yer veriliyor. Darbe koordinasyon toplantısının Tümgeneral Fethi Alpay'ın Hava Harp Okulu Komutanlığı'ndaki odasında 14 Temmuz günü öğle saatlerinde yapıldığı, bu toplantıya da darbe girişimine destek veren birlik komutanlarının da katıldığı belirtiliyor. İddianamede söz konusu toplantıda Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı'nda görevli Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş'in de katılarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın derdest edilmesi kararını bu toplantı aldığı kaydediliyor. Toplantının gizlilik içinde yapıldığına dikkat çekilen iddianamede, 16 Temmuz günü katlarda bulunan kameraların söküldüğü ancak sonrasında yapılan incelemelerde toplantının görüntülerine ulaşıldığı da belirtiliyor. 

3'ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİSLERİ İSTENİYOR

İddianamede, 34'ü tutuklu 44 şüpheli hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlarından 3 'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. Şüpheliler için ayrıca "Silahlı terör örgütü üyeliği, "Hava ulaşım araçlarının alı konulması" ve "Görevi kötüye kullanma" suçlarından da değişik oranlarda hapis cezalarına çarptırılması cezalandırılmaları isteniyor.  

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Hava Harp Okulu'ndaki darbe girişimi hazırlığı 

-Gökhan Şahin Sönmezateş'in okula gelişi (2. dakika 35. saniyesi)

-Darbeci askerlerin polislere ve vatandaşlara ateş açma anları 

-Askerler ile halk arasında yaşananlar 

-Darbe girişiminde kullanılmak üzere hazırlanmış patlayıcılar ve mühimmatlardan görüntü 

06.11.2017 - 13.18  Haber Kodu : 171106074_

06.11.2017 - 13.25 Haber Kodu : 171106076

=================================

4 -FETÖ'NÜN DOĞAN MEDYA'YI İŞGAL DAVASI

Haber: Serpil KIRKESER/ İstanbul DHA

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde,  Doğan Medya Center'ın işgal edilip yayınının kesilmesi ve çıkan olaylarda bir kişinin şehit edilmesine ilişkin, 3'ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

TUTUKLU SANIKLAR DURUŞMADA HAZIR BULUNDU 

İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tutuklu sanıklar Erdal Şeker, Mehmet Akif Aslan ve Süleyman Ahmet Kaya ile tutuksuz sanıklar Muhammed Orhan Kaya ve Muhammed Çınar hazır bulundu. 

CEYHUN KURUOĞLU TANIK OLARAK DİNLENDİ

CNN Türk'ün yayından sorumlu prodüktör şefi olan Ceyhun Kuruoğlu darbe girişimi gecesi gördüklerini anlattı.

Tanık Kuruoğlu, darbe gecesi arkadaşlarıyla dışarıda olduğunu darbe girişimini haberlerden öğrendikten sonra gece 22.30-23.00'da işyerine geldiğini anlattı. Tanık Kuruoğlu, "Gece saat 03.00'da helikopterler geldi. Binaya girip 3'üncü kata çıkan askerler 'Verilen emri uyguluyoruz. Binayı boşaltın, yayını kesin' dediler. Gelen askerlerin biri rütbeliydi diğerleri erdi. Askerlerin ellerinde silah vardı ancak birine doğrulttuklarını görmedim" dedi. Darbe girişimi gecesi bir el silah duyduğunu, kanala 300-400 vatandaşın da destek için geldiğini söyleyen Kuruoğlu, "Askerler yayını kesmemizi isteyince masayı kitlemeye çalıştık. 'Ankara'dan bir şey yapabilir miyiz?' diye Ankara ile görüştüm. 40 dakika sonrada normal yayına döndük" ifadelerini kullandı.     

TANIKLAR VE MÜŞTEKİLER DİNLENDİ

Duruşmada Ceyhun Kuruoğlu'nun yanı sıra, Mutlu Turan, Mehmet Can Ergin ve Sultan Akay da "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Ayrıca Mustafa Uçar ve Mustafa Demiray "müşteki" sıfatıyla duruşmada dinlendi.   

SANIKLARIN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ 

Sanıklar Erdal Şeker, Mehmet Akif Arslan ve Süleyman Ahmet Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, sanık Harun Ayan'ın yakalamasının infazının beklenmesine hükmetti. Davanın niteliği, dava içerisinde şikayete bağlı bir suç olmaması dikkate alınarak dinlenmeyen müştekilerin dinlenmesinden vazgeçilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, bilirkişilerden raporların beklenmesine kararlaştırarak duruşmayı 4 Aralık'a erteledi. 

=============================

5 -BEŞİKTAŞ'TAKİ TERÖR SALDIRISI DAVASI  (2)

O GÜNÜ ANLATTILAR

 Alize Çekiç, 

"Dolmuş seyir halindeydi. Ön koltukta oturuyordum. Bir anda patlama oldu" 

İETT şoförü Şerafettin Ermekli, 

"Aracımda görevli polisler taşıyordum. 'Beleş Tepe'yi geçtikten sonra hemen patlama oldu. Araçta bulunan bazı polisler yaralandı. Araç hareket halindeydi. Polisler de ikinci patlama ihtimaline karşı durmamı istedi"

 

Haber-Kamera: Ümit TÜRK İstanbul/ DHA 

İstanbul'da 10 Aralık 2016'da oynanan Beşiktaş-Bursaspor karşılaşmasının ardından Vodafone Park çevresinde meydana gelen ve 39'u emniyet mensubu, 46 kişinin şehit olduğu, 243 kişinin yaralandığı bombalı terör saldırısına ilişkin 8'i tutuklu 10 sanığın yargılandığı davada, sanıklar savunma yapmak istemeyince mahkeme başkanı, şikayetçilerin beyanlarını dinledi. 

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada görülen duruşmada tutuklu 8 sanık baronun atadığı avukatı kabul etmeyerek özel avukat talebinde bulundu. Avukatlarının gelmesi durumunda savunma yapacaklarını ifade eden sanıklara, mahkeme başkanı ve şikayetçilerden tepki geldi. 

MAHKEME BAŞKANI: SANIKLARIN SAVUNMA YAPMAK İSTEMEMESİ, ÖRGÜTSEL TAVIR

Mahkeme başkanı Mustafa Çakar, sanıkların baronun tayin ettiği avukatı daha önce kabul ettiklerini hatırlatarak, şu anda sanıkların hep bir ağızdan savunma yapmak istememelerinin örgütsel bir tavır olarak değerlendirildiğini belirtti. 

YAŞADIKLARINI GÖZYAŞLARI İÇİNDE ANLATTI

Sanıkların savunma yapmamaları üzerine şikayetçi beyanlarına geçildi. Dolmuşta ön koltukta oturduğu sırada patlamanın meydana geldiğini ve yaralandığını ağlayarak anlatan Alize Çekiç, "Dolmuş seyir halindeydi. Ön koltukta oturuyordum. Bir anda patlama oldu ve sadece ışık gördüm. Kısa süreliğine kendime gelemedim. Daha sonra dolmuştan dışarı çıkarak kendimi çimlere attım. O sırada canlı bombayı görmüş polisler, silah sesleri yükseldi ve bir kez daha patlama oldu. Şikayetçiyim" dedi. 

"SEYİR HALİNDEYKEN PATLAMA OLDU"

İETT şoförü Şerafettin Ermekli, "Aracımda görevli polisler taşıyordum. Beleş tepeyi geçtikten sonra hemen patlama oldu. Araçta bulunan bazı polisler yaralandı. Araç hareket halindeydi. Polislerde ikinci patlama ihtimaline karşı durmamı istedi. Aracı aşağıya doğru sürdüm. Burada güvenli bir şekilde durduktan sonra polislerle birlikte dışarıya çıktık. Ben ağaçlık alana saklandım. Polislerde silahlarını çekerek siper aldılar. Başımdan yaralanmıştım. Daha sonra hastaneye götürdüler beni" diye konuştu. 

"GÜVENLİĞİ MAÇA GÖRE ALMIŞTIK"

Duruşmaya katılan şikayetçilerden Çevik Kuvvet Şube Müdür Yardımcısı Necmettin Yüksek,  "Biz güvenliği maça göre aldık. Taraftarların neredeyse tamamı dağılmıştı. Patlama sonrası gözümü hastanede açtım. Vücudumun çeşitli bölgelerinde şarapnel parçaları çıkarıldı. Şikayetçi ve davacıyım" şeklinde konuştu.

"TARAFTARLAR DAĞILMIŞTI, BİZ DE OLAY MAHALİNDEN AYRILMAYA BAŞLAMIŞTIK"

Patlamanın yaşandığı gün görevi başında olduğunu kaydeden polis memuru Müslim Köseoğlu da, "Taraftarlar dağılmıştı, biz de olay mahalinden ayrılmaya başlamıştık. Patlamada kafa bölgemde kan geliyordu. Benim gibi birkaç arkadaşım da vardı. Yürür durumda olduğumuz için arkadaşlarımıza yardım ediyorduk" ifadesinde bulundu.  

"OĞLUMU ARADIM TELEFONU POLİS AÇTI"

Patlamada hayatını kaybeden Kartal Yuvası'nda görevli Tunç Uncu'nun babası Turgay Uncu, bombalı saldırıyı haberlerden öğrendiğini belirterek, "Oğlum statta çalışıyordu. Akşam 21.30'da eve gelecekti. Gelmedi… Haberlerde patlama olduğunu öğrenince oğlumu aradım, polis memuru telefonu açtı. Öldüğünü söylemediler. Daha sonra hastaneye gittik. Oğlumuzun öldüğünü orada öğrendik" dedi. 

Mahkeme heyeti, müşteki beyanlarının alınması için duruşmayı yarına erteledi.

ŞEHİT BABASI: 39 POLİSİ ŞEHİT EDİP AİLEMİZ VAR DEMELERİNİ YADIRGADIK...

Duruşmanın ardından basın mensuplarına konuşan 3,5 aylık polis memuruyken düzenlenen terör saldırısında şehit olan çevik kuvvet polisi Hamit Şahin'in babası Yılmaz Şahin de, sanıkların savunma yapmak istememelerine tepki gösterdi. Şehit babası, "Savunma yapmayı reddettiler. Hepsi avukat istiyor. Bu kadar da yüzsüzlük olmaz. Orada 39 polisi şehit edip 'Ailemiz var. Ailemiz bize avukat tutacak' diye konuşmalarını biz yadırgadık. Devletimize ve adaletimize güveniyoruz. Vatanımız sağolsun. Bayrağımız sağolsun. Milletimiz sağolsun" diye konuştu.  

  

Görüntü Dökümü:

----------------------

Şehit babası röp.

06.11.2017 - 15.44 Haber Kodu : 171106117

===========================

6 -BAKAN ALBAYRAK "YERLİ KÖMÜRE DÖNÜŞÜM PROTOKOLÜ İMZA TÖRENİ" NE KATILDI 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak,

"(Yerli kömür üretimi) Son 2 yılda 60 milyonları, geçtiğimiz yıl 70 milyonları bulduk. 2017'de yerli üretimde 80 milyon ton üretimi geçeceğiz. Hedef, 2018 yılı sonuna doğru 100 milyonları yakalamak ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak" 

Haber: Enver ALAS, İSTANBUL/ DHA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 'Zetes-Hattat İşbirliği ile Yerli Kömüre Dönüşüm Protokolü İmza Töreni' katıldı. Beşiktaş'ta Çırağan Sarayı'nda düzenlenen törende konuşan Berat Albayrak, imzalanan protokolün, milli enerji ve maden politikası çerçevesinde çok önemli kaynaklardan biri olan yerli kaynakların önceliklendirilmesi, ithalatın ve cari açığın düşmesi, yerli istihdam ve üretimin artması açısından önemli bir işbirliği protokolü olduğunu söyledi. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, HES (Hidro Elektrik Santrali)'ler ve nükleerde de enerjinin her alanında en iyisini yapmak zorunda olduklarını kaydeden Bakan Albayrak, yerli kömürde de önemli adımlar attıklarını belirtti. 

Albayrak, "Son 2 yılda 60 milyonları, geçtiğimiz yıl 70 milyonları bulduk. 2017'de yerli üretimde 80 milyon ton üretimi geçeceğiz. Hedef, 2018 yılı sonuna doğru 100 milyonları yakalamak ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak" diye konuştu. 

Berat Albayrak, Türkiye'nin enerjide herşeyini kömürden elde etmeyeceğini, elektrik üretim portföyün içinde yüzde 30'lardaki kömür payının ithal kısmını düzelteceklerini vurguladı.

"40 MİLYON TONA YAKIN KÖMÜR İTHAL EDİLİYORSA BURADA BİR PROBLEM VAR"

Türkiye'nin en büyük toplam elekrik portföyündeki ithal payını düşünmek, ithali yerli kömürle ikame etmeye çalıştıklarını dile getiren Albayrak şunları söyledi:  "Bugün yaklaşık 18 milyar ton Türkiye'nin kömür rezervi varken, yılda 40 milyon tona yakın kömür ithal ediliyorsa burada bir problem var. İşte bugün Türkiye'nin en büyük ithal kömür santrali olan Eren grubunun yılda 7 milyon tona yakın kömür ithal ederek 21 milyar kilowatt saate yakın elektrik üreten bir santrali ciddi bir yatırımla, pırıl pırıl galerileriyle ve büyük yatırımları olan Hattat grubuyla buluşup bu amaca hizmet edecek en önemli sac ayaklarından birini ortaya koyması çok önemli. 7 milyon ton yerli üretim demek, 7 bin kişiye istihdam, bugünkü kömür fiyatlarıyla 700 milyon dolarlık ithalatın yerli kaynaklarla sağlanması, cari açığa 700 milyon dolarlık katkı demek." 

"MEVCUT ÇALIŞANLARIN SAYISINI ARTIRACAĞIZ"

Bakan Berat Albayrak, amaçlarının sadece Zonguldak-Amasra bölgesinde değil, Türkiye'nin kömür kapasitesi ve potansiyelinin yoğun olduğu alanlarda hem üretimi hem de istihdamı artırmak olduğuna işaret etti. 

Albayrak, "Hem cari açığı azaltma ve ekonomiyi iyileştirme noktasında önemli adımları atma hususuyla, sektörün daha kurumsallaşması, iş sağlığı ve güvenliği anlamında, daha profesyonel, daha kurumsal, daha güçlü firmalarla, sektörün daha iyileşmesi ile ilgili çok yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"ESKİDEN ZARAR EDEN FİRMALAR YATIRIM YAPAR HALE GELDİ"

Yapılmaya çalışılan manipülasyonların hiçbir önemi olmadığını belirten Berat Albayrak, "Hiçbir şekilde özelleştirme amacı, kurumları kapatma amacı gütmeyen, mevcut çalışanları işten çıkarmayı bırakın, biz diyoruz ki bunların sayısını artıracağız. Kömür tarihimizde ulaşılamamış üretim rakamlara ulaşarak çok daha fazla, bölge insanına istihdam oluşturacağız." diye konuştu. Albayrak, eskiden zarar eden firmaların bölgeye yatırım yapar hale getirdiklerini anlatarak, projelerin önünü açtıklarını aktardı. 

BAKANA TEŞEKKÜRLERİNİ SUNDULAR

Törende konuşan Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat ile Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren de yaptıkları konuşmada yerli kömürün çıkarılmasına yönelik verdiği destekten dolayı Bakan Albayrak'a teşekkürlerini sundu. 

YERLİ KÖMÜRE DÖNÜŞÜM PROTOKOLÜ İMZALANDI

Konuşmaların ardındar Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat ve Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, 'Zetes-Hattat Yerli Kömüre Dönüşüm Protokolü'nü imzaladı. 

Görüntü Dökümü

--------------------

-Albayrak'ın salona gelişi

-Törenden görüntüler

-Berat Albayrak'ın konuşması

-Protokol imzalanması

-Genel ve detaylar

06.11.2017 - 15.32 Haber Kodu : 171106115

=========================

7 -BEŞİKTAŞTA YANGIN PANİĞİ

Haber - Kamera: Özgür EREN - Ersan SAN - Akın ÇELİKTAŞ/ İSTANBUL

Beşiktaş'ta bir iş yerinde yangın çıktı. Kısa sürede müdahale edilen yangında ölen ya da yaralanan olmazken çevreyi saran duman nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. 1 kişi ise dumandan etkilenerek fenalaştı.  

Yangın, Beşiktaş Caddesi üzerinde saat 16.00 sıralarında 6 katlı bir iş yerinin 1. katında meydana geldi. İşyerinin tadilat esnasında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Dumanlar, bir anda bütün binayı sardı. Binadan çalışan işçiler durumu hemen itfaiye ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı.

DUMAN NEDENİYLE BAZI VATANDAŞLAR PANİK YAŞADI

Bu sırada dumanlar binanın çevresini ve caddeyi kapladı. O sırada oradan geçmekte olan bazı vatandaşlar, dumanın içerisinde kaldı. Bir vatandaş dumandan etkilenerek fenalaştı. Panik yaşayan bazı vatandaşlar ise, ağızlarını kapatarak dumandan korunmaya çalıştı.

 

CADDEDE TRAFİK YOĞUNLUĞU OLUŞTU

Yangın nedeniyle Beşiktaş Caddesi Dolmabahçe istikametinde trafik durma noktasına geldi. Yaklaşık yarım saatlik çalışma sonucu yangın söndürüldü. Yangında şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken iş yerinde maddi hasar meydana geldi. İtfaiye ekiplerinin duman tahliyesinin ardından Dolmabahçe istikametinde trafik normale döndü.

 

'TADİLAT SIRASINDA İZOLASYON MALZEMELERİ TUTUŞMUŞ'

Orada bulunan bir vatandaş 'Eskiden buranın arkası sinema olarak kullanılıyordu. Tadilat sırasında izolasyon malzemelerin tutuşmasından kaynaklanan yangın çıkmış. İzolasyon malzemeleri tutuşmuş ki bu kadar keskin bir duman çıkmış' diye konuştu. 

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Yangın çıkan iş yerinden detay görüntü

-Çıkan dumanlardan detay görüntü

-Çevredeki vatandaşların paniği

-Bir kişinin dumandan etkilenmesi

-İtfaiye ekiplerinin yangına müdahale etmesi

-Polis ekiplerinden detay görüntü

-Oluşan trafikten görüntü

-Genel ve yakın detaylar 

  

06.11.2017 - 17.24 Haber Kodu : 171106173

06.11.2017 - 16.37 Haber Kodu : 171106153

===========================

8- BAKIRKÖY'DEKİ YIKIM İLE İLGİLİ VAKIF BAŞKANINDAN AÇIKLAMA

-Vakıf çalaışanları ve bazı vatandaşlar yıkıma tepki gösterdi. 

Haber-Kamera: Erhan TEKTEN İstanbul DHA

İstanbul'da Bakırköy Belediyesi'nin kaçak olduğu gerekçesiyle yıkım kararı aldığı Bakırköy Spor Vakfı Sosyal Tesisleri'nin belediyenin yıkım çalışmaları devam ediyor. Vakıf çalışanları ve bazı vatandaşların tepkileri yıkım sırasında devam etti. Zabıta ekiplerinin de bulunduğu yıkım alanında bazı vatandaşlar iş makinasının önüne geçerek engel olmaya çalıştı. Vakıf çalışanları da içeride bulunan eşyaları dışarı çıkarmaya devam etti. Yıkım alanına gelen Bakırköy Spor Vakfı başkanı eski Bakırköy belediye başkanlarından Kemal Naci Ekşi bir açıklama yaptı. 

Ekşi burayı kaçak inşaat diye zabıt tutup, onu gerekçe göstererek yıktıklarını söyleyerek, "Burası kaçak inşaat değil. Bir kısmı 30 sene önce benim tarafımdan yapılmış, bir kısmı da 2003 yılında gene belediyenin izniyle, onayıyla Fen işleri Müdürlüğü ve İmar Müdürlüğü'nün onaylarıyla Belediyenin kontrolü altında yapılmış, kaçak olmayan Belediye mülkü olan tesisler. Burada biz Bakırköy Spor Vakfı olarak 50 binden fazla sporcuya eğitim verdik. Her sene bin 500, 2 bin öğrenciyi eğitiyoruz. 5 branşta spor yaptırıyoruz çocuklarımıza" dedi. 

Ekşi, yıkım kararını Cuma günü saat 17.00'da kendilerine bildirdiklerini, Pazartesi günü gece saat 3'te yıkıma başladıklarını, kendilerinin mahkemeye başvurmaya zaman bulamadıklarını belirterek, "Biz buranın yıkılmasının önlenmesi için veya mahkemeye müracaat edebilmek için çeşitli kişilerle temas ettik. Yıkımla ilgili olarak suç duyurunda bulunacağız. İdare Mahkemesi'nde yürütmeyi durdurma talepli başvurusunda bulunacağız. Arkadaşlarımız kapıda bekliyor. İdare mahkemesi tahliye kararını bozmuştu. İdare mahkemesi mühürlemeyi bozmuştu. Reddetti. Buna da vaktimiz olmadı. Şu anda kapının önünde arkadaşlar, yürütmeyi durdurmak için." ifadelerini kullandı. 

 

Görüntü dökümü:

-------------------

-İş makinası

-Tepkili çalışan ve vatandaşlar

-İş makinasının önüne geçenler

-Ekşinin açıklaması

-Yıkılan yerlerden detaylar

-Genel ve detaylar

06.11.2017 - 16.56 Haber Kodu : 171106162

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title