Ceo Club Otomotivin Geleceği Zirvesi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, dijitalleşmenin hem devlette hem özel sektörde hem de otomotivde bir vizyon çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini belirterek, "Dijitalleşme, otomotivin önümüzdeki 20-30 yılına baktığımızda kaçınılmaz nokta.

Ceo Club Otomotivin Geleceği Zirvesi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, dijitalleşmenin hem devlette hem özel sektörde hem de otomotivde bir vizyon çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini belirterek, "Dijitalleşme, otomotivin önümüzdeki 20-30 yılına baktığımızda kaçınılmaz nokta. Burada dikkat edilmesi gereken şey yapılan her bir yatırımın, verilen her kararın son noktadaki hedefe hizmet ediyor olması gerekiyor." dedi.


Vodafone Türkiye'nin ana sponsorluğunda, Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde düzenlenen geleneksel CEO Club Buluşmaları kapsamında "Otomotivin Geleceği" zirvesi İstanbul'da gerçekleştirildi.


Yenigün, zirve kapsamında Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen 'Başkanlar Oturumu'nda yaptığı konuşmada, otomotivin ihracatta lider konumda olduğunu anımsattı.


Haydar Yenigün, "Otomotiv, içerik olarak o kadar çok yere değiyor ki. Bir otomobil üretmekten bahsettiğiniz zaman içine hemen hemen dünyadaki tüm sektörler giriyor üretimle alakalı." dedi.


Üretim sonrası satış-pazarlama etaplarının da olduğunu dile getiren Yenigün, sürecin topraktan cam, cevherden metal üretilmesiyle başlayıp son kullanıcıya kadar uzandığını anlattı.


Yenigün, otomotiv sektörünün üretiminin artmasının diğer tüm sektörlere pozitif etki ettiğini kaydederek, ayrıca üretimden pazarlamaya kadar ciddi bir istihdam sağlandığını aktardı.


Yenigün, otomotivdeki dijitalleşmeye ilişkin bir soruya karşılık, dijitalleşmenin iyi düşünülmeden hayata geçirilmesi halinde şirketlere zarar verebildiğini kaydetti.


Dijitalleşmenin hem devlette hem özel sektörde hem de otomotivde bir vizyon çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini vurgulayan Yenigün, şunları söyledi:


"Dijitalleşme otomotivin önümüzdeki 20-30 yılına baktığımızda kaçınılmaz nokta. Dijital bir dünya zaten kaçınılmaz. Burada dikkat edilmesi gereken şey yapılan her bir yatırımın, verilen her kararın son noktadaki hedefe hizmet ediyor olması gerekiyor. Yani uzun vadeli olarak bakılmalı. Kısa vadeli yapılan dijitalleşme bize katma değer sağlamayacaktır. Şirketler öncelikle altyapılarını dijitale çevirmelidir. Dijitalleşme basamak basamak hayata geçirilmeli. Şirketin vizyonu dijitalleşmeye uygun olmalı."


- "Fiyatlar tüketicinin cebine sığmayan şekilde arttı"


Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahsuvaroğlu ise OYDER'in 30 yıllık bir dernek olduğunu ve Türkiye genelinde 974 adet plaza bulunduğunu belirterek, 5 milyon metrekare kapalı alana sahip olduklarını söyledi.


Yetkili satıcıların bu alanda 30 milyar liralık milli ve yerli sermaye yatırımı yaptığını dile getiren Şahsuvaroğlu, yetkili satıcı örgütünün 100 bin direkt istihdamının bulunduğu bilgisini verdi.


Şahsuvaroğlu, geçen yıl otomotiv sektörünün satışlarının 640 bin adet seviyesinde kapattığını anımsatarak, ancak ondan önceki 4 yıl boyunca sektörün el birliğiyle yıllardır arzu edilen bir milyon seviyesine doğru geldiğini anlattı.


"Bütün yapılanmamız satışların 1 milyon adedin üzerine doğru olması şeklinde kurgulanmış durumda." diyen Şahsuvaroğlu, bu anlamda ciddi bir insan kaynağına sahip olduklarını vurguladı.


Şahsuvaroğlu, kur baskısı sonrası fiyatların özellikle ağustos ayı ile birlikte ciddi şekilde arttığını belirterek, "Tüketicinin cebine sığmayan şekilde arttı. 2013'te BDDK otomobil kredilerindeki vadeyi 60 aydan 48 aya düşürmüştü. O da şu anda aşmamız gereken bir problem." dedi.


- "Finansman sorununu çözmeliyiz"


Şahsuvaroğlu, ticari araç ve otomobilde düşüşün önüne geçilmesi için 31 Ekim'de ÖTV ve KDV indirimleri geldiğini anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:


"Kasım ve aralıkta sektör uçurumun kenarından geriye döndü. Ocak ayı evet 14 bin 373 adetle kapandı fakat bunun bir diğer sebebi ekim ayında açıklanan ÖTV-KDV indirimleri 31 Aralık'ta bitecekti. Bu yüzden tüketiciler satın alma eğilimini öne doğru çekti. Ağustos ayı ile birlikte en büyük sıkıntılarımızdan birisi finansa erişememek oldu. Plazalarımızın gideri ciddi manada yüksek. Asgari 100 araç satıyor olmamız lazım ki plazalarımız dönsün. Ekim 2018'de ayında plaza başına 22 adet araç satabildik.


Bu dönemde maalesef finansa erişemedik. Bu gibi konuları kısa vadede aşmalıyız. Avrupa ve ABD'de örnekleri var. Bu örnekler yavaş yavaş hayatımıza giriyor. Üretici ve ithalatçı artık otomobilini ve hafif ticari aracının satılmasını istiyorsa finansını da çözmek zorunda. Çünkü bankaların nezdinde otomotiv büyük bir ölçek değil kredilerde. Dolayısıyla işler kötüye gidiyorsa kredi verme iştahı ciddi manada düşüyor. Dolayısıyla üretici ve ithalatçı firmanın da bayiyi rahatlatmak ve bayisine sahip çıkmak adına ciddi manada bu işin finansmanını düşünmeli ve bu sıkıntıyı çözmeli diye düşünüyoruz."


- "Otomotiv sektörü BM kayıtlarına göre kurulmuş tüm ülkelere ihracat yapıyor"


Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik de otomotiv sektörünün Türkiye'nin ihracatında önemli bir paya sahip olduğuna vurgu yaptı.


Otomotiv sektörünün Türkiye'nin ihracatının 5'te birini tek başına yaptığını aktaran Çelik, "Türkiye'de İhracatçılar Meclisi'nin 27 tane sektörü var. Kalan 26 sektör ihracatın yüzde 80'ini paylaşıyor. Otomotiv endüstrisi bu anlamda farklılığını rakamların büyüklüğüyle ortaya koyuyor. Türkiye otomotiv endüstrisi 2017 verilerine göre büyüklük olarak dünyada 14. büyük otomotiv üreticisi bir ülke. Türkiye ekonomisinden daha önde bir endüstri otomotiv endüstrisi. Dünyada BM kayıtlarına göre kurulmuş tüm ülkelere ihracat yapıyor. Yaklaşık 13 yıldır ihracat şampiyonu." dedi.


Şu an otomotiv endüstrisinin iç pazar kaynaklı çok pozitif bir ruh halinde olmadığını ancak ihracat tarafının her şeye rağmen pozitif sonuçlar verdiğini vurgulayan Çelik, "Bu tabii global entegrasyonun içinde yer almış bir endüstrinin çıktıları olarak bizim karşımıza çıkıyor. Aslında 2018 yılını analiz ettiğimizde otomotiv endüstrisi bu kadar büyük bir ekonomik çalkantının olduğu dönemde dahi olumlu ihracat sonuçlarıyla kapattık. Endüstrinin moral veren noktası ihracat oldu. Bu dönemde 31,6 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık." ifadelerini kullandı.


Çelik, burada vurgulanması gereken bir diğer konunun ihracatın içindeki tedarik endüstrisinin payı olduğunu belirterek, Türkiye'de 10 yıl önce ihracatın içinde yüzde 15 olan tedarik endüstrisi payının şu an yüzde 35'lere yükseldiğini sözlerine ekledi.


- "Türkiye'de sektörün büyüklüğü korunmalı"


Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bora Koçak ise otomotiv değer zincirinin tamamının etkili olması ve gelişebilmesi için en önemli konulardan bir tanesinin iç pazar dinamiklerinin güçlü olmasıyla ilişkili olduğunu dile getirdi.


Türkiye otomotiv pazarının iyi olduğu dönemlerde Avrupa'nın en büyük yedinci pazarı olma noktasına kadar gelebildiğini ancak çok volatil bir pazar olduğunu dile getiren Kocak, "150 binden 1 milyona adete kadar değişebilen dönemler geçiriyoruz ama işin özünde aslında Türkiye'de bugüne kadar gelmiş olan yatırımların ve ihracat gücünün Türkiye'ye gelmesinin temel sürücüsü aslına bakarsanız dinamik iç pazar. Dolayısıyla bizim için en önemli konulardan bir tanesi bu pazarın dinamizminin korunabiliyor olması." dedi.


Türkiye'de otomobilin satılabilmesi için dolaylı birçok şeye de ihtiyaç bulunduğunu anlatan Koçak, bunlardan bir tanesinin finansmana erişim olduğunu dile getirdi.


Bora Kocak, Türkiye'de otomotiv büyüklüğünün oldukça önemli olduğunu ve bu büyüklüğün koruması gerektiğini ifade ederek, sektörün aynı zamanda Türkiye'nin vergi gelirleri açısından da en önemli kaynaklarından biri olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA