Çmo: "Çevre ve Doğal Varlık Tahribi Hızlandı"

Çmo: "Çevre ve Doğal Varlık Tahribi Hızlandı"

Çevre Mühendisleri Odası, Türkiye'de Etkili Bir Çevre Yönetim Sistemi Olmadığını Belirterek, Türkiye'de Çevre ve Doğal Varlık Tahribatının Hızlandığı Uyarısında Bulundu.

Çmo:

Çevre Mühendisleri Odası(ÇMO), Türkiye'de etkili bir çevre yönetim sistemi olmadığını belirterek, Türkiye'de çevre ve doğal varlık tahribinin hızlandığı uyarısında bulundu.

ÇMO'dan yapılan açıklamada, meslek örgütü olarak, AB İlerleme Raporu'nun Türkiye'de çevre politikasına dönük eksikleri ve yanlışları ortaya koyan tespitlerini yıllardır dile getirmelerine karşın dikkate alınmadığını savundu.

Açıklamada, ÇMO'nun yıllardır eleştirdiği yanlış çevre politikalarının, bugün AB tarafından da eleştirilmesi "traji-komik bir durum" olarak değerlendirilirken, "Türkçe söylenenler anlaşılmadı, bu defa dışarıdan birileri İngilizce söylüyor, herhalde yönetici zevat bu kez anlayacaktır" denildi.

ÇEVRE YÖNETİMİNDE YAŞANAN ZAAFLAR

Çevre Mühendisleri Odası, Türkiye'nin çevre yönetiminde zaafları olduğunu da söyledi. Oda, açıklamasında şunları ifade etti:

"Bunlar, Türkiye'nin bir çevre politikasının olmaması ve siyasi iradenin bu konudaki zaafı, çevresel gerekliliklerin diğer sektör politikalarıyla entegre edilememesi, çevresel altyapı yatırımlarına ayrılan kaynakların yetersizliği, çevre politikalarının oluşum sürecine ve karar mekanizmalarına tüm kesimlerin aktif katılımının sağlanmaması, doğru istihdam politikalarının hayata geçirilememesi ve çevresel veri ve bilgi sistemlerinin yetersizliğidir."

RAPORA GÖRE MEVZUAT UYUMUNDA İLERLEME OLMADI

ÇMO, İlerleme Raporu'nun "Çevre" başlığında, özellikle mevzuat alanında ilerleme olmamasına vurgu yaptığını belirtti. Açıklamada, şunlar yer aldı:

"1999 Helsinki sürecinden bu yana, TBMM gündemine gelen bir dizi yasa ve yönetmeliği düşündüğümüzde, bir karmaşanın olduğunu söylemek yanlış olmasa gerekir. İşte bu noktada, doğru ve akılcı bir politikaya, kamusal bir yönetim anlayışına dayanmayan 'mevzuat uyumu', doğal olarak 'uyumsuzluk' olarak tezahür etmiştir." (ANKA)